Darfur'un mezarlıkları çoğalıyor ve aç insanlar için ölüm pusuda bekliyor

Kabile liderleri kurbanların isimlerini listelere kaydediyor.

Darfur bölgesinde yerinden edilmiş insanların kaldığı Zemzem Kampı’nda bebeği ile bir kadın (Reuters)
Darfur bölgesinde yerinden edilmiş insanların kaldığı Zemzem Kampı’nda bebeği ile bir kadın (Reuters)
TT

Darfur'un mezarlıkları çoğalıyor ve aç insanlar için ölüm pusuda bekliyor

Darfur bölgesinde yerinden edilmiş insanların kaldığı Zemzem Kampı’nda bebeği ile bir kadın (Reuters)
Darfur bölgesinde yerinden edilmiş insanların kaldığı Zemzem Kampı’nda bebeği ile bir kadın (Reuters)

Yerel liderler, Sudan'ın Darfur bölgesinde ülke içinde yerinden edilmiş insanların kaldığı Kalma Kampı’nda ölenlerin isimlerinin yer aldığı el yazması listeler tutuyor. Bir lider, listelerin uzayıp gittiğini ve listelerde çocuk adının olmadığı bir günün bile geçmediğini ifade etti.

Mayıs ayında sadece iki hafta içinde listelerde 28 çocuğun ismi yer aldı. Yerel liderlere göre ölüm nedenleri, yetersiz beslenme ve hastalık.

Bunların arasında, henüz yedi aylıkken şiddetli ishal ve kusma nedeniyle yetersiz beslenmeye bağlı olarak ölen Müşteha adlı bebek de vardı. Ailesinin ilaç alacak parası yoktu ve yiyecekleri tükendikten sonra günde bir öğün, bir kâse yulaf lapasıyla hayatta kaldılar.

Müşteha'nın annesi Meryem Âdem Reuters'a, 14 Mayıs gece yarısı elini kızının kalbine koyduğunu ancak nabzını hissedemediğini söyledi. Elini küçük kızın ağzının üzerine koyduğunda da nefesini hissetmediğini belirten 22 yaşındaki anne, “Nefesi durdu... Kalbi de durdu” dedi.

Nisan ayında Meryem'in teyzesi ameliyat olmasını gerektiren bir sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybetti ve Müşteha ile annesinin teyzesi kampın eteklerindeki aynı mezarlığa gömüldü.

Kalma Kampı çevresindeki mezarlık alanları son birkaç ay içinde hızla genişledi.

Reuters'in uydu görüntüleri üzerinde yaptığı bir analiz, Kalma Kampı’nın güney ucundaki mezarlığın 2024 yılının ilk yarısında, 2023 yılının ikinci yarısına göre 2,5 kat daha hızlı genişlediğini gösterdi.

Sudan, 2023 Nisan ayından bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yaşanan ve milyonlarca insanı hem ülke içinde hem de ülke dışında yerinden eden yıkıcı bir savaşın pençesinde.

Savaşın harap ettiği Darfur bölgesinin başka yerlerinde de mezarlık alanları hızla genişliyor.

Halen yüz binlerce kişinin yaşadığı kalabalık Zemzem Kampı’nda, kampın güney ucundaki mezarlık 2024 yılının ilk yarısında, geçen yılın ikinci yarısına göre neredeyse üç kat daha hızlı bir şekilde genişledi.

Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre Reuters, Darfur'daki beş yerleşimde son aylarda hızla genişleyen toplam 14 mezarlık tespit etti. Bu mezarlıklarda yeni kazılan mezarlar 2024'ün ilk yarısında, geçen yılın ikinci yarısına göre üç kat daha hızlı büyüdü.

Üstelik bu artış, 2023'ün son altı ayında bölgede haftalarca süren ve çok sayıda kişinin ölümüne yol açan şiddet olayları nedeniyle zaten önemli olan genişlemelerle birlikte oldu.

Hollanda merkezli araştırma enstitüsü Klimmendaal'ın Sudan'da açlığa bağlı ölümlerin yüksek olduğu uyarısında bulunduğu yakın tarihli bir raporun yazarı olan Timmo Gaasbeek, bu mezarların ‘erken bir uyarı’ olduğunu ve ‘savaş uzadıkça sorunun daha da kötüleşeceğini’ bildirdi.

scdfvrgb
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief), Sudan'ın Nil Nehri eyaletinin Atbara bölgesinde 810 gıda kolisi dağıttı. (SPA)

Uydu görüntüleri, Sudan'da açlık ve hastalıkların hızla yayıldığını ortaya koyarken, gıda güvensizliği verileri, bir deri bir kemik kalmış çocukların fotoğrafları ve Darfur'daki 20 topluluktan onlarca insanla yapılan görüşmeler de bu durumu gözler önüne seriyor.

Meryem gibi bu topluluklardaki diğer anneler de çocuklarını besleyemedikleri, onlara sağlık hizmeti ve ilaç sağlayamadıkları için çocuklarının nasıl öldüğünü anlattılar. 30'dan fazla kabile lideri, sağlık görevlisi ve sağlık yetkilisi, yetersiz beslenme ve hastalık nedeniyle ölenlerin sayısında endişe verici bir artış olduğunu ifade etti.



Irak Kürdistanı İHA ve füzelerden kaynaklanan ölüm sayısını açıkladı

Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil Kalesi'nin genel görünümü (Facebook)
Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil Kalesi'nin genel görünümü (Facebook)
TT

Irak Kürdistanı İHA ve füzelerden kaynaklanan ölüm sayısını açıkladı

Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil Kalesi'nin genel görünümü (Facebook)
Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil Kalesi'nin genel görünümü (Facebook)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkilileri bugün yaptıkları açıklamada, yaklaşık iki ay boyunca bölgenin farklı noktalarını hedef alan yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve roket saldırısında 20 kişinin hayatını kaybettiğini, 123 kişinin yaralandığını bildirdi. Açıklamada, bölgesel gerilimlerin arttıığı bir dönemde saldırıların yoğunlaştığına dikkat çekildi.

Yetkililerin yayımladığı resmi verilere göre 28 Şubat’tan geçtiğimiz pazartesi gününe kadar toplam 809 saldırı gerçekleşti. Bunların 701’inin İHA’larla, 108’inin ise roketlerle düzenlendiği belirtildi.

Hayatını kaybedenlerin 10’unun Erbil’de, 3’er kişinin Süleymaniye ve Halepçe’de, 7 kişinin ise Soran bölgesinde olduğu ifade edildi. Saldırıların en yoğun yaşandığı yer 477 saldırıyla Erbil olurken, Süleymaniye ve Halepçe 235 saldırıyla ikinci sırada yer aldı. Duhok’ta 29, Soran’da ise 68 saldırı kaydedildi.

Açıklamada, saldırıların “asılsız gerekçelerle sivil alanları, vatandaşların mülklerini ve özel sektörü hedef aldığı” vurgulanarak, bölgedeki şehirlerin tarafsız kalmalarına rağmen ciddi can ve mal kaybı yaşadığı ifade edildi.

Kendisini “Irak’ta İslami Direniş” olarak adlandıran bir grup ise son dönemde neredeyse her gün yaptığı açıklamalarda, Erbil’de ABD güçlerinin bulunduğu noktalar başta olmak üzere petrol tesisleri, oteller ve çeşitli hedeflere İHA ve roketlerle düzenlenen saldırıların sorumluluğunu üstlendi.

7 Nisan 2026'da Kürdistan Bölgesi'ndeki Erbil'in kuzeyindeki bir köyde bir eve İHA isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Kürt ailenin üyeleri için düzenlenen cenaze töreninden (AFP)7 Nisan 2026'da Kürdistan Bölgesi'ndeki Erbil'in kuzeyindeki bir köyde bir eve İHA isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Kürt ailenin üyeleri için düzenlenen cenazede yas tututanlar (AFP)

Öte yandan, İranlı Kürt muhalif bir grup olan Kürdistan Özgürlük Partisi’nden bir yetkili, perşembe akşamı Erbil vilayetinde “İran Kürdistan Ulusal Ordusu”na ait bir merkezin üç İHA ile hedef alındığını açıkladı. Yetkili, saldırının saatler sürdüğünü ancak kayıplara ilişkin net bilgi bulunmadığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan aktardığına göre aynı gece ilerleyen saatlerde Erbil’e bağlı Baserma ve Xebat bölgelerine iki İHA düştü, olayda herhangi bir can kaybı ya da hasar meydana gelmedi.

IKBY Başkanlığı, daha önce Bölge Başkanı Neçirvan Barzani’nin İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Görüşmede bölgedeki gelişmeler ele alınırken, taraflar gerilimin düşürülmesi ve istikrarın korunmasının önemine vurgu yaptı. Ayrıca İran, Irak ve IKBY arasındaki ilişkiler ile ortak konular da görüşüldü.

Arakçi’nin, Pakistanlı yetkililerle de benzer telefon görüşmeleri yaptığı, ancak görüşmelerin detaylarının paylaşılmadığı belirtildi.


ABD’nin Kızıldeniz’deki nüfuzunu güçlendirmek için Eritre’ye yönelik adımları

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki (Reuters)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki (Reuters)
TT

ABD’nin Kızıldeniz’deki nüfuzunu güçlendirmek için Eritre’ye yönelik adımları

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki (Reuters)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki (Reuters)

ABD’nin, Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb Boğazı üzerindeki stratejik konumuyla öne çıkan Eritre’ye yönelik diplomatik girişimleri, beş yıl süren yaptırımların ardından yeniden hız kazandı. Bu gelişmeler, İran’la yaşanan savaşın etkisiyle Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimlerin gölgesinde gerçekleşiyor.

Afrika ve ABD politikaları konusunda uzman isimler, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, Washington’un Asmara’ya yönelik bu adımlarını Kızıldeniz’de nüfuzunu güçlendirme çabası olarak yorumladı. Uzmanlar, Babu’l Mendeb Boğazı’na uzanabilecek olası tehditlerin küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

ABD’nin, 2021 yılında Asmara ile Addis Ababa arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Eritre’ye uygulamaya koyduğu yaptırımların bir kısmını kaldırmaya hazırlandığı belirtiliyor. Kızıldeniz boyunca 700 mili aşkın kıyı şeridine sahip olan Eritre ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi süreci, ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos tarafından yürütülüyor. Wall Street Journal gazetesinin perşembe günü kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi, İran’ın Yemen’deki müttefiki Husiler aracılığıyla Babu’l Mendeb Boğazı’nı tehdit etmesi ihtimali karşısında, bu kritik deniz geçişinde dengeyi korumayı hedefliyor.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı (Afrika işlerinden sorumlu) Muna Ömer, Eritre’nin Kızıldeniz’deki stratejik konumunun ABD’nin yakınlaşma isteğinin temel nedeni olduğunu belirtti. Ömer, İran’la yaşanan gerilimler ışığında Washington’un bölgede bulunan deniz unsurlarını güvence altına almak ve yoğun askeri varlığın bulunduğu bu alandaki etkisini artırmak istediğini ifade etti.

ABD’li strateji uzmanı Irina Tsukerman, Washington’un Eritre’ye yönelik son hamlesinin zamanlamasının, Kızıldeniz geçiş hattında nüfuz tesis etmeyi amaçladığını belirtti. Tsukerman, artan askerileşme ve Rusya’nın kıyı şeridi boyunca genişleme hedefleri nedeniyle bölgenin stratejik rekabet alanına dönüştüğünü vurgulayarak, “Bu çerçevede Eritre limanları artık tali varlıklar değil, daha geniş bir güvenlik mimarisinde potansiyel dayanak noktaları haline gelmiştir. Washington da uygun alternatiflerin sınırlı olması nedeniyle bu alanı yeniden değerlendirmek zorunda kalmaktadır. Komşu Cibuti’de ise Çin dahil yoğun yabancı askerî varlık devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Afrika uzmanı Dr. Ali Mahmud Kelni de ABD’nin Eritre politikasında dikkat çekici bir değişim yaşandığını belirterek, bu dönüşümün özellikle Babu’l Mendeb Boğazı başta olmak üzere kritik deniz geçişlerindeki varlığı güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Kelni, İran’la süren savaşın etkileri, Husilerin boğazda harekete geçme ihtimali ve Rusya ile Çin gibi rakip aktörlerin artan etkisinin Washington’u daha pragmatik, güvenlik ve çıkar odaklı bir yaklaşım benimsemeye yönelttiğini söyledi.

Diğer yandan Boulos’un geçtiğimiz pazartesi günü Kahire’de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile bir araya geldiği ve Washington’un Eritre’ye yönelik yaptırımları yakında kaldırmayı planladığını ilettiği belirtildi. Wall Street Journal gazetesi, Mısır’ın ABD ile Eritre arasında diyaloğun kolaylaştırılmasında rol oynadığını aktardı.

Muna Ömer, Kahire’nin bu süreçteki tutumunun Eritre’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasına destek vermekle sınırlı olduğunu, doğrudan askerî varlık oluşturma amacı taşımadığını ifade etti. Tsukerman ise Mısır’ın bu arabuluculuk rolünü sürdüreceğini belirterek, Kahire’nin Nil Havzası ve Kızıldeniz’de Etiyopya’nın etkisini dengeleme yönünde çıkarları bulunduğunu dile getirdi.

Dr. Kelni de Mısır’ın rolünün, Eritre ile dengeli ilişkileri, Asmara ve Mogadişu ile kurduğu ittifak, Kızıldeniz güvenliğiyle doğrudan bağlantılı ulusal çıkarları ve bölgesel dengeleri koruma hedefi nedeniyle kritik olduğunu belirtti. Kelni ayrıca, bölgede oluşabilecek herhangi bir stratejik boşluğun rakip güçler tarafından doldurulabileceği yönündeki kaygıların, Kahire’yi bu yakınlaşmayı desteklemeye yönelttiğini ifade etti.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Ekim 2025’te Kahire’de Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Ekim 2025’te Kahire’de Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Wall Street Journal, ABD’nin Eritre ile ilişkileri yeniden düzenleme planının İran’la savaşın başlamasından önce hazırlandığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre, Boulos geçen yılın sonlarında Kahire’de Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile özel bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeden önce ise eylül ayında New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında Eritre Dışişleri Bakanı Osman Salih Muhammed ile bir araya geldi. Söz konusu temasların, ABD Hazine Bakanlığı’nın 12 Kasım 2021’de Eritre’nin Etiyopya’ya Tigray bölgesine karşı verdiği destek gerekçesiyle dört resmî kuruluşa yaptırım uygulamasının ardından geldiği belirtildi. CNN’in o dönem aktardığına göre, yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, Afwerki liderliğindeki iktidar partisi Demokrasi ve Adalet için Halk Cephesi de yer alıyordu.

Tsukerman, mevcut yaptırımların kaldırılması ya da hafifletilmesi için ileri sürülen gerekçelerin, Washington açısından stratejik gerekliliklerin ötesine geçtiğini ve Eritre’ye yönelik belgelenmiş ihlallerin bu süreci karmaşıklaştırdığını ifade etti. Tsukerman, bu durumun yürütme ile yasama organları arasında görüş ayrılıklarına yol açabileceğini, bunun da ilişkilerin yeniden yapılandırılmasını yavaşlatabileceğini belirtti. Ayrıca Asmara’nın bu yakınlaşmayı bir ortaklıktan ziyade çeşitlendirme stratejisinin parçası olarak değerlendirebileceğini, bunun da ABD’nin kalıcı nüfuz oluşturma kapasitesini sınırlayabileceğini kaydetti.

Kelni ise yaptırımların kaldırılma ihtimaline rağmen ABD’nin Eritre’ye açılımının, bölgede güç dengeleri ve nüfuz alanlarında köklü bir yeniden şekillenmeye işaret ettiğini söyledi. Kelni, bu sürecin yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Kızıldeniz’de kapsamlı bir stratejik yeniden yapılanmanın parçası olduğunu ve bunun uluslararası sistem üzerindeki etkilerinin uzun vadede hissedileceğini ifade etti.


Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
TT

Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad, ABD Başkanı Donald Trump ile bölgesel durumdaki son gelişmeleri, özellikle de ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşması ve bu anlaşmanın pekiştirilmesine yönelik uluslararası çabaları görüştü.

Şarku’l Avsat’ın QNA’dan aktardığına göre Şeyh Temim'in dün Başkan Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde iki taraf, durumun deniz güvenliği ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini ele aldı.

Katar Emiri, gerilimlerin azaltılması ve barışçıl çözümlerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizerek, ülkesinin bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya katkıda bulunan Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklemek için bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyonunu sürdürdüğünü teyit etti.