Savaş sonrası Gazze’nin yönetimiyle ilgili ortaya atılan en son plan: Barışı koruma güçleri

Barışı koruma güçlerinin ABD donanması tarafından Gazze’ye inşası devam eden iskelenin güvenliğini sağlamak, kanunları uygulamak ve yenilenen Filistin Yönetimi'nin Gazze’ye girişini kolaylaştırmak olmak üzere üç görevi var

İsrail ordusunun Gazze sınırı yakınlarında konuşlu askeri araçları (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze sınırı yakınlarında konuşlu askeri araçları (Reuters)
TT

Savaş sonrası Gazze’nin yönetimiyle ilgili ortaya atılan en son plan: Barışı koruma güçleri

İsrail ordusunun Gazze sınırı yakınlarında konuşlu askeri araçları (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze sınırı yakınlarında konuşlu askeri araçları (Reuters)

İzzettin Ebu Ayşe

Gazze’de barışı koruma güçleri konuşlandırmayı kabul eden ABD, İsrail’in önerdiği planın uygulanabilir olduğunu düşünüyor.

Gazze’deki savaşın bir sonraki gününün yolunu açacak bir adım. İsrail, Gazze Şeridi'ne barış gücü konuşlandırma planını ABD ile görüştü ve bu öneri, Gazze'nin gelecekteki yönetimine ilişkin önerilen son fikir oldu.

ABD, Gazze’ye barışı koruma gücü konuşlandırma planını kabul etti

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, geçtiğimiz hafta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun onayıyla ABD'ye gittiğinde ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin'e Gazze’ye barışı koruma gücü konuşlandırılması önerisini sundu. Böylece bu girişimin başlatıcısı İsrail oldu.

Gazze’ye barışı koruma gücü konuşlandırmayı kabul eden ABD, İsrail planının uygulanabilir olduğunu düşünüyor. Washington konuyla ilgili temaslara başlarken elde edilen bilgilere göre bu konuda ilerleme de kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ortadoğu'ya gerçekleştirdiği son ziyaret turu sırasında Mısır'ın başkenti Kahire'de altı Arap ülkesinin dışişleri bakanlarıyla bir araya geldiği toplantıda çantasında getirdiği planı sunmuştu.

Barışı koruma gücü unsurları

Plana göre Gazze’de görev yapacak barışı koruma gücü, Filistinliler ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşmalarının uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla 1949 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Ateşkes Denetleme Örgütü'ne (UNTSO) bağlı olmayacak. UNTSO aynı zamanda NATO bünyesinde de yer almıyor.

İsrail, planında barışı koruma gücünün ya Filistinli güvenlik birimlerinden ya da henüz ismi belirlenmemiş üç farklı Arap ülkesinin güçlerinden oluşturulmasını önerdi.

Eğer barışı koruma gücü unsurları Filistinli güvenlik birimlerinden oluşturulursa üyeleri, Gazze Şeridi'ndeki Filistin Yönetimi'ne bağlı 20 bin askeri personel arasından seçilecekler. Ardından eğitilecek ve güvenliği sağlamak üzere Gazze’ye konuşlandırılacaklar.

Eğer söz konusu üç Arap ülkesinden geleceklerse ABD, amacı kanunları ve düzeni korumak olan bu barış gücünü eğitecek, finanse edecek ve yönetecek. Bu barış gücünün unsurları, Hamas'la hiçbir bağlantısı olmayan Gazzelilerle çalışacak.

Barışı koruma güçlerinin görevleri

Plana göre barışı koruma güçlerinin başlıca üç görevi olacak. Bu görevlerden ilki, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşı devam ederken başlayacak. Bu görev kapsamında yardım konvoylarının güvenliğini sağlayacak ve İsrail ordusunun ve Hamas'ın ya da GAzzeli ailelerden silahlı kişilerin yerine Gazze halkına gıda ve ilaç dağıtımını üstlenecek.

dvd
ABD, Gazze'ye barışı koruma gücü konuşlandırılmasını ve Gazze’ye inşa ettiği iskelenin bu barış gücü tarafından korumasını öngören planı kabul etti (AFP)

Özellikle ABD’nin Gazze kıyısına inşa ettiği ve yakında açılması beklenen iskelenin yağmalama olaylarına karşı koruyacak güvenlik güçlerine sahip olması gerekiyor. Açılış yaklaştığından bu güçlerin bir an önce göreve başlamaları gerekiyor. Burada polis olmadığından barış gücü gibi herhangi bir gücün konuşlandırılması bir zaruriyete dönüşmüş durumda.

Barışı koruma gücünün ikinci görevi ise kanunları korunmanın ve savaş sona erdikten sonra herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmasını ya da kaos yaşanmasını engellemenin yanı sıra Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki Hamas yönetimine alternatif olarak bir hükümet sistemi kurmasını sağlamak.

Barışı koruma güçlerinin üçüncü görevi de Filistin Yönetimi'nin yenilenmiş ve donanımlı hale gelmiş olarak Gazze Şeridi'ne girişini kolaylaştırmak, yeniden inşa sürecine yardımcı olmak ve güvenliğin sağlanması konusunda yardımcı olmanın yanında ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby aracılığıyla güvenlik dosyası hakkında tavsiyelerde bulunmak.

İsrail'in Gazze bataklığından kurtarılması

İsrail'in önerisinin uygulanması için çalışmalar başlarken barışı koruma gücünün geçici olarak konuşlandırılacağı anlaşılıyor. Ancak barışı koruma gücünün Gazze’de olduğu süre boyunca İsrail, Gazze Şeridi'nde yaşayanların güvenliklerini ve sivil işlerini yönetmek için değil, yalnızca Filistinli grupların bir kısmını ortadan kaldırmak amacıyla Gazze üzerinde tam askeri kontrolünü sürdürecek.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, Netanyahu'yu Gazze'ye barışı koruma gücü konuşlandırılması konusunda ilerleme kaydettiğine dair bilgilendirdiğini söyledi. Gallant’a göre böyle bir adım, Gazze’de Hamas dışında bir yönetim sisteminin kurulmasının önün açarken İsrail'in ABD ile Gazze'deki insani duruma ilişkin büyüyen sorununu da çözecek.

En iyi çözüm

Öte yandan siyasi gözlemciler, Gazze Şeridi'ne barışı koruma güçlerinin konuşlandırılması planının uygulanabilir bir fikir olduğunu değerlendirdiler. Siyasi analist Rıfat ed-Diravi, yaptığı değerlendirmede, “Bu plan, İsrail hükümetinin Gazze'yi yeniden işgal etme düşüncesini bir kenara bırakması, bölgede güvenliğin sağlanması ve kaos yaşanmaması için bir cankurtaran simidi görevi görecek” ifadelerini kullandı.

Diravi, bu planın, Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kontrol edilmesini, tampon bölgeler oluşturulmasını ve İsrail ordusunun bölgedeki varlığının güçlendirilmesini öngören planını boşa çıkaracağı yorumunda bulundu.

Gazze'deki savaşı sona erdirmeye yönelik öneride bulunan Arap ülkelerinin, savaştan siyasi sürece nasıl geçileceğinin belirlenmesi ve savaş sonrası uygun önlemlerin alınması açısından yapılması gerekenler konusundaki genel çizgiler üzerinde hemfikir olduklarını düşünen Diravi, İsrail'in Gazze’de barışı koruma güçlerinin konuşlandırılmasını öngören planının da bu çizgide olduğunu söyledi.

Filistinli taraflar plana karşı

Ancak Filistinliler, Gazze Şeridi'ne barışı koruma güçlerinin konuşlandırılması önerisini kabul etmediler.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Filistin Devleti, Batı Şeria'da olduğu gibi Gazze'de de üzerine düşen görevleri üstlenmeli.  Gazze Şeridi'ndeki insani acıların son bulması, İsrail savaşının durdurulması, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi ve Filistin Devleti’nin buradaki görevlerini üstlenmesi için uluslararası toplumun duruma müdahale etmesi gerekiyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Hamas Siyasi Büro Üyesi Muhammed Nazzal ise şu açıklamada bulundu:

Gazze Şeridi’nin yönetimi için dayatılan hiçbir siyasi projeyi kabul etmeyeceğiz. Filistin’in içini her yönüyle siyasi ve ulusal ortaklık temelinde düzenleyebiliriz. Gazze'nin geleceğiyle ilgili örülen, hazırlanan, Hamas Hareketi’ni siyaset sahnesinden uzaklaştırmayı amaçlayan komploların hiçbiri başarıya ulaşamayacak.

Nazzal, sözlerini şöyle sürdürdü:

Gazze’ye barışı koruma gücü konuşlandırılması kabul edilemez. Böyle bir güç, ‘işgalci güç’ olarak değerlendirilecektir. Gazze Şeridi'ne giren hiçbir güç kabul görmeyecek, bu bir işgal gücüdür. Böyle bir gücün Gazze’ye konuşlandırılması halinde ona bu tanımlama çerçevesinde muamele ederiz.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.