Lübnan cephesindeki çatışmalar yoğunlaşıyor ve genişliyor

Yeni bir İsrail suikast girişimi… Mikati bir kez daha 1701 sayılı kararın uygulanması çağrısında bulundu

Lübnanlı itfaiyeciler, güney sınırı yakınlarındaki Şebaa köyünde İsrail bombardımanı nedeniyle çıkan ve evlere sıçrayan yangını söndürüyor. (AFP)
Lübnanlı itfaiyeciler, güney sınırı yakınlarındaki Şebaa köyünde İsrail bombardımanı nedeniyle çıkan ve evlere sıçrayan yangını söndürüyor. (AFP)
TT

Lübnan cephesindeki çatışmalar yoğunlaşıyor ve genişliyor

Lübnanlı itfaiyeciler, güney sınırı yakınlarındaki Şebaa köyünde İsrail bombardımanı nedeniyle çıkan ve evlere sıçrayan yangını söndürüyor. (AFP)
Lübnanlı itfaiyeciler, güney sınırı yakınlarındaki Şebaa köyünde İsrail bombardımanı nedeniyle çıkan ve evlere sıçrayan yangını söndürüyor. (AFP)

İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, özellikle Hizbullah tarafından İsrail'in kuzeyine onlarca füze ve çok sayıda insansız hava aracı (İHA) gönderilmesi ile daha önce görülmemiş bir şekilde yoğunlaşıp genişlerken, Tel Aviv, savaş uçakları ve uçaksavar sistemlerinin son 72 saat içinde Hizbullah tarafından İsrail'e fırlatılan 16 İHA’dan 11'ini engellediğini duyurdu.

Lübnan'da cuma gecesi, 1701 sayılı karar kapsamındaki Litani Nehri kıyılarına en yakın bölge olan Sur bölgesindeki Canata ve Deyr Kanun en-Nehr beldeleri arasındaki alanı hedef alan bir İsrail hava saldırısında iki kadın hayatını kaybetti ve 19 kişi yaralandı.

Hizbullah buna karşılık olarak Kiryat Shmona ve Kfarsold yerleşimlerini onlarca Katyuşa ve Felak roketiyle hedef aldı. Hizbullah tarafından yapılan açıklamaya göre roketler, ‘Metulla yerleşiminde düşman askerleri tarafından kullanılan binaları’ vurdu.

Bazı bilgiler İsrail hava saldırısının bir Hizbullah komutanını hedef aldığı yönünde iken, Hizbullah son saatlerde herhangi bir yetkilisinin ya da üyesinin öldürüldüğüne dair açıklama yapmadı.

Bu arada Lübnan Başbakanı Necib Mikati kabine oturumunun başında yaptığı açıklamada, Lübnan'ın 1701 sayılı karara bağlılığını yineleyerek, İsrail'in güneye yönelik devam eden saldırılarının ‘uluslararası toplumun son vermesi gereken yıkıcı ve terörist bir saldırı’ olduğunu söyledi.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.