Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Netanyahu'nun izlediği yoldan farklı, ABD'nin arzusuna uygun, ancak Filistinlilerin isteklerinden uzak bir yol sundu... Şarku’l Avsat belgenin metnini yayınlıyor

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
TT

Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)

Aşırı sağcı İsrail hükümetinin sahada işgali derinleştirmeyi, yerleşimleri genişletmeyi ve Gazze Şeridi'nde siyasi bir ufkun ortaya çıkmasını engelleyen yeni bir oldubittiyi dayatmayı amaçlayan politika uygulamaya çalıştığı bir dönemde, Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından geçen ay sunulan ve Filistinliler, ABD ve uluslararası toplum tarafından evrensel olarak reddedilen plana alternatif olarak Hamas'ın iktidarından sonraki gün için kendi planını ortaya koydu.

Eisenkot'un planının içeriği, İsrail'in Filistinlilerin kaderine ilişkin iç müzakerelerinin bir parçası olsa da hükümetin ve yerleşimcilerin eylemlerinin Filistin topraklarında yol açtığı kötüleşmeyi durdurmayı amaçlayan geçici çözümler öneriyor. Ancak önerileri, Filistinlilerin işgali sona erdirme ve İsrail'in yanında bir Filistin devleti kurma isteklerini dışarda bırakıyor. Söz konusu plan, Filistin sorununa kalıcı bir çözümün uygulanmasını beş yıl ertelemeyi öneriyor. Bu süre zarfında Filistin liderliği ‘terörle mücadele ve İsrail'e karşı kışkırtma’ konusundaki kararlılığı konusunda sınanacak, İsrail güvenlik servisleri denizden nehre güvenliği kontrol edecek ve Hamas'ın askeri yeteneklerini ortadan kaldırma süreci devam edecek.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki el-Megazi Mülteci Kampı’na düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan binaların enkazının önünde bir çocuk (EPA)

Netanyahu kendi planını 22 Şubat'ta ‘Hamas'tan Sonraki Gün’ başlığı altında sunmuş ve Filistin meselesine ciddi bir çözüm getirilmesini reddetmişti. Eisenkot'un önerisi, hükümetinin Filistin'in durumunu kökten değiştiren ve herhangi çözüm şansını engelleyen bir gerçekliği sahaya dayattığı görüşüne dayanan bir alternatif. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria'daki yerleşim projelerini reddettiğini ve İsrail'in özellikle, ABD ve ‘Arap barış ülkeleri’ ile uluslararası ve bölgesel ilişkilerinden endişe duyduğunu açıkça söylüyor.

Eisenkot'un belgesi, Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) eski Başkanı Amos Yadlin'in başkanlığını yaptığı ve aralarında Ordu Strateji Dairesi eski başkanı Albay Ram Yebneh ve Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Dairesi başkanı Dr. Avner Golub'un da bulunduğu MIND Israel Enstitüsü'nden üst düzey stratejik güvenlik ekibinin katılımıyla hazırlandı. Söz konusu enstitü, Yadlin'in geçen yıl Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırma Enstitüsü başkanlığı görevine son vermesinin ardından, İsrail devletine politika sahasında yardımcı olmak amacıyla kuruldu. Belge, Eisenkot'un içeriğinin tartışılmasını ve İsrail hükümeti için stratejik bir plan olarak onaylanmasını talep ettiği Savaş Kabinesi toplantısında sunuldu.

Şarku'l Avsat'ın bir kopyasına ulaştığı belgenin metni şöyle:

Başlık: Gazze Şeridi'nde Hamas'tan sonraki gün

Vizyon: Güçlü, güvenli ve müreffeh bir Yahudi, demokratik devlet olarak İsrail devleti

Prensipler:

Kısa vadede

*Hamas'ı parçalamaya çalışmak: İsrail ordusunun rehine anlaşmasını sonuçlandırmak için baskı yaratmak ve Gazze Şeridi'nden İsrail'e yönelik uzun vadeli bir tehdidi önlemek amacıyla Hamas'ın askeri ve yönetim kabiliyetlerini vurma operasyonuna devam etmesi.

*Ahlaki bir zorunluluk ve son derece acil bir mesele olarak rehine anlaşması ve onların geri dönüşü için baskı yapmak.

*Bir ABD-İsrail-Arap ittifakı oluşturmak:

- Gazze Şeridi'ndeki sivil sorunlarla ilgilenme sorumluluğunun İsrail'den alınarak, İsrail ile koordinasyon içinde uluslararası ve bölgesel gözetim altında yerel bir Filistin bileşenine devredilmesi.

- Hamas'ın Gazze ve Batı Şeria'da güçlenmesinin önlenmesi.

- Lübnan'da Hizbullah ile yaşanan çatışmanın, tahliye edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönmelerini sağlayacak şekilde sona erdirilmesi.

- Barışçıl ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi.

- Suudi Arabistan ve diğer Arap ve İslam ülkeleriyle ilişkilerde ilerleme kaydedilmesi.

- Nükleer programı ve bölgedeki faaliyetleri başta olmak üzere İran'dan gelen tüm tehditlere karşı hazırlıklı olunması.

Gazze'ye gıda yardımı bırakılırken (Reuters)

Filistin devleti talebine alternatif olarak Filistin arenasında ortak bir İsrail-ABD vizyonuna ilişkin anlaşma, üç testi geçen bir Filistin varlığına dayanmaktadır:

1. İsrail'e karşı terörizmi durdurmak için çalışmak.

2. Uluslararası arenada resmi ve gayri resmi eğitim müfredatında İsrail'e karşı kışkırtmanın durdurulması.

3. Teröristlere yapılan ödemelerin durdurulması.

Orta vadede

1. Güvenlik düzeyi

*İsrail, Gazze Şeridi'nde operasyon özgürlüğünü ve Gazze Şeridi'nde bir terörist üssünün büyümesini veya inşa edilmesini önlemek amacıyla, sorumluluğun başka bir yönetim unsuruna devredilmesiyle artacak olan güvenlik sorumluluklarını sürdürmektedir.

*İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda bir güvenlik kuşağı gerekli olduğu sürece yürürlükte kalacaktır.

*İsrail, Mısır ve ABD ile iş birliği içinde, Hamas'ın yeni bir büyüme hamlesini önlemek için Refah-Mısır sınırında bir ‘güney kapatması’ sağlar ve uzun bir süre boyunca yer altı ve yer üstü kaçakçılığını izler ve önler.

*İsrail, terörist unsurların güç kazanmasını önlemek ve İsrail'e yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla Ürdün'ün batısından Gazze ve Batı Şeria'ya kadar uzanan tüm bölgede (kara, deniz, hava ve uzay) güvenlik kontrolüne sahiptir. Tüm bunlar, insani yardım ve ekonomik kalkınmayı engellemeden yapılmaktadır.

Gazze kıyısı yakınlarında devriye gezen bir İsrail donanma gemisi (Reuters)

*Gazze Şeridi'nde tam silahsızlanma her türlü askeri kabiliyetin önüne geçmektedir. Bu silahsızlandırma, İsrail'in düşman kabiliyetlerini azaltması, güvenlik sorumluluğunu arttırması ve ABD gözetimi altında yerel otorite için bir silahsızlandırma sistemi kurmasıyla gerçekleştirilir. Sadece hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla bir askeri güç kurulur.

2. Sivil düzey

*Gazze nüfusunun sivil-ekonomik işlerinin, ‘beş Arap devleti’, ABD ve uluslararası toplumdan oluşan bir grup tarafından denetlenen Filistinli teknokrat bir bileşen tarafından yönetilmesi. Sivil yönetim bileşeni, terörist unsurlardan ya da terörizmi destekleyenlerden fon ya da destek alamaz.

*Askeri ya da toplumsal bir örgüt olarak Hamas, terörist bir örgüt olarak tanımlandığı sürece, Gazze ya da Batı Şeria'daki hiçbir yönetimden pay alamayacak ve seçimlere katılmasına izin verilmeyecektir. Bir Filistin hükümetinin kurulması, İsrail'in Hamas'ın yükselişini önlemek için harekete geçme kabiliyetini tehlikeye atmamalıdır.

*Gazze ve Batı Şeria'daki eğitim sisteminin reformu, toplumlarında radikalizmden arındırılmış müfredatı teşvik etme konusunda deneyim sahibi olan beş Arap ülkesi grubu üyelerinin yardımıyla gerçekleştirilmelidir.

*İsrail, çalışanları 7 Ekim katliamına karışmış olan UNRWA'yı kapatmak ve okullarının sorumluluğunu kademeli olarak Gazze Şeridi'ni yöneten kuruluşa ve Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'ne devretmek için çalışmaktadır. UNRWA hizmetlerinin sorumluluğu diğer uluslararası kuruluşlara devredilmelidir.

*Gazze Şeridi'nin yeniden inşası, İsrail ve ABD arasında önceden belirlenecek kriterlere uygun olarak, Gazze Şeridi'nin askerden arındırılması ve bu statünün korunması şartına bağlıdır. Yeniden inşa planı İsrail'in kabul edebileceği uluslararası ve bölgesel gözetim altında uygulanacaktır.

*İnsani yardım: Gazzeli kitleler 7 Ekim katliamlarına ve o dönemde kaçırılanların alıkonulmasına derinden karışmış olmalarına rağmen, İsrail'in Gazze halkını aç bırakma gibi bir politikası yoktur. Bununla birlikte, kaçırılanlar serbest bırakılana kadar yardım sınırlıdır ve İsrail ile koordinasyon içinde olan herhangi bir olumlu uluslararası unsur tarafından sağlanmaktadır.

Hamas tarafından tutulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması için Tel Aviv'de düzenlenen bir gösteri (Reuters)

Uzun vadede

*İsrail ve Filistinliler arasında varılacak herhangi bir çözüm, iki taraf arasında doğrudan müzakereler yoluyla olacak ve beş yıl sonra uygulamaya konulacaktır. Bu süre zarfında Filistinlilerin iktidar, askerden arındırma ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konularında kapsamlı reformlar gerçekleştirme kabiliyetleri uluslararası ve bölgesel izleme altında test edilecektir.

*İsrail önümüzdeki beş yıl içinde bir Filistin devleti kurulacağına dair hiçbir taahhütte bulunmuyor. Zira böyle bir şey Hamas'a verilmiş bir hediye olarak algılanacaktır.

*İsrail, Batı Şeria'da tek devletli bir çözüme doğru bir ‘kaymayı’ önleyeceğini beyan eder ve bunun için çalışır.



Haşdi Şabi’nin kurnaz lideri Falih el Feyyad Saddam ve ABD saldırılarından nasıl sağ çıktı?

Arşiv fotoğrafı: Falih el-Feyyad ve Abdülaziz el-Muhammedavi, Haşdi Şabi Başkanı ile Genelkurmay Başkanı (Kurum medyası)
Arşiv fotoğrafı: Falih el-Feyyad ve Abdülaziz el-Muhammedavi, Haşdi Şabi Başkanı ile Genelkurmay Başkanı (Kurum medyası)
TT

Haşdi Şabi’nin kurnaz lideri Falih el Feyyad Saddam ve ABD saldırılarından nasıl sağ çıktı?

Arşiv fotoğrafı: Falih el-Feyyad ve Abdülaziz el-Muhammedavi, Haşdi Şabi Başkanı ile Genelkurmay Başkanı (Kurum medyası)
Arşiv fotoğrafı: Falih el-Feyyad ve Abdülaziz el-Muhammedavi, Haşdi Şabi Başkanı ile Genelkurmay Başkanı (Kurum medyası)

Mütevazı ve sakin görüntüsüne rağmen, Irak’ta Haşdi Şabi lideri Falih el Feyyad, rakipleri dâhil birçok kişi tarafından kurnaz, fırsatları değerlendirmede son derece yetenekli ve düşmanlarına karşı “sert mücadeleler” yürütebilen bir isim olarak görülüyor. Bu özellikleri, kurum içindeki yoğun kutuplaşma ve güç mücadelelerine rağmen, onu 10 yılı aşkın süredir Haşdi Şabi’nin zirvesinde tutmayı başardı.

Salı günü, ABD’ye ait olduğu düşünülen bir hava saldırısının Musul kentindeki “Arap Mahallesi”nde Feyyad’ın kullandığı bir evi hedef aldığı öne sürüldü. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre kaynaklar Feyyad’ın saldırı sırasında evde bulunmadığı ifade ettiler.

Falih el Feyyad kimdir?

Falih el Feyyad, 1956 yılında Bağdat’ta doğdu. 1977’de Musul Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Kuzey Bağdat’taki Raşidiye ve Tarmiye bölgelerinde geniş tarım arazilerine sahip olan el-Bu Amir (el-Bu Hamis) aşiretine mensuptur.

fdvdev
Yerel sakinler tarafından kaydedilen görüntüde, bugün Musul’da bombalanan bir noktadan yükselen duman görülüyor. Sakinler, saldırının Haşdi Şabi liderlerinin kullandığı bir evi hedef aldığını belirtti.

Aşiret bağlarının, Saddam Hüseyin döneminde idamdan kurtulmasında etkili olduğu iddia ediliyor. 1980’de yasaklı Dava Partisi’ne üyelik suçlamasıyla idama mahkûm edilen Feyyad’ın cezası, Saddam Hüseyin’in aileyi ziyareti sonrası affedilerek 20 yıl hapse çevrildi.

2003 sonrası erken dönemde siyasete atılan Feyyad, eski başbakan İbrahim Caferi’nin siyasi akımına katıldı. Ancak asıl yükselişini, Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ve ardından Haşdi Şabi içindeki görevleriyle elde etti.

2014’te, Ali Sistani’nin DEAŞ’e karşı yayımladığı “cihad-ı kifai” fetvasıyla eş zamanlı olarak Haşdi Şabi Komitesi’nin başına getirildi. 2016’da Irak Parlamentosu’nun “Haşdi Şabi Yasası”nı kabul etmesiyle görevi resmiyet kazandı.

Feyyad, bir dönem Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yaptı ancak 2018’de dönemin başbakanı Haydar el-İbadi tarafından görevden alındı. 2020’de ise eski başbakan Mustafa el-Kazımi tarafından yayımlanan kararnameyle Haşdi Şabi Başkanlığı görevine asaleten yeniden atandı.

Gücünü koruyan isim

Kurum içindeki çekişmeler, özellikle Asaib Ehl el-Hak’ın açık muhalefetine ve 2021’de insan hakları ihlalleri gerekçesiyle ABD yaptırımlarına rağmen, Feyyad görevini korumayı başardı.

Kaynaklara göre Feyyad, siyasi ve güvenlik alanındaki etkisini İran ile yakın ilişkilerinden ve özellikle 2020 başında Bağdat’ta ABD saldırısında öldürülen Kasım Süleymani ile kurduğu bağlardan aldı.

rftbrf

Feyyad’ın, Haşdi Şabi’deki merkezi konumunu kullanarak çeşitli ortaklıklar ve sözleşmeler üzerinden mali kazanımlar elde ettiği de öne sürülüyor. Ayrıca Sünni aşiret güçlerini organize edip sadakatlerini kendi etrafında toplaması, özellikle Ninova ve Musul’da kendisine önemli bir siyasi taban oluşturdu.

Aşiret “seferberliği”

Kaynaklar, genellikle Sünni siyasetçilere bağlı olan aşiret güçlerinin, sağladığı çıkarlar nedeniyle Feyyad’a bağlılık sunduğunu belirtiyor. Bu ilişkiler ağı sayesinde Feyyad, Sünni çoğunluklu bölgelerde, özellikle Ninova’da önemli bir siyasi aktör haline geldi ve yerel mecliste kayda değer bir temsil gücü elde etti.

Buna karşın rakipleri, Feyyad’ı Musul’daki birçok proje ve yatırım üzerinde kontrol kurmakla suçluyor. Ayrıca Haşdi Şabi içinde hassas görevlere kendi aşiretinden kişileri yerleştirdiği iddiaları da dile getiriliyor.


Yahudi yerleşimcilerden Batı Şeria'da geniş çaplı saldırılar

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
TT

Yahudi yerleşimcilerden Batı Şeria'da geniş çaplı saldırılar

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)

İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria'daki yoğun ve geniş çaplı saldırılarına dün de devam ettiler. Batı Şeria’nın çeşitli noktalarında Filistinlilere ait daha fazla ev ve tesisi kundaklayan yerleşimciler, intikam sloganları attılar.

Yerleşimciler dün gece Deyr el-Hatab, Beyta, Karyut, Deyr Şeref ve Nablus yakınlarındaki Havara dahil olmak üzere yeni köyleri saldırdı. En şiddetli saldırılar Deyr el-Hatab'da gerçekleşti. Bu saldırılarda 9 Filistinli yaralandı ve evler ile araçlar ateşe verildi.

Nablus Kızılayı Acil Yardım ve Acil Durum Merkezi Müdürü Amid Ahmed, sağlık ekiplerinin saldırı sırasında ayağından kurşunla yaralanan 45 yaşındaki bir vatandaşa müdahale ettiğini, ayrıca yerleşimcilerin saldırısı sonucu meydana gelen 8 yaralanma vakası daha olduğunu, bunların arasında bir kadının çürükler ve sıkılan bir gaz sonucu boğulma şikayeti yaşadığını bildirdi. Yerleşimciler Deyr el-Hatab'da evleri ve arabaları yakarken Beyta beldesine saldırıp, tarım arazilerini tahrip ettiler, asırlık zeytin ağaçlarını söktüler, bir evin duvarını yıktılar, Filistinlilere saldırıp dövdüler ve ana elektrik trafosuna ateş açarak bölgenin elektriğini kestiler.

fd
Yahudi yerleşimcilerin saldırısı sonucu hasar gören bir aracın fotoğrafı. Yerleşimciler ayrıca Batı Şeria'nın Nablus'un doğusundaki Deyr el-Hatab köyünde evlerin duvarlarına İbranice sloganlar yazdı (DPA)

Yahudi yerleşimciler, Karyut'ta da köyün doğu kesimindeki evlere saldırdı ve Filistinlilerle çatıştı. Ayrıca Barka köyündeki tarihi Mesudiye bölgesinde bir turistik çadırı, Deyr Şerif köyünde bir araç parkının bir bölümünü ve bazı araçları yaktı.

Ramallah'ta ise Barka köyü gece saldırısına uğradı. Saldırıda bir ‘sağlık kliniği’ ile bir ticari kamyon yakıldı. Öte yandan yerleşimciler, Ramallah çevresindeki hayati öneme sahip yolları kapatarak vatandaşların hareketini kısıtladı.

Saldırılarda yerleşimcilerin baskın düzenleyerek Filistin bayrağını indirip yerine işgal bayrağını astıkları ve duvarlarına ırkçı sloganlar yazdıkları Havara Lisesi de zarar gördü. Eğitim Bakanlığı bu saldırıyı, ‘eğitim hakkı ve güvenli öğrenim ortamına yönelik bariz bir ihlal’ olarak değerlendirdi.

fvfdev
Filistinliler, Batı Şeria'nın Cenin kentinin güneyindeki el-Fandakumiye köyüne İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Pazar günü yanmış bir aracı inceliyorlar (AFP)

Saldırılar, Batı Şeria'da yaklaşık 20 noktayı hedef alan ve Calud, el-Fandakumiye, Seylat el-Dahr ve Batı Şeria'nın kuzeyindeki Karyut köylerinde evlerin, araçların ve mülklerin yakılmasını içeren önceki saldırılardan birkaç saat sonra gerçekleşti.

Yerleşimciler, pazar günkü saldırının İran'ın roket saldırılarına misilleme olduğunu, dünkü saldırının ise Nablus yakınlarında bir trafik kazasında bir yerleşimcinin öldürülmesine misilleme olduğunu iddia etti.

Yerleşimcilerin her iki saldırısı da özel platformlar üzerinden yapılan çağrıların ardından gerçekleşti. Filistinliler de özel gruplar aracılığıyla, büyük savaşın gölgesinde Batı Şeria'da bir tür başka savaşın başladığı izlenimi veren bu durum karşısında dikkatli olunması ve yerleşimcilere karşı koyulması yönünde çağrılar ve uyarılar yayınladı.

fvfdv
İşgal altındaki Batı Şeria'nın Havara beldesinde silahlı İsrailli yerleşimciler ve askerler (Arşiv - AFP)

Yahudi yerleşimciler, saldırıları sırasında intikam sloganları attılar ve saldırdıkları yerlere intikam sloganları yazdılar.

Cumartesi günü Batı Şeria'nın kuzeyindeki Hermeş yerleşim birimi yakınlarında meydana gelen bir trafik kazası sonucu bir İsrailli yerleşimci hayatını kaybetti. İsrail polisi ve ordusu, olayın kaza mı yoksa Filistinliler tarafından gerçekleştirilen bir saldırı mı olduğunu belirlemek için soruşturma başlattıklarını açıkladı.

İsrail polisine teslim olan Filistinli, bunun bir trafik kazası olduğunu ısrarla savundu. Ancak İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve diğer yerleşimci aktivistler, resmî sonuçları beklemeden olayı cinayet ve saldırı olarak nitelendirdiler, bu da yerleşimcileri kışkırttı.

Smotrich, yerleşimcinin cenazesi sırasında yaptığı konuşmada, Filistin Yönetimi'ni ‘devirmek’ ve Batı Şeria'da tam bir İsrail kontrolü sağlamak için çalışacağına söz verdi. Smotrich, yerleşimcilere cenaze töreninin ardından intikam eylemleri gerçekleştirmeye çağırdı.

vdfv
Pazar günü Cenin'in güneyindeki Batı Şeria'daki el-Fandakumiye köyünde, İsrailli yerleşimcilerin saldırısının ardından hasar gören bir evi inceleyen Filistinliler (EPA)

Saldırılar, İsrail ordusunun yerleşimcilerin saldırılarının güvenliği etkileyebileceği gerekçesiyle Batı Şeria'ya bir piyade taburu gönderme kararı almasının ardından gerçekleşti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaş sırasında artan milliyetçi suç olaylarını kınayarak, bunlara karşı mücadele etme söz verdi.

Son saldırılar, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'daki yerleşimciler tarafından başlatılan tırmanışın bir uzantısı ve bu saldırılar, İran'a karşı devam eden savaşla birlikte arttı. Savaşın başlangıcından bu yana Batı Şeria'daki yerleşimciler, dünyanın büyük çatışmaya odaklanmış olmasını fırsat bilerek 8 Filistinliyi öldürdü.

Öte yandan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün, İsrail’in yerleşim birimlerini genişletmesi, toprak ilhakı, artan yerleşimci terörü ve Filistin’in mahsup fonlarının dondurulması gibi politikalarının sonucu olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki durumun ciddiyetine dikkati çekti.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyna, yaptığı açıklamada, “Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden savaşın yanı sıra Batı Şeria’daki yerleşimcilerin işlediği cinayet, kundaklama ve yıkım saldırıları ne çatışmanın özünü değiştirecek ne de kimseye meşruiyet kazandıracak. Çünkü işgal devam ettiği sürece bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlanamayacak” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu’nun yaşadığı kriz ve savaşların tek çözümünün, Filistin meselesinin uluslararası meşru kararlar, Arap Barış Girişimi ve uluslararası hukuka uygun olarak adil bir şekilde çözülmesi olduğunu belirten Rudeyna, “Her ne kadar uzun, karmaşık ve kanlı bir süreç olsa da, dünyayı savaşların getireceği daha fazla felaketten kurtarmanın tek yolu budur” dedi.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi" kurma niyetini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi" kurma niyetini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz vugün yaptığı açıklamada, güçlerinin Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi"ni kontrol edeceğini duyurdu.

 Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail'deki bir askeri komuta merkezini ziyaretinde konuşan Katz, "Hizbullah'ın teröristleri ve silahları geçirmek için kullandığı Litani Nehri üzerindeki beş köprünün tamamı havaya uçuruldu ve İsrail Savunma Kuvvetleri kalan köprüleri ve Litani'ye kadar uzanan güvenlik bölgesini kontrol edecek" dedi.

Bu bölge,İsrail sınırından otuz kilometre boyunca uzanmaktadır.

Katz, yerinden edilmiş sakinlerin "İsrail'in kuzeyindeki sakinlerin güvenliği garanti altına alınana kadar Litani Nehri'nin güneyine geri dönmeyeceklerini" de ifade etti.

İsrail ordusu pazar günü, açıkça bombalayacağına dair tehditlerin ardından Lübnan'ın güneyinde sahil yolundaki el-Kasımiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu, Litani Nehri'nin güneyini Sur kentine bağlayan en önemli ulaşım arterlerinden birini doğrudan etkileyen gerginlik artışı olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, İsrail'in hedeflerini güneydeki altyapı ve konut alanlarını da kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurmasıyla eşzamanlı olarak gerçekleşti.

Katz geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya, İsrail bölgelerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için cephe hattındaki köylerde bulunan Lübnan evlerinin yıkımını hızlandırma talimatı verdiklerini ve Litani Nehri üzerindeki tüm köprülerin yıkılacağını söylemişti.