Maliki'den Sadr'a Irak seçimleriyle ilgili gizli mesajlar

Eski Başbakan Nuri el-Maliki erken seçim ihtimaline açık.

Mukteda es-Sadr (arşiv)
Mukteda es-Sadr (arşiv)
TT

Maliki'den Sadr'a Irak seçimleriyle ilgili gizli mesajlar

Mukteda es-Sadr (arşiv)
Mukteda es-Sadr (arşiv)

Beş Şii kaynak, eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr'a ‘gizli aracılar vasıtasıyla mesajlar ilettiğini’ ve Sadr'ın yaklaşan parlamento seçimleri yoluyla siyasi sürece geri dönmesini, gerekirse erken seçim konusunun da görüşülmesini istediğini söyledi.

Kaynaklar Maliki'nin ‘Sadr Hareketi’yle iletişimi başlatan kişi olduğu ve son iki hafta içinde Sadr'a bağlı isimlerle bir araya gelerek, seçimlere ilişkin vizyonunu ve yasada yapmayı planladığı değişiklikleri anlattığı’ konusunda hemfikir.

Mukteda es-Sadr, Ocak 2022'de Hadi el-Amiri'nin evinde yaptıkları son görüşmede Nuri el-Maliki ile el sıkışmaktan kaçındı. (X)
Mukteda es-Sadr, Ocak 2022'de Hadi el-Amiri'nin evinde yaptıkları son görüşmede Nuri el-Maliki ile el sıkışmaktan kaçındı. (X)

Şarku'l Avsat'ın cumartesi günü yayınladığı bir rapor, Maliki'nin, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin bir sonraki parlamentodaki şansını azaltmayı amaçlayan değişiklikler içeren yeni bir seçim yasası hazırladığını ortaya çıkardı.

Kaynaklara göre Maliki'nin değişiklikleri, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ağırlıklarını önceden belirlemek ve Şii bir müttefikin daha fazla sandalye kazanmasını önlemek için tasarlandı.

“Erken seçim bile mümkün”

Beş Şii kaynağa göre Sadr'la iletişim kurmaya çalışan tek Şii taraf Maliki değil. Ammar el-Hekim ve Hadi el-Amiri gibi liderler de Sadr'dan ‘siyasi sürece dönüşüyle ilgili planlarını öğrenmek’ istediler.

Kaynaklardan biri Şarku'l Avsat'a, “Şu ana kadar bilinmeyen aracıların Koordinasyon Çerçevesi ve Sadr Hareketi arasında yaklaşan seçim yasasındaki değişikliklerle ilgili mesajlar ilettiğini” söyledi. Ancak kaynaklara göre asıl sürpriz, Maliki ve Sadr'ın önerilen değişikliklere ilişkin görüşlerinin ‘büyük ölçüde aynı olabileceği’.

Maliki bugünlerde görüştüğü kişilerle ‘erken seçimlerin yapılabilirliği’ konusunu müzakere etti ve kesin bir tavır takınmadan konuyu Sadr Hareketi’yle birlikte incelemeye açık olduğunu söyledi.

Hareketten bir kaynak “Maliki, Sadr'ın bir sonraki seçimlere katılacağından emin. Aracılara Sadr'a güçlü bir getiri sağlayacak, seçim yasasının en iyi versiyonu üzerinde Sadrcılarla anlaşmaya hazır olduğunu söyledi” dedi.

Üç kaynak ‘Maliki'nin Sadr'dan henüz açık ve doğrudan bir yanıt almadığını’ doğruladı. Ancak aracılar ‘önerilen değişikliklerin kabul edilebilir olabileceğini’ söyledi.

Özel görüşmelere aşina bir kaynak ise “Maliki'nin aracılarla konuşurken çok dikkatli olduğunu, nabız tuttuğunu ve mesajlar verdiğini ve bunların Sadr'a ulaşacağından emin olduğunu” söyledi.

Sadr şu ana kadar sessizliğini korudu ve yaklaşan seçimler için Koordinasyon Çerçevesi hazırlıklarının hızlandığına dair bilgiler konusunda herhangi bir görüş bildirmedi.

Sadr'a yakın isimler, kendisi ile Koordinasyon Çerçevesi arasında aracılar ve mesajlar olup olmadığı konusunda Şarku'l Avsat'a yorum yapmaktan kaçındı. Bu kişilerden biri, “Sadr bugünlerde Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler için yardım toplamakla meşgul” ifadesini kullandı.

Harekete sadık platformların yayınladığı bir fotoğrafta Mukteda es-Sadr, Ramazan hilalini izlerken görülüyor. (X)
Harekete sadık platformların yayınladığı bir fotoğrafta Mukteda es-Sadr, Ramazan hilalini izlerken görülüyor. (X)

Sadr, pazartesi günü Gazze halkı için bağış toplamak üzere bir kampanya başlattı ve bağışların toplanması için Necef'teki Seyyide Zeynep Camii'ni tahsis etti.

Bu arada Sadr Hareketi’ne bağlı dijital platformlar, Sadr'ın bir grup takipçisine seslendiği 2022 Mart tarihli bir videoyu yeniden yayınladı. Söz konusu videoda Sadr şu ifadeleri kullanıyor: “Her seçimde düşmanlarıyla bile ittifak ve koalisyon istiyorlar. Kendi adıma tekrar ediyorum, attarın karışımına katılmayacağım. Ya ben çoğunluk hükümetinde olurum ve onlar muhalefette olur ya da tam tersi.”

Sadr Hareketi’ne katılım

Sadr Hareketi’nin siyasi aktivistlerinden İsam Hüseyin’e göre Koordinasyon Çerçevesi, Sudani’nin yaklaşan yasama seçimlerinde, özellikle de başkent Bağdat'ta önemli sayıda sandalye kazanmasını bekliyor ki bu gerçekleşirse, şu anda var olan Şii ittifakı için sonun başlangıcı olur.

Hüseyin “Koordinasyon Çerçevesi, Sudani'nin Bağdat'ta yaklaşık 200 bin oyla kazanmasını bekliyor ki bu mevcut yasaya göre yaklaşık 15 sandalye için yeterli. Önerilen değişiklikler ise bu oyları bir sandalyeye dönüştürmeyi amaçlıyor ve Koordinasyon Çerçevesi içindeki anlaşmazlığın kaynağı da bu” dedi.

Şarku’l Avsat tarafından daha önce yayınlanan bir rapor, Koordinasyon Çerçevesi'nin Sudani'nin geleceğiyle ilgili yeni bir gösterge ve yerel seçimlere katılmamış olmasına rağmen, bir sonraki parlamentoda yaklaşık 60 sandalye kazanma olasılığı ile uğraştığını ortaya koymuştu.

Şarku'l Avsat'a konuşan bir başka kaynak ise “Maliki'nin, en büyük düşmanlarının yokluğunun kendisine güvencesiz müttefiklerin varlığıyla denge sağlamadığını fark ettikten sonra, Koordinasyon Çerçevesi ile en kötü senaryoya hazırlanmak istediğini” söyledi. Kaynak, “Maliki ile ilgili Koordinasyon Çerçevesi aşamasının sona erdiğini söylemek için henüz çok erken” ifadesini kullandı.

Koordinasyon Çerçevesi güçleri, Sudani'nin huzurunda gerçekleştirdiği toplantılardan birinde (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri, Sudani'nin huzurunda gerçekleştirdiği toplantılardan birinde (INA)

Haftalardır Koordinasyon Çerçevesi ofislerinden, Sudani ile Şii figürler arasında sonuçsuz bir koalisyonun yükseldiğine dair işaretler geliyor.

İki kaynağa göre Maliki, Sudani-Hazali ikiliğinin Koordinasyon Çerçevesi’nin dağılması anlamına gelebileceğine ve bu tür bir dengesizliğin ciddi yansımaları olacağına inanıyor.

Bir kaynak ise şu değerlendirmede bulundu: “Hazali ile geniş bir Şii ittifakına sahip olan Sudani arasındaki koordinasyon olasılığı, Sudani’nin seçim sonrası aşama üzerinde kontrol sahibi olması anlamına gelecektir.”

Kaynak, ‘mevcut koşulların Maliki'yi Sadrcıları geri dönmeye teşvik etmeye ve kendi kontrolü dışına çıkan her türlü umut verici Şii ittifakının önünü kesmeye sevk ettiğini’ vurgulayarak şunları söyledi: “Maliki'yi en çok endişelendiren şey, Hazali-Sudani ikilisidir. Zira şu anda Sadr ile güçlü bir ikili arayışında.”

Şii bir kaynağa göre Maliki, “İran'ın, Sadr'ın izole edilmesinin Şii bölünmesini şiddetlendireceği ve işleri çatışmaya sürükleyeceği görüşüne sahip.”



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.