Cezayir Cumhurbaşkanı ‘Eylül sonu-Ekim başında’ Fransa’ya resmi bir ziyarette bulunacak

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun 30 Mart 2022’de başkent Cezayir’de bir toplantı sırasında (Reuters)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun 30 Mart 2022’de başkent Cezayir’de bir toplantı sırasında (Reuters)
TT

Cezayir Cumhurbaşkanı ‘Eylül sonu-Ekim başında’ Fransa’ya resmi bir ziyarette bulunacak

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun 30 Mart 2022’de başkent Cezayir’de bir toplantı sırasında (Reuters)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun 30 Mart 2022’de başkent Cezayir’de bir toplantı sırasında (Reuters)

Elysee Sarayı, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ile Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron arasındaki telefon görüşmesinin ardından, Tebbun’un ‘Eylül sonu-Ekim başında’ Fransa’ya resmi bir ziyarette bulunacağını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasında defalarca ertelenen bu ziyaretin, bu dönemde ‘belirlenecek bir tarihte’ gerçekleşeceği belirtildi.

Kaynaklara göre ziyaret, başlangıçta Mayıs 2023’ün başı olarak planlanmıştı.

Ancak Cezayirlilerin, Fransa’da tartışmalı emeklilik yasası reformunu protesto eden 1 Mayıs gösterilerinin ziyareti olumsuz etkileyeceği korkusu nedeniyle aynı yılın Haziran ayına ertelendi.

Tebbun, o zamandan beri bir dizi diplomatik krizin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesini sağlamlaştırmayı amaçlayan ziyareti onaylamadı.

Öte yandan Tebbun’un Rusya’ya resmi bir ziyarette bulunması, Paris’in memnun olmadığı bir hareketti.

Cezayir, Aralık ayında cumhurbaşkanının ziyareti için koşulların hala mevcut olmadığını bildirdi.

Ayrıca hafıza (Fransız sömürgeciliği dönemine yönelik tarihi belgeler), ekonomik işbirliği ve Cezayir çölünde Fransız nükleer testleri de dahil olmak üzere önceden çözülmesi gereken beş soruna dikkati çekti.

Elysee tarafından dün yapılan açıklamada, Macron’un Ağustos 2022’de Cezayir’e yaptığı ziyarette, Cezayir deklarasyonunun ardından Fransa ile Cezayir arasında yenilenen ortaklığın derinleştirilmesi konusunu görüştüğü ifade edildi.

Yenilenen bu ortaklığın, ekonomik, tarımsal, eğitim, kültür ve enerji düzeylerinin yanı sıra karşılıklı insan hareketi düzeyinde gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

Söz konusu açıklamada, “İki lider, hafıza sorunlarına ilişkin olarak, profesörler Muhammed Lahcen Zeghidi ve Benjamin Stora’nın başkanlık ettiği ve Nisan ayında tekrar toplanacak olan Fransız-Cezayir Ortak Tarihçi Komisyonu’nun son dönemde kaydettiği ilerlemeyi memnuniyetle karşıladı” denildi.

Açıklamada, Tebbun ve Macron’un, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) özellikle Ortadoğu’daki çatışmalarla ilgili bölgesel sorunlar ve işbirliğini tartıştıkları da ifade edildi.

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, Kasım ayında Cezayir’e gitti ve Tebbun tarafından kabul edildi.

Görüşmede, özellikle organize suçla mücadele, göç ve Ortadoğu’daki krizin yansımaları ele alındı.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.