Babil'in kuzeyindeki Haşdi Şabi karargâhına düzenlenen saldırıda 1 kişi öldü, 8 kişi yaralı

Washington söz konusu saldırının sorumluluğunu reddederken, Iraklı gruplar Eilat'ta ‘hayati bir hedefe’ saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Irak'ın orta kesiminde yer alan Babil vilayetindeki Kalsu Üssü’nün bombalanması sonucu yaralananların tedavi gördüğü Hille'deki hastanenin acil servisinin girişinde nöbet tutan bir asker (AFP)
Irak'ın orta kesiminde yer alan Babil vilayetindeki Kalsu Üssü’nün bombalanması sonucu yaralananların tedavi gördüğü Hille'deki hastanenin acil servisinin girişinde nöbet tutan bir asker (AFP)
TT

Babil'in kuzeyindeki Haşdi Şabi karargâhına düzenlenen saldırıda 1 kişi öldü, 8 kişi yaralı

Irak'ın orta kesiminde yer alan Babil vilayetindeki Kalsu Üssü’nün bombalanması sonucu yaralananların tedavi gördüğü Hille'deki hastanenin acil servisinin girişinde nöbet tutan bir asker (AFP)
Irak'ın orta kesiminde yer alan Babil vilayetindeki Kalsu Üssü’nün bombalanması sonucu yaralananların tedavi gördüğü Hille'deki hastanenin acil servisinin girişinde nöbet tutan bir asker (AFP)

Irak Güvenlik Medya Hücresi bugün (Cumartesi) Babil'in kuzeyindeki Kalsu Üssü’nde meydana gelen patlama sonucunda bir Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) mensubunun öldüğünü ve aralarında bir ordu mensubunun da bulunduğu 8 kişinin yaralandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’a konuşan iki güvenlik kaynağı, patlamanın ‘hava bombardımanından’ kaynaklandığını söyledi. Haşdi Şabi tarafından daha sonra yapılan açıklamada, patlamanın bir saldırı sonucu meydana geldiği bildirildi.

Irak Güvenlik Medya Hücresi'nden yapılan açıklamada, kamptaki patlama ve yangının nedenlerini belirlemek üzere Sivil Savunma ve diğer ilgili makamlardan uzman bir teknik komite oluşturulduğu belirtildi.

Açıklamada, Hava Savunma Komutanlığı tarafından yayınlanan ve patlama öncesinde ya da sırasında Babil hava sahasında insansız hava aracı (İHA) veya savaş uçağı bulunmadığını doğrulayan bir rapora atıfta bulunuldu.

Babil vilayetinden bir güvenlik kaynağı Arap Dünyası Haber Ajansı'na (AWP) ‘Kalsu Üssü’nün Halk Seferberlik Güçleri, Irak Ordu birimleri ve Federal Polis birimlerinin karargâhlarına ev sahipliği yaptığı için ortak kullanıldığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan iki güvenlik kaynağı Kalsu Üssü’ne yönelik bir ‘hava bombardımanından’ söz etmişti. AFP'nin sorusuna yanıt veren bir askeri yetkili ve bir içişleri bakanlığı yetkilisi, bombardımanın arkasında kimin olduğunu belirtmedi. Ayrıca saldırının bir İHA tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de belirtilmedi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise ABD'nin dün (Cuma) Irak'ta ‘saldırı düzenlemediğini’ belirtti..

CENTCOM, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada “ABD'nin Irak'ta hava saldırıları düzenlediğini iddia eden bilgilerin farkındayız. Bu bilgi yanlıştır” ifadeleri yer aldı.

AFP'nin sorusu üzerine İsrail ordusundan, ‘yabancı medyada yer alan bilgiler hakkında yorum yapmadığı’ bilgisi iletildi.

Haşdi Şabi tarafından yapılan açıklamada, “Babil vilayetinin kuzeyindeki otoyol üzerinde yer alan el-Meşru bölgesindeki Kalsu Üssü’nde bulunan Halk Seferberlik Güçleri karargahında bir patlama meydana geldi” denildi.

Açıklamanın devamında, “Bir soruşturma ekibi derhal olay yerine intikal etti. Patlama maddi kayıplara ve yaralanmalara neden oldu” ifadeleri yer aldı.

‘Ön soruşturma tamamlandığında daha fazla ayrıntı verileceği’ bildirildi.

Irak'taki bu gelişme, Gazze'de devam eden savaşın körüklediği bölgesel bir ortamda meydana gelirken, çatışmanın yayılmasını önlemek için diplomatik çabalar da devam ediyor.

Dün şafak vakti İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan bölgesinde bir askeri üs yakınlarında patlamalar duyuldu. Yetkililer patlamaların etkisini küçümseyerek İsrail'i doğrudan suçlamazken, İsrail'den saldırıya ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi. Bu olay, İran'ın İsrail'e yönelik benzeri görülmemiş ve doğrudan saldırısının üzerinden bir hafta geçmeden meydana geldi.

Askeri gerilimin artmasının tehlikeleri

Irak'taki Kalsu Üssü’nde isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir askeri yetkili, cumayı cumartesiye bağlayan gece gerçekleşen bombardıman sonucunda, Irak ordusu saflarında üç yaralı olduğunu bildirdi.

Yetkili, “Şu anda mühimmat depolarında aralıklarla patlamalar oluyor. Bazı yerlerde halen yangın devam ediyor ve başka kayıp var mı diye arama çalışmaları sürüyor” dedi.

Patlamanın Haşdi Şabi karargahını hedef aldığını doğrulayan yetkili, “Patlama, ağır silahlar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere ekipman ve silahları etkiledi” dedi.

Halk Seferberlik Güçleri, Başbakan’ın otoritesi altındaki resmi Irak güvenlik aygıtının ayrılmaz bir parçası. Ancak Halk Seferberlik Güçleri, bazıları Irak ve Suriye'de DEAŞ karşıtı koalisyonun bir parçası olarak görev yapan ABD askerlerine yönelik saldırılar gerçekleştirmiş olan İran yanlısı birçok silahlı grubu da bünyesinde barındırıyor.

Dün gece Irak'ta meydana gelen ve herhangi bir tarafça üstlenilmeyen saldırı, Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasında devam eden savaşın körüklediği gergin bölgesel ortamda meydana geldi.

ABD'nin Ortadoğu'daki askeri komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin dün Irak'ta hava saldırısı düzenlediği yönündeki haberleri yalanladı.

Irak Dışişleri Bakanlığı, dün akşam İsfahan'a yapılan saldırıdan ‘ciddi endişe’ duyduğunu ifade ederek ‘bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit eden askeri gerilimin artmasının tehlikeleri’ konusunda uyarıda bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu gerilim dikkatleri Gazze Şeridi'nde yaşanan yıkım ve masum can kayıplarından uzaklaştırmamalıdır” denildi.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani halen ABD'de bulunuyor. Sudani, bu hafta başında Başkan Joe Biden ile bir araya geldi.

Iraklı gruplar yanıt veriyor

AWP’nin bildirdiğine göre Iraklı silahlı gruplar, bugün şafak vakti İsrail'in güneyindeki Eilat'ta hayati bir hedefe İHA’larla saldırdıklarını duyurdu.

Kendilerini Irak İslami Direnişi olarak adlandıran gruplar tarafından yapılan açıklamada, hedefin ‘Siyonistlerin silahsız Filistinli sivillere yönelik katliamlarına ve Siyonist düşmanın Halk Seferberlik Güçleri kamplarını haince hedef alarak Irak'ın egemenliğini ihlal etmesine yanıt olarak’ vurulduğu belirtildi.

Bu gruplar daha önce de İsrail'in 7 Ekim'den beri Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına yanıt olarak, Irak ve Suriye'deki ABD askeri üslerinin ya da İsrail'deki hedeflerin vurulacağını duyurmuşlardı.

Bağdat'ın güneyindeki Babil vilayetinde bulunan ve bazı Haşdi Şabi oluşumları tarafından karargâh olarak kullanılan Kalsu Üssü dün akşam bir roket saldırısına uğradı.



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.