Hamduk: Sudan etnik ve ırksal bölünme tehlikesiyle karşı karşıya

Eski Sudan Başbakanı ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) lideri Abdullah Hamduk (Facebook sayfası)
Eski Sudan Başbakanı ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) lideri Abdullah Hamduk (Facebook sayfası)
TT

Hamduk: Sudan etnik ve ırksal bölünme tehlikesiyle karşı karşıya

Eski Sudan Başbakanı ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) lideri Abdullah Hamduk (Facebook sayfası)
Eski Sudan Başbakanı ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) lideri Abdullah Hamduk (Facebook sayfası)

Eski Sudan Başbakanı ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) lideri Abdullah Hamduk, Sudan'ın etnik ve ırksal bölünme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun tamamen çökme tehdidi yarattığını söyledi.

Hamduk, Sudan'daki savaşın birinci yıldönümü münasebetiyle Facebook'ta yayınlanan bir video konuşmasında, “Ülkemizi parçalayan savaş birinci yılını dolduruyor. Ölüm ve yıkımla geçen 12 ay ve her geçen gün halkımızın çektiği acılar artıyor. On binlerce sivil ve askeri personel hayatını kaybetti, milyonlarcası da çeşitli kentler ve ülkeler arasında yer değiştirdi” ifadelerini kullandı.

Hamduk açlık, hastalık ve yoksulluğun milyonları öldürdüğüne, Sudan devletinin parçalandığına, halkın emeği ve parasıyla kurulan altyapının çöktüğüne, insanların mallarını ve paralarını kaybettiğine, yağmalandığına ve talan edildiğine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (AWP) aktardığı habere göre Hamduk, “Bu savaş aniden patlak vermedi. Patlak vermesinin nedenleri gün geçtikçe birikiyordu. Yaklaştığı an konusunda uyarılarda bulunuyor ve ülkemize getireceği felaket ve musibetlerden bahsediyorduk” dedi.

Hamduk, “Tüm şiddete, inatçılığa ve komplolara rağmen barışçıl kalan büyük devrimimizden ilham alarak diyalog ve barışçıl yollara başvurulmalı” çağrısında bulundu.

Hamduk sözlerini şöyle sürdürdü: “Pusulamız halkımızın emniyeti ve güvenliğine odaklanmaya devam etti. Durumun patlamasını önlemek için diğer vatanseverlerle birlikte her türlü çabayı gösterdik. Dış ve iç temaslar durmadı. Ancak bazılarının amacı, sonuçları ve ülke üzerindeki etkileri dikkate alınmadan bir savaşı ateşlemekti.”

Hamduk, “O günden bu yana sivil güçlerin savaşı durdurma çabaları durmadı. Savaşın iki tarafı olan Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) yanı sıra bölgesel ve uluslararası güçler ve kuruluşlarla temaslar devam etti. Aynı zamanda savaşı reddeden tüm güçleri istisnasız birleşik bir cephede birleştirmeyi savunduk. Motivasyonumuz halkımızın bu acısını durdurmak ve her türlü çabayı göstermekti. Ekim 2023'te Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu'nun (Tekaddum) kurulmasıyla sonuçlanan bir toplantı düzenleyerek yolculukta önemli bir adım attık” ifadelerini kullandı.

Hamduk, Tekaddum liderliğinin Aralık sonunda Addis Ababa'da HDK Komutanı ile görüştükten sonra, savaşı sona erdirmenin yollarını görüşmek üzere Ordu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan ile bir araya gelmeyi dört gözle beklediğini söyledi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.