Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmaların ardından el-Faşir’de atmosfer yeniden normale döndü

BM, 800 bin sivilin bombardıman altında kalmasından endişe duyuyor.

Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir’de yaşanan savaşın yıkıcı etkileri (AFP)
Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir’de yaşanan savaşın yıkıcı etkileri (AFP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasındaki çatışmaların ardından el-Faşir’de atmosfer yeniden normale döndü

Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir’de yaşanan savaşın yıkıcı etkileri (AFP)
Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir’de yaşanan savaşın yıkıcı etkileri (AFP)

Sağlık kaynakları, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir’de son yirmi dört saat içinde ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında meydana gelen şiddetli çatışmalar sırasında en az 17 kişinin öldüğünü ve 142 kişinin de yaralandığını açıkladı. Diğer yandan HDK tarafından El Cezire eyaletinde küçük bir kasabada gerçekleştirilen ve yerel halk aktivistleri tarafından belgelenen yeni bir katliamda 13 kişi öldürüldü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sudan İnsani Yardım Koordinatörü Clementine Nkweta Selami, dün (cumartesi) el-Faşir kentinde devam eden çatışmalardan duyduğu endişeyi dile getirdi. Selami, söz konusu şiddet olaylarının orada yaşayan 800 binden fazla sivilin hayatını tehdit ettiği uyarısında bulundu.

BM tarafından yayınlanan açıklamada Selami, ağır silahların kullanıldığına, şehir merkezinde ve el-Faşir’in dış mahallelerinde nüfusun yoğun olduğu bölgelerde çok sayıda ölüme yol açan saldırı düzenlendiğine dair raporlara atıfta bulundu. Selami, sivillerin korunması ve savaşın durdurulması için çatışmaya dahil olan tüm tarafları uluslararası hukuka uymaya çağırdı.

Çatışmaların yeniden başlamasına dair endişeler

Şarkul Avsat’a konuşan el-Faşir’deki sağlık kaynakları, ağır silahların kullanıldığı şiddetli çatışmaların ardından dün şehre sükunetin geri döndüğünü doğruladı. Ancak siviller arasında her an çatışmaların yeniden başlayacağına dair korkular artıyor.

Sağlık kaynakları, 17 ölünün cesedinin kentin güneyindeki hastaneye ulaştığını bildirirken, kimliği belirlenemeyen başka ölülerin de olduğunu ve bunların hastaneye nakledilmesi için hazırlıkların yapıldığını belirtti. Başta acil servis için gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler olmak üzere bazı ilaçların eksikliği nedeniyle sağlık sisteminin tamamen çöktüğünü belirten kaynaklar, hastanenin kapasitesinin çok sınırlı olması nedeniyle durumu tehlikeli olarak nitelendirdi. Öyle ki Cuma günkü çatışmalarda yaralananların birçoğu hastane içinde yere yatırılarak ilk yardım ve tedavi için sıranın kendilerine gelmesini bekledi.

xcdvfgbr
Kuzey Darfur eyaletinin başkenti el-Faşir dışında yer alan Zemzem Kampı’ndaki Sudanlı mülteciler (AP)

Güneydeki hastane, askeri operasyonlarda yaralananları kabul eden tek hastane durumunda. Ancak çatışmaların yeniden başlaması daha fazla can kaybına yol açacak, bu da hastanenin insanların hayatını kurtarma kabiliyetini azaltacak.

Ordu: Büyük bir zafer elde ettik

Ordu, Cuma gecesi ve dün, kuvvetlerinin büyük bir zafer elde ettiğini, düşmanı yenerek onlara büyük kayıplar verdirdiğini ve ayrıca bir dizi savaş aracını ele geçirdiğini ifade etti. Ordunun Facebook'taki resmi sayfasında, el-Faşir’deki 6’ncı Piyade Tümeni Komutanı’nın, ordu kuvvetlerinden ve yanında savaşan silahlı hareketlerden yaralıları teftiş ettiği bir video yayınlandı. Tümen Komutanı, ülkenin yeteneklerini yok etmek için yabancı bir projeyi benimseyerek Daklu kardeşler ve onların safında yer alan terörist milislere karşı savaşı çözmeye hazır olduğunu kaydetti.

HDK: Hain bir saldırı

HDK Sözcüsü el-Fatih Kuraşi, HDK güçlerinin el-Faşir kentinde Abdulfettah el-Burhan’ın milisleri ve onların paralı asker hareketlerinden yardımcılarının hain saldırısına karşılık verdiğini söyledi. Kuraşi, X platformunda önemli olarak nitelendirdiği bir açıklamada, paralı askerlerden bazı güçlerin üç eksende HDK mevzilerine sızdığından bahsetti. Kuraşi, onlara karşı ağır topçu ateşi açıldığını, bunun da yerleşim bölgelerindeki siviller ve şehir dışına kaçan diğer vatandaşlar arasında kayıplara yol açtığını belirtti.

Kuraşi, “HDK liderleri, sivil idarenin, bölgenin ileri gelenlerinin, yerel ve uluslararası örgütlerin ‘sivillerin hayatını korumak için ateş açılmaması’ yönündeki çağrılarına karşılık verdi” dedi. HDK’nin geçtiğimiz günlerde kendilerine yönelik 22 saldırıyı püskürtürken azami düzeyde itidal gösterdiğine dikkat çeken Kuraşi, güçlerinin kendilerini savunacaklarını, el-Faşir’de Burhan milisleri ve silahlı hareketlerin paralı askerleri tarafından yapılacak her türlü saldırıya karşı koyacaklarını vurguladı.

Uluslararası toplumu HDK’nin geçen Mart ayında şehir merkezindeki ordu karargahına doğru ilerlememe taahhüdünde bulunduğu konusunda uyaran Kuraşi, “Sivillerin varlığını dikkate almadan karşı taraftan gelen saldırı bizi şaşırttı” şeklinde konuştu.

HDK dijital platformlarında, ordu ile çatışmalar başlamadan önce güçlerinin el-Faşir kenti içindeki ana elektrik istasyonunu ele geçirdiğini ve burayı kontrol ettiğini gösteren videolar yayınladı.

Darfur Bölgesi Başkanı: HDK saldırısını bozguna uğrattık

Orduyla birlikte savaşan Sudan Kurtuluş Hareketi'nin başında bulunan Darfur Bölgesi Başkanı Minni Arko Minavi ise “Silahlı hareketlerin ve düzenli ordunun birleşik gücü, HDK tarafından başlatılan saldırıyı bozguna uğrattı ve onları el-Faşir’den geri çekilmeye zorladı” dedi. Minavi, X platformunda yaptığı bir paylaşımda “tüm hayati alanların kurtarıldığını, bunlardan ilkinin kısmen tahrip edilen elektrik istasyonu olduğunu” ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan el-Faşir sakinleri, ordu ile HDK arasındaki çatışmaların devam etmesi halinde bazı ailelerin kentten kaçmak için hazırlık yapmaya başladığını söyledi. Sudan'daki çatışmaların iki tarafı olan ordu ile HDK arasında, kent çevresindeki çatışmaların yatışmasından günler sonra, geçtiğimiz Cuma günü el-Faşir’de yeniden ve aniden şiddetli çatışmalar başladı. Geçtiğimiz Nisan ayında HDK el-Faşir’e 60 kilometre uzaklıktaki Melit kentini ele geçirdi ve kontrol ettiği dört eyaletin geri kalanından gelen güçlerini Darfur’da toplamak üzere burada bir tür askeri üs kurdu.

El Cezire’de katliam

Öte yandan Vad Medeni komiteleri, HDK’nin El Cezire eyaletinin doğusunda yer alan el-Harka’da yeni bir katliam gerçekleştirdiğini, ilk belirlemelere göre 13 ölü ve çok sayıda yaralının ülkenin doğusundaki el-Gadarif Hastanesi'ne nakledildiğini belirtti. Sosyal medyadaki aktivistler, Sudan ordusuna ait savaş uçaklarının Kuzey Kordofan eyaletindeki küçük bir köye düzenlediği hava saldırısı sonucunda onlarca sivilin öldüğünü ve yaralandığını, ölü sayısının ise teyit edilemediğini bildirdi.



Mısır, Addis Ababa'nın Kızıldeniz'e erişimine neden izin veremez?

Batu'da, Etiyopya'nın Orta Rift Vadisi'nde aşırı kullanım ve kirlilik nedeniyle uzun süredir sorunlu göllerden biri olan Dembel Gölü kıyılarına yaklaşan su aygırlarını merakla izleyen bir grup çocuk, 22 Mayıs 2025 (AFP)
Batu'da, Etiyopya'nın Orta Rift Vadisi'nde aşırı kullanım ve kirlilik nedeniyle uzun süredir sorunlu göllerden biri olan Dembel Gölü kıyılarına yaklaşan su aygırlarını merakla izleyen bir grup çocuk, 22 Mayıs 2025 (AFP)
TT

Mısır, Addis Ababa'nın Kızıldeniz'e erişimine neden izin veremez?

Batu'da, Etiyopya'nın Orta Rift Vadisi'nde aşırı kullanım ve kirlilik nedeniyle uzun süredir sorunlu göllerden biri olan Dembel Gölü kıyılarına yaklaşan su aygırlarını merakla izleyen bir grup çocuk, 22 Mayıs 2025 (AFP)
Batu'da, Etiyopya'nın Orta Rift Vadisi'nde aşırı kullanım ve kirlilik nedeniyle uzun süredir sorunlu göllerden biri olan Dembel Gölü kıyılarına yaklaşan su aygırlarını merakla izleyen bir grup çocuk, 22 Mayıs 2025 (AFP)

Amr İmam

Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişim sağlama çabasının, Afrika Boynuzu sınırlarını aşıp çok ötesine uzanan yansımaları var. Bu büyük ölçüde, Kızıldeniz’e kıyısı olan devletlerin, küresel ticarette hayati öneme sahip bu damarda Etiyopya'nın herhangi bir dayanak noktasına sahip olmasına karşı kararlı muhalefetinden kaynaklanıyor.

Bu muhalefet, böyle bir gelişmenin istikrarsızlık dalgasına yol açacağına dair derin bir kanaatte dayanıyor. Son aylarda Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in bu konudaki söylemlerinin tonu gittikçe sertleşiyor. Abiy Ahmed, 14 Şubat'ta Addis Ababa'da düzenlenen 39. Afrika Birliği Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ülkesinin Kızıldeniz'e erişiminin Afrika Boynuzu'nun istikrarı için hayati önem taşıdığını savundu. Üç gün sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede de bu duruşunu yineledi.

Abiy Ahmed, Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişiminin engellenmesinin 130 milyonluk bir devlete haksızlık olduğuna inanıyor. Etiyopyalı yetkililer, ülkelerinin karayla çevrili coğrafyasının kendisini hayati ekonomik fırsatlardan mahrum bıraktığını ve kalkınmasını engellediğini vurguluyor.

Etiyopya'nın Kızıldeniz'de bir dayanak noktasına sahip olma konusundaki ısrarı, başta Mısır olmak üzere kıyı devletleriyle potansiyel bir çatışma olasılığını gündeme getiriyor

Ancak Etiyopya'nın anlatısı, bir deniz ticaret yolu arayışının ötesine geçip, Etiyopya'nın mevcut sınırları içinde Kızıldeniz’e kıyısı olmamasına rağmen, kıyılarında egemen bir varlığa sahip olmasına odaklanıyor. İşte artan endişe de bundan kaynaklanıyor.

fedvgf
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Addis Ababa'daki Afrika Birliği genel merkezinde Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile ilgili düzenlenen Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi toplantısında, 14 Şubat 2025 (AFP)

Böylesine bir varlık, bölgesel haritayı yeniden çizecek ve komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü tehdit edecektir. Ayrıca, zaten köklü tarihi çekişmelerle dolu ve yeni bir patlamanın eşiğinde olan bir bölgede uzun süreli çatışmalara kapı açacaktır.

Eski yaralar

Etiyopya'nın Kızıldeniz'de bir dayanak noktasına sahip olma konusundaki ısrarı, başta Mısır olmak üzere kıyı devletleriyle potansiyel bir çatışma olasılığını gündeme getiriyor. Kahire ve Addis Ababa arasındaki anlaşmazlık, derin bir düğümü ve çok katmanlı bir iç içe geçişi yansıtıyor.

Mısır, Etiyopya'da doğan ve yaklaşık yüzde 85'i Etiyopya sınırları içinde yer alan Nil Nehri'nin denize döküldüğü yerdir. Bu hayati su yoluna yönelik herhangi bir tehdit, özellikle Etiyopya'nın Afrika'nın en uzun nehri üzerinde barajlar inşa etme çabaları göz önüne alındığında, Kahire'de derin endişeler uyandırıyor. Nehrin ana kolu olan Mavi Nil üzerinde Etiyopya’nın inşa ettiği Büyük Rönesans (Hedasi) Barajı devasa rezervuarında halihazırda zaten muazzam miktarda suyu tutuyor. Mısırlı yetkililer, bunun ülkeyi birincil tatlı su kaynağından mahrum ve şiddetli kuraklık riskine maruz bırakabileceğinden endişe ediyor.

Kahire, on yıldan fazla süredir Nil sularından yıllık payını garanti altına alacak bağlayıcı bir anlaşmaya varmak için çabaladı, ancak bu çabalar sonuçsuz kaldı ve 110 milyon Mısırlıyı memba ülkelerinin insafına bıraktı. Addis Ababa'nın pozisyonu, her zaman Nil'in diğer devletlerin yaşamlarının bağlı olduğu ortak bir gereklilik değil, egemen bir ulusal kaynak olduğu önermesine dayanıyor; bu duruş, müzakereleri defalarca çıkmaza soktu.

Meselenin boyutları ekonomik alanın ötesine uzanıyor. Kahire'nin bakış açısından, konu bölgesel dengelerin geleceğiyle ilgili ve mevcut haritaların belirli güçlerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden çizilip çizilmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor

Yıllar boyunca Mısır, Afrika Birliği, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere çok çeşitli arabuluculara başvurdu. Daha yakın zamanlarda, ABD Başkanı Donald Trump, çıkmazı aşmak için diplomatik arabuluculuk hattına dahil oldu. Başkalarının başarısız olduğu bir konuda onun başarılı olması, önümüzdeki aylardaki gelişmelere bağlı olmayı sürdürüyor.

Sonuç ne olursa olsun, Etiyopya'nın Nil'in akışını kontrol etme girişimleri, Mısır'ın stratejik düşüncesini derinden etkiledi. Kahire için Nil, ulusal olarak hayatta kalmanın can damarı olmaya devam ediyor ve ona yönelik herhangi bir tehdidin uzun vadeli sonuçları vardır.

Parçalama stratejisi

Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişim arayışı, Mısır ile zaten gergin olan ilişkisine yeni bir boyut katıyor. Kahire, Etiyopya'nın Kızıldeniz’de egemen bir varlığa sahip olmasını reddeden tek Kızıldeniz’e kıyısı olan devlet olmasa da Etiyopya'nın Büyük Rönesans Barajı nedeniyle bu konuya en duyarlı ülke olmaya devam ediyor. Bu baraj, ilişkilerde önemli şüpheler yaratmış ve Mısır'ın, Etiyopya'nın gelecek nesillere uzanan emellerine ilişkin algısını şekillendirmiştir.

Mısırlı yetkililer, barajın büyüklüğünün elektrik üretimi için gereken boyutu aştığına ve Mısır'ın birincil su kaynağını kontrol ederek Mısır üzerinde baskı kurmayı amaçlayan daha geniş stratejik hedefleri yansıttığına inanmaya devam ediyor.

Kahire, Etiyopya'nın Kızıldeniz'de var olma çabalarına da aynı şüpheyle bakıyor. Mısırlı karar alıcılar, böyle bir hamlenin emsal teşkil edebileceğine ve Mısır'ın ekonomik güvenliği için hayati dayanak temsil eden bir bölgeye rakip güçleri çekebileceğine inanıyor.

Meselenin boyutları ekonomik alanın ötesine uzanıyor. Kahire'nin bakış açısından, konu bölgesel dengelerin geleceğiyle ilgili ve mevcut haritaların belirli güçlerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden çizilip çizilmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor.

Bu açıdan bakıldığında, Etiyopya'nın Kızıldeniz'deki emelleri, son yıllarda hatları belirginleşen jeopolitik parçalanmaya yönelik daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Bu dinamik, bölgenin iki karşıt kampa ayrılmasına katkıda bulundu; bunlardan ilki mevcut devletleri zayıflatmayı ve parçalamayı hedeflerine ulaşmanın bir yolu olarak görüyor. Mısır ve Suudi Arabistan'ı birbirine yakınlaştıran diğer kamp ise devletlerin bütünlüğünü korumaya ve bölgesel yapının bütünlüğünü muhafaza etmeye odaklanıyor.

Çekişme noktası

Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Sudan'daki savaşın, İsrail'in ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanımasının, Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişme çabalarının, Etiyopya ile Eritre arasındaki yenilenen gerilimlerin ve Güney Yemen'deki ayrılıkçı emellerin, tüm bunların birbirine bağlı, ipleri iç içe geçmiş ve çıkarların kesiştiği bir sahnenin özelliklerini oluşturduğu açıkça görülmektedir.

Bu gelişmeler, kapsamlı hegemonya kurmayı amaçlayan bölgesel aktörlerin hırslarına hizmet eden ve şekillenmekte olan bir parçalama dinamiğinin ardışık tezahürlerini yansıtıyor. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre bu bakış açısına göre, bu hegemonyayı gerçekleştirmek, mevcut devletleri zayıflatmayı ve gerektiğinde onların bütünlüğünü bozmayı ve dirençlerini ortadan kaldırmayı gerektiriyor.

Afrika Boynuzu, Nil sularının hayati deniz rotaları ve değişen ittifaklarla kesiştiği kritik bir kavşakta yer alıyor

Bu denklem, birliği ve toprak bütünlüğünü koruma kampı ile Etiyopya ve diğer bölgesel aktörlerin yanı sıra İsrail'i de içeren parçalama kampı arasındaki mücadelenin varoluşsal doğasını vurguluyor.

Medyada yer alan son haberler, Etiyopya'nın Sudan ordusuyla çatışma halinde olan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne ait eğitim kamplarına ev sahipliği yaptığını açığa çıkardı. Bu haberler, Addis Ababa'nın Sudan iç çatışmasındaki rolüne de daha fazla ışık tutuyor.

sdcdv
21 Şubat 2022'de çekilen bu fotoğraf, Yemen'in batısında savaşın harap ettiği Hudeyde şehrindeki Hoha bölgesinde, Kızıldeniz kıyısındaki bir plajın açıklarındaki balıkçı teknelerini gösteriyor (AFP)

Bu çatışmanın ciddiyeti, Mısır ve ortaklarının Somali, Sudan ve Eritre'ye güçlü siyasi ve stratejik destek sağlamasının nedenini açıklıyor. Onlar için Afrika Boynuzu, parçalama projesinin kök salıp salmayacağının veya sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağının belirleneceği kritik bir arena haline geldi.

Aynı mantık, bölgedeki artan diplomatik ve askeri faaliyetleri de açıklıyor. Mısır asker gönderdi ve askeri teçhizat sağladı, ancak yalnız hareket etmiyor. Afrika Boynuzu'nun geleceğini yıllarca şekillendirebilecek potansiyel bir çatışmaya hazırlandığı bir dönemde, uçuş takip verileri, İsrail de dahil olmak üzere diğer bölgesel güçlerin de askeri hareketlerini yoğunlaştırdığını gösteriyor.

Bu arada, Addis Ababa, bölge için çok önemli an olabilecek bir gelişme öncesinde acil istişareler için ardı ardına gelen yabancı heyetlerle birlikte yoğun bir diplomatik faaliyet merkezi haline geldi.

Afrika Boynuzu üzerindeki artan rekabet ister açık bir çatışmaya dönüşsün isterse kontrol altında kalsın, Mısır'ın tutumu artık açık ve net. Kahire, seyirci kalmaya niyetli değil.

Mısır'ın Somali'deki artan askeri varlığı, bir sonraki aşamayı şekillendirmeye katılmaya devam ettiğini yansıtıyor. Kahire, Somaliland'ın tanınması da dahil olmak üzere, Somali'nin toprak bütünlüğünü bozan her türlü adımı reddetti ve Kızıldeniz'deki çıkarlarını koruma, Etiyopya'nın emellerine karşı denge oluşturma konusundaki stratejik kararlılığını defalarca dile getirdi.

Bugün, Afrika Boynuzu, Nil sularının hayati önem taşıyan deniz rotaları ve değişen ittifaklarla kesiştiği kritik bir kavşakta yer alıyor. Önümüzdeki gün ve haftalarda, diplomasinin istikrarı koruyup koruyamayacağı veya bölgenin daha geniş çaplı bir çatışmaya yönelip yönelmeyeceği ortaya çıkacaktır. Her halükarda, Nil'in hayaleti Kızıldeniz'in geleceği üzerindeki ağırlığını korumaya devam edecektir.

* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.