Filistinli kaynak: Otorite, İsrail'in Refah kapısının yeniden açılması yönündeki koşullarını reddetti

İnsani yardım taşıyan bir kamyon, Kerem Şalom sınır kapısından Gazze Şeridi'ne girmek üzere yola çıktı (AFP)
İnsani yardım taşıyan bir kamyon, Kerem Şalom sınır kapısından Gazze Şeridi'ne girmek üzere yola çıktı (AFP)
TT

Filistinli kaynak: Otorite, İsrail'in Refah kapısının yeniden açılması yönündeki koşullarını reddetti

İnsani yardım taşıyan bir kamyon, Kerem Şalom sınır kapısından Gazze Şeridi'ne girmek üzere yola çıktı (AFP)
İnsani yardım taşıyan bir kamyon, Kerem Şalom sınır kapısından Gazze Şeridi'ne girmek üzere yola çıktı (AFP)

Filistinli resmi bir kaynak dün (Perşembe) yaptığı açıklamada, ABD'nin “geçici olarak” Kerem Şalom (Kerm Ebu Salim) sınır kapısına yönlendirilen insan ve malların hareketi için Refah sınır kapısını yeniden açmak üzere kapsamlı bir plan geliştirdiğini söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen kaynak Arap Dünyası Haber Ajansı'na (AWP) şunları söyledi: Netanyahu, geçişlere ilişkin 2005 anlaşması uyarınca geçidi Filistin Yönetimi'ne devretmeyi açıkça reddetti.

Kaynak, İsrail tarafının resmi kanallar aracılığıyla Filistin Yönetimi'ne çalışanlarını artık sınır kapısına göndermesi konusunda bilgilendirdiğini, ancak onların Filistin Yönetimi'ne bağlı olduklarına dair resmi bir statüye sahip olmadıklarını belirtti.

Kaynağa göre İsrail, Filistin Yönetimi'ne üç şart koştu: “İsrail'in üçüncü bir ülkeyi ödemeye ikna etmesi koşuluyla bu çalışanların maaşlarını ödememek, geçişte Filistin bayrağının asılmaması ve Hamas'la anlaşmamak ya da geçişin yönetimiyle ilgili ayrıntılar konusunda anlaşmak için Hamas'la temasa geçmemek.”

Kaynak bu koşullara cevap olarak, “Sadece kategorik olarak reddetmekle kalmadık, aynı zamanda ABD'yi İsrail'in bu davranışının ciddi sonuçları olacağı konusunda bilgilendirdik” ifadelerini kullandı.

Kaynak şöyle devam etti: “Hamas ile anlaşma önemli, çünkü tüm tarafları ilgilendiren ve vatandaşların acılarını hafifletmeye katkıda bulunan bir mesele yüzünden iç savaşa girmeyeceğiz ve İsrail ordusu Refah'tan tamamen çekilene kadar geçidi devralmayacağımızı vurguladık.”

Mısır'ın Filistin Yönetimi'nin pozisyonunu destekleyen tutumundan memnuniyet duyduklarını ifade eden kaynak, geçen hafta sonunda ABD ve Mısır cumhurbaşkanlarının telefon görüşmesi sonrasında Filistin Yönetimi'nin resmi olarak bilgilendirildiğini belirtti. Ayrıca Cumhurbaşkanı Sisi'nin Joe Biden'a Refah geçişinin 2005 geçiş anlaşması hükümleri uyarınca yeniden açılması için Avrupa misyonuna ek olarak Filistin Yönetimi'nin de geçişte bulunması gerektiği konusunda bilgi verdiğini kaydetti.

Kaynağa göre, Filistin Yönetimi gibi Mısır da İsrail'in ABD, Mısır ve Filistin Yönetimi'ne sunduğu öneriyi kategorik olarak reddetti.

Kaynak, Amerika'nın geçişi devralmaya hazır olduğunu Otoriteye bildirdiğini ve elçilerinin İsrail hükümetinin Otoritenin önüne koyduğu engelleri aşarak sınır kapısını devredeceğini söyledi. Kaynak ayrıca "Dosyayı görüşmek üzere önümüzdeki hafta Kahire'de bir toplantı yapılmasının beklendiğini öğrendik ancak şu ana kadar Filistin Yönetimi toplantıya davet edilmedi" dedi.



Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.