Yeni Filistin hükümeti El-Fetih ile Hamas arasındaki geniş çatlağı ortaya çıkardı

Abbas'ın Hamas'ı görmezden gelmesi hareketi kızdırdı ve sözlü çatışmaya yol açtı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
TT

Yeni Filistin hükümeti El-Fetih ile Hamas arasındaki geniş çatlağı ortaya çıkardı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)

Yeni Filistin hükümeti, kurulmadan önce El-Fetih ile Hamas hareketleri arasındaki geniş anlaşmazlığı ateşledi. Geçtiğimiz Ekim ayında İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız savaşının başlamasından bu yana ilk kez bu açık hale geldi. Söz konusu savaş, Hamas'ın Gazze Şeridi'ni çevreleyen İsrail kontrolü altındaki topraklara düzenlediği ve bin 200 İsraillinin ölümü ve yaklaşık 240 kişinin esir alınmasıyla sonuçlanan saldırı sonrasında başladı.

El-Fetih, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dr. Muhammed Mustafa'yı yeni Filistin hükümetini kurmakla görevlendirmesinin ardından Abbas'ı ‘gerçeklikten kopuk’ olmakla nitelendiren Hamas'a karşı sert bir dil kullandı. El-Fetih, yaptığı açıklamada, “İsrail'in Gazze Şeridi'ni yeniden işgal etmesine ve Filistin halkının özellikle Gazze Şeridi'nde yaşadığı Nekbe'ye kim sebep olduysa, ulusal öncelikleri belirleme hakkına sahip değildir” ifadeleri kullanıldı.

vfrvb
İsrail'in Gazze şehri yakınlarındaki er-Rimal mahallesine düzenlediği saldırılarda hasar gören binaların yanında eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın. (AFP)

El-Fetih'e göre ‘gerçeklerden ve Filistin halkından asıl kopuk olan, mazlum Filistin halkının Gazze Şeridi'nde ve Filistin topraklarının geri kalanında yaşadığı felaketin büyüklüğünü şu ana kadar hissetmemiş olan Hamas liderliğidir.’

El-Fetih açıklamasında, Hamas'ın tek taraflılık ve bölünmeden bahsetmesini şaşkınlıkla karşıladığını ve onaylamadığını ifade ederek şu soruları sordu: Hamas, 1948 felaketinden daha şiddetli ve acımasız bir felakete yol açan 7 Ekim macerasını üstlenme kararını alırken, Filistin liderliğine ya da herhangi bir Filistin ulusal partisine danıştı mı? Hamas şu anda İsrail'le müzakere ederken ve ona taviz üstüne taviz verirken ve tek amacının liderliğinin kişisel güvenliği için garanti almak ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze ve Filistin arenasındaki bölücü rolünü sürdürmek için yeniden anlaşmaya çalışmak olduğunu söylerken Filistin liderliğine danıştı mı?

El-Fetih ayrıca ‘Hamas liderliğinin yedi yıldızlı otellerde yaşadığı konforlu yaşamın, onu doğru olana karşı kör ettiğini’ de belirtti.

El-Fetih, Hamas hareketinin liderlerine ‘dış gündemlere dayalı politikayı durdurmaları ve ulusal tarafa dönmeleri’ çağrısında bulundu.

fdevberf
Nuseyrat Mülteci Kampı’nın batısında dün (Cumartesi) gerçekleşen İsrail saldırıları sonrasında yaralı yakınlarının götürüldüğü Deyr el-Balah'taki Aksa Şehitleri Hastanesi önünde bekleyen Filistinli kadınlar. (AFP)

El-Fetih'in açıklaması, Dr. Muhammed Mustafa'yı yeni Filistin hükümetini kurmakla görevlendirmesinin ardından Hamas ve dört Filistinli grup tarafından Mahmud Abbas'a karşı başlatılan saldırıya cevap olarak yapıldı.

Hamas, İslami Cihad, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Filistin Ulusal İnisiyatif Hareketi olmak üzere dört grup tarafından imzalanan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Filistin Yönetimi'nin tek taraflılık politikasını sürdürme ve halkımıza yönelik saldırılar karşısında Filistinlileri bir araya getirme ve birleştirme yönündeki tüm ulusal çabaları görmezden gelme konusundaki ısrarı karşısında, halkımıza ve ulusal davamıza zarar veren ve vermeye devam eden bu yaklaşımın sürdürülmesini reddettiğimizi ifade ediyoruz.”

Gruplar, ‘şu anda en yüksek ulusal önceliğin yeni bir hükümet kurmak değil, barbar Siyonist saldırganlığa, imha ve açlık savaşına karşı koymak’ olduğunu savundu.

Abbas'ın kararının ‘bireysel’ olarak nitelendirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Tek taraflı kararlar almak ve ulusal uzlaşı olmadan yeni bir hükümet kurmak gibi resmi ve boş adımlar atmak, tek taraflılık politikasını güçlendirmekte ve kritik bir tarihi zamanda, bölünmeyi derinleştirmektedir.”

vedrver
İsrail'in önceki gece düzenlediği hava saldırılarının ardından Gazze şehri yakınlarındaki er-Rimal mahallesinde meydana gelen yıkım. (AFP)

Açıklamada “Abbas’ın attığı adımlar Filistin Yönetimi liderliğindeki krizin derinliğini, gerçeklikten kopukluğunu ve halkımız ile onların kaygıları ve özlemleri arasındaki büyük uçurumu göstermektedir” denildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Dr. Muhammed Mustafa'yı 19’uncu hükümeti kurmakla görevlendirdi. Abbas, Gazze Şeridi'ndeki yardım çabalarını yönetmek ve koordine etmek, insani yardımdan ekonomik iyileşmeye geçmek, yeniden yapılanma dosyasını düzenlemek ve İsrail savaşında yıkılanları yeniden inşa etmek de dahil olmak üzere 11 öncelik belirledi.

Öncelikler arasında; kurumların tek bir coğrafi, siyasi, ulusal ve kurumsal birim olarak yeniden birleştirilmesi için planlar ve uygulama mekanizmaları geliştirilmesi; tüm kurumsal, güvenlik, ekonomik, idari ve kamu mali alanlarında reform sürecinin devam ettirilmesi, yolsuzlukla mücadele eden şeffaf, hesap verebilir bir yönetim sistemi oluşturulması; yargı sistemine destek sağlanması; kamu özgürlüklerine saygı gösterilmesi; Arap ve dost ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi; vatandaşların kararlılığının güçlendirilmesi; gerekli tedbirlerin alınması; yasama ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık yapılması ve medyanın çalışma özgürlüğünün sağlanması yer aldı.

bfrb
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yeni bir Filistin hükümeti kurma kararında ‘tek taraflı’ olmakla suçlanıyor. (DPA)

Tanınmış bir iş adamı ve ekonomist olan Dr. Muhammed Mustafa, eski Başbakan Muhammed Iştiyye'nin istifasının ardından ABD ve uluslararası talepler doğrultusunda Filistin Yönetimi'nde reformlar yapmak üzere atandı. Abbas'ın bu hamlesi, El Fetih ya da Hamas'ın Gazze Şeridi'ni yönetmesini istemeyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bahanelerini ortadan kaldırıyor.

Hamas, hükümetin kurulması konusunda kendisine danışılmasını beklerken, Abbas'ın Hamas'ı büyük ölçüde göz ardı eden kararı karşısında şaşkına döndü.

Filistin Yönetimi'nden bir kaynak Şarku’l Avsat'a, El Fetih ile Hamas arasındaki ilişkilerin savaştan sonra bile iyi olmadığını ve iletişimin en alt düzeyde kaldığını belirtti. Abbas'ın hükümeti kurma kararının ‘kimseyi beklemeye gerek olmadığı ve Hamas'ın bahsettiği önceliklerin bunu yapabilecek bir hükümetin kurulmasını gerektirdiği’ bağlamında alındığını söyleyen kaynak, halkı rahatlatma ve Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme hedefine atıfta bulundu.

Kaynak, kararın Gazze'de ertesi gün için yapılacak düzenlemelere katılan Arap ve Batılı ülkelerle varılan mutabakat bağlamında alındığını belirtti.

Kaynak, ‘Hamas'ın Gazze Şeridi'ni artık yönetemeyeceğini, bu sebeple oradaki insanları kurtarabilecek ve onlara yardım edebilecek olanları engellememesi gerektiğini’ vurguladı.

Başbakan olarak atanan Mustafa, Filistin Yatırım Fonu'nun başkanı ve Abbas'ın ekonomik danışmanı olmasının yanı sıra, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi üyesi ve ekonomi departmanından sorumlu.

Bağımsız olan Mustafa, genellikle önceki hükümetleri kontrol eden Filistinli gruplardan uzak, alanında uzman ve bağımsızlardan oluşan bir hükümet kuracak.

Filistin Anayasası'nın 65’inci maddesine göre Mustafa'nın hükümeti kurmak için seçildiği tarihten itibaren üç haftası var. Ayrıca, iki haftaya kadar ek süre alma hakkı bulunuyor.

Görevi kabul eden Mustafa, cuma günü Abbas'a hitaben yaptığı konuşmada; görevi kabul etmekten onur duyduğunu belirterek, “Ulusal davamızın içinden geçtiği bu aşamanın ciddiyetinin, kararlı halkımızın içinde bulunduğu zor koşulların ve mevcut zorlukların büyüklüğünün farkındayım” ifadelerini kullandı.



Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
TT

Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)

Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinde faaliyet gösteren Kızılay yetkilileri, dün yaptıkları açıklamada, Libya Ulusal Ordusu’na bağlı sahil güvenlik güçlerinin denizde zor şartlarla karşı karşıya kalan en az 404 göçmeni kurtardığını bildirdi.

Yetkililer, göçmenlerin farklı uyruklardan olduğunu ve 10 ayrı teknede bulunduklarını belirtti. Tobru, Libya’nın doğusunda Mısır sınırına yakın bir sahil kentidir.

Kızılay tarafından Facebook üzerinden paylaşılan görüntülerde, gönüllülerin kurtarılan göçmenlere ilk yardım sağladığı, yiyecek ve battaniye dağıttığı görüldü.

Libya, özellikle Sahra Altı Afrika’dan gelen göçmenler için önemli bir geçiş güzergâhı olmaya devam ediyor. Göçmenler, çatışma ve yoksulluktan kaçmak amacıyla çöl ve deniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken büyük riskler alıyor.

Öte yandan, pazartesi günü Tobruk açıklarında bir teknenin alabora olması sonucu 10 göçmenin hayatını kaybettiği doğrulandı. Üç Libyalı kaynak ve Uluslararası Göç Örgütü’ne göre 31 kişi ise hâlâ kayıp. Cumartesi günü dalgaların kıyıya sürüklediği altı cesedin bulunduğu bildirildi.


Mısır: Hükümet, İran’daki savaşı ‘uzun süreli bir kriz’ olarak değerlendiriyor ve ‘tasarruf tedbirlerine’ gösterilen uyumu övüyor

(foto altı) Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumuna katıldı. (Mısır Başbakanlığı)
(foto altı) Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumuna katıldı. (Mısır Başbakanlığı)
TT

Mısır: Hükümet, İran’daki savaşı ‘uzun süreli bir kriz’ olarak değerlendiriyor ve ‘tasarruf tedbirlerine’ gösterilen uyumu övüyor

(foto altı) Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumuna katıldı. (Mısır Başbakanlığı)
(foto altı) Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Temsilciler Meclisi’nin dünkü oturumuna katıldı. (Mısır Başbakanlığı)

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, parlamento tarafından hükümetin çalışma programına ilişkin sunum yapılmadığı yönündeki tartışmalar ve İran’daki savaşın başlamasından bu yana alınan çok sayıda kararın ardından dün Temsilciler Meclisi’nde bir sunum yaptı. Sunumda savaşın ekonomik etkileri, bu etkilerle başa çıkma mekanizmaları ve hükümetin geleceğe yönelik genel yol haritası ele alındı.

Medbuli, mevcut bölgesel gerilimi ‘uzamış bir kriz’ olarak değerlendirdiklerini ve bu sürecin ne zaman sona ereceğinin öngörülmesinin zor olduğunu söyledi. Bölgesel ve uluslararası koşulların karmaşıklığına dikkat çeken Medbuli, krizin şeklen sona ermesinin bile etkilerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ekonomik yansımaların en az yıl sonuna kadar devam edebileceğini belirtti.

Medbuli, vatandaşların ‘tasarruf’ kararlarına gösterdiği uyumu da övdü. Hükümetin bazı uygulamaların zorluğunu ve özellikle işletmelerin erken kapatılması gibi kararların toplum üzerindeki etkisini bildiğini ifade etti.

Hükümet, 28 Mart’ta mağaza, restoran ve alışveriş merkezlerinin her gün saat 21.00’de kapatılmasını öngören bir uygulamayı başlatmıştı. Perşembe ve cuma günleri ise kapanış saati 22.00 olarak belirlenmişti. Bu uygulama bir ay süreyle yürürlükte kaldıktan sonra 9 Nisan’da esnetildi ve kapanış saati 27 Nisan’a kadar 23.00’e uzatıldı.

Bu süreçte hükümet, erken kapanma kararlarının etkinliği ve savaşın başlamasından kısa süre sonra akaryakıt fiyatlarında yüzde 14 ila 30 arasında artış yapılması nedeniyle eleştirilmişti. Medbuli’nin sunumunda ayrıca, enerji tüketim maliyetlerindeki artışa dikkat çekildi. Aylık enerji faturasının 560 milyon dolardan yaklaşık 1 milyar 650 milyon dolara yükseldiği, bunun elektrik ve sanayi ihtiyacını karşılamak için aylık 1 milyar 100 milyon dolarlık ek maliyet anlamına geldiği ifade edildi.

fbfrb
Mısır hükümetinin önceki bir toplantısından (Mısır Bakanlar Kurulu)

Medbuli, konuşmasında savaşın küresel ölçekte yol açtığı zararları ve bunun Mısır üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi’nin (WTTC) verilerine atıfla Ortadoğu’da turizm sektörünün uçuş iptalleri ve seyahat talebindeki düşüş nedeniyle yaklaşık 600 milyon dolar kayıp yaşadığını belirtti. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda fiyat endeksinin şubat ayına göre yüzde 2,4 arttığına dikkat çekti. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksamalara ilişkin uyarılar da gündeme gelirken, Medbuli mevcut durumu ‘Kovid-19 salgını ve Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana görülen en sert tablo’ olarak nitelendirdi.

Hükümetin ekonomik etkilerle mücadele için atacağı adımlar netleşmemiş olsa da, Medbuli’nin Temsilciler Meclisi’ndeki sunumu hem iktidar hem de muhalefet cephesinde genel olarak olumlu karşılandı.

Muhalefette yer alan Reform ve Kalkınma Partisi Meclis Grup Başkanı Irin Said, Medbuli’nin parlamentodaki grup başkanlarının talebine yanıt vererek hükümet planını açıklamasını olumlu bulduklarını söyledi. Ancak Said, sunumda ekonomik kayıplara ve alınması beklenen somut icra adımlarına ilişkin ayrıntıların yeterince yer almadığını, daha çok mevcut durumun genel bir çerçevesinin çizildiğini ifade etti.

Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi ise Başbakan’ın genel kurulda yaptığı sunumun ilgili ihtisas komisyonlarına sevk edilerek incelenmesini ve buna ilişkin rapor hazırlanmasını talep etti.

rfgtrf
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Temsilciler Meclisi)

Siyaset bilimi profesörü Hasan Selame, Medbuli’nin Temsilciler Meclisi’ne yaptığı sunumu, yürütme ve yasama organları arasındaki kurumsal bağın bir göstergesi olarak değerlendirdi. Selame, mevcut bölgesel krizin ve bunun iç yansımalarının, halkın temsilcileri aracılığıyla karar alma süreçlerine daha güçlü katılımını zorunlu kıldığını belirterek, hükümet ile parlamentonun yüz yüze geldiği bu tür oturumların önem taşıdığını ifade etti.

Selame, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Başbakan’ın daha önce alınan tedbirleri yeniden aktardığını ve diğer ülkelerin de benzer ‘tasarruf’ önlemleri uyguladığını kaydetti. Selame, vatandaşların özellikle olağanüstü tasarruf tedbirlerinin uzatılmasına ilişkin hükümet yaklaşımının ayrıntılarını öğrenmeye ve alternatif çözüm önerilerini duymaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Medbuli ayrıca geleceğe yönelik genel ekonomik planlara da değindi. Buna göre hükümet, 2026-2027 mali yılı ekonomik ve sosyal kalkınma planını uygulamayı sürdürecek. Plan kapsamında toplam 3,8 trilyon Mısır cüneyhi yatırım yapılması hedefleniyor ve özel sektörün kalkınmanın ana motoru haline getirilerek toplam yatırımlar içindeki payının yüzde 60’a çıkarılması amaçlanıyor. Ayrıca yenilenebilir ve yeni enerji kaynaklarının kullanımının artırılması, ithal edilen ürünlerin gümrük işlemlerinin hızlandırılması için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanması ve ithalat kaynaklarının çeşitlendirilmesi gibi adımların da planlandığı belirtildi. Bu sayede ülkenin orta vadede ihtiyaçlarını daha güvenli şekilde karşılaması hedefleniyor.


Gazze anlaşması... Karmaşık koşullar altında ‘zaman alacak’ düzenlemelere yönelik bir bahis

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması... Karmaşık koşullar altında ‘zaman alacak’ düzenlemelere yönelik bir bahis

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin dosyalar, mevcut tıkanıklık nedeniyle yeni düzenlemeler bekliyor. Özellikle geçtiğimiz şubat ayı sonunda İran’da başlayan savaşın ardından ve son iki haftada Kahire’de gerçekleştirilen müzakere turlarında belirleyici sonuçlara ulaşılamaması bu süreci etkiliyor.

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, söz konusu düzenlemelerin son Kahire turunda Hamas’a sunulan öneriler çerçevesinde şekillendiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu öneriler özellikle silahsızlanma, çekilmeler ve hareketin Gazze Şeridi’ndeki çalışanlarının entegrasyonu gibi başlıklara odaklanıyor.

Uzmanlar, bu düzenlemelerin zaman alacağını ve sürecin başta İran’daki savaşın seyri, uluslararası güçlerin ve Filistinli polis unsurlarının konuşlandırılması ile teknokratlardan oluşacak komitenin Gazze’ye girerek çalışmalarına başlaması gibi temel faktörlere bağlı olacağını belirtti.

Geçen hafta Kahire’de yapılan görüşmelerde Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda anlaşma sağlanamamasına rağmen, Mladenov pazartesi akşamı Reuters’a yaptığı açıklamada, “Son haftalarda Hamas ile son derece ciddi görüşmeler gerçekleştirdik, ancak süreç kolay değil” dedi.

Mladenov, “Tüm tarafları ve en önemlisi Gazze halkını tatmin edecek bir düzenlemeye ulaşabileceğimiz konusunda temkinli bir iyimserliğim var” ifadesini kullanarak, sürecin zaman alacağını vurguladı.

Mladenov daha önce, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin önündeki engellerin kaldırılmaya başlandığını açıklamıştı. Cuma günü Kahire el-İhbariyye televizyonuna verdiği röportajda ise komitenin Gazze’ye girişinin mevcut engeller nedeniyle geciktiğini belirtti.

Farabi Siyasi Araştırmalar Merkezi Genel Sekreteri Dr. Muhtar Gubaşi, Mladenov’un düzenlemelere ilişkin açıklamalarıyla zaman kazanmaya çalıştığını savundu. Gubaşi, Gazze, Lübnan ve İran dosyalarının aslında tek bir bütün oluşturduğunu, bu nedenle hepsinin birlikte ele alınıp sonuçlandırılacağını ve bunun ardından bölgede yeni düzenlemelerin şekilleneceğini belirtti. Bu çerçevede, söz konusu sürecin zaman alacağına dair açıklamaların, dosyaların henüz sonuçlanmadığını ve birbirine bağlı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Eymen er-Rakab ise Mladenov’un son iki haftada Hamas, Filistin hükümeti ve İsrail arasında yürüttüğü temasların, ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasına geçiş için düzenlemeler oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Ancak er-Rakab, sürecin beklenenden daha karmaşık olduğunu ve temel engelin İsrail’den kaynaklandığını belirterek, bu nedenle görüşmelerin zaman almasının doğal olduğunu, hatta nihai bir sonuca kısa vadede ulaşılmasının zor olduğunu ve sürecin İran’daki savaş sonrasına kalabileceğini dile getirdi.

devf
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen iki öğrenci (AFP)

Hamas, Mladenov’un açıklamalarının ardından dün yaptığı açıklamada, Kahire’de arabulucular ve Filistinli gruplarla çok sayıda görüşme ve istişare gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada, bu temasların Şarm eş-Şeyh Anlaşması kapsamındaki birinci aşama yükümlülüklerinin tamamlanması ve Donald Trump planı doğrultusunda ikinci aşama düzenlemelerinin ele alınmasına hazırlık amacı taşıdığı belirtildi.

Hamas, sunulan önerilere ‘yüksek düzeyde olumlu yaklaşım’ gösterdiklerini vurgulayarak, kabul edilebilir bir anlaşmaya ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Hamas ayrıca, arabulucularla müzakereleri sürdürmeye kararlı olduğunu, tüm engellerin aşılması için çalıştığını ve önerilere ilişkin nihai yanıtını hareketin liderliği ile Filistinli gruplarla yapılacak istişarelerin ardından açıklayacağını bildirdi.

Hamas, geçtiğimiz cumartesi günü de arabulucular ve Filistinli gruplarla bir dizi görüşme ve diyalog gerçekleştirdiğini, anlaşmanın birinci aşamasına ilişkin tüm maddelerin uygulanmasını tamamlamayı amaçladığını duyurmuştu.

Er-Rakab, Hamas’a son Kahire görüşmesinde iletilen önerilerin büyük ölçüde silahsızlanma, Gazze’deki çalışanlarının entegrasyonu gibi başlıklara odaklandığını belirtti. Er-Rakab, Hamas’ın ‘sürpriz bir yanıt vermeyeceğini’ ifade ederken, herhangi bir sürecin başarısının uluslararası güçlerin ve Filistinli polis unsurlarının sahaya konuşlandırılması ile teknokrat komitenin bölgeye girişine bağlı olduğunu vurguladı.

Er-Rakab’a göre Hamas, arabulucuların sunduğu orta yol çözümlerine, açık mutabakatlar ve belirli güvenceler sağlanması halinde eğilim gösterebilir. Ancak bu sürecin, İran’daki savaşın seyri ve olası sonuçlarıyla bağlantılı olarak zaman alacağı ifade edildi.

Öte yandan Gubaşi, Hamas’ın önerileri kabul edip etmeyeceğinin; İsrail’in çekilmesine dair somut taahhütler, insani yardımların artırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılmasına yönelik gerçek güvencelerin varlığına bağlı olduğunu belirtti. Gubaşi, bu şartların sağlanması halinde Hamas’ın sürece olumlu yaklaşabileceğini, aksi durumda ise İsrail kaynaklı engeller nedeniyle sürecin uzayabileceğini ifade etti.