Mısır, İsrail'le yaşanan gerilimin ortasında Ekim Savaşı belgelerini yayınladı

Belgeler, Mısır ordusunun Sina'yı kurtarma planına dair nadir bir fikir sunuyor.

13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
TT

Mısır, İsrail'le yaşanan gerilimin ortasında Ekim Savaşı belgelerini yayınladı

13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)
13 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'nın doğusundaki Bar Lev Hattı üzerine Mısır bayrağı diken Mısırlı subay ve askerler. (AP)

Amr İmam

Mısır Savunma Bakanlığı, içinde bulunduğumuz Şubat ayının başında 1973'ten bu yana ilk kez Ekim Savaşı'nın dosya ve belgelerini yayınlayarak Mısır ordusunun Mısır topraklarını savunma yeteneğini yakından incelemeye aldı.

Söz konusu dosyaların gizliliğinin kaldırılması, Gazze'deki mevcut savaşın arka planında İsrail ile ilişkilerin aşırı gergin olduğu ve İsrail ordusunun şu anda kuzey ve orta Gazze Şeridi'nden yerinden edilmiş yaklaşık 1,4 milyon Filistinlinin de bulunduğu güney Gazze Şeridi'ndeki Refah şehrini işgal etmeyi planladığı bir döneme denk geldi.

Belgeler, Mısır ordusunun savaştaki çeşitli muharebe planlarına ve Mısır kuvvetlerinin bazı operasyonel risklerle başa çıkmadaki başarısına ilişkin nadir bilgiler içeriyor. İsrail'in 16 Ekim 1973'te Süveyş Kanalı'ndaki İsmailiye'de Mısır ordusunun 2’nci ve 3’üncü Saha Kolordusu arasındaki boşluğu kullanarak başlattığı el-Ğazel Harekâtı olarak bilinen operasyon da buna dahildir.

Belgelerde ayrıca, Mısır ordusunun 1967'de İsrail'in işgal ettiği Sina'yı geri almak için mücadele ettiği, bölgesel siyasi koşullarda sismik değişimlere ve bölgesel düzende büyük değişikliklere neden olan savaş sırasında Arap ülkelerinin Mısır'a sağladığı destek de vurgulanıyor.

Söz konusu belgeler benzersizliğini, çoğunun Sina'yı özgürleştirme yolunda İsrail işgal ordusuna karşı çeşitli savaşlarda Mısır kuvvetlerine liderlik eden subaylar tarafından el yazısıyla yazılmış olmasından alıyor.

Yayınlanan belgelerin yaklaşık yüzde 40'ı savaş sırasında Mısır ordusu komutanları tarafından el yazısıyla yazılmış.

50 yıl sonra

Ekim 1973'te İsrail'e karşı yürütülen savaşa kadar uzanan binlerce orijinal dosyanın gizliliğinin kaldırılmasının, geçtiğimiz yılın Ekim ayında savaşın 50’nci yıldönümüne denk getirilmesi planlanıyordu.

Mısır Savunma Bakanlığı, belgelerin yayına hazırlanması amacıyla incelenmeleri üzere geçtiğimiz Ağustos ayında gazilerden oluşan bir komite kurdu.

Gazilerin dosyalar üzerindeki incelemelerini Ekim ayına kadar bitirmeleri gerekiyordu. Komite üyelerinden birine göre, söz konusu komitenin misyonu, incelenmek üzere masadaki binlerce belgenin, Mısır Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanmadan önce Mısır ordusu hakkında herhangi bir gizli veya hassas bilgi içermediğinden emin olmaktı.

Ekim Savaşı gazisi ve komite üyesi Tümgeneral Nasır Salim, Al Majalla'ya şunları söyledi: “Dosyaları inceleme görevi hiç de kolay olmadı. Çünkü orduyla ilgili herhangi bir hassas bilgiyi yayınlamadığımızdan emin olmak için her belgeyi ayrı ayrı incelemek zorunda kaldık. Önümüzdeki dosyaların miktarı her anlamda bir zorluk teşkil ediyordu.”

Mısır Savunma Bakanlığı belgeleri internet sitesinde ‘Ekim Savaşı Belgeleri: Savaşın Sırları - Stratejik ve Askeri Planlama’ başlığı altında yayınladı.

fdvdvf
Fotoğraf: Majalla

Yayınlanan belgelerin yaklaşık yüzde 40'ı savaş sırasında Mısır ordusu komutanları tarafından el yazısıyla yazılmıştı.

Belgeler, Mısır ordusunun, Mısırlıların Süveyş Kanalı’nı geçip Sina'ya girmesini engellemek için İsrail tarafından Süveyş Kanalı'nın doğu yakası boyunca inşa edilen Bar Lev Hattı’nı yok etmesi de dahil olmak üzere, savaştaki önemli dönüm noktalarını kapsıyor.

Belgelerden biri 22 Nisan 1973 tarihli ve Deniz Harekât Şefi’ne hitaben yazılmış. Söz konusu belge, Süveyş Körfezi'nin doğu yakasında Granit 2 Operasyonu olarak bilinen operasyonda savaşan birliklere gerekli korumanın sağlanması yönündeki önceki talebe atıfta bulunuyor.

Başka bir belgede, ordu güçlerinin el-Ğazel Harekâtı’na yanıt olarak 26 Ekim 1973'te başlattığı saldırı olan Çin Çiftliği Savaşı'ndan bahsediliyor. Belgelerde ayrıca onlarca harita, yüzlerce mektup ve Mısır ordusunun çeşitli liderleri ve subayları arasındaki iletişimlerin kopyaları da yer alıyor. Belgeler, Ekim Savaşı öncesi ve sırasında Mısır ve Suriye orduları arasındaki koordinasyon da dahil olmak üzere, savaş sırasında geniş bir yelpazedeki gelişmeleri tüm ayrıntılarıyla kapsıyor.

Mısır, İsrail'le barış anlaşması imzalayan ilk Arap ülkesi oldu. Bu, Arap-İsrail çatışmasının odak noktası olmaya devam ettiği bir bölgede açık bir gelişmedir.

Geniş kapsamlı saldırı

Sina'yı İsrail işgalinden kurtarmaya yönelik 1973 saldırısının Mısır, bölge ve Arap-İsrail çatışması üzerinde büyük etkisi oldu. Mısırlıların saldırıyı başlatmadan önce kullandıkları aldatmacanın büyüklüğü göz önüne alındığında, saldırı İsrailliler için bir sürprizdi.

Mısır ordu liderliği, Yahudilikte yılın en kutsal günü olan Yom Kippur'da İsrail ordusunun işgal altındaki Sina'daki mevzilerine bir dizi sürpriz hava saldırısı gerçekleştirdi.

Bu aynı zamanda Mısırlıların oruç tuttuğu ve savaşma ihtimalinin en düşük olduğu Ramazan Ayı’ydı. Mısırlılar ayrıca güpegündüz saldırıyı tercih etti ve bu da İsrail kuvvetlerinin kafasını tamamen karıştırdı. Mısır ordusunun saldırının ilk saatlerinde elde ettiği zaferler, İsraillileri ABD'nin yardımına koşmaya yöneltti.

dsvedf
Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat (solda), İsrail Başbakanı Menahem Begin (sağda) ve ABD Başkanı Jimmy Carter (ortada), 17 Eylül 1978'de Beyaz Saray'ın Doğu Salonu’nda düzenlenen basın toplantısının ardından el sıkışırken. (AP)

Birkaç gün süren çatışmalar, İsrail kuvvetlerinin Sina'nın çoğundan çekilmesine ve sonraki yıllarda ABD'nin aracılık ettiği barış çabalarına yol açtı. Bu çabalar 1978'de Camp David Anlaşmaları’nın ve 1979'da Mısır-İsrail Barış Antlaşması'nın imzalanmasını sağladı.

Mısır, İsrail'le barış anlaşması imzalayan ilk Arap ülkesi oldu. Bu, Arap-İsrail çatışmasının odak noktası olmaya devam ettiği bir bölgede açık bir gelişmedir.

Bazı Araplar, Mısır ile İsrail arasındaki barış anlaşmasının, özellikle de anlaşmanın Mısır'ı tarafsız hale getirmesi ve topraklarını kurtarmak için mücadele eden Filistinlileri, Suriyelileri ve Lübnanlıları kritik bir durumda bırakması nedeniyle, Arapların daha sonraki tüm yenilgilerinin nedeni olduğuna inanıyordu. Aynı zamanda Mısır'ın savaştaki zaferi uluslararası toplumu şaşırttı ve dünyanın her yerindeki Arapları cesaretlendirdi.

İsrail'in askeri üstünlüğüne ilişkin iddialar yalanlandı. Mısır'ın zaferine eşlik eden şokun kökeni, Mısırlıların sahip olduğu teçhizat ile İsraillilerin sahip olduğu teçhizat arasındaki büyük uçurumdan kaynaklanıyordu. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Ekim 2018'de bu farkı eski bir SEAT ile son model bir Mercedes arasındaki yarış olarak tanımladı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Cemal Beyumi: Belgeler, Mısır'ın kendi topraklarını savunma yeteneğini vurguluyor.

Dezenformasyon planları

Mısır Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan dosyalar, Mısır'ın modern tarihinin en önemli olaylarından birini belgelemesi açısından önem taşıyor.

Gaziler, söz konusu belgelerin, Mısır'ın zaferini küçümsemeyi ve İsrail ordusunun savaş sırasındaki performansını abartmayı amaçlayan İsrail propagandasını da çürüttüğünü söylüyor.

Salim şunları söyledi: “Bu belgeler, İsrail'in savaşla ilgili ortaya attığı ve savaşan kişilerin yazdığı birçok iddiayı çürütüyor. Bu, savaşa ilişkin olayları yalan söylemeden ve abartmadan perspektife oturtmak açısından çok önemli.”

İsrail'in savaşla ilgili açıklamalarının çoğu, Mısır'ın bu savaştaki başarılarını küçümsemekte, bazen Mısırlıların 6 Ekim'deki ilk saldırıları dışında önemli bir zafer elde edemediklerini iddia etmektedir. İsrail propagandası, Mısır ordusu için her zaman aşağılayıcı bir yenilgi olarak tanımladığı el-Ğazal Harekâtı’na da odaklanıyor.

vvvdffdv
Kahire'deki 6 Ekim Savaş Panoraması Müzesi'ni ziyaret eden bir çocuk, 1 Ekim 2023. (AFP)

Ancak yakın zamanda gizliliği kaldırılan bu belgeler, aynı harekâtın tamamen farklı bir anlatımını sunuyor. Belgeler aynı zamanda Mısır ordusunun, İsrail operasyonunu sabote etmek için yaptığı çeşitli savaşlara da ışık tutuyor.

Kritik zamanlama

Belgelerin yayınlanması, İsrail'in Mısır sınırından sadece birkaç kilometre uzaktaki güney Gazze'yi işgal etmeyi planladığı ve bu sebeple Mısır ile İsrail arasında yoğun gerilim olduğu bir dönemde gerçekleşti.

İsrail'in işgal planları, Kahire’nin Filistinli mültecilerin Mısır'a doğru beklenen göçüne ilişkin korkuları ışığında büyük endişeyle karşılanıyor. Kahire, İsrail'in Refah'ı işgalinin Mısır'ın güvenliğine tehdit oluşturacağı konusunda Tel Aviv’i uyardı.

vdvbdf
Mısır'ın Gazze sınırı yakınında büyük bir beton duvar inşa ediliyor. (Reuters)

Mısır, Filistin kıyı yerleşim bölgesinde yaşayanların Sina'ya akın etmesini önlemek için Gazze ile olan sınırını güçlendiriyor. Ancak, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki saldırılarından canlarını kurtaran yüzbinlerce Filistinlinin sınıra hücum etmesi halinde, şu anda sınırda alarma geçen Mısır güçlerinin ellerinin kollarının bağlanacağı yönünde korkular var.

Mısır, Gazzeli Filistinlilerin Sina'ya girdikten sonra kalıcı bir varlık oluşturabileceklerinden korkuyor. Kahire'deki gözlemcilerin söylediklerine göre bu durum, akılları Mısır Savunma Bakanlığı'nın yakın zamanda sunduğu belgelerin önemine yöneltiyor. Gözlemciler ayrıca, söz konusu belgelerin herkese Mısır'ın kendi topraklarına yönelik tehditleri uzak tutma konusunda fazlasıyla yetenekli olduğunu hatırlattığını ifade ediyor.

Al Majalla'ye konuşan eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Cemal Beyumi şu ifadeleri kullandı: “Belgeler, Mısır'ın kendi topraklarını savunma yeteneğini vurguluyor. Bu, şu anda son teknoloji silahlara sahip olan Mısır ordusunun, Mısır sınırlarını savunmaya hazır olduğunun güvencesini veriyor.”

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.

 



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.