Refah'ta yerinden edilmiş kişilerin çadırlarına yönelik katliama kınama

Refah'ta İsrail bombardımanına maruz kalan yerinden edilmiş kişilerin çadırlarından geriye kalan (Reuters)
Refah'ta İsrail bombardımanına maruz kalan yerinden edilmiş kişilerin çadırlarından geriye kalan (Reuters)
TT

Refah'ta yerinden edilmiş kişilerin çadırlarına yönelik katliama kınama

Refah'ta İsrail bombardımanına maruz kalan yerinden edilmiş kişilerin çadırlarından geriye kalan (Reuters)
Refah'ta İsrail bombardımanına maruz kalan yerinden edilmiş kişilerin çadırlarından geriye kalan (Reuters)

Filistin Devlet Başkanlığı ve Hamas bugün (Pazartesi) yaptıkları açıklamada, İsrail'i Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah yakınlarında yerlerinden edilenlerin kaldığı bir merkezi hedef alarak ‘katliam’ yapmakla suçlarken, İsrail ordusu da Hamas liderlerini ortadan kaldırmak için bir Hamas yerleşkesini bombaladığını bildirdi.

Filistin Devlet Başkanlığı yaptığı açıklamada, “İsrail işgal güçleri uluslararası meşruiyete sahip tüm kararları hiçe sayarak bu iğrenç katliamı gerçekleştirmiştir” diyerek, İsrail güçlerini ‘Refah'ta yerinden edilenlerin çadırlarını kasten hedef almakla’ suçladı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, Tel es-Sultan mahallesindeki yerinden edilmişler merkezini hedef alan İsrail bombardımanında en az 35 kişinin öldüğünü ve onlarca kişinin de yaralandığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Hamas, Filistinlileri İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen ‘katliama’ karşı ‘ayaklanmaya ve öfkeli yürüyüşler düzenlemeye’ çağırdı.

cx vf
Refah'ta İsrail bombardımanının vurduğu yerinden edilmiş kişilerin çadırları alev aldı (Reuters)

Hamas tarafından yapılan açıklamada, “Suçlu işgal ordusunun bu akşam (dün) yerinden edilenlerin çadırlarına karşı gerçekleştirdiği korkunç Siyonist katliam ışığında, Batı Şeria'daki, Kudüs'teki, işgal altındaki topraklardaki ve yurtdışındaki halk kitlelerimizi ayağa kalkmaya ve katliama karşı öfkeli yürüyüşler yapmaya çağırıyoruz” denildi.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları sonucu ‘şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 35 şehit verildiğini ve onlarca kişinin yaralandığını’ bildirdi.

Gazze'deki hükümet medya ofisi, ‘İsrail işgal güçlerinin Refah vilayetinin kuzeybatısındaki Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezini yoğun ve kasıtlı bir şekilde bombalayarak korkunç bir katliam gerçekleştirdiğini’ bildirdi. Ofis tarafından yapılan açıklamada, bombardımanın ‘30 kişinin şehit olmasına ve onlarca kişinin de yaralanmasına yol açtığını’ ifade edildi.

Gazze'deki Filistin Sivil Savunma Kurumu, İsrail bombardımanının 100 bin kişinin yerinden edildiği bir bölgede en az 50 kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğunu belirtti.

hyjmu
Filistinliler, Refah'ta İsrail bombardımanının vurduğu yerinden edilmiş insanların çadırlarının kalıntıları arasında duruyor. (Reuters)

İsrail ordusu bombardımanda iki Hamas liderinin öldürüldüğünü belirtirken, sivil kayıplar yaşandığına dair haberlerden haberdar olduğunu da bildirdi.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Kısa bir süre önce bir İsrail ordusu uçağı Refah'taki Hamas yerleşkesini bombaladı. Yasin Rebi ve Halid en-Neccar öldürüldü” ifadeleri yer aldı. Ordu, Rebi ve en-Neccar'ın saldırıların planlanması ve fonların aktarılması da dahil olmak üzere Batı Şeria'daki Hamas faaliyetlerinden sorumlu olduklarını, en-Neccar'ın ayrıca Hamas’ın Gazze'deki operasyonları için fonları yönettiğini söyledi.

Açıklamanın devamında, “Saldırı, uluslararası hukuk çerçevesinde meşru hedeflere karşı, belirli mühimmatlar kullanılarak ve Hamas'ın bölgeyi kullandığını gösteren doğru istihbarat temelinde gerçekleştirilmiştir. Saldırı ve bölgede çıkan yangın sonucunda bölgedeki bazı sivillerin etkilendiğine dair haberlerin farkındayız. Olay inceleme altında” ifadeleri yer aldı.

xcs
Filistinliler, İsrail'in Refah'ta yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampa düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerden birinin cesedini taşıyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar, ölenlerden 15'inin bir sağlık tesisine götürüldüğünü söyledi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Refah'taki sahra hastanelerinden birine ‘yaralanma ve yanık tedavisi için yaralı akını’ olduğunu ve diğer hastanelere de çok sayıda yaralı geldiğini bildirdi. ICRC tarafından yapılan açıklamada, “Ekiplerimiz hayat kurtarmak için ellerinden geleni yapıyor” denildi.

UNRWA, Refah'a sığınmak isteyen ailelere yönelik yeni saldırı haberlerinin ‘dehşet verici’ olduğunu belirterek, ölenler arasında çocuk ve kadınların da bulunduğu çok sayıda can kaybına ilişkin raporlara atıfta bulundu.

UNRWA’nın X hesabı üzerinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Gazze yeryüzünde bir cehennem. Dün geceki görüntüler bunun bir başka kanıtıdır.”

AFP'ye konuşan görgü tanıkları, İsrail ordusunun dün gece Refah'ın farklı bölgelerine saldırılar düzenlediğini söyledi. Diğer yandan Kuveyt İhtisas Hastanesi, aralarında hamile bir kadının da bulunduğu üç kişinin cesedini teslim aldığını açıkladı.

Arap ülkelerinden kınama

Mısır, Refah'ta yerinden edilmiş insanların çadırlarının İsrail güçleri tarafından ‘kasıtlı’ olarak bombalanmasını ve bunun sonucunda ölüm ve yaralanmaların meydana gelmesini en sert ifadelerle kınadı.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Mısır, İsrail'in Refah'taki çadırları bombalamasını ‘trajik bir olay’ olarak nitelendirdi. Açıklamanın devamında, “Mısır, İsrail'den işgalci bir güç olarak yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından Filistin'in Refah kentinde askeri operasyonların derhal durdurulmasına ilişkin alınan tedbirleri uygulamasını talep etmiştir” denildi.

xsc
Refah'ta yerinden edilmiş insanların çadırlarına düzenlenen İsrail bombardımanında hayatını kaybedenlerin cesetlerinin yanında duran bir Filistinli (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre Arap Birliği bugün, İsrail işgal güçlerinin Refah’ta yerinden edilmiş insanların yaşadığı kamplarda Filistinli sivillere karşı gerçekleştirdiği iğrenç katliamı kınayarak, ‘işgal güçlerinin, Refah kentine yönelik askeri saldırının durdurulması çağrısında bulunan tüm uluslararası ve meşru yasaları, normları ve kararları, en sonuncusu Refah'a yönelik askeri saldırıya son verilmesi çağrısında bulunan UAD kararlarının uygulanması olmak üzere tüm kararları açıkça hiçe sayarak ihlal ettiğini’ vurguladı.

Arap Birliği bugün Facebook sayfasında yayınladığı açıklamada, “İşgal güçlerini Filistin halkına karşı işlediği suçlar ve katliamlardan sorumlu tutmamak ve ona karşı herhangi bir caydırıcı önlem almamak, öldürmeye ve yok etmeye devam etmesine neden oluyor” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ise ‘İsrail işgal güçlerinin Refah kentinde binlerce yerinden edilmiş insanın yaşadığı bir kampı bombalayarak Filistinli sivillere karşı iğrenç bir katliam gerçekleştirdiğini, bunun da yaklaşık kırk vatandaşın şehit olmasına ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere onlarca kişinin yaralanmasına yol açtığını’ belirterek söz konusu saldırıyı en güçlü ifadelerle kınadı.

İİT, X platformunda yayınladığı bildiride, Refah'ın bombalanmasını ‘savaş suçu, insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve uluslararası ceza hukuku kapsamında hesap verilebilirliği ve sorumluluğu hak eden organize devlet terörizmi’ olarak nitelendirdi.

Diğer yandan Kuveyt, “İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Refah kentinde yerinden edilmiş insanların çadırlarına yönelik yeni saldırısı” olarak tanımladığı olayı kınadığını ve herkes tarafından kınanması gerektiğini ifade etti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, “İşgalcilerin Filistinlilere karşı yaptıkları, uluslararası toplumun derhal müdahalesini gerektiren soykırım ve bariz savaş suçları işlediğini ortaya koymaktadır” ifadesine yer verildi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı da ‘İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nde işlemeye devam ettiği ve sonuncusu dün Refah'ın batısındaki UNRWA merkezinin yakınında yerlerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampın bombalanması olan iğrenç savaş suçlarını’ kınadı.

Katar Dışişleri Bakanlığı ise İsrail'in Gazze Şeridi'nde yerlerinden edilmiş insanların bulunduğu bir kampı bombalamasını kınadı ve bunu ‘kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nde kötüleşen insani krizi daha da kötüleştirecek uluslararası yasaların ciddi bir ihlali’ olarak gördüğünü belirtti.

Bakanlık yaptığı açıklamada, Katar'ın bombardımanın ‘devam eden arabuluculuk çabalarını zorlaştırmasından ve Gazze Şeridi'nde acil ve kalıcı bir ateşkes ile esir takası için bir anlaşmaya varılmasını engellemesinden’ duyduğu endişeyi dile getirdi.



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Husilerle mücadeleye odaklanmak için silahları devlete sınırlandırmak

Alimi, Riyad'da İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Abdu Şerif ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad'da İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Abdu Şerif ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Husilerle mücadeleye odaklanmak için silahları devlete sınırlandırmak

Alimi, Riyad'da İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Abdu Şerif ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad'da İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Abdu Şerif ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi dün yaptığı açıklamada, ülkesinin devlet kurumlarını yeniden kurma ve silahlı darbeleri sona erdirme konusunda belirleyici bir aşamaya girdiğini söyledi. Alimi, Hadramut ve Mahra vilayetlerindeki askeri kampların devri, silahların devlete teslim edilmesi ve devlet kurumlarının çalışmalarını yeniden başlatmasının önünü açan temel bir adım olduğunu vurguladı.

Riyad'da İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Abdu Şerif ile yaptığı görüşmede Alimi, Yüksek Askeri Komite'nin kurulmasının, iç cepheyi korumak ve devletin İran destekli Husilerin darbesiyle barışçıl veya zorla mücadeleye odaklanmasını sürdürmek amacıyla tüm askeri ve güvenlik güçlerini ve oluşumlarını Savunma ve İçişleri bakanlıklarının çatısı altında yeniden bir araya getireceğini de sözlerine ekledi.

Resmi basında yer alan haberlere göre görüşmede, Londra ile ikili ilişkiler, yerel gelişmeler, durumu normalleştirmek için yapılan çabalar, kurtarılan illerdeki toparlanmayı yeniden sağlamak ve meşru kurumların güvenlik ve istikrarı sağlama ve barışı inşa etme kapasitesini güçlendirmek için alınacak önlemler ele alındı. Ayrıca, Yemen'de umut verici bir ortaklık döneminin başlangıcında, uluslararası toplumun bu süreci desteklemeye devam etmesinden beklenen role de değinildi.

xcdfvgh
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (resmi medya)

Yemen resmi haber ajansı SABA, Alimi'nin İngiltere’nin Yemen'in birliğini, anayasal meşruiyetini, barış çabalarını ve Yemen halkının acılarını hafifletmek için hayati öneme sahip insani müdahaleleri desteklemede oynadığı olumlu rolü övdüğünü bildirdi. Alimi, Yemen devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması, terörle mücadele, bölgesel istikrar ve uluslararası deniz güvenliği çabalarını destekleme konusunda Londra ile ortaklığın önemini vurguladı. Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordineli olarak durumu normalleştirmek için alınan başkanlık önlemlerine atıfta bulunan Alimi, sivilleri ve devletin yasal statüsünü korumak için alınan son egemenlik kararları da dahil tüm kararların iktidarın devrinin ilanı ve Başkanlık Konseyi'nin çalışmalarını düzenleyen kurallara uygun olarak alındığını söyledi.

Askeri kampların devri

Yemen resmi basını, Alimi'nin İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Şerif’e Hadramut ve Mahra vilayetlerindeki askeri kampların başarılı bir şekilde devredildiğini ve geçici başkent Aden ile kurtarılan diğer vilayetlerdeki koşulların normalleşmeye devam ettiğini garanti ettiğini bildirdi. Bu sürecin ‘silahların yeniden devletin kontrolüne geçmesini sağlayacağını ve tüm kurumların içinden normal faaliyetlerine devam etmesinin önünü açacağını’ söyleyen Alimi, “Bu başarı, insani durumun iyileştirilmesine, yardım akışının kolaylaştırılmasına ve uluslararası toplumla güvenin güçlendirilmesine katkıda bulunacak” diye ekledi. Başkanlık Konseyi Başkanı, askeri kampların başarılı bir şekilde devredilmesinin, askeri ve güvenlikle ilgili karar alma süreçlerinin açık kurumsal temeller üzerinde yeniden birleştirilmesi yolunda atılmış temel bir adım olduğunu vurguladı.

hyjukı
Feshedilen GGK’nın Aden'deki genel merkezi önünde toplanan askerler (Reuters)

Alimi, Yüksek Askeri Komite'nin kurulduğunun duyurulmasını, tüm askeri ve güvenlik güçlerini ve oluşumlarını birleştirecek ve bunları Savunma ve İçişleri bakanlıklarının çatısı altında yeniden düzenleyecek kapsamlı bir profesyonel çerçeve olarak nitelendirdi.

Ayrıca, bu komitenin kurulmasının Yemen devletinin ulusal önceliklerinden sapmadığının açık bir mesajı olduğunu ifade eden Alimi, askeri kampların devrinin iç cepheyi korumak ve devlet kurumlarını yeniden kurmak ve İran rejiminin desteklediği Husi darbesini barış ya da savaş yoluyla sona erdirmek için verilen mücadeleye odaklanmak için önemli bir düzeltici önlem olduğunu vurguladı.

Sorumlu karar

İngiliz Büyükelçi ile yaptığı görüşmede, Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) feshinin duyurulmasına değinen Alimi, “Bu, kritik bir anda alınan cesur ve sorumlu bir karardı. Durumun hassasiyetinin ve gerçek tehdit karşısında iç cepheyi zayıflatacak iç çatışmalara sürüklenme tehlikesinin farkında olunduğunu gösteriyordu” dedi.

Alimi, bu kararın sonuçlarıyla sorumlu bir şekilde, intikam ruhuyla değil, devlet zihniyetiyle başa çıkılması ve dışlanmaya ve marjinalleşmeye yol açan geçmiş hataların tekrarlanmasının veya siyasi hayatı militarize etmek için haklı nedenlerin istismar edilmesinin önlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkanlık Konseyi Başkanı, önümüzdeki aşamada, devlet ve meşru kurumları ile hukukun üstünlüğü çerçevesinde, sivil ve askeri tüm ulusal enerjilerin kullanılması gerektiğini vurguladı.

gthyu
Alimi, feshedilen GGK’nın kontrolündeki askeri kampların yeniden kurulduğunu açıkladı (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, Suudi Arabistan'ın çeşitli alanlarda sağladığı cömert ekonomik destek, insani yardım ve kalkınma müdahalelerinin bir uzantısı olarak, gerilimin azaltılmasında ve güneydeki diyaloğun desteklenmesinde oynadığı önemli rolü bir kez daha övdü.

Ayrıca, önümüzdeki aşamadaki önceliklere de değinen Alimi, bunların başında, hükümet ve devlet kurumlarının yeniden faaliyete geçmesi, temel hizmetlerin iyileştirilmesi, yargının bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, yatırım için güvenli bir ortam yaratılması ve yeniden inşanın yer aldığını ifade etti.

Devletin istikrar yolunda ilerlemeye devam edeceğini ve meşru kurumların güvenliği sağlama ve barışı inşa etme kapasitesini güçlendireceğini vurgulayan Alimi, İngiltere ve uluslararası topluma, ülkedeki siyasi süreci engellemeye yönelik her türlü girişimi caydırmak da dahil olmak üzere, bu yolu desteklemeye devam etmeleri çağrısında bulundu.


Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Suriye ve Mısır arasındaki stratejik çıkarlar ‘büyük ölçüde’ uyumlu

Şam'da düzenlenen Suriye-Mısır Ekonomi Forumu’ndan bir kare (FEDCOC)
Şam'da düzenlenen Suriye-Mısır Ekonomi Forumu’ndan bir kare (FEDCOC)
TT

Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Suriye ve Mısır arasındaki stratejik çıkarlar ‘büyük ölçüde’ uyumlu

Şam'da düzenlenen Suriye-Mısır Ekonomi Forumu’ndan bir kare (FEDCOC)
Şam'da düzenlenen Suriye-Mısır Ekonomi Forumu’ndan bir kare (FEDCOC)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da Mısır Ticaret Odaları Federasyonu (FEDCOC) heyetiyle yaptığı görüşmede, ülkesinin yatırım ve yeniden inşa aşamasına girmeye hazır olduğunu teyit etti.

Görüşmenin başında Şara, şunları söyledi:

“Savaş sırasında Suriyeli mültecilere sıcak bir şekilde karşılayan Mısır halkına derin şükranlarımı sunmak istiyorum. Mısırlı kardeşlerimizin doğası gereği bu hiç de şaşırtıcı değil.”

Mısır'ın Suriyelilerin kendilerini en çok evlerinde hissettikleri yerlerden biri olduğunu, çünkü orada kendi halkları arasında olduklarını belirten Şara, Suriye ve Mısır arasında stratejik çıkarların önemli ölçüde örtüştüğünü vurguladı ve bu durumun ekonomik, siyasi ve güvenlik konularının ele alınmasında karşılıklı güveni gerektirdiğini söyledi.

Suriye'nin, özellikle yaptırımların kaldırılmasının ardından yatırım fırsatları da dahil olmak üzere çok sayıda kapının açılmasını sağlayan aşamadan geçtiğini açıklayan Şara, Mısırlı şirketlerin Suriye'nin yeniden inşasına katkıda bulunan ilk şirketler arasında olması gerektiğini belirtti.

Son on yılda, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin liderliğinde Mısır'ın, özellikle altyapı, enerji ve diğer sektörlerde ekonomik büyüme ve gelişme sürecinden geçtiğini ve bu sürecin bundan sonra da devam edeceğini kaydeden Şara, Irak pazarı ile yakın bir bağlantı olduğunu ve sanayi ve tarımsal üretimde bununla ilgilenilmesi gerektiğini vurguladı. Suriye, Mısır ve Irak'ın entegrasyonu sağlamak için ortak bir gıda sepetine ihtiyaç duyduğunu ve bunu geliştirmeleri gerektiğini belirten Suriye Cumhurbaşkanı, Körfez ve Mısır'daki tarımsal fazlalığın, Suriye'deki üretimi desteklemek için sermayeye dönüştürülebileceğini ifade etti.

Suriye'nin başkenti Şam dün, Mısır ve Suriye’den yetkililer ve iş dünyası liderlerinin katılımıyla ilk ‘Suriye-Mısır Ekonomi Forumu’na ev sahipliği yaptı. Gözlemciler, bu adımın iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerdeki ‘çıkmaza son vermeye’ yardımcı olabileceğini düşünüyor. Suriye Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu'na göre Suriye-Mısır Ekonomi Forumu ‘ticaret ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve iki ülke arasında ortak projeler kurmayı’ amaçlıyor. Federasyon tarafından dün yapılan açıklamada, forumun Kahire ve Şam arasında yatırım fırsatlarını tartışmak ve ticari ortaklıklar geliştirmek için resmi bir platform sağladığı belirtildi.

Suriye-Mısır Ekonomi Forumu, Suriye'de Beşşar Esed rejiminin düşmesinden ve Ahmed eş-Şara'nın cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinden bu yana iki ülke arasında düzenlenen en önemli etkinlik oldu. Forum, Mısır ve Suriye hükümetlerinin geçtiğimiz hafta enerji alanında iki mutabakat zaptı imzalamasının ardından düzenleniyor. İlk mutabakat zaptı, ‘Mısır altyapısını, doğalgaz tankerleri veya doğalgaz boru hatları gibi, elektrik üretimi amacıyla kullanarak Suriye'ye Mısır gazı tedarikinde iş birliği yapılmasını’, ikincisi ise ‘Suriye’nin petrol ürünleri ihtiyacının karşılanmasını’ öngörüyor.

u78ıo9
Şam'da düzenlenen Suriye-Mısır Ekonomi Forumu'ndan bir kare (FEDCOC)

Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın göreve gelmesinden bu yana Mısır'ın Suriye ile siyasi işbirliği ihtiyatlı bir seyir izliyor. İki ülke yetkilileri arasındaki görüşmeler resmi uluslararası etkinliklerle sınırlı kalırken, Mısır Suriye toplumunun tüm bileşenlerini kapsayan kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılması çağrısında bulunuyor.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Suriye’deki gelişmelere ilişkin ülkesinin kararlı bir tutum sergilediğini ve Suriye devletini destekleme, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu birçok kez dile getirdi.

Yakınlaşma penceresi

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Yusuf eş-Şarkavi’ye göre ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi, Mısır-Suriye ilişkilerinin tüm alanlarda ilerlemesine ve ‘siyasi çıkmazın aşılmasına’ katkıda bulunacak.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şarkavi, ‘forumun iki ülke arasındaki yakınlaşmayı ve siyasi anlayışı desteklemek için bir pencere olduğunu’ belirterek iki ülke arasında iş birliğini genişletmek için birçok fırsat olduğunu, bunların başında da yeniden inşa sürecinde Mısır'ın uzmanlığının paylaşılması geldiğini ekledi.  Mısır’da ikamet eden Suriyeli yatırımcılar tarafından, ekonomik iş birliğini derinleştirmek için güvenilir ortak yatırımlar gerçekleştiriliyor.

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal eş-Şa’ar, forumda yaptığı konuşmada, Suriye ve Mısır arasındaki ekonomik iş birliğini ‘iki ülke arasındaki üretim ve tüketim kalıpları, insan kaynaklarının niteliği ve her iki ülkede sanayi, tarım ve hizmetlerin oynadığı merkezi rol açısından benzerlikler göz önüne alındığında doğal bir tamamlayıcı’ olarak değerlendirdi. Bu ekonomik iş birliğinin, mal alışverişiyle sınırlı olmadığının altını çizen Suriyeli Bakan, ‘ iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, başarı ve sürdürülebilirlik şansını artıran ortak projelere dayandığını’ söyledi.

Öte yandan Mısır heyeti başkanı ve FEDCOC Başkanı Ahmed el-Vekil, Kahire'nin Şam'a ‘elektrik, yollar, limanlar ve sanitasyon dahil olmak üzere altyapıyı iyileştirmek, dördüncü nesil yeni şehirler, sanayi bölgeleri ve lojistik merkezleri kurmak ve fabrikaları modernize etmek ve rehabilite etmek için acil planlarda deneyimini aktarmak’ amacıyla tüm uzmanlığını ve kapasitesini sunacağını söyledi.

Mısır'ın Irak ve Libya'nın yeniden inşasına katılımını örnek gösteren Vekil’e göre Mısır ve Suriye, ticaret odalarının ve özel sektörden üyelerinin aktif rolüyle iki ülke arasındaki ‘ekonomik birliği yeniden tesis etmeye’ çalışıyor. Hedefin ‘iç ticareti ve ortak yatırımları geliştirmek ve istihdam olanakları yaratmak’ olduğunu belirten Vekil, siyasi iradenin halkın iradesiyle uyumlu olduğuna inandığını belirtirken, iş adamları, sermaye, mal ve hizmetler için hareket özgürlüğünün sağlanmasının hızlandırılması ve her iki ülkede Suriyeli ve Mısırlı şirketlere tercihli muamele gösterilmesi çağrısında bulundu.

İş birliği beklentileri

FEDCOC Gıda Departmanı üyesi Hazım el-Menufi'ye göre forum iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini teşvik etmek için gerçek bir fırsat sunuyor. Forumun amacının, her iki ülkedeki kamu ve özel sektör arasında ortaklıklar geliştirmek olduğunu belirten Menufi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, forumun Kahire ve Şam arasındaki ticaret ve yatırım ortaklığını derinleştirmeye katkıda bulunduğunu ve Suriye'nin yeniden inşasında, özellikle sanayi, altyapı ve hizmetler alanlarında Mısır'ın uzmanlığından yararlanıldığını ekledi.

cdfgthyu
Sisi, geçtiğimiz mart ayında Kahire'de düzenlenen Arap Zirvesi sırasında Şara ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Forumun ‘Mısırlı ve Suriyeli iş adamları arasında elektrik, petrol ve gaz, tarım, ulaştırma ve lojistik alanlarını kapsayan ticari ve stratejik ortaklıklar kurulması’ gibi olumlu yönleri olduğunu düşünen Menufi, “Akdeniz Odalar Birliği ve Afrika Odalar Birliği aracılığıyla çabaların birleştirilmesiyle uluslararası ve Avrupa’daki kurumlarla iş birliği için daha geniş perspektiflerin ortaya koyulması, her iki ülkenin bölgesel pazarlardaki rolünü güçlendiriyor” ifadelerini kullandı. Mısır ticaret, finans ve iş odalarından 26 önde gelen ismin yer aldığı Mısır heyeti, enerji, ulaştırma, lojistik, altyapı, tarım ve atıl durumdaki fabrikaların rehabilitasyonu alanlarında iş birliğini görüşecek. Ayrıca, Suriye'nin yeniden inşasına destek olmak, Mısır'ın acil altyapı planlarındaki deneyimini aktarmak ve 22 yeni dördüncü nesil şehir, sanayi şehri ve lojistik merkezi kurulması da ele alınacak konular arasında. FEDCOC’a göre sekiz bin kilometre otoyol, köprü, tünel ve limanın inşası da gündemde.

Mısır Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Nurhan eş-Şeyh'e göre siyasi çıkmaza rağmen Kahire ve Şam arasında ticari ve ekonomik açılım arzusu var. Şarku’l Avsat’a konuşan Şeyh, “İki taraf arasında ekonomik alanı siyasi iş birliğinden ayırma konusunda anlaşma var. Mısır-Suriye iş birliğinin yolunda çıkarlar ön plana çıkıyor. Mısır'ın Suriye'ye yönelik siyasi açıklığında ihtiyatlılık söz konusu. İki taraf arasında iletişim kanalları kurulu, ancak tam açıklık, Suriye'deki siyasi haritanın tamamlanması ve iç durumun istikrara kavuşmasına bağlı” değerlendirmesinde bulundu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 2025 martında Kahire'de düzenlenen Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi sırasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya gelmiş, Dışişleri Bakanı Abdulati ise geçtiğimiz eylül ayında New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantıları sırasında Suriyeli mevkidaşı Esad eş-Şeybani ile görüşmüştü.

Mısır'da yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli yaşıyor. Bunların arasında 15 binden fazlası Mısır Ticaret Odası üyesi ve yatırımları yaklaşık 1 milyar doları buluyor. FEDCOC Başkanı Vekil, ‘ikili ilişkiler aşamasını aşarak, yabancı pazarları fethetmek ve iki ülkenin karşılaştırmalı avantajlarını ve ayırt edici konumlarını mevcut serbest ticaret alanlarına ortak ihracat için kullanmak üzere derhal ortak çalışmalara başlanması gerektiğini’ vurguladı.

Suriye Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanı Alaa Ömer el-Ali, forumun oturum aralarında Mısır heyetini kabul etti. Suriye Ticaret ve Sanayi Odaları tarafından yapılan açıklamaya göre Başkan Ali, forumun ‘Suriye ve Mısır iş dünyaları arasında ekonomik ve ticari işbirliğini güçlendirme ve ortaklıklar için yeni ufuklar açma’ açısından önemini vurguladı.


2025 yılı sonuna kadar 428 bin Sudanlı gönüllü olarak Mısır'dan geri döndü

Abdul Kadir Abdullah, Mısır'ın Güney Valilikleri Başkonsolosu (SANA)
Abdul Kadir Abdullah, Mısır'ın Güney Valilikleri Başkonsolosu (SANA)
TT

2025 yılı sonuna kadar 428 bin Sudanlı gönüllü olarak Mısır'dan geri döndü

Abdul Kadir Abdullah, Mısır'ın Güney Valilikleri Başkonsolosu (SANA)
Abdul Kadir Abdullah, Mısır'ın Güney Valilikleri Başkonsolosu (SANA)

Sudan Haber Ajansının haberine göre Sudan'ın güney Mısır başkonsolosu Abdul Kadir Abdullah bugün yaptığı açıklamada, 2025 yılı sonuna kadar 428 binden fazla Sudanlının Mısır'dan gönüllü olarak geri döndüğünü bildirdi.

Abdullah, düzenlediği basın toplantısında, vatandaşların Sudan'a dönüşünün üçüncü aşamasının yakında başlaması için gerekli prosedür ve hazırlıkların şu anda devam ettiğini söyledi.

Hartum eyaletinde tıbbi hizmetlerin yüzde 80 oranında iyi bir şekilde sağlandığını belirten Abdullah, başkentteki üniversiteler, enstitüler ve okulların çok sayıda öğrenciyi kabul ettiğini kaydetti.

Dün, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Sudanlı mevkidaşı Muhiddin Salim, Cidde'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi olağanüstü toplantısı sırasında yaptıkları görüşmede, Sudan'ın birliği ve toprak bütünlüğüne, egemenliğinin ve ulusal kurumlarının korunmasına yönelik sarsılmaz desteklerini vurguladılar.

Toplantıda Sudan'daki gelişmeler, ikili iş birliğinin geliştirilmesi yolları ve ortak çıkarlar olan bölgesel konularda koordinasyon ele alındı.

Mısırlı bakan, “iki kardeş ülke arasındaki derin kardeşlik ve tarihi ilişkilerin yanı sıra, Mısır devletinin bu hassas dönemde Sudan'ı destekleme konusundaki kararlılığını” teyit etti. Ayrıca, “kapsamlı ateşkesle sonuçlanacak insani bir ateşkesin sağlanması için bölgesel ve uluslararası düzeyde ortak çabaların gerekliliğini” vurguladı.

Abdulati ayrıca "güvenli sığınaklar sağlamanın ve insani yardıma engelsiz erişimin güvence altına alınmasının önemini" vurguladı ve "El Faşir ve Kuzey Kordofan'da sivillere karşı işlenen ağır ihlalleri" kınadı.