Hamas'ın Gazze lideri Sinvar: İsrail'i tam istediğimiz konuma getirdik

Sinvar'ın, Gazze savaşını Kerbela'ya benzettiği öne sürüldü.

İsrail, 61 yaşındaki Yahya Sinvar'ın Gazze'deki yer altı tünellerinde saklandığını savunuyor (AFP)
İsrail, 61 yaşındaki Yahya Sinvar'ın Gazze'deki yer altı tünellerinde saklandığını savunuyor (AFP)
TT

Hamas'ın Gazze lideri Sinvar: İsrail'i tam istediğimiz konuma getirdik

İsrail, 61 yaşındaki Yahya Sinvar'ın Gazze'deki yer altı tünellerinde saklandığını savunuyor (AFP)
İsrail, 61 yaşındaki Yahya Sinvar'ın Gazze'deki yer altı tünellerinde saklandığını savunuyor (AFP)

Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar'ın, örgütün Katar'daki liderleriyle iletişime geçerek "İsrail'i tam istediğimiz konuma getirdik" dediği bildirildi.

Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynakların Amerikan gazetesi Wall Street Journal'la (WSJ) paylaştığı mesajlarda, Sinvar'ın "kendi çıkarları doğrultusunda Gazze'deki savaşı uzattığının görüldüğü" iddia edildi.

Sinvar'ın, Katar'ın başkenti Doha'daki Hamas liderlerine gönderdiği bir mesajda, Filistinli sivillerin kayıplarını "gerekli bir fedakarlık" diye nitelediği savunuldu.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, üç oğlu ve dört torununun İsrail'in 10 Nisan'da Gazze'ye düzenlediği saldırıda öldürüldüğünü söylemişti.

Sinvar'ın bunun ardından 11 Nisan'da Haniye'ye gönderdiği mesajda, bu kayıpların “Filistin'in damarlarına hayat aşılayarak, ona şan ve şeref kattığını" söylediği öne sürüldü. 

Sinvar'ın mesajları arasında İsrail ordusunun Refah operasyonuna dair değerlendirmeler de yer aldı.

İsrail askerleri, Gazze'nin güneyindeki Refah'a geçen ay kara harekatı başlattıktan sonra Sinvar'ın Hamas liderleriyle iletişime geçerek bu baskıya boyun eğmemelerini ve direnişi artırmalarını istediği yazıldı. 

Sinvar'ın bir mesajında "İsrail'in Refah'taki yolculuğu parkta bir yürüyüş olmayacak” dediği savunuldu.

Diğer yandan Sinvar'ın Gazze'deki mücadeleyi Kerbela Savaşı'na benzettiği de aktarıldı. Hz. Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'ye bağlı birliklerle Emevi halifesi I. Yezid'in ordusu arasında yaşanan savaşta, Hüseyin ve kafilesindeki herkes öldürülmüştü. 

Sinvar'ın Hamas yetkililerine gönderdiği yakın tarihli bir mesajda şunları söylediği ileri sürüldü: 

Başladığımız yolda ilerlemek zorundayız. Ya da durum yeni bir Kerbela'ya dönüşür.

Haberde, Sinvar'ın son ateşkes görüşmeleri sırasında Hamas yetkililerinden taleplerinden vazgeçmemelerini istediği de savunuldu. 

Buna göre Hamas'ın Gazze'deki lideri, örgütün diğer isimlerine gönderdiği mesajda "İsrail'i tam istediğimiz konuma getirdik" ifadelerini kullandı. 

Diğer yandan Sinvar'ın, 7 Ekim'deki Aksa Tufanı sırasında Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın çocukları ve kadınları rehin almasına dair şunları söylediği de savunuldu: 

İşler kontrolden çıktı. İnsanlar bu duruma düşmemeliydi, bu olmamalıydı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Jerusalem Post



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.