Lübnan yeni bir felaketle karşı karşıya; Beyrut Limanı'nda yüzlerce konteyner istifli halde

Buhsali, Tarım Bakanlığına ait konteyner sayısının 180 olduğunu, bunlar arasında balık, et ve diğer malzemelerin bulunduğunu açıkladı / Fotoğraf: AFP
Buhsali, Tarım Bakanlığına ait konteyner sayısının 180 olduğunu, bunlar arasında balık, et ve diğer malzemelerin bulunduğunu açıkladı / Fotoğraf: AFP
TT

Lübnan yeni bir felaketle karşı karşıya; Beyrut Limanı'nda yüzlerce konteyner istifli halde

Buhsali, Tarım Bakanlığına ait konteyner sayısının 180 olduğunu, bunlar arasında balık, et ve diğer malzemelerin bulunduğunu açıkladı / Fotoğraf: AFP
Buhsali, Tarım Bakanlığına ait konteyner sayısının 180 olduğunu, bunlar arasında balık, et ve diğer malzemelerin bulunduğunu açıkladı / Fotoğraf: AFP

Josiane Rahme

Lübnanlılar, Lübnan'da her şeyin neredeyse durma noktasına geldiğini söylüyor.

Farklı sektörleri kapsayan çok sayıda resmi kurum, ekonomik durum kötüleşirken çalışanlarının bir dizi grevine tanık oluyor.

Bu da tüm devleti, kamu hizmetlerini ve özellikle vatandaşların günlük işlerini doğrudan etkiliyor. 
 

Buhsali, limandaki durumu felaket olarak nitelendirdi / Fotoğraf: AFP
Buhsali, limandaki durumu felaket olarak nitelendirdi / Fotoğraf: AFP

Tehlike çanları

Lübnan'daki Gıda İthalatçıları Sendikası Başkanı Hani Buhsali, ekonomi, ticaret ve tarım bakanlıklarındaki işçilerin greve gitmesinin bir hafta ardından tehlike çanlarının çalmaya başladığını belirtti.

Grev neticesinde, gıda başta olmak üzere ilave mal ihtiyacının arttığı ramazan ayının yaklaşmasıyla Beyrut Limanı'nda mal birikmesi kaydedildi. 

Felaket

Independent Arabia'ya konuşan Buhsali, durumun felaket boyutuna ulaştığını dile getirdi.

Gözden geçirilmesi ve denetlenmesi gereken konteyner sayısı 580 konteynere ulaşmış iken bunların denetlenmesi için en az 10 gün gerekiyor.

Her gün 200 ila 300 arasında yeni konteynerin ulaşması ise sorunun her geçen gün daha da kötüleştiği anlamına geliyor.

İyi durum

Örneğin tarım bakanlığına ait konteyner sayısının 180 olduğunu, bunlar arasında balık, et ve diğer malzemelerin yer aldığını belirten Buhsali, gıda malzemelerinin bulunduğu ekonomi bakanlığına ait 183 konteynerin bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı zamanda limandaki malların iyi durumda olduğu, pazarlara götürülmeden önce bozulma endişesinin bulunmadığı konusunda güvence veriliyor.

"Mal kaybetme korkusu yok"

Buhsali, "Ekonomi ve tarım bakanlıklarında grev yapan 10'a yakın çalışan var. Gözlemci sıfatındaki bu çalışanların inceleme gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bu konteynerlerin limanda tutulması, tüccarların maliyetinin artması, dolayısıyla piyasadaki fiyatların artması anlamına geliyor. Peki bu artışı vatandaştan başka kim karşılayacak? Bugün itibariyle Cumartesi gününe dek sorun çözülmezse, incelenmesi gereken bin 200'den fazla konteynerimiz olacak. Lübnan pazarında mal kaybetme korkusu yok. Malların limandan çıkarılması sürecinin durdurulması, uzun sürdüğü taktirde pazarlarda mal kıtlığına yol açacak" açıklamalarında bulundu. 

Konteyner istifleme işlemi 

Kamu sektörünün ve devlet çalışanlarının taleplerinin geçerliliğine vurgu yapan Buhsali, Beyrut Limanı'nda yaşananların, vatandaşların günlük yaşamları ve gıdalarıyla doğrudan ilgili olduğu göz önüne alındığında, hastanelerde veya benzin istasyonlarında yaşanabilecek herhangi bir sorundan daha az önemli olmayan bir felaket olduğu uyarısında bulundu.

Beyrut Limanı Genel Müdürü Ömer İtani, konteynerlerin istiflenmesinin liman çalışanlarının grevinden değil, ilgili bakanlıkların tarım ve ekonomi gibi daire çalışanlarının grevinden kaynaklandığını açıkladı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.