Filistinli kadın esir, "İsrail askerlerinin çıplak arama yaptığını ve paralarını çaldığını" söyledi

Gubn, 3 çocuğundan haber alamadığı için serbest kalmanın sevincini dahi yaşayamadığını dile getirdi

AA
AA
TT

Filistinli kadın esir, "İsrail askerlerinin çıplak arama yaptığını ve paralarını çaldığını" söyledi

AA
AA

Gazze Şeridi'nin kuzeyinden alıkonulan 39 yaşındaki Filistinli Abir Gubn, İsrail askerleri tarafından çıplak aramaya maruz kaldığını, işkence gördüğünü ve paralarının çalındığını söyledi.

Yaşları 5,7,9 olan iki erkek bir kız çocuğu annesi Gubn, AA muhabirine, 63 gün süren tutukluluğu boyunca yaşadığı zorlukları anlattı.

Filistinli kadın, İsrail’in hava saldırılarının ardından Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesindeki evinden üç çocuğu ve komşularıyla birlikte beldedeki El-Fahura Okuluna sığındı.

İsrail ordusu 27 Ekim'de Gazze Şeridi'ne kara operasyonu başlattı ve Aralık 2023'ün ortasından itibaren kademeli olarak Gazze kentinin kuzeyindeki bölgelerden çekilmeye başladı, bunu ocak ayının başında Gazze'deki mahalle ve bölgelerden kısmi çekilme izledi.

Ordu, ocak ayı ortasında Gazze kenti ve kuzeydeki bazı bölgelere yönelik saldırılarına yeniden başladı.

Sığınma ve gözaltı

Filistinli kadın esir Gubn, “Savaş başladığında Kemal Advan Hastanesindeydim, oğlumun tedavi süreci bittikten sonra El-Fahura Okuluna sığındık. İşgal ordusu bizi bombaladı, eşimin ikinci eşi ve çocukları şehit oldu." dedi.

İsrail ordusunun okulu vurup baskın düzenlemesinin ardından çocuklarıyla koşarak dışarı çıkabildiğini belirten Gubn, bölgeyi terk etme kararı alarak, Refah kentine doğru yola çıktığını aktardı.

Gubn, "Çocuklarımla askeri kontrol noktasına vardığımda, askerler güneye çocuklarımı almadan geçmemi istedi. Çocuklarım olmadan ilerleyemeyeceğime dair ikna etmeye çalıştığımda ise askerler beni vurmakla tehdit etti ve çocuklarıma da annesiz güneye gidin dediler." ifadelerini kullandı.

Bir süre sonra askerlerin adını ve kimlik numarasını sorduğunu aktaran Gubn, daha sonra kadın ve erkek askerlerden oluşan başka bir taburun yanına gönderildiğini dile getirdi.

İsrail askerleri çıplak arama yaptı

Gubn, İsrail askerlerinin arama yapmak için kendisinden soyunmasını istediğini, bunu askerlerin önünde yapmayı hemen reddettiğini ancak ölümle tehdit edilerek çıplak aranmaya zorlandığını söyledi.

İsrail askerlerinin tutumuna ilişkin Gubn, "İsrail askerleri elbiselerimi giydikten sonra ellerime ve ayaklarıma kelepçe taktı, gözlerimi bağladı. Sonra beni sürükleyerek bir yere götürdüler, oradan da askeri ciple başka bir yere. Orada da bir gece gözlerimiz, ellerimiz ve ayaklarımız bağlı şekilde kaldık." dedi.

Alıkonulduğu süre boyunca birçok kez çıplak aranmaya maruz kaldığını anlatan Gubn, İsrail askerleri tarafından işkence gördüğünü, ağır bir şekilde darbedildiğini ve sözlü tacize uğradığını belirtti.

Gubn, "Bizi askerlerle dolu büyük bir binaya götürdüler, elbiselerimizi çıkarmaya zorladılar, bana eziyet ettiler, dövdüler. Soğuk havalarda bizi ince hapishane kıyafeti giymeye zorladılar." diye konuştu.

Alıkonulmasına ilişkin ise Filistinli kadın, "Daha sonra bizi 8 gün boyunca askeri ciple El Halil ile Kudüs arasındaki Antoat Askeri Hapishanesine götürdüler. Orada da kıyafetlerimizi çıkarttırdılar, vurdular, hakarete uğradım, kötü muamele gördüm." ifadelerini kullandı.

Gubn, İsrail güçlerinin alıkoyduğu Filistinlileri saatlerce elleri ve ayakları bağlı şekilde tuttuğuna, darp ve işkence ettiğine dikkati çekti.

Filistinli kadın, sözlerine şöyle devam etti:

"Bizi önce çadır olduğunu düşündüğüm bir yere götürdüler, sorgulamaya ve Hamas mensubu olup olmadığımızla ilgili sorular sormaya başladılar.

Bana resimler gösterip, 'Bu sizin kocanız' dediler, ben de onlara 'Bu benim kocam değil sadece isim benzerliği var dedim. 8 gün süren sorgu ve işkencenin ardından beni bir otobüsle Dimona Hapishanesine götürdüler."

İsrail askerleri Filistinli kadının eşyalarını çaldı

Alıkonulan Filistinliler, sorgulamanın ardından hapishanelere götürülerek günlerce hapishanede tutuldular.

Gubn, İsrail ordusunun alıkonulanları serbest bırakmadan önce başka bir cezaevine naklettiğini ve orada bir gece tuttuktan sonra alıkonulan Filistinlileri sabah saatlerinde gözleri ve elleri bağlı şekilde bilmedikleri bir yere götürdüğünü ifade etti.

İsrail askerlerinin takılarını ve parasını çaldığını anlatan Gubn, "Alıkonulduğumuzda üzerimde 12 bin Ürdün dinarı (yaklaşık 17 bin dolar) değerinde altın takı ve 3 bin Ürdün dinarı (yaklaşık 4 bin dolardan fazla) değerinde de nakit para ile kişisel eşyalarım vardı. Askerler beni, eşyalarımı aldığıma dair bir kağıt imzalamaya zorladılar." dedi.

Gubn, İsrail askerlerinin tüm eşyalarını çaldığını ve kimliği dışında hiçbir şeyi kendisine geri vermediklerini söyledi.

Filistinli kadın, alıkonulanları karşılayan Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin bulunduğu Gazze-İsrail sınırındaki Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'na gelene kadar kelepçelerinin çıkarılmadığını kaydetti.

Gubn, 3 çocuğundan haber alamadığı için serbest kalmanın sevincini dahi yaşayamadığını sözlerine ekledi.



Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)

Irak’ta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi’nden kaynaklar dün, başbakanlığa aday isim konusunda karar verme aşamasına yaklaştıklarını ve adayı Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'ye sunarak görevlendirme sürecini başlatacaklarını açıkladılar. Öte yandan tahminlerin çoğu, mevcut geçici hükümetin Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilebileceğine işaret ediyor. Bu durum geçtiğimiz ocak ayı sonlarında ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘vetosu’ ile karşılaşan Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki'nin adaylığından vazgeçileceği anlamına geliyor.

Buna rağmen kaynaklar, Baas Partisi'nin Kalıntılarının Ortadan Kaldırılması Komisyonu Başkanı Asim el-Bedri gibi ‘uzlaşmacı bir isim’ seçme olasılığı olduğuna da işaret ettiler. Ayrıca eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin adı da olası bir aday olarak gündemde.

Koordinasyon Çerçevesi'nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ABD ile İran arasındaki ateşkes dönemini hükümetin kurulması meselesini çözmek için değerlendirmeye çalıştığını ve bunun çok yakın bir zamanda yapılacak bir toplantıda gerçekleşmesinin olası olduğunu belirtti.


Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
TT

Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)

Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, dünyada yaşanan benzeri görülmemiş değişimler ışığında, Çin ile Arap dünyası arasında daha güçlü ve dinamik bir ortaklık çağrısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre medya haberleri, Şi'nin Pekin'i ziyaret eden Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan'a, dünyanın barış ve savaş, birlik ve çatışma gibi seçeneklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde daha fazla koordinasyon ve iş birliğine ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtiyor.

Abu Dabi Veliaht Prensi'nin ziyareti, Washington ve Tahran arasında haftalar süren İran savaşını sona erdirmek için yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bölgede artan gerilim dönemi ile eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.


Gazze'den bir kadın, savaştan sonra yüzünü nasıl "yeniden eski haline getirdiğini" anlatıyor

Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
TT

Gazze'den bir kadın, savaştan sonra yüzünü nasıl "yeniden eski haline getirdiğini" anlatıyor

Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)

Aya Salame, bir buçuk yıl boyunca aynaya bakmaktan kaçındı; sokağa çıkabildiği zamanlarda bile yüzünün yarısından fazlasını örtüyordu. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısında yüzü tamamen deforme olan Aya, hayatının normale döneceği umudunu hiç kaybetmedi.

33 yaşındaki Aya Salame, yaralanmasının ardından yaşadığı acıları, Mısır'daki tedavi sürecini ve bir kadın olarak yüzüne kavuşma hayalini anlatıyor. Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, 7 Aralık 2023'te Gazze'nin kuzeyinde İsrail'in ateş hattında yaralandığını söylüyor.

Ve devam ediyor: “Tamamen yandım ve ateş göğsüme sıçradı.”

Çifte acı

Gazze’li bayan, yangından kurtulduğunu anlatıyor; hastanede etrafındaki herkes ondan şehadet getirmesini istiyor; çünkü alevlerin yüzünü ve göğsünü ciddi şekilde tahrip etmesinden sonra, herkes onun ömrünün sayılı günleri kaldığını düşünüyordu.

Aya, el-Şifa Hastanesinde 40 gün yoğun bakımda kaldı. “Gazze’deki durum çok zordu. Gazlı bezimiz ya da pansuman malzememiz yoktu. İlk birkaç gün boyunca pansuman değiştirmek için elimizde sadece en temel araçlar vardı” diyor. Altı aydır evinden çıkamadığı için hemşire olan komşusunun yaralarını temizlemesine yardım etmek üzere gönüllü olduğunu belirtiyor. “Tek bir adım bile atamıyordum, temiz hava bile alamıyordum” diyor.

Aya Salame sağ gözünü ve yüzünü kaybetti; durumuna duyduğu üzüntü nedeniyle felç geçirdi. Ancak oğlu Hamid onu görüp tanımadığında, acısının katlanarak arttığını söylüyor. Acıyla şöyle anlatıyor: «Çocuklarım benden korktu. Oğlum ‘Bu anne değil’ dedi.»

Aya Salame, Gazze’de dışarı çıkabilecek duruma geldikten sonra bile dışarı çıkmaktan kaçınıyordu ve dışarı çıktığında yüzünü örtüyordu. Şöyle devam ediyor: “İnsanlar bunun savaş yarası olduğunu biliyordu. Gözlerim bir perdeyle kapalıydı ve bir yıl üç ay boyunca aynaya hiç bakmadım.”

Tıbbi olarak büyük zorluk

Mısırlı plastik cerrah ve danışman Doktor Mahmud el-Desuki ile mikroskobik cerrahi uzmanı için Gazze Savaşı'nın yol açtığı ilk vaka değildi. El-Desuki Şarku’l Avsat’a, savaşta yaralanarak deformasyona uğrayan onlarca vakayla ilgilendiğini, ancak “Aya'nın vakasının büyük ve karmaşık bir zorluk oluşturduğunu” belirtiyor.

Doktor şöyle diyor: “Aya’nın yaralanması çok şiddetliydi, özellikle yüzünün sağ tarafında; yanak, yanak kasları, deri ve yedinci sinir tamamen deforme olmuştu; ayrıca yüzünde şarapnel parçaları da vardı. Tüm bunlar dokuların nekrozuna ve yaralı gözün çevresinde iltihaplanmaya neden oldu.”

Doktor, bir göz hastalıkları uzmanıyla iş birliği içinde durumu değerlendirdikten sonra, tedavi aşamalarının sayısını azaltmak amacıyla kapsamlı bir cerrahi müdahaleye başlanmasına karar verildiğini ifade etti. İlk ameliyat 8 ila 10 saat sürdü ve deri greftleri kullanılarak göz kapaklarının onarılması, lokal dokuların hareket ettirilmesi yoluyla yanağın yeniden yapılandırılması, kasların ve yüz sinirinin onarılması girişimi ile ağzın doğal haline yakın olarak yeniden şekillendirilmesini içeriyordu.

Ameliyata çok disiplinli bir tıbbi ekip katıldı. Tedavi ekibinin açıklamasına göre bu aşama en önemli ve en zor aşama olarak tanımlandı. Bunu, bir yıl boyunca devam eden tamamlayıcı aşamalar izledi. Bu aşamalar, mümkün olan en iyi sonuca ulaşmak amacıyla, protez gözün görünümünü iyileştirme, yağ enjeksiyonu, lazer seansları ve fizik tedavi gibi işlemleri içeriyordu.

Doktorun resmi sayfası, «X» platformu ve «Facebook» üzerinden takipçilerin, Aya’nın ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarına gösterdiği tepkilerle ilgili olarak doktor şöyle diyor: “Vaka Gazze'den ve savaş yaralanması olduğu için ameliyat öncesi ve sonrası arasındaki büyük görünüm farkı ve elbette yüzünde doğrudan meydana gelen yaralanma nedeniyle, bu durum insanların vakaya daha fazla tepki vermesine neden oldu. Bazı insanlar görünümdeki değişikliği ‘iğrenç’ olarak nitelendirdi.”

Mısırlı doktor, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu tür ameliyatların bazı ülkelerde nadir sayılabileceğini, ancak daha karmaşık yaralanmalar da dahil olmak üzere birçok vakada yerel olarak yapıldığını belirtiyor. Doktor, Aya'nın yüzü için daha iyi bir sonuç elde etme konusunda “estetik cerrahların hırsı” olarak tanımladığı şeyi hayal etmeye devam ederken, kadının hayali ise çocuklarını tekrar kucağında görmek. Aya şöyle diyor: “Yaralanmam kolay değildi... Aylarca acı çektim. Ama tek hayal ettiğim şey, çocuklarımın kucağıma dönmesi.”