Hamas İsrailli rehineleri bazı üyelerinin ailelerinin yanında saklıyordu, İsrail özel kuvvetleri yerlerinden edilmiş kadın kılığında rehinelerin tutulduğu evlere girdi

Şarku’l Avsat, Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlenen operasyonunun bazı ayrıntılarına ulaştı

İsrailli 4 rehinenin kurtarılması sırasında Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşanan kanlı olaylardan geriye kalan enkazın ortasında iki çocuk (AFP)
İsrailli 4 rehinenin kurtarılması sırasında Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşanan kanlı olaylardan geriye kalan enkazın ortasında iki çocuk (AFP)
TT

Hamas İsrailli rehineleri bazı üyelerinin ailelerinin yanında saklıyordu, İsrail özel kuvvetleri yerlerinden edilmiş kadın kılığında rehinelerin tutulduğu evlere girdi

İsrailli 4 rehinenin kurtarılması sırasında Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşanan kanlı olaylardan geriye kalan enkazın ortasında iki çocuk (AFP)
İsrailli 4 rehinenin kurtarılması sırasında Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşanan kanlı olaylardan geriye kalan enkazın ortasında iki çocuk (AFP)

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın merkezinde gerçekleştirdiği rehine kurtarma operasyonu ortalığı kan gölüne çevirdi. Hamas’ı şaşırtmak amacıyla gün ortasında düzenlenen operasyon hem İsrail'in hem de Hamas Hareketi’nin içinde bulunduğu beyin savaşını yansıtıyor. İsrailli rehinlerin çoğunu sekiz ayı aşkın bir süre boyunca saklamayı başaran Hamas'ın taktiklerine karşı İsrail'in rehinelere ulaşmak ve onları kurtarmak için benimsediği yeni taktikleri ortaya koyuyor.

Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki yeni bir katliamda 274 Filistinlinin öldürülerek 4 İsrailli rehinenin kurtarıldığı ani baskın bir ilk değildi. Nuserat’ta geçtiğimiz aralık ayında da İsrail rehine kurtarma operasyonu girişiminde bulunmuş, ancak başarısız olmuştu. Bu durum, İsrailli rehineleri saklamanın yanı sıra onları kurtarmaya çalışmanın da ne denli karmaşık bir iş olduğunu ortaya koyuyor. Peki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda ne oldu?

Her şey İsrail askerlerinin Nuseyrat’a sızmasıyla başladı

Nuseyrat Mülteci Kampı’nda cumartesi sabahı saat 11.00 sularında hiçbir uyarı olmaksızın silah seslerinin duyulmaya başlamasıyla bir anda her şey değişti. İnsanlar neler olup bittiğini anlamaya çalışırken kendilerini karadan, denizden ve havadan yoğun bombardıman altında, durmak bilmeyen patlamalar arasında, hareket eden her canlıyı öldüren insansız hava araçları (İHA) tarafından hedef alınırken ve hiçbir uyarı olmaksızın aniden başlayan bir operasyonun ortasında ölürken buldular.

Operasyondan önce kendilerini Filistinli kimliğine bürüyerek gizleyen çok sayıda İsrail askerinden oluşan özel bir ekip Nuseyrat’a sızmıştı. Filistinli kadınların ve erkeklerin kıyafetleri giymişlerdi. Bazıları yüzlerine peçe takıyordu. Hızlı ve seri bir operasyon gerçekleştirmek amacıyla kampa sızsalar da fark edildiler ve her şey o an değişti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Nuseyrat Mülteci Kampı’ndan kaynaklar, İsrail özel kuvvetlerinin operasyon mahalline iki ekibe ayrılarak ulaştıklarını, ekiplerden birincisinin Gazze'de faaliyet gösteren Filistinli yerel şirketlerin amblemlerini taşıyan iki ticari kamyonla, diğerinin ise uluslararası bir yardım kuruluşunun adını taşıyan ve sanki yerinden edilen insanları bir yerden başka bir yere taşıyor gibi görünen sivil araçlarla geldiklerini belirttiler. Kaynaklara göre özel kuvvet mensuplarını taşıyan araçlar Nuseyrat’ın iç kesimlerine doğru ilerledi. Filistinli kadınların ve erkeklerin kıyafetlerini giyen ve yerlerinden edilen kişiler oldukları izlenimi vermek için ellerinde bavul ve çanta taşıyan İsrail askerleri, rehinelerin tutulduğu saptanan binaların bulunduğu yere doğru yöneldiler. Üçüncü bir kamyon, kampa insani yardım faaliyetinin bir parçasıymış gibi yakınlara park edilirken dördüncü bir araç ise İsrailli rehinelerin kurtarılmalarından sonra geri götürülmek üzere bindirilmeleri amacıyla başka bir yere park edilmişti.

juık8
İsrail özel kuvvetlerinin Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki operasyonundan bir gün sonra evlerinin enkazında eşyalarını arayan çocuklar (AFP)

Gazze'deki İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan soruşturmalar, İsrail özel kuvvetlerinin sızdığı sivil araçların Netzarim Koridoru’ndan iki güzergah üzerinden geldiğini ortaya koydu. Bu güzergahlardan birincisi el-Miğraka bölgesi tarafından, ikincisi ise sahil yolundan gelerek el-Avde Hastanesi civarına, oradan da Nuseyrat Mülteci Kampı’nın merkezine doğru ilerliyordu.

Evlerde çatışmalar yaşandı

Araçların Nuseyrat’a ulaşmasından sonra dedektör köpeklerle desteklenen özel kuvvetler, İslam Üniversitesi'nden Dr. Muhammed el-Cemal'e ait iki katlı bir binaya ani bir baskın düzenledi. Diğer güçler ise 300 metre ötedeki Vişah ailesine ait başka bir binaya baskın düzenledi. Kaynaklar baskınların eş zamanlı olduğunu ve merdiven ve halatlarla tırmanma da dahil olmak üzere birden fazla yöntemle gerçekleştirildiğini doğruladı. İsrailli rehinelerden üçü Cemal ailesinin binasındaydı. Tek kadın rehine ise Vişah ailesinin binasındaydı ve rehineler Hamas üyelerinin ailelerinin gözetiminde saklanıyordu.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, rehinelerin Hamas üyelerinin ailelerinin yanında tutulmasının Hamas'ın taktiklerinden biri olduğunu söylediler. Kaynaklara göre Hamas Hareketi’nin silahlı kanadı İzettin el-Kassam Tugayları'nın rehineleri İsrail'in sandığı gibi tünellerde değil, askeri üniformaları ve silahları olmayan üyelerinin ailelerinin yanında sakladığını aktardılar.

Kaynaklar şöyle devam etti:

Bu güvenilir ailelerin görevi rehinelere göz kulak olmak, yiyecek ve her türlü ihtiyacı sağlamak ve dikkat çekmemek için rehineleri sivillerin arasında tutmaktı. İsrail’in operasyon yaptığı anlaşılınca Kassam Tugayları alarma geçirildi, ancak çok geçti. Cemal ailesinin binasında küçük çaplı çatışmalar yaşandı. Ardından İsrail özel kuvvetleri iki çocuk ve annelerinden oluşan ailenin üyelerinin yanında silahlı adamları infaz etti.

Evin içinden gelen çatışma sesleri ve bölge üzerindeki yoğun uçuşlarla birlikte, binanın yakınlarında yaşayan bazı silahlı kişiler bir operasyon yapıldığını anladılar ve binaların içinde ve dışında İsrail güçleriyle şiddetli çatışmalara girdiler. Bir Apaçi helikopterini düşürmek için hafif silahlar, RGB’ler, zırh deliciler ve bir füze kullanıldı. Bunun üzerine savaş uçakları, helikopterler ve tanklar özel kuvvetlerin çıkışını güvence altına almak için müdahalede bulundu. Kaynaklara göre operasyon Vişah ailesinin evinde nispeten daha kolay sonuçlanmıştı. Burada rehineyi saklayan aileden silahlı bir kişi öldürüldü.

sxcdfvg
İsrail’in operasyonu sırasında kampı bombalaması sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiyeciler (AFP)

İsrail tankları Nuseyrat Mülteci Kampı’na giden tüm yolları kesmek için Selahaddin Caddesi’ne bir saldırı başlatırken, kamp dört bir yandan düzenlenen bombardımanlarla kısa sürede kan gölüne döndü. İsrail tankları, operasyondan sadece birkaç gün önce ana operasyonu gizlemek ve dikkat dağıtmak amacıyla el-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusundaki bölgeye ve Deyr el- Belah’ın doğusundaki bölgeye birkaç kez girmişti. Netzarim Koridoru’nu kullanan İsrail özel kuvvetlerinin geri çekilmeleri sırasında rehinelerin bindirildiği, ancak bozulan aracı da kurtarmayı başardıkları ortaya çıktı.

Kanlı geri çekilme ve kafa karışıklığı yaşanan anlar

İsrail'in tonlarca patlayıcı atarak çok sayıda ev ve binayı yerle bir ettiği çekilme anı operasyonun en kanlı kısmı oldu. İsrail, bölgede hareket eden her arabayı ve insanı hedef aldı. Rehinelerin bindirildiği aracın geçtiği tüm sokaklar bombalandı. Böylece silahlı kişilerin aracı takip etmesini engellemek için sokaklarda büyük kraterler oluşturuldu. Ancak rehineleri taşıyan araç arızalandı. Tanklarla ilerleyen 98. Tümen'e bağlı taburlar rehineleri sıkıştıkları araçtan başka bir araca, oradan da helikoptere nakletmeyi başardı.

İsrail, rehineleri güvenli bir şekilde çıkardıktan sonra bozulan araç da dahil olmak üzere operasyonda kullanılan tüm kamyonları ve araçları hedef alarak imha etti. Ardından rehinelerin tutulduğu iki binayı bombalayarak içerideki herkesi öldürdü. İsrail'in dört rehineyi kurtarmak için düzenlediği operasyon başarıyla sonuçlanmıştı. Böylece İsrail, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana gerçekleştirilen en büyük esir kurtarma operasyonu gerçekleştirirken şimdiye kadar yapılan rehine kurtarma operasyonları arasında başarıyla sonuçlanan üçüncü operasyon oldu.

İsrail, 7 Ekim sonrası rehineleri kurtarmak için ilk operasyonunu aynı ayın sonlarında kadın asker Magidish’i kurtarmak için düzenledi. İsrail ordusu, aralık ayı başlarında başka bir rehine için kurtarma operasyonu düzenledi, ancak rehine operasyon sırasında öldü. Şubat ayında Gazze'nin güneyindeki Refah şehrinde tutulan İsrailli rehinler Fernando Marman (61) ve Louis Har (70) için bir kurtarma operasyonu düzenlendi. İsrail ordusu tarafından Gazze'den kurtarılan rehinelerin tamamı sanılanın aksine tünellerden değil binalardan kurtarıldı.

sxdcfvbrgty
Nuseyrat’ta katliam nedeniyle büyük yıkım meydana geldi, 8 Haziran 2024 Cumartesi (AFP)

İsrail ordusu, üçüncü rehine kurtarma operasyonunda başarılı oldu, çünkü tünellerden ziyade binalara odaklanmaya ve rehinelerin tutulduğu bölgelere sızma yöntemlerini değiştirmeye başladı.

Operasyon İsrail’de kutlamalarla karşılandı. İsrail basını operasyonu gerçekleştiren ekibin ağır bir direnişle karşılaştığını, çıkan çatışmalarda İsrailli bir subayın öldüğünü bildirdi. İsrail Ordu Radyosu, 98. Tümen'e bağlı güçlerin, özellikle rehineleri taşıyan aracın bozulması üzerine operasyonu gerçekleştiren güçleri desteklemeye çalıştığını, operasyona 10 savaş uçağıyla yoğun hava desteği verildiğini aktardı.

İsrail anlatıları

Ordu Radyosu’nun İsrailli üst rütbeli bir subaydan aktardığına göre özellikle rehinelerin içinde bulunduğu aracın yoğun ateş altında kalması nedeniyle bozulduğu anda büyük bir gerilime sahne olan operasyonda güvenli ve benzersiz teknolojik araçlar kullanıldı. İbranice yayın yapan Yedioth Ahronoth gazetesi operasyona katılan subayların açıklamalarının da yer aldığı bir haber yayınladı. Subaylar, askerlerin sıfır saatine kadar katılacakları görevle ilgili açıkça bilgilendirilmediklerini söylediler.

Operasyonun destek bölümünü yöneten bir subay, “Birçok yere keskin nişancılar yerleştirdik. Birçok binaya girdik. Her silahlı adamı ve operasyon güçlerimize yönelik her tehdidi etkisiz hale getiriyorduk” ifadelerini kullandı. O anları ‘karmaşık ve zorlu’ hatta rehinelerin bindirildiği aracın bozulmasından sonra ‘daha da çılgınca’ olarak tanımlayan subay, “Sahneler Hollywood filmlerinden fırlamış gibiydi” dedi. Rehinelerin bozulan araçtan kurtarılmasında görev alan bir diğer subay, “Büyük bir ateş çemberi oluşturduk ve büyük bir ateş gücüyle karşı karşıya kalmamıza rağmen silahlı kişileri yanıltmayı başardık. Zor koşullarda çalıştık, ama aracı hedef almaya çalışan çok sayıda militanı etkisiz hale getirmeyi başardık” diye konuştu.

İbranice yayın yapan Kanal 13 tarafından aktarıldığına göre İsrailli rehine Noa Argamani'nin ailesi, Argamani'nin daha önce İsrail’in bombardımanında ölen diğer iki rehineyle birlikte olduğunu açıkladı. Ailesine göre Argamani, kaldığı yerin yakınlarında gerçekleşen olayı, “Füzenin eve girdiğini gördüm, öleceğimden emindim. Buraya kadar olduğunu düşündüm, ama hayatta kaldım” diyerek anlattı.

Argamani, esarette kaldığı süre boyunca çeşitli evler arasında yer değiştirdiğini, tünellerde tutulmadığını ve zaman zaman Arap bir kadın kılığında hava almak için dışarıya çıkarıldığını anlattı. Kurtarılan rehinelerden Andrey Kozlov, esir tutulduğu yerde bir deftere yaşadıklarını not ederken, diğer bir rehine Almog Meir ailesine Hamas'ın doğum gününde kendisini filme aldığını ve bu videoyu görüp görmediklerini sordu, ancak ailesi Hamas’ın hiçbir şey yayınlamadığını söyledi.

Öte yandan İsrail'in Haaretz gazetesi, operasyonun başarılı olmasının, diğer tüm rehinelerin aynı şekilde kurtarılacağı anlamına gelmediğini ve geriye kalan rehinelerin kurtarılması için Hamas Hareketi ile derhal esir takası anlaşması yapılması gerektiğinin altını çizdi.



Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
TT

Sudan: "İhracat yolu"nda çatışmalar şiddetleniyor

Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita
Hartum'u Batı Sudan'daki şehirlere bağlayan hayati öneme sahip "ihracat yolunu" gösteren bir harita

Omdurman ile el-Ubeyd arasında, batıda el-Faşir ve Bara şehirlerinden geçen ve yerel halkın "ölüm yolu" olarak adlandırdığı "ihracat yolu", Sudan ordusu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" arasında önemli bir çatışma ekseni haline geldi. En tehlikeli cephelerden biri olarak tanımlanan bu yol, malların ve ürünlerin ihracat limanlarına taşınması için ekonomik ve stratejik bir arter olmasının yanı sıra hayati bir askeri ikmal hattı olarak da kabul edilmektedir.

Yolda, hava saldırıları ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı da dahil olmak üzere, şiddetli vur-kaç çatışmaları yaşandı ve bu durum, iki taraf arasında farklı bölümlerde kontrolün el değiştirmesine yol açtı.

Şu anda Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Kuzey Darfur'daki el Faşir'e kadar uzanan Kordofan şehirlerinin birçoğunu da içeren yolun batı kesimini kontrol ederken, ordu Omdurman yakınlarındaki bölgeleri ve el Ubeyd şehri ile çevresini kontrol ediyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çatışma siviller üzerinde olumsuz sonuçların doğmasına neden oldu; malların hareketi aksadı ve ulaşım maliyetleri arttı. Bu durum ise yetkililerin temas bölgelerinden geçişi kısıtlamasına yol açtı.


Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Ateşkes 15 gün daha uzatıldı

Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)
Haseke'de Suriye Demokratik Güçlerine (SDD) ait bir kamyon, cephe hatlarına giden bir yolun üstünde duruyor. (AP)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün, Suriye Arap Ordusu'nun operasyonlarının tüm bölgelerinde ateşkesin 15 gün daha uzatıldığını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, ateşkes uzatmasının 24 Ocak 2026 saat 23:00 itibarı ile başlayacağını belirtti.

Bakanlık, uzatmanın "ABD'nin DEAŞ mahkumlarını SDG hapishanelerinden Irak'a transfer etme operasyonuna destek amacıyla" verildiğini belirtti.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, SDG’nin, Kandil Dağları'ndan Haseke vilayetine Kürdistan İşçi Partisi (PKK) milislerinden takviye birlikleri getirdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın resmi El-İhbariya TV kanalından aktardığına göre Komutanlık açıklamasında, "SDG, kontrolü altındaki bölgelerde, politikalarına karşı çıkan herkesi tutuklayarak, zorla yerinden ederek ve işkence ederek yaygın ihlallere devam ediyor" denildi.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, SDG ve PKK milislerini provokasyonlarına devam etmemeleri ve yalan ve kurgulanmış görüntüler yaymamaları konusunda uyardı. Komutanlık, "Sahadaki durumu inceliyor ve operasyonel koşulları değerlendirerek bir sonraki adımımızı belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde, çatışmalardan etkilenenlere destek ve yardım sağlamak amacıyla önümüzdeki saatlerde insani yardım koridorlarının açılacağını vurguladı.

Ajans, ordunun "tüm Suriye toplumu için koruyucu kalkan olacağını, Suriye topraklarının birliğini koruyacağını ve sınır ötesi tüm terörist projelere karşı duracağını" belirtti.

Bugün erken saatlerde Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, ateşkes anlaşması kapsamında SDG'ye verilen sürenin dolduğunu ve hükümetin sonraki adımlarını değerlendirdiğini söyledi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise "tüm seçeneklerin masada olduğunu, aynı zamanda hukukun uygulanması ve ülkenin birleştirilmesi için gerilimin azaltılması ve diyalog yolunun izlendiğini" ifade etti.


Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
TT

Witkoff ve Kushner, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere İsrail'de

ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)
ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı. (AP)

Bilgi sahibi iki kaynak, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, Gazze Şeridi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri görüşmek üzere bugün İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmek için ülkede bulunduğunu bildirdi. Aynı gün Gazze’de iki yeni şiddet olayı yaşandığı açıklandı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor.

ABD, perşembe günü, sıfırdan inşa edilecek ‘yeni bir Gazze’ planını duyurdu. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, biri kuzeyde olmak üzere iki ayrı olayda, aralarında iki çocuğun da bulunduğu üç kişinin İsrail ateşi sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlığın verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 654’e ulaştı.

Netanyahu’nun ofisinden bir sözcü, taraflar arasında bir toplantı yapılacağını doğruladı ancak görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İsrail’in yürüttüğü savaş nedeniyle Gazze Şeridi’nin büyük bölümü yıkıma uğradı. ABD destekli Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Kapı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

Reuters’a konuşan üç kaynağa göre İsrail, Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye dönecek Filistinlilerin sayısını sınırlamak istiyor. Bu çerçevede, Gazze Şeridi’nden çıkan Filistinlilerin sayısının, bölgeye girenlerden fazla olması hedefleniyor.

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planının ilk aşamasında açılması öngörülüyordu. ABD, bu ay planın ikinci aşamasına geçildiğini açıklamıştı. Söz konusu aşamada İsrail’in Gazze’den asker çekmesi ve Hamas’ın bölgenin yönetiminden çekilmesi bekleniyor. İsrail ordusu, 2024 yılından bu yana sınır kapısının Filistin tarafını kontrol ediyor.