Mısır, İsrail'le yaşanan gerilimin ortasında Ekim Savaşı belgelerini yayınladı

Belgeler, Mısır ordusunun Sina'yı kurtarma planına dair nadir bir fikir sunuyor.

13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
TT

Mısır, İsrail'le yaşanan gerilimin ortasında Ekim Savaşı belgelerini yayınladı

13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)

Amr İmam

Mısır Savunma Bakanlığı, içinde bulunduğumuz Şubat ayının başında 1973'ten bu yana ilk kez Ekim Savaşı'nın dosya ve belgelerini yayınlayarak Mısır ordusunun Mısır topraklarını savunma yeteneğini yakından incelemeye aldı.

Söz konusu dosyaların gizliliğinin kaldırılması, Gazze'deki mevcut savaşın arka planında İsrail ile ilişkilerin aşırı gergin olduğu ve İsrail ordusunun şu anda kuzey ve orta Gazze Şeridi'nden yerinden edilmiş yaklaşık 1,4 milyon Filistinlinin de bulunduğu güney Gazze Şeridi'ndeki Refah şehrini işgal etmeyi planladığı bir döneme denk geldi.

Belgeler, Mısır ordusunun savaştaki çeşitli muharebe planlarına ve Mısır kuvvetlerinin bazı operasyonel risklerle başa çıkmadaki başarısına ilişkin nadir bilgiler içeriyor. İsrail'in 16 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'ndaki İsmailiye'de Mısır ordusunun 2’nci ve 3’üncü Saha Kolordusu arasındaki boşluğu kullanarak başlattığı el-Ğazel Harekâtı olarak bilinen operasyon da buna dahildir.

Belgelerde ayrıca, Mısır ordusunun 1967'de İsrail'in işgal ettiği Sina'yı geri almak için mücadele ettiği, bölgesel siyasi koşullarda sismik değişimlere ve bölgesel düzende büyük değişikliklere neden olan savaş sırasında Arap ülkelerinin Mısır'a sağladığı destek de vurgulanıyor.

Söz konusu belgeler benzersizliğini, çoğunun Sina'yı özgürleştirme yolunda İsrail işgal ordusuna karşı çeşitli savaşlarda Mısır kuvvetlerine liderlik eden subaylar tarafından el yazısıyla yazılmış olmasından alıyor.

Yayınlanan belgelerin yaklaşık yüzde 40'ı savaş sırasında Mısır ordusu komutanları tarafından el yazısıyla yazılmış.

50 yıl sonra

Ekim 1973'te İsrail'e karşı yürütülen savaşa kadar uzanan binlerce orijinal dosyanın gizliliğinin kaldırılmasının, geçtiğimiz yılın Ekim ayında savaşın 50’nci yıldönümüne denk getirilmesi planlanıyordu.

Mısır Savunma Bakanlığı, belgelerin yayına hazırlanması amacıyla incelenmeleri üzere geçtiğimiz Ağustos ayında gazilerden oluşan bir komite kurdu.

Gazilerin dosyalar üzerindeki incelemelerini Ekim ayına kadar bitirmeleri gerekiyordu. Komite üyelerinden birine göre, söz konusu komitenin misyonu, incelenmek üzere masadaki binlerce belgenin, Mısır Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanmadan önce Mısır ordusu hakkında herhangi bir gizli veya hassas bilgi içermediğinden emin olmaktı.

Ekim Savaşı gazisi ve komite üyesi Tümgeneral Nasır Salim, Al Majalla'ya şunları söyledi: “Dosyaları inceleme görevi hiç de kolay olmadı. Çünkü orduyla ilgili herhangi bir hassas bilgiyi yayınlamadığımızdan emin olmak için her belgeyi ayrı ayrı incelemek zorunda kaldık. Önümüzdeki dosyaların miktarı her anlamda bir zorluk teşkil ediyordu.”

Mısır Savunma Bakanlığı belgeleri internet sitesinde ‘Ekim Savaşı Belgeleri: Savaşın Sırları - Stratejik ve Askeri Planlama’ başlığı altında yayınladı.

fdvdvf
Fotoğraf: Majalla

Yayınlanan belgelerin yaklaşık yüzde 40'ı savaş sırasında Mısır ordusu komutanları tarafından el yazısıyla yazılmıştı.

Belgeler, Mısır ordusunun, Mısırlıların Süveyş Kanalı’nı geçip Sina'ya girmesini engellemek için İsrail tarafından Süveyş Kanalı'nın doğu yakası boyunca inşa edilen Bar Lev Hattı’nı yok etmesi de dahil olmak üzere, savaştaki önemli dönüm noktalarını kapsıyor.

Belgelerden biri 22 Nisan 1973 tarihli ve Deniz Harekât Şefi’ne hitaben yazılmış. Söz konusu belge, Süveyş Körfezi'nin doğu yakasında Granit 2 Operasyonu olarak bilinen operasyonda savaşan birliklere gerekli korumanın sağlanması yönündeki önceki talebe atıfta bulunuyor.

Başka bir belgede, ordu güçlerinin el-Ğazel Harekâtı’na yanıt olarak 26 Ekim 1973'te başlattığı saldırı olan Çin Çiftliği Savaşı'ndan bahsediliyor. Belgelerde ayrıca onlarca harita, yüzlerce mektup ve Mısır ordusunun çeşitli liderleri ve subayları arasındaki iletişimlerin kopyaları da yer alıyor. Belgeler, Ekim Savaşı öncesi ve sırasında Mısır ve Suriye orduları arasındaki koordinasyon da dahil olmak üzere, savaş sırasında geniş bir yelpazedeki gelişmeleri tüm ayrıntılarıyla kapsıyor.

Mısır, İsrail'le barış anlaşması imzalayan ilk Arap ülkesi oldu. Bu, Arap-İsrail çatışmasının odak noktası olmaya devam ettiği bir bölgede açık bir gelişmedir.

Geniş kapsamlı saldırı

Sina'yı İsrail işgalinden kurtarmaya yönelik 1973 saldırısının Mısır, bölge ve Arap-İsrail çatışması üzerinde büyük etkisi oldu. Mısırlıların saldırıyı başlatmadan önce kullandıkları aldatmacanın büyüklüğü göz önüne alındığında, saldırı İsrailliler için bir sürprizdi.

Mısır ordu liderliği, Yahudilikte yılın en kutsal günü olan Yom Kippur'da İsrail ordusunun işgal altındaki Sina'daki mevzilerine bir dizi sürpriz hava saldırısı gerçekleştirdi.

Bu aynı zamanda Mısırlıların oruç tuttuğu ve savaşma ihtimalinin en düşük olduğu Ramazan Ayı’ydı. Mısırlılar ayrıca güpegündüz saldırıyı tercih etti ve bu da İsrail kuvvetlerinin kafasını tamamen karıştırdı. Mısır ordusunun saldırının ilk saatlerinde elde ettiği zaferler, İsraillileri ABD'nin yardımına koşmaya yöneltti.

dsvedf
Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat (solda), İsrail Başbakanı Menahem Begin (sağda) ve ABD Başkanı Jimmy Carter (ortada), 17 Eylül 1978'de Beyaz Saray'ın Doğu Salonu’nda düzenlenen basın toplantısının ardından el sıkışırken. (AP)

Birkaç gün süren çatışmalar, İsrail kuvvetlerinin Sina'nın çoğundan çekilmesine ve sonraki yıllarda ABD'nin aracılık ettiği barış çabalarına yol açtı. Bu çabalar 1978'de Camp David Anlaşmaları’nın ve 1979'da Mısır-İsrail Barış Antlaşması'nın imzalanmasını sağladı.

Mısır, İsrail'le barış anlaşması imzalayan ilk Arap ülkesi oldu. Bu, Arap-İsrail çatışmasının odak noktası olmaya devam ettiği bir bölgede açık bir gelişmedir.

Bazı Araplar, Mısır ile İsrail arasındaki barış anlaşmasının, özellikle de anlaşmanın Mısır'ı tarafsız hale getirmesi ve topraklarını kurtarmak için mücadele eden Filistinlileri, Suriyelileri ve Lübnanlıları kritik bir durumda bırakması nedeniyle, Arapların daha sonraki tüm yenilgilerinin nedeni olduğuna inanıyordu. Aynı zamanda Mısır'ın savaştaki zaferi uluslararası toplumu şaşırttı ve dünyanın her yerindeki Arapları cesaretlendirdi.

İsrail'in askeri üstünlüğüne ilişkin iddialar yalanlandı. Mısır'ın zaferine eşlik eden şokun kökeni, Mısırlıların sahip olduğu teçhizat ile İsraillilerin sahip olduğu teçhizat arasındaki büyük uçurumdan kaynaklanıyordu. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Ekim 2018'de bu farkı eski bir SEAT ile son model bir Mercedes arasındaki yarış olarak tanımladı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Cemal Beyumi: Belgeler, Mısır'ın kendi topraklarını savunma yeteneğini vurguluyor.

Dezenformasyon planları

Mısır Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan dosyalar, Mısır'ın modern tarihinin en önemli olaylarından birini belgelemesi açısından önem taşıyor.

Gaziler, söz konusu belgelerin, Mısır'ın zaferini küçümsemeyi ve İsrail ordusunun savaş sırasındaki performansını abartmayı amaçlayan İsrail propagandasını da çürüttüğünü söylüyor.

Salim şunları söyledi: “Bu belgeler, İsrail'in savaşla ilgili ortaya attığı ve savaşan kişilerin yazdığı birçok iddiayı çürütüyor. Bu, savaşa ilişkin olayları yalan söylemeden ve abartmadan perspektife oturtmak açısından çok önemli.”

İsrail'in savaşla ilgili açıklamalarının çoğu, Mısır'ın bu savaştaki başarılarını küçümsemekte, bazen Mısırlıların 6 Ekim'deki ilk saldırıları dışında önemli bir zafer elde edemediklerini iddia etmektedir. İsrail propagandası, Mısır ordusu için her zaman aşağılayıcı bir yenilgi olarak tanımladığı el-Ğazal Harekâtı’na da odaklanıyor.

vvvdffdv
Kahire'deki 6 Ekim Savaş Panoraması Müzesi'ni ziyaret eden bir çocuk, 1 Ekim 2023. (AFP)

Ancak yakın zamanda gizliliği kaldırılan bu belgeler, aynı harekâtın tamamen farklı bir anlatımını sunuyor. Belgeler aynı zamanda Mısır ordusunun, İsrail operasyonunu sabote etmek için yaptığı çeşitli savaşlara da ışık tutuyor.

Kritik zamanlama

Belgelerin yayınlanması, İsrail'in Mısır sınırından sadece birkaç kilometre uzaktaki güney Gazze'yi işgal etmeyi planladığı ve bu sebeple Mısır ile İsrail arasında yoğun gerilim olduğu bir dönemde gerçekleşti.

İsrail'in işgal planları, Kahire’nin Filistinli mültecilerin Mısır'a doğru beklenen göçüne ilişkin korkuları ışığında büyük endişeyle karşılanıyor. Kahire, İsrail'in Refah'ı işgalinin Mısır'ın güvenliğine tehdit oluşturacağı konusunda Tel Aviv’i uyardı.

vdvbdf
Mısır'ın Gazze sınırı yakınında büyük bir beton duvar inşa ediliyor. (Reuters)

Mısır, Filistin kıyı yerleşim bölgesinde yaşayanların Sina'ya akın etmesini önlemek için Gazze ile olan sınırını güçlendiriyor. Ancak, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki saldırılarından canlarını kurtaran yüzbinlerce Filistinlinin sınıra hücum etmesi halinde, şu anda sınırda alarma geçen Mısır güçlerinin ellerinin kollarının bağlanacağı yönünde korkular var.

Mısır, Gazzeli Filistinlilerin Sina'ya girdikten sonra kalıcı bir varlık oluşturabileceklerinden korkuyor. Kahire'deki gözlemcilerin söylediklerine göre bu durum, akılları Mısır Savunma Bakanlığı'nın yakın zamanda sunduğu belgelerin önemine yöneltiyor. Gözlemciler ayrıca, söz konusu belgelerin herkese Mısır'ın kendi topraklarına yönelik tehditleri uzak tutma konusunda fazlasıyla yetenekli olduğunu hatırlattığını ifade ediyor.

Al Majalla'ye konuşan eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Cemal Beyumi şu ifadeleri kullandı: “Belgeler, Mısır'ın kendi topraklarını savunma yeteneğini vurguluyor. Bu, şu anda son teknoloji silahlara sahip olan Mısır ordusunun, Mısır sınırlarını savunmaya hazır olduğunun güvencesini veriyor.”

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.

 



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.