DEAŞ yılın başından bu yana Suriye’de 100’den fazla kişiyi öldürdü

Mart 2013’te hezimete uğramasına rağmen

DEAŞ 2013’teki hezimete rağmen saldırılarına devam ediyor (AFP)
DEAŞ 2013’teki hezimete rağmen saldırılarına devam ediyor (AFP)
TT

DEAŞ yılın başından bu yana Suriye’de 100’den fazla kişiyi öldürdü

DEAŞ 2013’teki hezimete rağmen saldırılarına devam ediyor (AFP)
DEAŞ 2013’teki hezimete rağmen saldırılarına devam ediyor (AFP)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) terör örgütü DEAŞ’ın fiili yenilgisine ve 2019 yılında Suriye topraklarının tüm coğrafi bölgesi üzerindeki kontrolünün sona ermesine rağmen 2024’ün başından bu yana Suriye topraklarında gerçekleştirdiği 50 saldırıda 100’den fazla sivil ve askeri öldürdüğünü açıkladı.

SOHR, bu hücrelerin ‘ani saldırılar düzenlemeye ve mayın yerleştirmeye dayalı olarak, rejim güçlerinin ve onlara bağlı militanların saflarında ölümlere yol açtığını ve söz konusu saldırılar sırasında sivillerin hayatını kaybetmesine neden olduğunu’ açıkladı. Öte yandan rejim güçleri ve ona bağlı milislerin gerçekleştirdiği karşı operasyonlar devam ederken, Rus Hava Kuvvetleri son dönemde DEAŞ üyelerinin Suriye çölünde saklandığı bölgelere yönelik operasyonlarını artırdı.

SOHR istatistiklerine göre, yılın başından bu yana DEAŞ hücreleri çölde 50 ayrı saldırı düzenledi. Fırat’ın batısı ile Deyrizor çölünde, Rakka’da ve Hums’ta pusu, silahlı saldırı ve patlamalara şahit olundu.

SOHR’a göre, Suriye çölündeki çatışmalar sırasında ölenlerin sayısı 2024’ün başından bu yana 133’e ulaştı. Bunların 17’si DEAŞ üyelerinden, 101’i Esed güçleri ve onlara bağlı milislerden, 13’ü Suriye uyruklu İran yanlısı milislerden ve 5’i ise çöl mantarı toplayan sivil köylülerden oluşuyor.

SOHR, Deyrizor kırsalında düzenlenen 16 saldırıda, 7 İran yanlısı milis, iki örgüt üyesi dahil olmak üzere 27 unsurun yanı sıra mantar toplayan iki sivilin hayatını kaybettiğini kaydetti. Humus çölündeki 27 saldırıda, 3 İran yanlısı milis ve 12 örgüt üyesi olmak üzere toplam 50 silahlı kişi ve 6 sivil öldürüldü. Rakka çölündeki 3 saldırıda ise 11 unsur ve 3 örgüt üyesinin öldürülmesiyle sonuçlandı. Ayrıca Hama çölünde 10 askerin, biri çocuk 7 sivilin ölümüyle sonuçlanan 3 diğer saldırı, Halep çölünde ise İran yanlısı 3 milisin ölümüyle sonuçlanan bir saldırı düzenlendi.



Hizbullah, ‘mali ve siyasi krizine’ ilişkin tahminler arasında füze ve roket satın almak için bağış kampanyası başlattı

Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
TT

Hizbullah, ‘mali ve siyasi krizine’ ilişkin tahminler arasında füze ve roket satın almak için bağış kampanyası başlattı

Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)
Hizbullah’a ait roketatarlar, geçen yıl Lübnan'ın güneyindeki bir askeri tatbikat sırasında sergilendi. (arşiv - Şarku’l Avsat)

Hizbullah, 8 Ekim'de Lübnan'ın güneyinde başlattığı ‘Gazze'ye destek’ savaşına sadece silahlı grup ve örgütleri dahil etmekle kalmadı, başlattığı bir medya kampanyasıyla sivilleri de savaşa dahil etme aşamasına geldi. Hizbullah söz konusu kampanyayla, vatandaşları savaşa katılmaya ve savaşı sürdürmek için füze ve araç satın almak üzere bağış yapmaya çağırdı.

Kampanya, insanları İsrail'e karşı savaşın bir parçası olmaya çağırırken, Hizbullah’a bağlı bir aktivist de sosyal medya üzerinden “En güzel şey, direnişin insansız hava aracı (İHA) yapımına katkı sağlamak için kapıyı açmış olması. Bir İHA projesine katkıda bulunabilirsiniz” paylaşımında bulundu. Kampanyanın tanıtım afişinin üzerinde Hizbullah'ın resmi bir organı olan ‘Direniş Destek Kurumu’ ibaresi ve bağışçıların arayabileceği telefon numaraları yer alıyor.

Kampanyaya ilişkin yorumlar ise farklılık gösterdi. Bazıları bunu ‘denklemleri değiştirebilecek ve İsrail'i silebilecek bir askeri güce sahip olduğunu iddia edenlerin zayıflığının bir ifadesi’ olarak değerlendirirken, diğerleri ise bunu ‘Şii çevrenin desteğini test etmek için bir seferberlik kampanyası’ olarak okudu. Kampanyanın, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin ‘Güney Lübnan'ın ve bu savaş sırasında İsrail tarafından yıkılanların yeniden inşasına katkıda bulunmak üzere’ Dünya Bankası ve dost ve kardeş ülkelerle iletişim kanalları açtığını duyurduğu döneme denk gelmesi dikkat çekti. Eski milletvekili Faris Said, ‘Hizbullah'ın istediği ile Nebih Berri'nin istediği arasındaki bu ikiliği’ sorgulayarak, ‘bu ikiliğin çok rahatsız edici olduğunu, çünkü bir tarafta güneyi yeniden inşa etmek için dünyaya yalvaran birinin, diğer tarafta ise savaşı sürdürmek ve yıkıma devam etmek için bağış isteyen birinin olduğunu’ vurguladı.

Said, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Hizbullah'ın “İran'ın Güney Lübnan'daki savaşı finanse etmeme kararı aldığını belirterek dolaylı olarak derin bir mali ve siyasi kriz içinde olduğunu ifade ettiğini” söyledi.

Güç mü zayıflık mı?

Hizbullah'ın seçtiği çatışma, başta İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgal etmesini engellemek ve Hamas'ın kapasitesini zayıflatmaktan vazgeçirmek olmak üzere belirlediği hedeflerin hiçbirine ulaşamadı. Tek kazanç, kuzeydeki İsraillilerin Lübnan sınırına bitişik yerleşim yerlerinden sürülmesi olurken, bu savaş Güney Lübnan'da 40'tan fazla kasabada büyük yıkıma neden oldu. Savaş sonucu bölge sakinleri yerinden edildi ve yaklaşık 500 Lübnanlı sivil ve Hizbullah militanı öldü.

Bağış kampanyasının, ‘güney halkı için bunun Hizbullah'ın gücünün mü yoksa zayıflığının mı bir işareti olduğu konusunda büyük sorular doğurduğunu’ ifade eden Said, “Bu büyüklükte bir savaş veren, uluslararası iradeye meydan okuyan, denklemleri değiştirebileceğini ve İsrail'i ortadan kaldırabileceğini iddia eden birinin savaşını sürdürebilmek için güney halkından bağış dilenmesi mümkün mü?” diye sordu. Said, güney halkının, kendilerini koruma sözü veren Hizbullah'ın tüm söylemlerini yeniden gözden geçirip, kendilerine ‘Silahlanma için ödediğimiz para, güneyde inşa ettiğimiz evlerimizin yıkılmasına neden olacak mı?’ sorusunu sormaları gerektiğine dikkat çekti.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah Şubat 2022'de yaptığı bir konuşmada, Hizbullah'ın ‘Lübnan'da İHA üretmeye başladığını ve elindeki binlerce füzeyi hassas füzelere dönüştürme kabiliyetine sahip olduğunu’ açıklamış ve “İHA satın almak isteyen herkes bize başvurabilir” demişti.

Medya seferberliği

Hizbullah'a yakın bir isim olan siyasi yazar ve araştırmacı Kasım Kasir Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, kampanyanın ‘halkı savaş çabalarına dahil etmek için yapılan medya seferberliğinin bir parçası’ olduğunu söyledi. ‘Hizbullah'ın kabiliyetlerinde bir azalma ya da yardıma ihtiyaç duyması yahut İran'ın bu çatışmada Hizbullah’a verdiği desteğin azalması’ ihtimallerini dışlayan Kasir, “Bu, vatandaşlara çatışmaya dahil olduklarını, Hizbullah’ın seçimlerini desteklediklerini bildirme ve bu aşamada Hizbullah’a olan halk desteğini kanıtlama girişimi olabilir” ifadesini kullandı.