Mısır ve Eritre, Somali’nin egemenliğine ve Kızıldeniz'in güvenliğine saygı gösterilmesi konusunda anlaştı

Mısır ve Eritre liderleri Kahire'de bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Eritre liderleri Kahire'de bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır ve Eritre, Somali’nin egemenliğine ve Kızıldeniz'in güvenliğine saygı gösterilmesi konusunda anlaştı

Mısır ve Eritre liderleri Kahire'de bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Eritre liderleri Kahire'de bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ve Eritre, Somali'nin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini ve bu egemenliği zayıflatacak her türlü eylemi reddettiklerini ifade etti.

Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ve Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki, dün Kahire'de yaptıkları görüşmede, ‘Kızıldeniz bölgesindeki durumun kontrol altına alınmasının ve gerginliğin önlenmesinin önemini’ vurguladı. Görüşmede ‘Gazze Şeridi'nde acil ateşkes sağlanması gerektiği’ de vurgulandı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmed Fehmi, görüşmelerin, tarafların çeşitli ekonomik, ticari ve güvenlik alanlarındaki iş birliği düzeyinde ve derinliğinde ivme kazanmak amacıyla ilişkileri geliştirmeye yönelik ilgisini ortaya çıkardığını belirtti. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmelerin de ele alındığını aktaran Fehmi, özellikle Kızıldeniz'deki gelişmelere değinildiğini ve iki liderin bölgedeki ‘tehlikeli gelişmeleri’ tartıştığını kaydetti. Fehmi’nin açıklamasına göre, iki lider, ‘gerginliği artırmamanın ve durumu kontrol altına almanın önemini’ vurguladı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmeler sırasında Gazze Şeridi'ne insani yardımların tam ve sürdürülebilir olarak erişiminin önünü açacak şekilde derhal ateşkes ilan edilmesi, iki devletli çözüm sürecinin yeniden başlaması ve uluslararası kurallar çerçevesinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğinin altı çizildi.

Afrika Boynuzu'ndaki gelişmeler

İki liderin Afrika Boynuzu’nda (Afrika'nın doğusunun en uç noktası) yaşanan gelişmelere de değindikleri belirtilen açıklamada, ‘Somali'nin egemenliğine saygı duyulması ve bu egemenliği azaltacak her türlü eylemin reddedilmesi gerektiği’ konusunda mutabakata varıldığı bildirildi.

Mısır, Somali topraklarının birliğini ve bütünlüğünü tehdit eden her türlü eylemi reddettiğini açıkladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından ocak ayı başlarında Etiyopya'nın ayrılıkçı Somaliland bölgesiyle ilk anlaşmayı imzalamasının ardından yapılan bir açıklamada, Somali'nin egemenliğine ve kaynaklarından halkının ‘münhasır olarak’ yararlanması hakkına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Açıklamada ayrıca, Afrika Boynuzu’nda istikrarı bozacak adımların ve eylemlerin oluşturduğu tehdide karşı uyarıda bulunulmuştu.

sxvsef
Sisi ve Afewerki, Mısır'daki İttihadiye Sarayı'nda düzenlenen resmi törede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Öte yandan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya hükümetinin ayrılıkçı Somaliland ile Kızıldeniz'de bir liman ve askeri üs kurulmasını öngören bir anlaşma imzalanmasından birkaç gün sonra Eritre’yi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud, burada anlaşmayı reddettiklerini açıklarken, Somali’nin Addis Ababa Büyükelçisi geri çağırıldı.

Mısır Cumhurbaşkanlığının dünkü açıklamasında ayrıca şu ifadeler yer aldı:

Sisi-Afewerki görüşmesinde Sudan'daki son duruma da değinildi. Ülkedeki krize ateşkesi sağlayacak ciddi çözümler bulunması için Mısır ile Eritre arasında komşu ülkelerin izlediği yol çerçevesinde ve Sudan halkının yaşadığı insani sıkıntıları son erdirecek, onların güvenlik, istikrar ve kalkınmaya ulaşma yönündeki istek ve umutlarını karşılayacak şekilde ortak çalışmanın sürdürülmesinin önemi vurgulandı.

Eritre Devlet Başkanı Afewerki, Sudan'daki krizi görüşmek üzere Mısır'ın ev sahipliğinde düzenlenen ‘Sudan'a Komşu Olan Ülkeler Zirvesi’ne katılmak üzere geçtiğimiz temmuz ayında Kahire'yi ziyaret etmişti. Mısır Devlet Bilgi Servisi Kurumu’nun (Egypt State Information Service/SİS) raporuna göre, Eritre Devlet Başkanı Afewerki, ülkesinin 1991 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana Mısır'ı yaklaşık 30 kez ziyaret etti ve bu ziyaretler, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini yansıtıyor.

Birbiriyle ilişkili ilgi alanları

Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı Afrika işleri uzmanı Rami Zuhdi, içinde bulunduğumuz dönemde Mısır-Afrika görüşmelerinin önemine dikkati çekti. Genel olarak Doğu Afrika bölgesinde, özelde ise Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'de yaşanan gerginliklerin, Eritre Devlet Başkanı Afewerki’nin Kahire ziyaretinin önemini iki katına çıkardığını söyleyen Zuhdi, “Özellikle Etiyopya'nın bölgede yarattığı, barış ve güvenliği tehdit eden krizlerin gölgesindeki Afrika Boynuzu bölgesinde Mısır ve Eritre’nin çıkarları, birbiriyle örtüşüyor. Etiyopya'nın Somaliland ile yaptığı ve ‘yasadışı’ olarak nitelendirilen anlaşma hem Mısır hem de bin 200 kilometreyle Kızıldeniz'e en uzun kıyı şeritlerinden birine sahip olan Eritre için stratejik öneme sahip bir bölge olan Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğine yönelik eşi ve benzeri görülmemiş gerginlikler yaratıyor” şeklinde konuştu.

Eritre'nin Somali, Etiyopya ve Somaliland’a komşu bir ülke olduğunu ve bu durumun onu bölgedeki her türlü hareket için ‘hayati bir üs’ haline getirdiğini vurgulayan Zuhdi, “Ayrıca bölgede barışa ve güvenliğe yönelik her türlü tehdidin Mısır'ın çıkarları üzerindeki etkisi de Kahire ile Asmara arasındaki istişareleri içinde bulunduğumuz dönemde gerekli ve kaçınılmaz kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

cdf
Mısır-Eritre, Somali'nin egemenliğine saygı duymanın önemini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Etiyopya, Eritre’nin 30 yıl süren bir savaşın ardından bağımsızlığını kazanması sonrası Afrika'nın denize kıyısı en büyük ülkesi haline geldi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali, Somaliland ile söz konusu anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, “Addis Ababa, iç savaş ve dışarıdan kurulan komploların ardından tarihi ve hukuki bir hata sonucu denize erişimini kaybetmişti. Etiyopya hükümeti bu hatayı düzeltmek için yıllardır çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Somali-Eritre ilişkileri, Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud'un 2022 yılının temmuz ayında Eritre Devlet Başkanı Afewerki ile savunma ve güvenlik alanlarında işbirliğinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalamasıyla son yıllarda dikkate değer bir ivme kazandı.

Büyük ivme

Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı Salah Halime, Mısır ile Eritre arasında Eritre’nin bağımsızlığından bu yana güçlü bir ilişkinin olduğunu vurguladı. Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin son yıllarda başta ekonomik işbirliği ve siyasi koordinasyon olmak üzere birden fazla düzeyde geliştiğine dikkati çekti. Kahire ve Asmara’nın, ortak çıkarlarının bölgede barışın ve güvenliğin sağlanmasını gerektirdiğine dair farkındalığı çerçevesinde başta Etiyopya ile Somaliland arasındaki ‘uluslararası hukuka ve devlet egemenliğine saygı ilkelerine aykırı’ olarak nitelendirilen anlaşmanın imzalanması sonrasında gerilimin artmasına dikkat çeken Salah Halime, Sudan'da devam eden kriz ve Doğu Afrika'da artan ‘terörizm riskleri’ gibi, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinin karşı karşıya olduğu zorlukların gölgesinde iki ülke arasındaki ilişkilerde ‘büyük bir ivme’ yaşanacağı tahmininde bulundu. Mısırlı yetkili, Mısır ile Eritre arasındaki koordinasyonu ‘iki taraflı ve bölgesel bir çıkar’ olarak tanımladı.

Diğer taraftan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri'nin Somali Cumhurbaşkanı’nın ziyaretinden bir gün sonra Eritre'nin başkenti Asmara'yı ziyaret etmesi ve 11 Ocak'ta Devlet Başkanı Afewerki ile görüşmesi de dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.



Barış Kurulu: Gazze planında hızlı ilerleme kaydedilmesi gerekiyor

Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
TT

Barış Kurulu: Gazze planında hızlı ilerleme kaydedilmesi gerekiyor

Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov dün (pazartesi) yaptığı açıklamada, Hamas ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılmasına ilişkin bir anlaşmaya varılabileceği konusunda ‘kısmen iyimser’ olduğunu belirtti, ancak sürecin zaman alacağı uyarısında bulundu.

Mladenov, Brüksel ziyareti sırasında Reuters’a verdiği röportajda, son haftalarda Hamas ile ‘son derece ciddi görüşmeler’ yürüttüklerini, ancak sürecin kolay olmadığını ifade etti.

Mladenov, “Tüm tarafları tatmin edecek bir düzenlemeye ulaşabileceğimiz konusunda kısmen iyimserim… En önemlisi de Gazze halkını tatmin edecek bir düzenleme” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, eylül ayında İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşı sona erdirmeye yönelik planını denetlemek amacıyla Barış Kurulu kurulmasını önermiş, daha sonra bu yapının diğer çatışmaları da ele alacağını belirtmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Trump’ın başkanlık ettiği kurulu tanırken, çok sayıda büyük güç bu yapıya katılmadı.

Trump’ın Gazze planı, İsrail ve Hamas tarafından geçtiğimiz ekim ayında kabul edildi. Plana göre Hamas’ın silah bırakmasının ardından İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesi ve yeniden inşa sürecinin başlaması öngörülüyor.

Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması, planın uygulanması ve ekim ayında varılan, iki yıl süren kapsamlı savaşı sona erdiren ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik görüşmelerde temel anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor.

Filistin topraklarında şiddet olayları sürerken, bölgenin büyük bir kısmının hâlâ yıkım içinde olduğu belirtiliyor.

İvmenin azalması riski

Mladenov, silahsızlanmayı, Gazze Şeridi’nde yeni bir yönetimin oluşturulmasını ve İsrail’in çekilmesine ilişkin maddeleri içeren bir uygulama planı üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Bulgar diplomat Mladenov, sürecin zaman alacağını, ancak planın uygulanmasına yönelik düzenlemeler konusunda mümkün olan en kısa sürede anlaşmaya varılması için çaba gösterildiğini söyledi.

Uygulama anlaşmasına ne zaman varılabileceğine ilişkin bir soruya Mladenov, “Birkaç günümüz ya da en fazla iki haftamız olduğunu düşünüyorum. Bu benim değerlendirmem. Aksi takdirde mevcut ivmeyi kaybederiz ve bu durumda herhangi bir karar almak daha zor hale gelir” yanıtını verdi.

Devam eden müzakerelerin ayrıntılarına girmekten kaçınan Mladenov, her iki tarafla da ileriye dönük ‘olumlu bir yol haritasının’ tartışıldığını ifade etti.

Mladenov, tartışılan başlıklardan birinin de ekim ayında sağlanan ateşkesten bu yana İsrail’in kontrolünde bulunan bölgeleri belirleyen ‘sarı hat’ olduğunu belirtti. Reuters, İsrail’in söz konusu hattı Gazze Şeridi’nin daha iç kesimlerine doğru ilerlettiğini aktardı.

Sahada ele alınması gereken çok sayıda konu bulunduğunu dile getiren Mladenov, ‘sarı hat’ dahil olmak üzere yardım ve ilaç erişimi gibi başlıkların da İsrail ile görüşüldüğünü kaydetti.

Refah Sınır Kapısı konusunda güvenin tesis edilmesi

Mladenov ayrıca sahadaki bazı gelişmelere de dikkat çekerek, son günlerde Refah Sınır Kapısı üzerinden geçişine izin verilen kişi sayısının kademeli bir şekilde artırıldığını söyledi. Gazze Şeridi’ni Mısır’a bağlayan bu sınır kapısından tır geçişlerinin artırılmasının da değerlendirildiğini ifade etti.

Mladenov, güven inşasının da sürecin önemli bir parçası olduğunu belirterek, bunun son derece karmaşık bir süreç olduğunu, ancak nihai olarak planın tam uygulanmasına ulaşmak için çok sayıda küçük adımın atılması gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump şubat ayında yaptığı açıklamada, ABD müttefiklerinin Gazze Şeridi’ndeki yardım çabalarına 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını, ABD’nin ise Barış Kurulu’na 10 milyar dolar katkıda bulunacağını duyurmuştu. Ancak Reuters, Barış Kurulu’nun taahhüt edilen fonların yalnızca küçük bir kısmını alabildiğini bildirdi.

Mladenov ise Washington’da taahhüt edilen tüm fonların Barış Kurulu için mevcut olduğunu ve kurumun finansmanına ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığını söyledi.

Ayrıca üye ülkelerin, 1 milyar dolar ödeme karşılığında kurulda daimî üyelik elde edebileceği ifade edildi.


Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
TT

Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)

Suriye makamları, Lazkiye vilayetinde gerçekleştirdikleri bir güvenlik operasyonu sırasında Esed rejimine bağlı 3 güvenlik görevlisini gözaltına aldı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan bir güvenlik kaynağı, Ceble kırsalında silahlı gruplarla çıkan çatışmalarda bir iç güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Kaynak, söz konusu çatışmaların bölgede yürütülen güvenlik operasyonunun ardından çıktığını ifade etti.

Öte yandan, Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye, Esed rejimi döneminde Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın gözaltına alındığını duyurdu. Lazkiye’deki yerel kaynaklar ise Tuğgeneral Gays Şahin ile kardeşi Albay Nizar Şahin’in de gözaltına alındığını, Nizar Şahin’in çatışmalarda yaralandığını aktardı. Ayrıca iki subayın öldüğü belirtildi.

vdfvfd
Suriye güvenlik güçleri arşivi

Yerel kaynaklar, daha önce devrik rejim ordusunda 18. Tank Tümeni Komutanı olarak görev yapan Gays Şahin’in, beldede yerel bir silahlı grup oluşturduğuna dair bilgiler paylaştı. Söz konusu grubun Suriye İç Güvenlik Güçleri’ni hedef alan saldırılara karıştığından şüphe edildiği belirtildi. İlk bilgilere göre Şahin’in baskın sırasında öldürüldüğü yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak haberin hazırlandığı ana kadar bu bilgiye ilişkin resmî bir doğrulama yapılmadı. Güvenlik operasyonunun sürdüğü bildirildi.

Ceble kırsalından gelen sahadaki ardışık veriler, Babde beldesinde yürütülen son güvenlik operasyonunun, daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olduğunu gösteriyor. Buna göre operasyon, devrik rejim kalıntılarıyla bağlantılı silahlı hücrelerin takibine yönelik olarak yetkili birimlerce yürütülen çalışmalar çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Söz konusu hücrelerin Suriye’nin sahil kesimindeki bazı bölgelerde faaliyet gösterdiği belirtiliyor.

fvbf
Geçtiğimiz aralık ayında Ceble kırsalında Süheyl el-Hasan’a bağlı Seraya el-Cevad terör hücresine mensup bir gruba ait bina hedef alındı. ​​(Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı daha önce, Seraya el-Cevad adıyla bilinen ve askerî yetkili Süheyl el-Hasan’a bağlı bir hücreyi hedef alan güvenlik operasyonu düzenlendiğini açıklamıştı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre operasyon, Ceble kırsalındaki Duvayr Baabde köyünde gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında hücre üyelerinden Basil İsa Ali Cemahiri’nin gözaltına alındığı, şüphelinin sorgusunda İç Güvenlik Güçleri ve ordu noktalarına yönelik saldırılarda kullanılan silah ve mühimmatın saklandığını itiraf ettiği aktarıldı.

Bu ifadeler doğrultusunda harekete geçen özel birlikler, silah depolarının yerini tespit ederek çeşitli makineli tüfekler ve farklı türde mühimmata el koydu. Söz konusu gelişme, bu grupların sahip olduğu silah kapasitesi ve organize saldırı düzenleme yeteneğine işaret eden bir bulgu olarak değerlendirildi.

fbfbf
Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın internette dolaşan bir fotoğrafı

Aynı bağlamda, yerel kaynaklar Ceble kırsalındaki Babde beldesinde güvenlik güçlerinin bölgeye takviye sevk etmesinin ardından geniş çaplı bir alarm durumu ilan edildiğini bildirdi. Bu gelişmenin, İç Güvenlik Güçleri ile ‘rejim kalıntıları’ olarak nitelendirilen bir grup arasında çıkan çatışmaların ardından gerçekleştiği, söz konusu operasyonun silahlı bir gruba liderlik ettiği belirtilen Tuğgeneral Gays Şahin’i hedef aldığı aktarıldı. Operasyonda Suriye İç Güvenlik Güçleri’nden bir personelin hayatını kaybettiği, birkaç kişinin ise yaralandığı belirtildi.

Elde edilen bilgilere göre operasyonda subaylar Nesim Şahin ve Yamen Şahin’in öldüğü, Nizar Şahin’in yaralandığı ve oğlu ile birlikte gözaltına alındığı ifade edildi. Ayrıca Gays Şahin’in de oğlu ile birlikte gözaltına alındığı öne sürüldü. Söz konusu bilgilerin resmî makamlar tarafından doğrulanmadığı, buna karşın Tuğgeneral Amir el-Hasan ile Tuğgeneral Gays Şahin’in gözaltına alındığının teyit edildiği bildirildi.

vfdfdv
Tuğgeneral Gays Şahin (Facebook)

Kaynaklara göre Tuğgeneral Gays Şahin, 18. Tank Tümeni kadrosunda görev yaptı ve Humus, Hama ve İdlib’deki çatışmalara katıldı. Şahin’in sivillere yönelik katliamlara karıştığı iddia edilirken, devrik rejimin lideri Beşşar Esed ve kardeşi Mahir Esed’e yakın isimlerden biri olduğu öne sürüldü. Mevcut bilgilere göre Şahin’in, Suriye’de görev yapan Rus güçlerine yakınlığıyla bilindiği ve Rusya tarafından verilen ‘cesaret nişanına’ sahip olduğu belirtildi.

Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz ocak ayında Lazkiye ile Hama kırsalındaki Mesyaf bölgesinde güvenlik operasyonları düzenlendiğini açıklamıştı. Söz konusu operasyonlarda ‘terör eylemlerine’ karıştığı belirtilen aranan kişilerin yakalandığı, ayrıca sivillere karşı ağır suçlarla itham edilen eski bir silahlanma sorumlusunun gözaltına alındığı bildirilmişti.

Suriye İçişleri Bakanlığı’nın, eski rejimle bağlantılı ve savaş suçları işlemekle suçlanan kişilere yönelik operasyonlarını sürdürdüğü, yakalanan şüphelilerin yargılanmak üzere adli makamlara sevk edildiği ifade edildi.


Lübnan, Washington'da müzakere etmekte ısrar ediyor

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
TT

Lübnan, Washington'da müzakere etmekte ısrar ediyor

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi

Lübnan, İsrail ile yürütülecek müzakerelerin Washington’da yapılmasında ısrar ediyor. Beyrut yönetimi, bu tercihle ABD’nin ağırlığından yararlanarak kendi pozisyonunu güçlendirmeyi hedeflerken, müzakere sürecine katılmaya hazır olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsata yaptığı açıklamada, hafta sonunda sona erecek ateşkesin uzatılmasına yönelik bir Amerikan girişiminin bulunduğunu belirtti. Bu gelişme, ateşkesin kalıcı hale getirilerek yeni bir sürecin başlatılabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.

Öte yandan, doğrudan müzakerelere hazırlık kapsamında ikinci tur görüşmelerin perşembe günü Washington’da yapılması bekleniyor. Bu doğrultuda, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ABD Başkanı Donald Trump arasında ikili bir görüşme tarihi belirlenmesi bekleniyor. Lübnanlı kaynaklar, söz konusu görüşmenin üçlü formatta olmayacağını vurgularken, bu adımın gerilimi sona erdirmeyi ve istikrarı pekiştirmeyi amaçlayan doğrudan müzakerelerin başlatılmasına yönelik hazırlıkların devamı olduğu ifade ediliyor.