Yeni Filistin hükümeti El-Fetih ile Hamas arasındaki geniş çatlağı ortaya çıkardı

Abbas'ın Hamas'ı görmezden gelmesi hareketi kızdırdı ve sözlü çatışmaya yol açtı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
TT

Yeni Filistin hükümeti El-Fetih ile Hamas arasındaki geniş çatlağı ortaya çıkardı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Ramallah'ta yeni hükümeti kurmak üzere Muhammed Mustafa'yı atadı. (Reuters)

Yeni Filistin hükümeti, kurulmadan önce El-Fetih ile Hamas hareketleri arasındaki geniş anlaşmazlığı ateşledi. Geçtiğimiz Ekim ayında İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız savaşının başlamasından bu yana ilk kez bu açık hale geldi. Söz konusu savaş, Hamas'ın Gazze Şeridi'ni çevreleyen İsrail kontrolü altındaki topraklara düzenlediği ve bin 200 İsraillinin ölümü ve yaklaşık 240 kişinin esir alınmasıyla sonuçlanan saldırı sonrasında başladı.

El-Fetih, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dr. Muhammed Mustafa'yı yeni Filistin hükümetini kurmakla görevlendirmesinin ardından Abbas'ı ‘gerçeklikten kopuk’ olmakla nitelendiren Hamas'a karşı sert bir dil kullandı. El-Fetih, yaptığı açıklamada, “İsrail'in Gazze Şeridi'ni yeniden işgal etmesine ve Filistin halkının özellikle Gazze Şeridi'nde yaşadığı Nekbe'ye kim sebep olduysa, ulusal öncelikleri belirleme hakkına sahip değildir” ifadeleri kullanıldı.

vfrvb
İsrail'in Gazze şehri yakınlarındaki er-Rimal mahallesine düzenlediği saldırılarda hasar gören binaların yanında eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın. (AFP)

El-Fetih'e göre ‘gerçeklerden ve Filistin halkından asıl kopuk olan, mazlum Filistin halkının Gazze Şeridi'nde ve Filistin topraklarının geri kalanında yaşadığı felaketin büyüklüğünü şu ana kadar hissetmemiş olan Hamas liderliğidir.’

El-Fetih açıklamasında, Hamas'ın tek taraflılık ve bölünmeden bahsetmesini şaşkınlıkla karşıladığını ve onaylamadığını ifade ederek şu soruları sordu: Hamas, 1948 felaketinden daha şiddetli ve acımasız bir felakete yol açan 7 Ekim macerasını üstlenme kararını alırken, Filistin liderliğine ya da herhangi bir Filistin ulusal partisine danıştı mı? Hamas şu anda İsrail'le müzakere ederken ve ona taviz üstüne taviz verirken ve tek amacının liderliğinin kişisel güvenliği için garanti almak ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze ve Filistin arenasındaki bölücü rolünü sürdürmek için yeniden anlaşmaya çalışmak olduğunu söylerken Filistin liderliğine danıştı mı?

El-Fetih ayrıca ‘Hamas liderliğinin yedi yıldızlı otellerde yaşadığı konforlu yaşamın, onu doğru olana karşı kör ettiğini’ de belirtti.

El-Fetih, Hamas hareketinin liderlerine ‘dış gündemlere dayalı politikayı durdurmaları ve ulusal tarafa dönmeleri’ çağrısında bulundu.

fdevberf
Nuseyrat Mülteci Kampı’nın batısında dün (Cumartesi) gerçekleşen İsrail saldırıları sonrasında yaralı yakınlarının götürüldüğü Deyr el-Balah'taki Aksa Şehitleri Hastanesi önünde bekleyen Filistinli kadınlar. (AFP)

El-Fetih'in açıklaması, Dr. Muhammed Mustafa'yı yeni Filistin hükümetini kurmakla görevlendirmesinin ardından Hamas ve dört Filistinli grup tarafından Mahmud Abbas'a karşı başlatılan saldırıya cevap olarak yapıldı.

Hamas, İslami Cihad, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Filistin Ulusal İnisiyatif Hareketi olmak üzere dört grup tarafından imzalanan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Filistin Yönetimi'nin tek taraflılık politikasını sürdürme ve halkımıza yönelik saldırılar karşısında Filistinlileri bir araya getirme ve birleştirme yönündeki tüm ulusal çabaları görmezden gelme konusundaki ısrarı karşısında, halkımıza ve ulusal davamıza zarar veren ve vermeye devam eden bu yaklaşımın sürdürülmesini reddettiğimizi ifade ediyoruz.”

Gruplar, ‘şu anda en yüksek ulusal önceliğin yeni bir hükümet kurmak değil, barbar Siyonist saldırganlığa, imha ve açlık savaşına karşı koymak’ olduğunu savundu.

Abbas'ın kararının ‘bireysel’ olarak nitelendirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Tek taraflı kararlar almak ve ulusal uzlaşı olmadan yeni bir hükümet kurmak gibi resmi ve boş adımlar atmak, tek taraflılık politikasını güçlendirmekte ve kritik bir tarihi zamanda, bölünmeyi derinleştirmektedir.”

vedrver
İsrail'in önceki gece düzenlediği hava saldırılarının ardından Gazze şehri yakınlarındaki er-Rimal mahallesinde meydana gelen yıkım. (AFP)

Açıklamada “Abbas’ın attığı adımlar Filistin Yönetimi liderliğindeki krizin derinliğini, gerçeklikten kopukluğunu ve halkımız ile onların kaygıları ve özlemleri arasındaki büyük uçurumu göstermektedir” denildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, perşembe günü Dr. Muhammed Mustafa'yı 19’uncu hükümeti kurmakla görevlendirdi. Abbas, Gazze Şeridi'ndeki yardım çabalarını yönetmek ve koordine etmek, insani yardımdan ekonomik iyileşmeye geçmek, yeniden yapılanma dosyasını düzenlemek ve İsrail savaşında yıkılanları yeniden inşa etmek de dahil olmak üzere 11 öncelik belirledi.

Öncelikler arasında; kurumların tek bir coğrafi, siyasi, ulusal ve kurumsal birim olarak yeniden birleştirilmesi için planlar ve uygulama mekanizmaları geliştirilmesi; tüm kurumsal, güvenlik, ekonomik, idari ve kamu mali alanlarında reform sürecinin devam ettirilmesi, yolsuzlukla mücadele eden şeffaf, hesap verebilir bir yönetim sistemi oluşturulması; yargı sistemine destek sağlanması; kamu özgürlüklerine saygı gösterilmesi; Arap ve dost ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi; vatandaşların kararlılığının güçlendirilmesi; gerekli tedbirlerin alınması; yasama ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık yapılması ve medyanın çalışma özgürlüğünün sağlanması yer aldı.

bfrb
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yeni bir Filistin hükümeti kurma kararında ‘tek taraflı’ olmakla suçlanıyor. (DPA)

Tanınmış bir iş adamı ve ekonomist olan Dr. Muhammed Mustafa, eski Başbakan Muhammed Iştiyye'nin istifasının ardından ABD ve uluslararası talepler doğrultusunda Filistin Yönetimi'nde reformlar yapmak üzere atandı. Abbas'ın bu hamlesi, El Fetih ya da Hamas'ın Gazze Şeridi'ni yönetmesini istemeyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bahanelerini ortadan kaldırıyor.

Hamas, hükümetin kurulması konusunda kendisine danışılmasını beklerken, Abbas'ın Hamas'ı büyük ölçüde göz ardı eden kararı karşısında şaşkına döndü.

Filistin Yönetimi'nden bir kaynak Şarku’l Avsat'a, El Fetih ile Hamas arasındaki ilişkilerin savaştan sonra bile iyi olmadığını ve iletişimin en alt düzeyde kaldığını belirtti. Abbas'ın hükümeti kurma kararının ‘kimseyi beklemeye gerek olmadığı ve Hamas'ın bahsettiği önceliklerin bunu yapabilecek bir hükümetin kurulmasını gerektirdiği’ bağlamında alındığını söyleyen kaynak, halkı rahatlatma ve Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme hedefine atıfta bulundu.

Kaynak, kararın Gazze'de ertesi gün için yapılacak düzenlemelere katılan Arap ve Batılı ülkelerle varılan mutabakat bağlamında alındığını belirtti.

Kaynak, ‘Hamas'ın Gazze Şeridi'ni artık yönetemeyeceğini, bu sebeple oradaki insanları kurtarabilecek ve onlara yardım edebilecek olanları engellememesi gerektiğini’ vurguladı.

Başbakan olarak atanan Mustafa, Filistin Yatırım Fonu'nun başkanı ve Abbas'ın ekonomik danışmanı olmasının yanı sıra, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi üyesi ve ekonomi departmanından sorumlu.

Bağımsız olan Mustafa, genellikle önceki hükümetleri kontrol eden Filistinli gruplardan uzak, alanında uzman ve bağımsızlardan oluşan bir hükümet kuracak.

Filistin Anayasası'nın 65’inci maddesine göre Mustafa'nın hükümeti kurmak için seçildiği tarihten itibaren üç haftası var. Ayrıca, iki haftaya kadar ek süre alma hakkı bulunuyor.

Görevi kabul eden Mustafa, cuma günü Abbas'a hitaben yaptığı konuşmada; görevi kabul etmekten onur duyduğunu belirterek, “Ulusal davamızın içinden geçtiği bu aşamanın ciddiyetinin, kararlı halkımızın içinde bulunduğu zor koşulların ve mevcut zorlukların büyüklüğünün farkındayım” ifadelerini kullandı.



Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)

Mısır’ın başkenti Kahire’de, Hamas ile Filistinli grupların heyetleri, arabulucular ve Gazze’yi “Barış Konseyi”nde temsil eden Nikolay Mladenov’un yanı sıra Amerikalı ve diğer bazı isimlerin katılımıyla yürütülen temaslar sürüyor. Görüşmeler, Filistinli grupların son sunulan öneriye verdiği olumlu yanıtın ardından ateşkes anlaşmasına odaklanıyor.

“Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, Kahire’deki müzakerelerin son durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hamas’tan üç ve bir Filistinli gruptan bir kaynak, Filistin heyetinin çarşambadan perşembe akşamına kadar Kahire’de yapılan görüşmelerde arabuluculara ve Mladenov’a, 15 maddeden oluşan son teklifin ikinci aşamaya yönelik ciddi müzakerelerin başlatılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini ilettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat daha önce “yol haritası” olarak nitelendirilen teklifin detaylarını yayımlamıştı. Söz konusu plan, birinci aşamada kalan hususların tamamlanmasını ve eş zamanlı olarak ikinci aşama maddeleri üzerine müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü tutuyor (AFP)

Hamas’tan biri Kahire’de olan iki kaynak, heyetin diğer grupların desteğiyle, birinci aşamanın istisnasız olarak uygulanması gerektiğini vurguladığını belirtti. Buna, Gazze’nin yönetimi için ulusal komitenin derhal göreve başlaması da dâhil.

Aynı kaynaklara göre Filistinli gruplar, arabuluculara ve Mladenov’a beş maddelik bir yanıt metni sundu. Metinde, birinci aşamanın eksiksiz uygulanması, İsrail’in tüm maddelere tam bağlılık göstermesi ve grupların yol haritasını kabul ederek kapsamlı müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Ayrıca planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu çerçevenin en iyi şekilde uygulanmasını hedeflediği vurgulandı.

Metinde silah meselesinin, kapsamlı bir Filistin siyasi süreciyle bağlantılı ele alınacağı ve bu konudaki kararın yalnızca Hamas’a ait olmayıp, ulusal çerçevede verileceği belirtildi. Nihai hedefin ise uzun vadeli ateşkes sağlanması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşarak devletini kurması olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre Filistin heyeti, müzakerelere başlamadan önce İsrail’in sunulan belgeye ilişkin net bir tutum ortaya koymasını talep etti. Heyet ayrıca Gazze yönetim komitesine görevlerin devredilmesi konusunda tam hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü gösteriyor (AFP)

Filistinli grupların yanıtının ardından Mladenov’un bazı değişiklikler önerdiği ve bu değişikliklerin gruplar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Değişikliklerin; tarafların Trump planı çerçevesinde üzerinde uzlaşacağı bir metni kabul etmesi, Şarm eş-Şeyh’te varılan mutabakatlara tam bağlılık, son yol haritasının kabul edilerek hızlı bir şekilde müzakerelere başlanması ve silah konusunun ilgili plan ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde ele alınmasını içerdiği kaydedildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in arabulucuların son önerisine verdiği ilk yanıtın olumsuz olduğunu ve özellikle ihlallerin durdurulması, “sarı hat”tan çekilme ve uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması gibi başlıklarda net taahhüt vermediğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in günlük 600 yardım tırının girişine izin verme konusunda garanti vermediği de ifade edildi.

Görsel kaldırıldı.Yerinden edilmiş Filistinliler, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir kamyondan su alıyor (AP)

Mladenov’un İsrail’den görüşmelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’de 48 saatlik hava saldırısı durdurma talebinde bulunduğu, ancak buna resmi bir yanıt alamadığı da ifade edildi. Buna rağmen son günlerde hava saldırılarında görece bir azalma gözlemlendiği ve insani yardım tırlarının sayısının 200-280 seviyelerine çıktığı, ancak bunun yetersiz olduğu belirtildi.

Kaynaklar, Kahire’deki görüşmelerin planlanandan daha uzun süreceğini ve arabulucuların çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını ifade etti. ABD’nin İsrail üzerinde müzakereleri ilerletmeye yönelik baskı kurmaya başladığı, ancak bunun henüz yeterince etkili olmadığı dile getirildi.

Diğer yandan, Jared Kushner ekibinden bir ABD’li yetkilinin Hamas ile Mladenov arasındaki görüşmeye katıldığı ve Beyaz Saray’ın tarafların anlaşması hâlinde bunu memnuniyetle karşılayacağını bildirdiği iletildi. Yetkilinin, Kushner’in birinci aşamanın tüm maddelerinin uygulanması için İsrail üzerinde baskı kuracağını ifade ettiği de belirtildi.


Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.