Gazze’de İsrail tankları yerinden edilenleri paletleri altında ezerken, İsrail Ordu Sözcüsü Hagari açıkladı: Araştırıyoruz

Ailelerin tanıklıklarına ve Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med Monitor) tarafından belgelenen korkunç gerçeklere göre İsrail tankları çoğunlukla Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yerinden edilenleri eziyor

Euro-Med Monitor, İsrail tanklarının yaklaşık bin Filistinliyi ezdiğini tahmin ediyor (AFP)
Euro-Med Monitor, İsrail tanklarının yaklaşık bin Filistinliyi ezdiğini tahmin ediyor (AFP)
TT

Gazze’de İsrail tankları yerinden edilenleri paletleri altında ezerken, İsrail Ordu Sözcüsü Hagari açıkladı: Araştırıyoruz

Euro-Med Monitor, İsrail tanklarının yaklaşık bin Filistinliyi ezdiğini tahmin ediyor (AFP)
Euro-Med Monitor, İsrail tanklarının yaklaşık bin Filistinliyi ezdiğini tahmin ediyor (AFP)

Muhammed, karısının erkek kardeşinin İsrail tanklarının paletleri altında ezildiğine tanık olurken, İsrail Ordu Sözcüsü Hagari, “Askerlerimiz en yüksek ahlaka sahiptir” açıklamasında bulundu.

Ahmed, Gazze şehrinin doğusundaki ez-Zeytun Mahallesi'ne saldıran İsrail ordusunun askeri araçlarına karşı evinde saklanıyordu. Merkava model tankın hızla genç bir adama doğru ilerlediğini ve genç adamın üzerinden birkaç kez geçtiğini gördü. Gördüğü manzara karşısında şoka giren Ahmed, birkaç saniye olduğu yerde donup kaldı. Daha sonra başka bir odaya gitti ve İsrail askerlerinin o gence yaptıklarının aynısını kendisine de yapacağı korkusuyla bir yatağın altına saklandı. Bu belki de bilinçaltının baskısıyla gösterdiği tepkiydi.

Tank paletleriyle üzerinden geçmeden önce

The Independent Arabia'ya konuşan Ahmed, İsrail tanklarının paletleri altında ezilerek öldürülen gencin önce İsrail askerleri tarafından ez-Zeytun Mahallesi’nin ortasında açtığı bir çukurda alıkonulduğunu söyledi. İsrail askerlerinin yakaladıkları kişileri bu çukurlarda tutuklarını ve sorguladıklarını belirten Ahmed, “Genç adamın kelepçeli halde çukurdan çıkarıldığını ve ağır silahlarla donatılmış iki askerin onunla birlikte yürüdüğünü gördüm. Sonra genç adam cadde ortasında asfaltta tek başına bırakıldı ve askerler uzaklaştı. Uzaktan bir tank, hızla genç adama doğru yaklaşmaya başladı ve canlı canlı üzerinden geçti” şeklinde konuştu.

Olaya tanık olan Ahmed, İsrail askerlerinin öldürme kastıyla tankla gencin üzerinden geçtiklerini ve gencin cesedinin cadde kenarındaki kumda değil, asfaltta olduğunu söyledi. Bu tanıklık, İsrail askerlerinin genci kasıtlı olarak ezdiklerini doğruluyor.

Öte yandan Ahmed, ilki odasından cep telefonuyla uzaktan çektiği fotoğrafla, ikincisi, İsrail askerlerinin ez-Zeytun Mahallesi’nden çekilmesinden sonra caddeye inip cesedi ve cesedin üzerindeki tank paletlerinin izlerini fotoğraflayarak olmak üzere olayı iki kez belgeledi.

Aynı bölgede iki ceset daha bulundu

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan ez-Zeytun Mahallesi’nden çekilmesinin ardından tanık olduğu korkunç olay nedeniyle geceleri sık sık kabuslar olarak görmesi üzerine, Ahmed bölgeyi terk ederek güneye kaçtı.

Ahmed'in analattığına göre bir grup arkadaşıyla birlikte olay mahallinde araştırma yaptıklarında İsrail tankları tarafından ezilmiş iki ceset daha buldular. Bir cesedin aile üyelerinden birine ait olduğunu söyleyen Ahmed, ikinci cesedin kimliğini ise tankların ezmesi sonucu yüz hatlarının tamamen bozulmasından dolayı belirleyemediklerini söyledi.

Ahmed'in İsrail askerlerinin tank paletleriyle Gazzelilerin canlı canlı üzerlerinden geçtiğine dair tanıklığı ilk kez karşılaşılan bir olay değil. Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında bu tür olaylara dair birçok tanıklık aktarılırken halen tekrarlanmaya devam ediyor.

Ahmed'in tanık olduğu Gazzeli gencin tank paletleri altında ezilmesi olayına ait görüntüler İsrail askerleri tarafından sosyal medya platformu Telegram'da kutlama ve tebriklerle yayınlandı.

Kemal Advan Hastanesi avlusunda yaşanan bir başka olay

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan habere göre Gazzeli Hilal el-Magusi'nin tanık olduğu Kemal Adwan Hastanesi avlusunda yaşanan bir başka olayda, İsrail tank ve buldozerleri hiçbir uyarıda bulunmadan, hastaneye sığınan yerinden edilenlerin kurduğu onlarca çadırın bulunduğu hastane avlusuna baskın düzenledi.

İsrail tanklarının ve buldozerlerinin gece geç saatlerde hastane avlusuna girdiğini söylen Hilal, “İsrail tankları ve buldozerleri yerinden edilenlerin kaldığı çadırların üzerinden geçti. Çadırlarda kalan yerinden edilmiş insanların bir kısmı ezilerek can verirken, bazıları yaralandı, bazıları da uzuvlarını kaybetti. Hastaneye yapılan baskın sırasında üzerime gelen buldozerin altında kalmaktan mucizevi bir şekilde kurtuldum. Hızla hastane binalarına doğru kaçtım. O gün aynı araç çocuğumu paletleri altına aldı” ifadelerini kullandı.

İsrail askerleri Gazzelileri paletli araçlarla ilk kez Kemal Advan Hastanesi'nde ezmeye başladılar. Geçtiğimiz 16 Aralık'ta meydana gelen olayda, doktorlar, İsrail askerlerinin gerçekleştirdiği korkunç olayı belgeledi. Herkesi şoke eden videolarda, yaşlıların ve engellilerin İsrail askerleri tarafından kullanılan tankların ve buldozerlerinin altında kaldıkları görüldü.

Tanklar ansızın ortaya çıkıp eziyor

İsrail ordusu, geçtiğimiz günlerde Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun şehrinin merkezinde çadırda yaşayan Muhammed Ebu Udeh'in ailesine ani bir baskın düzenledi. Bir İsrail tankı, ailenin küçük sığınağına saldırdı. Ancak baba Muhammed Ebu Udeh tankın palet sesini duydu ve tankın altında ezilmeden ailesiyle birlikte çadırdan kaçmayı başardı.

Baba Muhammed Ebu Udeh, olayı şöyle anlattı:

“Tank paletlerinin sesini duydum ve çadırdan hemen kaçtık. Eşimin kardeşi Rasim oyalandığı için tank paletlerinin altında kaldı. Onu, kafası hariç tüm vücudu ezilmiş halde gördüm.”

Küçük tanık

İsrail tanklarının ve buldozerlerinin altında kalmaktan son anda kurtulanların anlattığı en zor kaçış hikayelerinden birini Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrinde Gannem ailesi yaşadı. Ailenin uyuduğu sırada gerçekleşen olayda, ailenin babası, annesi ve bir kız çocuğu öldü, üç çocuk kurtuldu.

Kurtulan kardeşlerden Umniye isimli küçük yaştaki kız çocuğu olayı şöyle anlattı:

“Asbestten yapılmış küçük bir evde yaşıyorduk. Biz uyurken bir tank gelip evi yıktı ve babamın, annemin ve kız kardeşimin üzerinden geçti. Gözüme bir şarapnel parçası isabet etti. Görme yetimi neredeyse tamamen kaybetmiş durumdayım.”

Tankın onları ezerek öldürmeye geldiğini söyleyen Umniye, “Tankın bir yandan evimizi yok ederken, diğer yandan üç kez annemin ve kız kardeşimin üzerinden geçip onları öldürdüğünü gördüm. Hala olayın etkisindeyim. Kardeşlerimin ellerini tuttum ve kendimizi mucizevi bir şekilde dışarı attık” ifadelerini kullandı.

İsrail: Araştırıyoruz

İsrail tanklarının Gazzelileri ezdiği olayların peşine düşen Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü (Euro-Med Monitor) Sözcüsü Muhammad Şehade, “Gazzelilerin İsrail tankları tarafından ezildiğine ilişkin görgü tanıklarının korkunç ifadelerini duyduk. İsrail tanklarının yaklaşık bin Filistinliyi ezdiğini tahmin ediyoruz. Bu olayların çoğu Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, özellikle de yerinden edilenlerin güvenli geçiş rotası olarak kullandığı er-Raşid Sahil Yolu üzerinde meydana geldi” diye konuştu.

Şehade, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tank paletleri altında ezerek işlenen cinayetler, İsrail ordusunun Gazze halkının insanlığını ve onurunu hiçe sayarak kullandığı vahşi yöntemlerden sadece biri. İsrail askerleri tüm bu ihlalleri, Filistinlileri insan olarak görmemeleri nedeniyle gerçekleştiriyor.”

Buna karşın her zaman ‘silahlarının temiz olduğunu’ söyleyen İsrail’e gelince, İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, söz konusu olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, “Bunu araştırıp ilgileneceğiz. Ancak bunun sonucunda sadece askerlerimizin en yüksek ahlaka sahip olduğu ve yasadışı hiçbir ihlal yapmadığı teyit edilebilir. Savaşın şiddetine rağmen biz her zaman savaş hukukuna uyuyoruz” dedi.



İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
TT

İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee bugün yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden önceki 24 saat içinde yoğun hava saldırıları düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada, Hizbullah’a ait yüzlerce unsur ve altyapının hedef alındığı belirtildi.

Adraee X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, saldırılarda 150’den fazla örgüt mensubunun öldürüldüğünü ve operasyonun başlangıcından bu yana ölen Hizbullah mensubu sayısının bin 800’ü aştığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca, Lübnan’ın farklı bölgelerinde füze rampaları, komuta merkezleri ve silah depoları dahil olmak üzere yaklaşık 300 askeri altyapı unsurunun hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamaya göre, öldürülenler arasında Hizbullah’ın Bint Cubeyl bölgesi komutanı Ali Rıza Abbas ile örgütte görev yapan diğer bazı komutanlar da yer aldı.

Adraee, Bint Cubeyl bölgesinin Hizbullah için en önemli cephe hatlarından biri olduğunu belirterek, Abbas’ın İsrail ordusuna karşı yürütülen çatışmalarda bu bölgeyi yönettiğini ve yıllar boyunca İsrail ile İsrail ordusuna yönelik çeşitli planların hazırlanması ve uygulanmasında rol aldığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca Abbas’ın, operasyonların başlangıcından bu yana aynı bölgede öldürülen dördüncü komutan olduğu kaydedildi.

Güneyde bir yol ve köprü yeniden trafiğe açıldı

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle güneyde kapatılan bir yol ve köprünün yeniden açıldığını duyurdu. Açıklama, Hizbullah ile İsrail arasında devam eden 10 günlük ateşkes sürecinde geldi.

Açıklamada, el-Hardali-Nebatiye yolunun tamamen, Burc Rahhal-Sur Köprüsü’nün ise kısmen yeniden ulaşıma açıldığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre hasarın İsrail saldırılarından kaynaklandığı ifade edildi.

Lübnan ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler önce yaptığı açıklamada, İsrail’in Litani Nehri üzerindeki köprülere düzenlediği saldırıların, İsrail’in yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde yer alan nehrin güneyindeki bölgeleri ülkenin geri kalanından izole ettiğini bildirmişti. Açıklamada, daha önce de bazı köprülerin yıkıldığı hatırlatıldı.

Lübnan ordusu ve yerel yetkililerin, ateşkesin ilk saatlerinden itibaren İsrail saldırıları nedeniyle kapanan yolların yeniden açılması için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

El-Kasımiyye Köprüsü’nün cuma sabahı yeniden açılması, güneydeki yerleşimlerine dönerek evlerini kontrol etmek isteyen bazı yerinden edilmiş kişilere imkân sağladı. Ancak ateşkese duyulan güvensizlik nedeniyle çok sayıda kişinin geri dönüş konusunda tereddüt yaşadığı belirtildi.

AFP muhabiri dün Sayda’da Beyrut yönüne doğru yoğun trafik gözlemledi. Kısa süreliğine güney bölgelerine giden yerinden edilmiş kişilerin, başkentte kaldıkları barınak ve konutlara geri döndüğü aktarıldı.

frb
Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği ilk gün, Sayda şehrinden geçerek Güney Lübnan’a doğru ilerleyen araçlar (AFP)

Hizbullah yetkililerinden Mahmud Kamati dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ‘her an ihanet edebileceğini’ ve mevcut durumun yalnızca geçici bir ateşkes olduğunu söyledi.

Kamati, yerinden edilmiş kişilere seslenerek, “Tam güvenlik sağlanana kadar sığındığınız yerleri terk etmeyin” çağrısında bulundu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail ordusunun aynı gün Bint Cubeyl kentinde yeniden yıkım operasyonları gerçekleştirdiğini bildirdi.

İsrail ordusu ise daha önce yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sınıra benzer şekilde Lübnan’ın güneyinde ‘sarı hat’ adı verilen bir ayrım çizgisi oluşturduğunu duyurdu. Açıklamada, bu hattın yakınında Hizbullah mensuplarının öldürüldüğü ifade edildi.

dvfvf
Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’da yaşanan trafik sıkışıklığı (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ateşkesin ilan edilmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in Güney Lübnan topraklarında 10 kilometre derinliğinde bir bölgede askeri varlığını sürdüreceğini belirtti.

Yetkililerin verilerine göre, altı haftayı aşan çatışmalar sonucunda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi ise yerinden edildi. Özellikle Beyrut banliyöleri ve Lübnan’ın güney bölgeleri, Hizbullah’ın güçlü olduğu alanlar arasında yer alması nedeniyle en çok etkilenen yerler oldu.


Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.


Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
TT

Kudüs Gücü Komutanı, savaşın etkilerini görüşmek üzere Bağdat’ta

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, Ortadoğu’daki savaşın yansımalarını görüşmek ve Tahran’a bağlı silahlı grupların liderleri ile temaslarda bulunmak üzere Bağdat’ı ziyaret etti. Iraklı bir yetkili dün AFP’ye yaptığı açıklamada ziyareti doğruladı.

Kaani’nin ayrıca, Nuri el-Maliki’nin yeniden göreve gelme ihtimalinin zayıflamasının ardından, Irak’ta başbakan adayının belirlenmesi sürecinde yaşanan ‘siyasi tıkanıklık krizini’ de ele alacağı belirtildi.

Söz konusu ziyaret, İran ile ABD-İsrail arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren ve iki hafta sürmesi öngörülen ateşkesin ardından Kaani’nin kamuoyuna yansıyan ilk yurt dışı ziyareti oldu.

Bağdat yönetimi, uzun süredir dış politikasında etkili olan iki rakip güç (İran ile ABD) arasında denge kurmaya çalışıyor.

40 günden uzun süren savaşın etkilerinden Irak da kaçınamadı. Bu süreçte, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) ve İran’a yakın silahlı gruplara ait noktalar, ABD ve İsrail’e atfedilen saldırıların hedefi oldu. Buna karşılık, ABD çıkarları Iraklı grupların üstlendiği saldırılarla hedef alınırken, Tahran da ülkenin kuzeyinde İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik operasyonlar düzenledi.

Kaani’nin, Bağdat’ta ‘siyasi güçlerin liderleri ve bazı silahlı grup komutanlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirmeye başladığı’ bildirildi. Üst düzey bir Iraklı yetkili, temaslarda ‘bölgesel gerilimin düşürülmesi ve bunun Irak’a yansımalarının’ ele alındığını aktardı.

Yetkili, İran heyetinin ayrıca ‘Irak içinde Tahran’a yakın gruplar arasında tutum birliği sağlanması ve durumun Irak ile bölgede güvenlik açısından tırmanmaya sürüklenmemesini garanti altına alma’ hedefi taşıdığını ifade etti.

Ziyaret, İran’a yakın etkili bir silahlı gruptan bir kaynak ile Koordinasyon Çerçevesi’ne yakın iki kaynak tarafından da doğrulandı. Söz konusu ittifak, parlamentodaki en büyük blok konumunda bulunuyor ve Tahran’a yakın Şii partilerden oluşuyor.

Kaani, DMO bünyesinde dış operasyonlardan sorumlu Kudüs Gücü’nün başında bulunuyor. Kaani, görevi devraldığı Kasım Süleymani’nin Ocak 2020’de Bağdat Havalimanı yakınlarında ABD saldırısında öldürülmesinin ardından Irak’a birçok kez ziyaret gerçekleştirdi. Ancak bu tür ziyaretler nadiren kamuoyuna açıklanıyor.

Iraklı yetkili, mevcut ziyaretin aynı zamanda ‘Iraklı taraflar arasında uzlaşı sürecini desteklemeye ve görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik yoğun İran diplomatik trafiğinin bir parçası’ olduğunu, özellikle hükümetin kurulması ve güç dengeleri konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtti.

Koordinasyon Çerçevesi, ocak ayında Nuri el-Maliki’yi, seçimlerin ardından başbakanlık için Muhammed Şiya es-Sudani’nin yerine aday göstermişti. Ancak ABD’nin Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Bağdat yönetimine desteği kesme tehdidinde bulunması, Irak siyasetinde belirsizliğe yol açtı.

Iraklı siyasi kaynaklar, pazartesi günü AFP’ye yaptıkları açıklamada, Maliki’nin 2006-2014 yılları arasında iki dönem yürüttüğü başbakanlık görevine geri dönme ihtimalinin zayıfladığını belirtti.

Irak parlamentosu, 11 Nisan’da Nizar Amidi’yi cumhurbaşkanı olarak seçti. Anayasaya göre Amidi’nin, seçilmesinden itibaren 15 gün içinde parlamentodaki en büyük blok tarafından gösterilen adayı hükümeti kurmakla görevlendirmesi gerekiyor.