Gazze’nin çocukları ampute edilmiş uzuvlarla gelecekle yüzleşiyor

Gazze Şeridi’nde savaşın başlamasından bu yana her gün 10'dan fazla çocuk bir ya da her iki bacağını birden kaybediyor

Gazze'deki savaşın bedelini en başta çocuklar ödüyor (Reuters)
Gazze'deki savaşın bedelini en başta çocuklar ödüyor (Reuters)
TT

Gazze’nin çocukları ampute edilmiş uzuvlarla gelecekle yüzleşiyor

Gazze'deki savaşın bedelini en başta çocuklar ödüyor (Reuters)
Gazze'deki savaşın bedelini en başta çocuklar ödüyor (Reuters)

İnci Mecdi

Gazze'de yüzlerce yaralının olması ve tıbbi imkanların yetersizliği nedeniyle gerekli tıbbi bakımın sağlanmasında ve birçok vakanın kurtarılmasında yaşanan gecikme, çoğu zaman kurtarılabilecek olan uzuvların ampute edilmesine neden oluyor.

“Adı Yusuf, beyaz tenli, kıvırcık saçlı ve sevimli bir sıfatı var..” Filistinli bir anne, Gazze Şeridi'ndeki bir hastanede İsrail’in bombardımanlarına kurban giden çok sayıda insanın arasında yedi yaşındaki oğlu Yusuf’u ararken evladının özelliklerini bu basit kelimelerle anlatmaya çalışıyordu. Bu kelimeler, İsrail’in vahşi saldırısında kafasının parçalanması sonucu hayatını kaybeden bir çocuğun acılı annesinin gözlerindeki güzelliğini aktarıyordu. Küçük Yusuf, annesinin hafızasında o kıvırcık saçlı melek yüzlü çocuk olarak kalmıştı.

Yusuf, Gazzeli diğer çocuklar ve büyükler için korkunç bir cehennemden adil bir cennete gitmişti. Geride yüzlerce kişiyi adalete giden yolu bilmedikleri bir hayatta bıraktı. Onun gibi diğer melekler de hayatlarını daha acılı ve zor hale getiren, akranlarıyla oyun oynamalarını ve eğlenmelerini engelleyen, hayallerini de ampute edilen uzuvlarıyla birlikte kaybettikleri ya da başka şekillerde yaralandıkları için engelli bireylere dönüştükleri ve yetersiz beslendikleri için zayıflayan bedenleriyle mücadele etmek zorunda kaldılar. Savaş ve devam eden kaos onların o narin ve hassas ruhlarına yetmiyormuş gibi bir de dünya onları dehşet verici bir zalimlik kuyusuna attı.

Yusuf gibi Ferah ve Merah Huda (13) adlı ikiz kız kardeşler de Gazze'den telefonla Independent Arabia’ya konuşan amcalarının aktardığına göre İsrail'in Gazze şehrinin güneyindeki el- Muğraga köyündeki evlerine düzenlediği hava saldırısında yaralandıkları için bacaklarının ampute edilmesinin ardından hayatlarını kaybettiler.

İki füzenin ailenin evini hedef aldığı o zor anları hatırlayan amca, ilk füzenin düşmesinin ardından çocukları kurtarmak için koştuğunda Merah’ın üzerinde moloz yığını olduğunu, onu kurtarmaya çalışırken ikinci füzenin isabet etmesiyle daha fazla moloz yığınının oluşması sonucu kimsenin Merah’ı olduğu yerden çıkaramadığını anlattı. Amca ardından bacakları kopmak üzere olan Ferah'ı enkazdan çıkarıp onu hızla hastaneye götürdü.

Kurtarılabilecek uzuvlar ampute edilmek zorunda kalıyor

Yüzlerce yaralının olduğu Gazze’de tıbbi imkanların ve sağlık personelinin yetersiz kalması nedeniyle gerekli tıbbi bakımın sağlanmasında ve birçok vakanın kurtarılmasında yaşanan gecikme, çoğu zaman kurtarılabilecek olan uzuvların ampute edilmesine neden oluyor. Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrinde bulunan Avrupa Hastanesi doktorları, eğer daha fazla personele ve tıbbi kaynaklara sahip olsalardı, kesmek zorunda kaldıkları uzuvların bir kısmını kurtarabileceklerini söylüyorlar. Gazze'deki hastanelerden birinde bir süre çalıştıktan sonra geriye dönen Kanada'nın Ontario şehrinden bir cerrah, ‘kalbinin ve ruhunun’ halen Gazze'deki çocuklarla birlikte olduğunu söylerken kaçınılması mümkün olan o kalbi taşlaştıran sahnelerden duyduğu acıyı dile getirdi.

Avrupa Hastanesi Başhekimi Dr. Salih İsmail el-Hams, Kanada basınına yaptığı açıklamada Gazze'deki sağlık sisteminin ‘tamamen çöktüğünü’ söyledi.

Dr. Hams, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Yaralılar, hızlı bir şekilde tedavi edilebilseydi ya da gerekli tıbbi imkanlar olsaydı çok sayıda hastanın uzuvları kesilemeyecekti.

Bazen ameliyat sonrası komplikasyonların olabileceğini belirten Dr. Hams, “Bu komplikasyonlar aynı zamanda amputasyona veya ölüme de yol açabilir. Hastaneye getirilen yaralı sayısı çok fazla olduğundan amputasyonlar da dahil olmak üzere diğer vakalarla ilgilenirken günlerce gecikme olmasına neden oluyor” diye anlattı.

Rital tek başına yolculuk yapmak zorunda kaldı

İkiz kardeşler Ferah ve Merah’ın amcaları, ikiz kızların küçük kız kardeşleri Rital’in de aynı saldırıda ağır yaralandığını, bazı uzuvlarının ampute edildiğini, zayıf vücudundaki yanıklar ve kafa travması nedeniyle tek başına başka bir ülkeye gitmek zorunda kaldığını söyledi. Ailenin parçalandığını ifade eden amca, Ferah ve Merah’ın babalarının ve erkek kardeşlerinin yanıklarından dolayı tedavi için Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gönderildiğini, annenin Gazze'de tedavi altına alındığını, Rital’in ise tedavisi tamamlamak üzere Türkiye'ye nakledildiğini belirtti. Dört çocuk, aynı saldırıda yaralanan babalarının ve annelerinin şefkatli kollarından ve desteğinden mahrum kaldı. İkizler ailelerine veda edemeden bu dünyadan ayrılırken, Rital ve erkek kardeşi, acılarına dayanmalarına yardımcı olacak psikolojik destekten yoksun halde farklı ülkelerde tedavi altına alındılar.

Şarku’l Avsat’ın Save the Children adlı insani yardım kuruluşundan aktardığı verilere göre Gazze'de savaşın başlamasından bu yana her gün 10'dan fazla çocuk bir ya da her iki bacağını birden kaybediyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından ocak ayında yayınlanan bir rapora göre 7 Ekim’den bu yana Gazze’de binden fazla çocuk bir ya da her iki bacağını birden kaybetti. Bu ampute ameliyatlarının çoğu, Gazze’deki sağlık sisteminin çökmesi, tıbbi personel ve anestezi ve antibiyotik gibi tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle anestezisiz gerçekleşti.

Save the Children Filistin Direktörü Jason Lee, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine atıfta bulunarak yaptığı açıklamada, bu savaşta çocukların çektiği acıların hayal dahi edilemez olduğunu, hatta bunun da ötesine geçtiğini söyledi. Lee, çocukları öldürmenin ve sakat bırakmanın çocuklara yönelik ciddi bir hak ihlali olarak kınandığını ve faillerinin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

Save the Children’a göre çocukların patlamalardan kaynaklanan yaralar almalar sonucu ölme ihtimali yetişkinlere kıyasla yedi kat daha fazla. Save the Children Filistin Direktörü Lee, “Çocukların kafatasları henüz tam olarak sertleşmediğinden ve kasları henüz gelişme aşamasında olduğundan daha az koruma sağlar. Bu yüzden bir patlama sonucu gözle görülür bir hasar olmasa bile çocukların karın bölgesindeki organları parçalanabilir” diyerek Nihai ateşkese varılması, insani yardımların ve tıbbi malzemelerin akışına izin verilmesi çağrısında bulundu.

Sınır Tanımayan Doktorlar’dan (MSF) cerrah Aldo Rodriguez, geçtiğimiz yılın sonlarında Gazze'de beş hafta geçirdi. Hastalarının çoğunun ağrılı amputasyon vakaları olduğunu, yani patlama nedeniyle hastaneye eksik uzuvlarla geldiklerini belirten Dr. Rodriguez, çocuk hastalarını aklından çıkaramadığını söyledi. Hayatında ilk kez 1 yaşındaki bir çocuğun bacağını uyluğuna kadar kesmek zorunda kaldığını anlatan Dr. Rodriguez, “Böyle bir hastanın, bir-iki yaşlarındaki bir çocuğun bacağının ya da kolunun kesilmek zorunda olduğunu anlamıyorum. Çok sayıda çocuğun uzuvları ampute edildi” diye konuştu. Dr. Rodriguez, Gazze’de ‘çok sayıda çocuğun’ savaş yarası almasının kendisi için şok edici olduğunu da sözlerine ekledi.

Aralarında Sudan, Afganistan ve Yemen’in de bulunduğu birçok savaş bölgesinde çalıştığını, ancak hiçbir zaman Gazze’de gördüğü kadar çok yaralı çocuk görmediğini ifade eden Dr. Rodriguez, “Bu benim için son derece şok ediciydi. Çünkü daha önce hiç yaralı çocuk görmemiştim. Gazze’de travma ve savaş mağduru çok sayıda çocuk var” ifadelerini kullandı.

Anestezisiz ameliyat

Savaşın etkilerini doğrudan küçük bedenlerinde taşıyan çocuklardan biri olan Gazel adlı 4 yaşındaki kız çocuğu, 12 Ekim 2023 tarihinde henüz çocukluğuna ve oyun dünyasına ilk adımlarını atmışken İsrail’in Gazze’deki evini bombalaması sonucu sol bacağını kaybetti. UNICEF'in internet sitesinde yer alan hikayesine göre bombardımanın ardından sağlık ekibi, olay yerindeki yıkımın boyutu ve güvenlik endişeleri nedeniyle Gazel’e hemen ulaşamayınca, yakınlarda oturan bir doktor, ayağındaki kanamayı durdurmak için Gazel henüz enkazdayken cerrahi bir operasyon yapmak zorunda kaldı.

Gazze Şeridi'ndeki birçok vakada olduğu gibi doktor, tıbbi malzeme ve ekipman eksikliği nedeniyle ameliyatı uygunsuz koşullarda ve anestezisiz olmadan gerçekleştirmek zorundaydı. Doktor kanamayı durdurmayı başardı, ancak Gazel’in bacağı enfeksiyon kaptı ve iltihaplandı. Nihayet birkaç gün sonra Gazel, Han Yunus'taki Nasır Hastanesi’ne ulaştırıldı. Hastanedeki sağlık ekibi zorlu ve korkunç bir karar almak zorundaydı; Gazel’in bacağının kesilmesi kaçınılmazdı.

Gazel, şu ​​an tedavisinin devam etmesi için gönderildiği Katar'da ailesiyle birlikte yaşıyor. Annesi Gazel’in bazen yataktan kalktığında eksik olan sol bacağını kullanmaya çalıştığını ve düştüğünü söyleyerek böyle anlarda zorluk çektiklerini belirtti. Küçük kızın oyuncak bebeğiyle oynarken sol bacağını katlayarak tek ayak üzerinde yürüttüğünü ve kendisinin de böyle göründüğünü söylediğini anlatan anne, kızını yakında protez bacak takılacağına ikna etmeye çalışıyor.

Ağrı kesici yok

Öte yandan başta ağrı kesiciler olmak üzere ameliyat sonrası gerekli ilaçların verilememesinin yaralanma vakalarında durumun ciddiyetini artırdığını söyleyen Dr. Rodriguez, “Ne ağrı kesicimiz ne morfinimiz ne de tramadolümüz vardı ve ilaçsız ağrı çekmeyi hayal bile edemiyorum” şeklinde konuştu.

Bir ampütasyon vakasının iyileşme süreci, genellikle steril bir ortamda gerçekleştirilen ilk ameliyatla başlar ve uzun sürer. Ancak Gazze'de gerekli tıbbi malzemelerin olmaması ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ampütasyon ameliyatı geçiren çocuklar daha fazla komplikasyonla karşılaşıyor ve ilerleyen zamanda daha fazla ameliyata ihtiyaç duyuyor.

“Geriye hiçbir şeyim kalmadı”

Gazze’de hayat, bırakın uzuvları kesilerek ve aç kalarak kaderleriyle yüzleşen çocukları, sıradan insanlar için bile zor. Buna bir de toplumsal tecridin zulmü ekleniyor. Mustafa Ahmed Şehade (12), savaş öncesinde Gazze'nin kuzeyindeki Cebaliye Mülteci Kampı’nda arkadaşlarıyla koşup oynuyordu. Ancak İsrail'in bombardımanlarından birinde ziyaretine gittiği amcasının evinde sağ bacağını kaybedince yaşama sevincini de kaybetti.

Mustafa, Kanada’nın CBC televizyonuna verdiği röportajda, “Savaştan önce mahalledeki arkadaşlarımla oynardım… Ama artık sakat olduğum için oynayamıyorum. Oyun oynayamıyorum. Artık arkadaşım da yok, artık hiçbir şeyim yok” dedi.

xsdcvfr
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği bombardımanlar sonucu sivillerin evleri yerle bir oldu (AFP)

Mustafa, Tedavi için Mısır’a gitti, ama kısa süre sonra Gazze'ye geri döndü. Şu an Gazze’nin güneyindeki Refah şehrinde ablası, eniştesi ve iki yeğeniyle birlikte geçici bir kampta yaşıyor. Gazze’nin kuzeyindeki evine dönüp orada mahsur kalan annesini, babasını ve arkadaşlarını görmek isteyen Mustafa, “Kimse bana bakmıyor. Birinin gelip beni buradan çıkarmasını istiyorum” diye konuştu.

Mustafa'nın bacağı için ek tedaviye ihtiyacı olmasına rağmen Refah'taki amcası, onu yakınlarda bulunan Han Yunus'taki bir hastaneye götürmenin çok zor olduğunu söyledi. Bir yine gün eskisi gibi koşup oynayabilmesi için kendisine bir protez bacak takılmasını uman Mustafa, diğer çocuklar gibi yürüyebilmek ve hastalara ve yaralılara yardım edebilmek için doktor olmak istediğini söylüyor.

Tarihteki en büyük ampüte çocuk grubu

Savaş öncesine ait istatistikler, 2 ile 17 yaş arasındaki Filistinli çocukların yüzde 12'sinin bir ya da daha fazla işlevsel zorlukla mücadele ettiğini, Gazze'deki evlerin yüzde 21'inde ya fiziksel ya da zihinsel engelli en az bir kişinin bulunduğunu gösteriyordu. UNICEF'e göre şu an çok az veriye sahip olunmasına rağmen çocuklar arasındaki engellilik oranında önemli şekilde arttığı tahmin ediliyor.

Filistin asıllı ünlü İngiliz cerrah Ghassan Abu Sitta, New York dergisine verdiği demeçte, Gazze’de gördüğü dehşet verici sahneleri anlatırken bunun tarihteki en büyük ampute çocuk grubu olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz yıl ekim ve kasım ayları arasında Gazze'de 43 gün geçiren ve burada MSF ile acil ameliyatlar gerçekleştiren Dr. Abu Sitta, Gazze’de Şifa Hastanesi ve El-Ehli Baptist Hastanesi arasında gidip geliyordu. Enfeksiyon oranı o kadar yüksekti ki, bazı ağır dönemlerde üç gün boyunca ameliyathaneden çıkamıyordu. Gördüklerini Amerikan İç Savaşı’nı konu edinen bir filmden bir sahneye benzeten Dr. Abu Sitta, Gazze’de günde altı kadar amputasyon gerçekleştirdiğini belirterek “Bazen başka tıbbi seçeneğiniz kalmıyor” diye ekledi.

İsrail askerleri kan bankasını ablukaya aldığından hastalara kan nakli yapamadıklarını anlatan Dr. Abu Sitta, “Eğer bir uzuv çok kanıyorsa onu kesmek zorunda kalıyorduk. Abluka nedeniyle temel tıbbi malzemelere erişim olmaması, amputasyonların sayısının artmasına neden oldu. Yaranın ameliyathanede hemen tedavi edilememesi nedeniyle sık sık enfeksiyon ve kangren vakaları yaşanıyordu” ifadelerini kullandı.

fgbr
Doktorlar, tıbbi imkanların yetersizliği nedeniyle kız çocuklarından birinin bacağını kesmek zorunda kaldılar (Reuters)

Uzuvları ampute edilen çocuklar umutlarını protez uzuvlara bağlarken tıbbi imkanların yetersizliği ve savaşın devam etmesi bu umutların üzerine gölge düşürüyor. İsrail ordusu, Gazze'nin tek protez üretim ve rehabilitasyon tesisi olan ve 2019 yılında açılan Hamad Hastanesi'ni yok etti.

Çocuklar için protez uzuv üreten önde gelen Alman şirketi Ottobock, projeyi finanse edecek bağışçılarla birlikte 16 yaşına kadar çocuklar için gerekli bileşenleri sağlamak üzere çalışmalara başladı.

Ancak protez satın almak sadece ilk adımı oluşturuyor. Dr. Abu Sitta’ya göre amputasyonlu çocukların büyüme çağında her altı ayda bir tıbbi bakıma ihtiyaçları var. Çünkü kemikler yumuşak dokulardan daha hızlı büyüyor. Bu yüzden kopan sinirler cildin teması halinde çoğu zaman acı veriyor. Ampute çocukların sürekli cerrahi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyleyen Dr. Abu Sitta, her uzuv için genellikle sekiz ila 12 kez daha cerrahi operasyon gerekiyor. Dr. Abu Sitta, amputasyonlu çocukların gittikleri yerlerde tedavi takibinin yapılabilmesi amacıyla tıbbi kayıtlarının olduğu bir veri tabanı oluşturmak amacıyla Londra’daki Imperial Üniversitesi Patlama Yaralanması Araştırmaları Merkezi ve Beyrut’taki Amerikan Üniversitesi Küresel Sağlık Enstitüsü ile istişarelere devam ediyor.

Mısır Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Husam Abdulgaffar, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Gazze'den gelen ve Mısır'daki hastanelerde tedavi gören yaralıların yüzde 70'inin çocuk olduğunu söyledi. Ancak Abdulgaffar, savaşta yaralanan ya da ampute edilen çocuklara psikolojik destek verilmesiyle ve protez sağlanmasıyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.



Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)

Suriye resmi kaynakları, çoğunluğu Dürzi olan Suveyda vilayetinde konuşlu Ulusal Muhafızlar ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve taraflar arasında tutuklu ve esir değişimi yapılmasını öngören bir anlaşmanın önümüzdeki hafta tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Suveyda Valiliği Medya İlişkileri Birimi Müdürü Kuteybe Azzam yaptığı kısa açıklamada, “Tutuklu ve esir değişimi konusundaki görüşmelerde ilerleme kaydedildi” ifadesini kullandı.

Azzam, anlaşmanın tamamlanacağı kesin tarihi belirtmedi, ancak değişim işleminin önümüzdeki hafta gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Takas esnasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin de hazır bulunacağını ifade eden Azzam, teslim alma ve teslim etme işlemlerine ilişkin düzenlemelerin şu anda yürütüldüğünü belirtti.

Görsel kaldırıldı.Geçtiğimiz ekim ayında Suveyda’da Dürzi gruplar ve Arap kabileleri arasında gerçekleştirilen takastan (Anadolu Ajansı – AA)

Azzam 19 Şubat’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Ulusal Muhafızlar arasında esir değişimi anlaşmasına varmak amacıyla ABD aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. O dönemde Azzam, görüşmelerin üçüncü taraf olarak ABD üzerinden dolaylı şekilde yürütüldüğünü kaydetmişti.

Raporlara göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın tamamlanması için her iki taraftan da onay aldı. Anlaşma kapsamında, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Adra Hapishanesi’nde tutulan 61 sivil serbest bırakılacak; karşılığında, Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da gözaltında tutulan 30 Savunma ve İçişleri bakanlıkları personeli teslim edilecek.

Görsel kaldırıldı.Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Gözlemcilere göre bu açıklama, Suriye hükümeti ile Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasında aylardır süren siyasi çıkmazda bir gevşemeyi yansıtıyor. Söz konusu çıkmaz, Temmuz 2025’te yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği kanlı çatışmalarla patlak veren Suveyda kriziyle bağlantılı. O dönemde Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi aşiretleri ve Suriye güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, İsrail ise Dürzileri koruma gerekçesiyle askeri müdahalede bulunmuştu.

Temmuz 2025 olaylarında gözaltına alınan tüm kişilerin serbest bırakılması, eylül ayında Şam’dan ABD ve Ürdün desteğiyle açıklanan ‘yol haritasının’ maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yol haritası ve krizle ilgili tartışmalar son dönemde gündemden düşmüş durumda.


Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
TT

Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)

Gazze'den bir grup gönüllü, Filistin topraklarındaki en eski ve en büyük kütüphanelerden birinin arazisinde, savaşın bedelini ödeyen ve zengin kültürel mirasın değerli bir parçasını temsil eden paha biçilmez eski kitapları kurtarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre diğer kültürel ve dini mekanlar gibi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olan Gazze Eski Şehri'ndeki Ömeri Camii'nin kütüphanesi de İsrail'in bombardımanında ciddi şekilde hasar gördü.

Bir zamanlar kilise olan 12’nci yüzyıldan kalma cami ise büyük ölçüde yıkıntıya dönüşmüş durumda.

Britanya Kütüphanesi'nin desteklediği bir miras koruma fonunu yöneten Hanin el-Umusi şunları söyledi:

“Kütüphanenin aldığı hasarın boyutunu görünce şok oldum. Çok acı bir manzaraydı. Kitapları kurtarmak için acele etmenin benim görevim olduğunu hissettim.”

AFP’ye konuşan Umusi, bir grup gönüllüyle birlikte kütüphaneyi kurtarmak için bir girişim başlattığını açıkladı.

Umusi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kütüphanenin batı kısmı, İsrail ile Hamas arasında 2023 yılının ekim ayında Hamas'ın daha önce eşi ya da benzeri görülmemiş saldırısının ardından iki yıl süren savaş sırasında Büyük Ömeri Camii'nin üç kez bombalanması sonucu yandı.”

Kütüphanede yaklaşık 20 bin kitap bulunduğunu, bunlardan sadece üç veya dört bin tanesinin kurtulduğunu belirten Umusi, “Büyük Ömeri Camii kütüphanesi, El-Aksa Camii Kütüphanesi ve Ahmed Paşa el-Cezar Kütüphanesi'nden sonra Filistin'in üçüncü büyük kütüphanesiydi. Hukuk, tıp, İslam fıkhı, edebiyat ve çeşitli diğer konularda çok çeşitli kitaplar içeren önemli bir tarihi kütüphaneydi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin uzun bir geçmişe sahip. Bu da Filistin topraklarını Kenan, Mısır, Pers ve Yunan gibi ardışık medeniyetlerin eserlerinin hazinesi haline getiriyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla, savaşın patlak vermesinden bu yana 114 bölgede hasar olduğunu belgeledi. İsrail, iki yıllık savaş boyunca Gazze Şeridi'ne abluka uygulayarak, yıkıma uğramış Filistin topraklarında felaket boyutunda bir insani kriz ve gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlığa neden oldu.

“Küf ve barut”

Eski taş kütüphanenin odalarından birinde, bir grup gönüllü, bazı kısımları yanmış, sayfaları sararmış bir kitabın kalıntılarını toplarken, içlerinden biri ‘küf ve barut kokusunun’ yükseldiğini belirtiyor. Bitişik odada ise Hanin eski bir kitabın tozlarına üfleyerek, “Bu nadir ve tarihi kitapların durumu içler acısı. Çünkü 700 ila 800 günden fazla bir süredir terk edilmiş durumdalar. Kitaplarda büyük hasar ve barut izleri görebiliyoruz” diye ekliyor.

BM’den bağımsız bir komisyon, 2025 yılının haziran ayında yayınladığı bir raporda, İsrail'in Gazze'deki okullara, dini ve kültürel mekanlara yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini açıkladı.

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “İsrail, Gazze'deki eğitim sistemini tahrip etmiş ve Gazze Şeridi'ndeki dini ve kültürel mekanların yarısından fazlasına zarar vermiştir” ifadeleri yer aldı.

Bu rapora, BM komisyonunu ‘BM İnsan Hakları Konseyi'ne (BMİHK) bağlı, önyargılı ve siyasallaşmış bir mekanizma’ olarak nitelendirerek yanıt veren İsrail, raporu ‘Gazze savaşı hakkındaki yanlış anlatısını desteklemek için yapılan bir başka girişim’ olarak değerlendirdi.


İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail güçlerinin bugün düzenlediği topçu ateşi ve silahlı saldırıda bir Filistinli vatandaş öldü, birçok kişi ise yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (WAFA) tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Han Yunus'un güneyindeki Ard el-Limon bölgesini hedef alan bombalı saldırıda 27 yaşında bir adamın öldüğünü ve naaşının Nasır Tıp Kompleksi'ne kaldırıldığını bildirdi.

Ayrıca, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Hüseyin Okulu yakınlarında İsrail insansız hava aracı (İHA) ateşiyle bir Filistinli yaralandı; Han Yunus'un güneyindeki Kizan Ebu Reşvan bölgesinde ise bir kız çocuğu İsrail'in açtığı ateş sonucu yaralandı.

 Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)

İsrail uçakları, Gazze şehrinin doğusunda ve Han Yunus'un doğusundaki "sarı hat"ın doğusunda hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, savaş uçaklarının yoğun alçak irtifa uçuşlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İsrail güçleri, Han Yunus'un doğusundaki yerleşim binalarını yıktı ve Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesinin doğusundaki ve Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının doğusundaki bölgeleri bombaladı.

Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)

İsrail güçleri ayrıca Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun mahallesinin doğusunda da defalarca ateş açtı, ancak şu ana kadar bu bölgede herhangi bir yaralanma veya ölüm bildirilmedi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre 11 Ekim'deki ateşkesin ardından İsrail güçleri 615 Filistinliyi öldürdü ve bin 658 Filistinliyi de yaraladı.