Kuzey kıyısındaki Ras el-Hikme’nin Mısır sosyal medyasında trend olmasının nedeni

Hükümetin büyük yatırımları açıklaması ardından takipçiler bölgenin adını değiştirdi.

Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası Web Sitesi)
Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası Web Sitesi)
TT

Kuzey kıyısındaki Ras el-Hikme’nin Mısır sosyal medyasında trend olmasının nedeni

Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası Web Sitesi)
Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası Web Sitesi)

Mısır hükümeti, büyük kuruluşlar ile yatırım ortaklığı yoluyla en kapsamlı doğrudan yatırım anlaşması olarak tanımladığı anlaşmayı onayladığını duyurmasının hemen ardından Mısır'daki sosyal medya kullanıcıları, Mersa Matruh’a bağlı ve Akdeniz kıyısında yer alan Ras el-Hikme şehrinin adını açıklanan anlaşma üzerinden tartışmaya başladı.

Dün Mısır, Ras el-Hikme bölgesini geliştirmek için Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafıyla Mısır tarihindeki en büyük doğrudan yatırım anlaşmasının imza törenini duyurdu. İmza, Mısır ve Emirliklerin Kalkınma için Ortaklık - Ras el-Hikme başlığı altında atıldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Mısır'ın kuzeybatı kıyısındaki Ras el-Hikme şehrini geliştirme projesinin, tüm standartlara göre, Mısır tarihindeki en büyük doğrudan yabancı yatırım anlaşması olduğunu vurguladı.

Açıklamanın ardından ‘Yatırım Mısır ve Mısırlılar için iyidir’, ‘Mısır küresel bir yatırım destinasyonu’ ve ‘Mısır ve BAE arasındaki kapsamlı ortaklık’ gibi hashtaglerin başında yer alan ‘Ras el-Hikme’ hashtagi son saatlerde yoğun etkileşim aldı. Sosyal medya kullanıcıları anlaşmanın detaylarını tartıştı. Bunun en büyük doğrudan yabancı yatırım anlaşması olduğu ve Ras el-Hikme’deki yatırımın getirisi ve ekonomik önemi vurgulandı.

Mısır Bakanlar Konseyi'nin perşembe günü yaptığı açıklamada, anlaşmanın niteliği, değeri veya anlaşmaya dahil olan kuruluşlar hakkındaki ayrıntıları netleştirmemesi, bu konunun daha çok konuşulmasına sebep oldu.

Mısır Temsilciler Meclisi üyesi Mustafa Bekri, X hesabında yaptığı açıklamada, “Ras el-Hikme’deki yatırım projelerine ilişkin sözleşmelerin imzalanması tamamlanarak etkileşim hacmi artırıldı” dedi.

Fotoğraf Altı: Son adım, kalkınma planı kapsamında atıldı. (Mısır Projeleri Haritası internet sitesi)
Son adım, kalkınma planı kapsamında atıldı. (Mısır Projeleri Haritası internet sitesi)

‘İman Daker’ adlı sosyal medya kullanıcısı, BAE ortaklığına övgüde bulunarak “Kardeşler omuz omuza, Allah onları korusun” ifadelerini kullandı.

Ras el-Hikme projesi 11,5 milyon metrekare alan üzerinde yer alıyor. Proje kapsamında şehrin küresel turizm haritasına çıkması, Akdeniz'in ve dünyanın en prestijli turizm destinasyonlarından biri olması hedefleniyor.

Kuzeybatı kıyı bölgesine büyük önem veren Mısır hükümeti, burayı gelecek vaat eden bir turizm ve yatırım alanı olarak görüyor. El-Alameyn şehrinin inşaatının bir kısmını tamamlamak için çalışmaya devam ediyor.

Eşref Sadık adlı bir sosyal medya kullanıcısı görüşlerini şöyle ifade etti:

“Ras el-Hikme, bölgeye yönelik yatırım planının hedeflediği devasa ve benzeri görülmemiş bir kalkınma patlaması olan Kuzey Sahili'nin gelişimindeki en önemli mücevherdir.”

Mısır hükümeti geçtiğimiz ağustos ayında 55 bin dönümlük alan üzerinde ‘Yeni Ras el-Hikme’ adında bir şehir kurmaya karar vermişti. Mısır Konut Bakanı Asım el-Cezar, o dönemde şehrin uluslararası bir turizm merkezi olacağını vurguladı.

Muhammed Said adlı bir sosyal medya kullanıcısı Ras el-Hikme aracılığıyla dolar yatırımını çekme yönündeki adımın, üzerine inşa edilecek sadece bir başlangıç ​​olması gerektiğini belirtti.

Mısır'daki dijital medya ve sosyal ağ siteleri uzmanı Muhammed Fethi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları söyledi:

“Perşembe günü yayınlanan hükümet açıklamasındaki bilgisizlik durumu ve etrafındaki belirsizlik, büyük sektörleri sosyal medya platformlarına itti. Mısırlılar Ras el-Hikme ismine dair endişelerini dile getirdi. Bu bilgisizlik dolayısıyla sosyal medya kullanıcıları konuyu ele aldı. Hatta iş insanı Necip Saviris gibi etkili şahsiyetler bile bu konuda yorumda bulundu.”

Fethi, üç hafta önce Ras el-Hikme'ye yatırım yapılacağı yönünde çıkan söylentilerin, ardından hükümetin bunu reddetmesinin Ras el-Hikme meselesinin yoğun bir şekilde ele alınmasında bir diğer etken olduğuna dikkat çekti.

Fotoğraf Altı: Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası internet sitesi)
Ras el-Hikme şehir planı. (Mısır Projeleri Haritası internet sitesi)

Hükümet açıklamaları, bu planı büyük getiri sağlayan en kapsamlı doğrudan yabancı yatırım anlaşması olarak değerlendirdi. Fethi ise ‘Mısır ve BAE arasındaki kapsamlı ortaklık’ hashtagi kapsamında X’te bir saat içerisinde bin 900, ‘büyük yatırım anlaşması’ hashtagi kapsamında ise 3 bin 500’ten fazla yorum yapıldığını bildirdi.



İsrailli yetkililer Gazze'yi işgal etme planı öneriyor: Nükleer bomba atmayı teklif ettiler

Aşırılıkçı yerleşimciler, Şubat 2024'te Gazze'ye geçerek bir karakol kurmaya çalıştı (DPA)
Aşırılıkçı yerleşimciler, Şubat 2024'te Gazze'ye geçerek bir karakol kurmaya çalıştı (DPA)
TT

İsrailli yetkililer Gazze'yi işgal etme planı öneriyor: Nükleer bomba atmayı teklif ettiler

Aşırılıkçı yerleşimciler, Şubat 2024'te Gazze'ye geçerek bir karakol kurmaya çalıştı (DPA)
Aşırılıkçı yerleşimciler, Şubat 2024'te Gazze'ye geçerek bir karakol kurmaya çalıştı (DPA)

Üç bakan ve iktidar koalisyonundaki yaklaşık 10 milletvekilinin girişimiyle, dün Knesset'te (İsrail parlamentosu) “Gazze - Ertesi Gün” başlıklı bir konferans düzenlendi. Şeridin Geleceği için Siyasi Plan Yerleşim liderleri ve yüzlerce konuk konferansa katıldı ve konferans sırasında, Yahudilerin tarihi hakkı olduğunu iddia ederek oraya geri dönüp yerleşmeyi müzakere ettiler.

Konferans, Parlamento Anayasa ve Adalet Komitesi Başkanı Simcha Rotman'ın girişimiyle, Yerleşim Bakanı Orit Strock, Yahudi Mirası Bakanı Amichai Eliyahu ve Diaspora İşleri Bakanı'nın katılımıyla gerçekleşti. Bu isimlerin tamamı, Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich liderliğindeki Dini Siyonist bloktan ve Likud'dan Avichai Shekli de konferansa katıldı. Konferansta, Gazze çevresinde yaşanan siyasi olaylarla ilgilenmediklerini, bununla ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı sona erdirme planını kastettiklerini açıkladılar.

Gazze Şeridi'nin işgalini savunanlar, “Gazze Şeridi için tek gerçekçi planın İsrail'in burayı tamamen kontrol altına alması ve yerleşim yerlerini yeniden inşa etmesi olduğunu” iddia ediyorlar. Gazze'deki her binayı ve ev kalıntısını yerle bir eden ordunun mevcut operasyonlarını, kendi faaliyetleri için bir teşvik olarak görüyorlar.

Strook konuşmasında, “Mesele tek bir şeyle ilgili: topraklarımız üzerindeki hakkımızı tanıyıp tanımadığımız” dedi ve ekledi: “Kendimize şunu sormalıyız: Başbakanımız Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı'na Gazze'nin bizim olduğunu söyledi mi?” Rotman ise şöyle dedi: “Savaştan öğrendiğimiz en önemli şey, her şeyin Netanyahu ile ilgili olmadığıdır. Ona toplumsal baskı uygulamalıyız.”

cdfgth
İsrailli yerleşimciler, Ağustos 2005'te Gazze'deki Netzarim yerleşiminden ayrılırken yürüyüş yapıyorlar (AP)

Savaşın başında Gazze'ye nükleer bomba atılması çağrısında bulunmasıyla bilinen Bakan Eliyahu, "Bu konferans, hükümet üzerinde kaçınılmaz olarak etki yaratacak ve istenen sonuçları elde edecek güçlü bir kamuoyu baskısının başlangıcıdır" ifadelerini kullandı.

Ona göre, “Gazze'deki gelişmeler, Amerikalıların (Hamas'ın) kendilerine karşı dürüst olmadığını ve iktidarı veya silahlarını bırakmak istemediğini keşfedeceklerini gösteriyor. Bu nedenle İsrail, Gazze'nin kontrolünü ele geçirmeye hazırlanmalı, ancak bu sefer sadece savaşı askeri olarak çözmekle kalmayıp, yerleşimcilerin haklarını geri vermeli ve onları Gazze'deki Gush Katif'e geri döndürmelidir.”

Bakan Shekli, “İsrail'in bu savaşta evlatlarının kanıyla elde ettiği kazanımlar, yüzeysel siyasi anlayışlarla heba edilmemeli, aksine yerleşimcilik gibi büyük bir Siyonist eylemle taçlandırılmalıdır. Bunun başlangıcının, bugün tamamen İsrail'in kontrolünde olan Kuzey Gazze Şeridi'nde olması gerektiğini" belirtti.

vfevfe
İsrailli yerleşimciler, Ağustos 2005'te Gazze'deki Netzarim yerleşiminden ayrılırken yürüyüş yapıyorlar (AP)

Bakan Yardımcısı Almog Cohen, konferansın başlığına itiraz ederek şunları söyledi: “Gazze'den sonraki günü istemiyorum. Şimdi gereken düşmanın ortadan kaldırılmasıdır. Öfkem henüz dinmedi ve sönmedi. Düşmandan daha fazla kan dökülmesini istiyorum (...) Araplar toprak kaybetmeli ki onları yendiğimizi anlasınlar.”

Bu yerleşim faaliyetinin, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki İsrail yerleşim projelerinin yoğunlaştığı ve İsrail ordusunun himayesinde yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının arttığı bir dönemde gerçekleştiği unutulmamalıdır.

Son günlerde, Eriha yakınlarındaki Ras Ein el-Auja'da evlerinin yakınlarına bir karakol kurulmasının ardından 100'den fazla vatandaş evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Şarku’l Avsat Haaretz'den aktardığına göre güvenlik yetkilileri, ordunun 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik bin 720 yerleşimci saldırısı kaydettiğini; geçen yıl ise 845 olayın kaydedildiğini, bu olaylarda 200 kişinin yaralandığını ve 4 kişinin öldüğünü söyledi.

40 binden fazla konutun inşası onaylandı, 69 yerleşim yeri kuruldu ve mevcut yerleşim yerlerinin alanları iki katına çıkarılarak genişletildi.

İsrail hükümeti, bir bölgedeki çatışmayı körükleyerek başka bir bölgedeki faaliyetlerden dikkati dağıtmak gibi bilinen bir yöntemi izliyor; örneğin, Gazze savaşı sırasında Batı Şeria'da yerleşim genişletme ve yerinden etme operasyonları yürüttü. Bunun tam tersi de geçerli.


Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi
TT

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Avustralya'nın en büyük yazarlar festivallerinden birinin organizatörleri, 180 yazarın etkinliği boykot etmesinin ardından bugün etkinliği iptal etti. Festival direktörü istifa ederek, Filistinli bir yazarı susturmaya ortak olmayacağını ve Sidney'deki toplu katliamın ardından protestoları yasaklama girişimlerinin ifade özgürlüğünü tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Holokost'tan sağ kurtulan ebeveynleri olan Louise Adler, bugün yaptığı açıklamada, festival yönetim kurulunun Filistin kökenli Avustralyalı bir yazarın davetini iptal etme kararı almasının ardından, şubat ayında düzenlenecek Adelaide Kitap Festivali'ndeki görevinden istifa ettiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Filistinli romancı ve akademisyen Randa Abdul Fettah, bu kararın “utanç verici, bariz bir anti-Filistin ırkçılığı ve sansür eylemi” olduğunu belirtti.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese bugün 22 Ocak'ı, geçen ay Sidney'deki Bondi Plajı'nda bir Yahudi kutlaması sırasında meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 15 kişiyi anmak için ulusal yas günü ilan etti.

Polis, saldırganların militan grup DEAŞ'tan ilham aldığını söylüyor. Olay, ülke çapında antisemitizmle mücadele çağrılarına, eyalet ve federal hükümetlerin nefret söylemi yasalarını sıkılaştırma girişimlerine yol açtı.

Festival yönetim kurulu bugün yaptığı açıklamada, Randa Abdul Fettah'ın “Bondi olayından kısa bir süre sonra” edebiyat etkinliğine katılması, kültürel hassasiyetleri göz ardı ettiği gerekçesiyle davetini iptal etme kararının “bu felaketin acısını yaşayan topluma saygıdan” alındığını duyurdu. Yönetim kurulu açıklamasında, “Ancak bu karar daha fazla bölünmeye yol açtı ve bunun için içtenlikle özür dileriz” denildi.

Yönetim kurulu, festivalin gerçekleştirilmeyeceğini ve kalan yönetim kurulu üyelerinin görevlerinden istifa edeceğini duyurdu.

Avustralya medyası, Yeni Zelanda eski Başbakanı Jacinda Ardern, İngiliz yazar Zadie Smith, Avustralyalı yazar Kathy Lette, ⁠ve Pulitzer Ödülü sahibi Amerikalı yazar Percival Evert ile eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in önümüzdeki ay Güney Avustralya'da düzenlenecek festivale katılmayacaklarını açıkladıklarını bildirdi.

Festival yönetim kurulu bugün, Randa Abdul Fettah'a “kararın sunulma şekli” nedeniyle özür diledi.

Açıklamada, “Bu, kimlik veya muhalefetle ilgili değil, Avustralya tarihinin en kötü terör saldırısının ardından ülkemizde ifade özgürlüğünün kapsamı konusunda ulusal söylemde yaşanan hızlı ve sürekli bir değişimle ilgilidir” denildi.

Adler daha önce The Guardian gazetesinde, konseyin kararının “ifade özgürlüğünü zedelediğini ve lobiciler ile siyasi baskılar kimin konuşma hakkına sahip olduğunu belirlediği, daha az özgür bir ulusu müjdelediğini” yazmıştı.


Suriye ordusu, sivilleri Halep kırsalındaki silahlı grupların mevzilerinden uzak durmaya çağırdı

Suriye ordusuna ait araçlar (SANA)
Suriye ordusuna ait araçlar (SANA)
TT

Suriye ordusu, sivilleri Halep kırsalındaki silahlı grupların mevzilerinden uzak durmaya çağırdı

Suriye ordusuna ait araçlar (SANA)
Suriye ordusuna ait araçlar (SANA)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı bugün sivillere Halep'in doğu kırsalındaki silahlı grupların bulunduğu bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu.

Suriye Haber Ajansı (SANA), Harekat Komutanlığı'nın “Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Kürdistan İşçi Partisi (PKK) terörist milisleri ve rejim kalıntılarının bu bölgede güçlerini seferber etmeye devam etmeleri ve bu bölgenin Halep şehrini bombalayan İranlıların saldırılarının başlangıç noktası olması nedeniyle” kırmızı ile işaretlenen bölge, bu tarihten itibaren kapalı askeri bölge olarak kabul edilecektir."

xssfr
Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı tarafından yayınlanan uyarı haritası (SANA)

Operasyon Komutanlığı yaptığı açıklamada, “Sivil halkımızı bu bölgedeki SDG mevzilerinden uzak durmaya çağırıyoruz. Bu bölgedeki tüm silahlı gruplar Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmelidir... Hayatlarınızı kurtarın” ifadelerini kullandı.

Açıklama şu şekilde sona erdi: “Suriye Arap Ordusu, bu bölgede toplanan silahlı grupların burayı suç faaliyetleri için üs olarak kullanmasını önlemek için gerekli her şeyi yapacaktır.”