Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Netanyahu'nun izlediği yoldan farklı, ABD'nin arzusuna uygun, ancak Filistinlilerin isteklerinden uzak bir yol sundu... Şarku’l Avsat belgenin metnini yayınlıyor

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
TT

Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)

Aşırı sağcı İsrail hükümetinin sahada işgali derinleştirmeyi, yerleşimleri genişletmeyi ve Gazze Şeridi'nde siyasi bir ufkun ortaya çıkmasını engelleyen yeni bir oldubittiyi dayatmayı amaçlayan politika uygulamaya çalıştığı bir dönemde, Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından geçen ay sunulan ve Filistinliler, ABD ve uluslararası toplum tarafından evrensel olarak reddedilen plana alternatif olarak Hamas'ın iktidarından sonraki gün için kendi planını ortaya koydu.

Eisenkot'un planının içeriği, İsrail'in Filistinlilerin kaderine ilişkin iç müzakerelerinin bir parçası olsa da hükümetin ve yerleşimcilerin eylemlerinin Filistin topraklarında yol açtığı kötüleşmeyi durdurmayı amaçlayan geçici çözümler öneriyor. Ancak önerileri, Filistinlilerin işgali sona erdirme ve İsrail'in yanında bir Filistin devleti kurma isteklerini dışarda bırakıyor. Söz konusu plan, Filistin sorununa kalıcı bir çözümün uygulanmasını beş yıl ertelemeyi öneriyor. Bu süre zarfında Filistin liderliği ‘terörle mücadele ve İsrail'e karşı kışkırtma’ konusundaki kararlılığı konusunda sınanacak, İsrail güvenlik servisleri denizden nehre güvenliği kontrol edecek ve Hamas'ın askeri yeteneklerini ortadan kaldırma süreci devam edecek.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki el-Megazi Mülteci Kampı’na düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan binaların enkazının önünde bir çocuk (EPA)

Netanyahu kendi planını 22 Şubat'ta ‘Hamas'tan Sonraki Gün’ başlığı altında sunmuş ve Filistin meselesine ciddi bir çözüm getirilmesini reddetmişti. Eisenkot'un önerisi, hükümetinin Filistin'in durumunu kökten değiştiren ve herhangi çözüm şansını engelleyen bir gerçekliği sahaya dayattığı görüşüne dayanan bir alternatif. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria'daki yerleşim projelerini reddettiğini ve İsrail'in özellikle, ABD ve ‘Arap barış ülkeleri’ ile uluslararası ve bölgesel ilişkilerinden endişe duyduğunu açıkça söylüyor.

Eisenkot'un belgesi, Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) eski Başkanı Amos Yadlin'in başkanlığını yaptığı ve aralarında Ordu Strateji Dairesi eski başkanı Albay Ram Yebneh ve Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Dairesi başkanı Dr. Avner Golub'un da bulunduğu MIND Israel Enstitüsü'nden üst düzey stratejik güvenlik ekibinin katılımıyla hazırlandı. Söz konusu enstitü, Yadlin'in geçen yıl Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırma Enstitüsü başkanlığı görevine son vermesinin ardından, İsrail devletine politika sahasında yardımcı olmak amacıyla kuruldu. Belge, Eisenkot'un içeriğinin tartışılmasını ve İsrail hükümeti için stratejik bir plan olarak onaylanmasını talep ettiği Savaş Kabinesi toplantısında sunuldu.

Şarku'l Avsat'ın bir kopyasına ulaştığı belgenin metni şöyle:

Başlık: Gazze Şeridi'nde Hamas'tan sonraki gün

Vizyon: Güçlü, güvenli ve müreffeh bir Yahudi, demokratik devlet olarak İsrail devleti

Prensipler:

Kısa vadede

*Hamas'ı parçalamaya çalışmak: İsrail ordusunun rehine anlaşmasını sonuçlandırmak için baskı yaratmak ve Gazze Şeridi'nden İsrail'e yönelik uzun vadeli bir tehdidi önlemek amacıyla Hamas'ın askeri ve yönetim kabiliyetlerini vurma operasyonuna devam etmesi.

*Ahlaki bir zorunluluk ve son derece acil bir mesele olarak rehine anlaşması ve onların geri dönüşü için baskı yapmak.

*Bir ABD-İsrail-Arap ittifakı oluşturmak:

- Gazze Şeridi'ndeki sivil sorunlarla ilgilenme sorumluluğunun İsrail'den alınarak, İsrail ile koordinasyon içinde uluslararası ve bölgesel gözetim altında yerel bir Filistin bileşenine devredilmesi.

- Hamas'ın Gazze ve Batı Şeria'da güçlenmesinin önlenmesi.

- Lübnan'da Hizbullah ile yaşanan çatışmanın, tahliye edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönmelerini sağlayacak şekilde sona erdirilmesi.

- Barışçıl ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi.

- Suudi Arabistan ve diğer Arap ve İslam ülkeleriyle ilişkilerde ilerleme kaydedilmesi.

- Nükleer programı ve bölgedeki faaliyetleri başta olmak üzere İran'dan gelen tüm tehditlere karşı hazırlıklı olunması.

Gazze'ye gıda yardımı bırakılırken (Reuters)

Filistin devleti talebine alternatif olarak Filistin arenasında ortak bir İsrail-ABD vizyonuna ilişkin anlaşma, üç testi geçen bir Filistin varlığına dayanmaktadır:

1. İsrail'e karşı terörizmi durdurmak için çalışmak.

2. Uluslararası arenada resmi ve gayri resmi eğitim müfredatında İsrail'e karşı kışkırtmanın durdurulması.

3. Teröristlere yapılan ödemelerin durdurulması.

Orta vadede

1. Güvenlik düzeyi

*İsrail, Gazze Şeridi'nde operasyon özgürlüğünü ve Gazze Şeridi'nde bir terörist üssünün büyümesini veya inşa edilmesini önlemek amacıyla, sorumluluğun başka bir yönetim unsuruna devredilmesiyle artacak olan güvenlik sorumluluklarını sürdürmektedir.

*İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda bir güvenlik kuşağı gerekli olduğu sürece yürürlükte kalacaktır.

*İsrail, Mısır ve ABD ile iş birliği içinde, Hamas'ın yeni bir büyüme hamlesini önlemek için Refah-Mısır sınırında bir ‘güney kapatması’ sağlar ve uzun bir süre boyunca yer altı ve yer üstü kaçakçılığını izler ve önler.

*İsrail, terörist unsurların güç kazanmasını önlemek ve İsrail'e yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla Ürdün'ün batısından Gazze ve Batı Şeria'ya kadar uzanan tüm bölgede (kara, deniz, hava ve uzay) güvenlik kontrolüne sahiptir. Tüm bunlar, insani yardım ve ekonomik kalkınmayı engellemeden yapılmaktadır.

Gazze kıyısı yakınlarında devriye gezen bir İsrail donanma gemisi (Reuters)

*Gazze Şeridi'nde tam silahsızlanma her türlü askeri kabiliyetin önüne geçmektedir. Bu silahsızlandırma, İsrail'in düşman kabiliyetlerini azaltması, güvenlik sorumluluğunu arttırması ve ABD gözetimi altında yerel otorite için bir silahsızlandırma sistemi kurmasıyla gerçekleştirilir. Sadece hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla bir askeri güç kurulur.

2. Sivil düzey

*Gazze nüfusunun sivil-ekonomik işlerinin, ‘beş Arap devleti’, ABD ve uluslararası toplumdan oluşan bir grup tarafından denetlenen Filistinli teknokrat bir bileşen tarafından yönetilmesi. Sivil yönetim bileşeni, terörist unsurlardan ya da terörizmi destekleyenlerden fon ya da destek alamaz.

*Askeri ya da toplumsal bir örgüt olarak Hamas, terörist bir örgüt olarak tanımlandığı sürece, Gazze ya da Batı Şeria'daki hiçbir yönetimden pay alamayacak ve seçimlere katılmasına izin verilmeyecektir. Bir Filistin hükümetinin kurulması, İsrail'in Hamas'ın yükselişini önlemek için harekete geçme kabiliyetini tehlikeye atmamalıdır.

*Gazze ve Batı Şeria'daki eğitim sisteminin reformu, toplumlarında radikalizmden arındırılmış müfredatı teşvik etme konusunda deneyim sahibi olan beş Arap ülkesi grubu üyelerinin yardımıyla gerçekleştirilmelidir.

*İsrail, çalışanları 7 Ekim katliamına karışmış olan UNRWA'yı kapatmak ve okullarının sorumluluğunu kademeli olarak Gazze Şeridi'ni yöneten kuruluşa ve Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'ne devretmek için çalışmaktadır. UNRWA hizmetlerinin sorumluluğu diğer uluslararası kuruluşlara devredilmelidir.

*Gazze Şeridi'nin yeniden inşası, İsrail ve ABD arasında önceden belirlenecek kriterlere uygun olarak, Gazze Şeridi'nin askerden arındırılması ve bu statünün korunması şartına bağlıdır. Yeniden inşa planı İsrail'in kabul edebileceği uluslararası ve bölgesel gözetim altında uygulanacaktır.

*İnsani yardım: Gazzeli kitleler 7 Ekim katliamlarına ve o dönemde kaçırılanların alıkonulmasına derinden karışmış olmalarına rağmen, İsrail'in Gazze halkını aç bırakma gibi bir politikası yoktur. Bununla birlikte, kaçırılanlar serbest bırakılana kadar yardım sınırlıdır ve İsrail ile koordinasyon içinde olan herhangi bir olumlu uluslararası unsur tarafından sağlanmaktadır.

Hamas tarafından tutulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması için Tel Aviv'de düzenlenen bir gösteri (Reuters)

Uzun vadede

*İsrail ve Filistinliler arasında varılacak herhangi bir çözüm, iki taraf arasında doğrudan müzakereler yoluyla olacak ve beş yıl sonra uygulamaya konulacaktır. Bu süre zarfında Filistinlilerin iktidar, askerden arındırma ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konularında kapsamlı reformlar gerçekleştirme kabiliyetleri uluslararası ve bölgesel izleme altında test edilecektir.

*İsrail önümüzdeki beş yıl içinde bir Filistin devleti kurulacağına dair hiçbir taahhütte bulunmuyor. Zira böyle bir şey Hamas'a verilmiş bir hediye olarak algılanacaktır.

*İsrail, Batı Şeria'da tek devletli bir çözüme doğru bir ‘kaymayı’ önleyeceğini beyan eder ve bunun için çalışır.



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.