Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi ‘MWAN’: İddialı planlar... Etkili girişimler... Etkileyici başarılar

Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi ‘MWAN’: İddialı planlar... Etkili girişimler... Etkileyici başarılar
TT

Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi ‘MWAN’: İddialı planlar... Etkili girişimler... Etkileyici başarılar

Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi ‘MWAN’: İddialı planlar... Etkili girişimler... Etkileyici başarılar

Dr. Faysal b. Abdurrahman Usra / Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Ateşesi

Suudi Arabistan, sağlıklı bir yaşam tarzına sahip canlı bir toplum yaratmak adına, çevre güvenliği konusunda ileri düzeyde çevresel sürdürülebilirliğe ulaşmayı hedefliyor. Vizyon 2030, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında üç ana sütundan biri olarak çevre ve doğal kaynakların korunmasına büyük önem veriyor. Suudi Arabistan, tüm çevre alanlarını ilerletmek ve çevre sektörünü yeniden yapılandırmak için 64 girişimi içeren Ulusal Çevre Stratejisi’ni onayladı. Bunun yanı sıra, küresel anlamda en iyi uygulamalarla uyumlu yeni bir çevre sistemi benimsendi. Dahası, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek amacıyla döngüsel ekonominin temellerine dayanan yeni bir atık yönetim sistemi geliştirildi. Söz konusu hedeflere ulaşmak için birçok devlet kurumu katı atık yönetimi, çevresel davranışların teşvik edilmesi ve çöpün çevre üzerindeki zararlı etkilerinin azaltılması için iş birliği yapıyor.

Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi (National center for Waste Management ‘MWAN’), sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için atık yönetimi faaliyetlerini düzenlemek, denetlemek, bunlara yatırımı teşvik etmek ve atık yönetiminde döngüsel ekonomi ilkesine dayalı olarak kaliteyi artırmak amacıyla Hicri 1440 yılında kuruldu. Merkezin CEO'su Dr. Abdullah es-Sıbai, bir grup uzman ve ilgili makam temsilcilerinden oluşan Yönetim Kurulu üyeleriyle beraber Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed Bin Selman önderliğinde Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasına büyük ve takdire şayan çabalarla katkıda bulunmak için uğraşıyor. Suudi Arabistan, sürdürülebilirliği sağlamak, çevrenin korunmasını ve yaşam kalitesini artırmak için döngüsel ekonomi ilkelerini benimseyerek atık yönetimi sektörünün düzenlenmesine liderlik etmek istiyor. En iyi uygulamaları, teknolojileri ve standartları uygulayarak şeffaflığı, etkinliği, uyumluluğu, dijitalleşmeyi ve yenilikçiliği artırarak cazip bir sektör organize etmeye çalışıyor. Bir dizi değer yaratmak istiyor. Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, genel olarak hedeflerine ulaşmak için dijital dönüşümü kullanarak çalışmalarında ileri teknolojilerden ve modern uygulamalardan yararlanmak istiyor. Mesela bu yılki (Hicri 1445) Hac sezonunda izleme ve denetleme çalışmalarını desteklemek için modern dijital teknolojilerden yararlanıldı. Bu sayede operasyonel verimlilik artırıldı, izleme ve denetim çalışmalarının yönetimi sağlandı. Karar mekanizmasını desteklemek için verilerin kullanılması ve analiz edilmesi kolaylaştırıldı. Hizmet sağlayıcılar için uyumluluk oranı artırıldı. Son olarak ilgili makamlarla dijital entegrasyon kuruldu. MWAN, Hac mevsimi boyunca çevresel hususları iyileştirmeye ve atık yönetimi sektörünü düzenlemeye adandı. Bu da gelecek nesiller için doğal kaynakları korurken aynı zamanda Kâbe’ye gelen tüm hacılar için temiz ve sağlıklı bir çevre sağlanmasına katkıda bulundu.

Hicri 1445 Hac sezonunda çevreyi koruma ve çevre bilincini artırma yönündeki sürekli çabalarının bir parçası olarak MWAN, Hac dönemi boyunca hacılara sağlıklı ve temiz bir çevre sağlamayı amaçlayan ve dünyanın en temiz bölgelerinde atık yönetimi sektörünü düzenlemeye ve geliştirmeye yönelik çeşitli program ve girişimleri de içeren bir dizi kilit girişimi hayata geçirdi. Söz konusu girişimlerden biri olan ‘Atık Yönetiminde Model Kamp’ girişimi, atık üretimini kaynağında azaltmak, kaynakların kullanımını ve geri dönüşümünü en üst düzeye çıkarmak, hacıları ve kamp personelini sürdürülebilirlik standartları konusunda eğitmek ve bunları uygulamaya teşvik etmek amacıyla hacı kamplarında sürdürülebilir katı atık yönetimi standartlarının uygulanmasına odaklandı.

Atık Yönetiminde Model Kamp girişiminde, geri dönüşüm süreci boyunca herhangi bir emisyon veya koku olmaksızın dinamik ve güvenli bir şekilde çalışarak sadece 12-18 saat içerisinde yaklaşık 200 kilogram gıda atığını emerek, cihaza giren gıda miktarının yüzde 10'u kadarını gübreye dönüştüren bir cihaz kullanıldı. Bu cihaz, kutsal mekânlarda ilk kez kullanıldı. Ayrıca, üçüncü yılına giren ve hacıların ihram, yastık, battaniye ve yatak örtülerinden oluşan tekstil atıklarını toplayıp ayırarak ve daha sonra bunları geri dönüştürüp dağıtarak, geri dönüşümün önemi ve çevrenin korunmasına nasıl katkıda bulunulacağı konusunda eğitim vermeyi amaçlayan ‘Sürdürülebilir İhram’ girişimi uygulandı. Hacıların tekstil atıklarını toplamak için Mina kamplarına ve Mekke otellerine konteynerler yerleştirilerek, ilgili makamlarla iş birliği içinde yaklaşık 50 ton ihram ve 300 binden fazla yastık toplandı.

‘Mezbaha Karkaslarından Kaynaklanan Katı Atıkların Arıtılması için Mühendislik Hücresinin Kurulması ve İşletilmesi’ girişimiyle bu yılki Hac sezonunda 12 bin tondan fazla karkas atığının arıtılması için çalışma yapıldı. MWAN, sezon boyunca hacıların ve bölge sakinlerinin mezbaha karkas atıklarını almak ve arıtmak için Mekke'de bir mühendislik hücresini donatmaya ve işletmeye başladı. Ayrıca MWAN, sezon boyunca yaklaşık 121 hizmet sağlayıcıya ‘Sürdürülebilir Atık Yönetimi’ başlıklı eğitimler vererek ‘Hac Hizmet Sağlayıcılarının İyi Atık Yönetimi Uygulamaları Konusunda Farkındalıklarının Artırılması’ girişimini hayata geçirdi. Hac hizmet sağlayıcılarının beceri ve yeteneklerini geliştirmek ve atık miktarını azaltmanın önemi konusunda farkındalık yaratmak için bunları yapan MWAN ayrıca, kirliliğin azaltılmasına ve çevre güvenliğinin korunmasına katkıda bulunan çevre dostu malzemeler kullanmayı da teşvik ediyor. MWAN, hacılar tarafından üretilen atıklardan faydalanmak, Hac sezonu boyunca çevresel sürdürülebilirliğin teşvik edilmesini sağlamak amacıyla basit davranışlarımızın çevre üzerindeki etkisinin önemi konusunda farkındalık yaratmaya da çalışıyor. Tüm bunlar, MWAN’ın birçok girişimi hayata geçirme konusundaki istekliliğini somutlaştırıyor.

Suudi Arabistan Ulusal Atık Yönetimi Merkezi’nin dünyanın en kutsal yerinin çevresini koruma çabalarının bir parçası olarak, Merkez'den ekipler, güvenli atık yönetimini sağlamak ve Hac ritüellerinin kolaylıkla ve gönül rahatlığıyla yerine getirilmesini kolaylaştırmak için düzenli denetimler gerçekleştiriyor. Mayıs ayında Mekke ve Medine'de atık yönetimi sektöründe faaliyet gösteren 49 tesis, atık yönetimi yönetmeliklerine uygunlukları açısından denetlendi.

Diğer yandan Suudi Arabistan Ulusal Çevre Uyum Merkezi (NCEC), Hac sezonu öncesinde, sırasında ve sonrasında veri toplanması ve hava kalitesinin izlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu rakamlar doğrudan merkezi izleme istasyonuna gönderilmekte, burada ulusal uzmanlar bunları analiz ederek Hac Komitesine günlük raporlar sunmaktadır.

Mekke bölgesi sokaklarında plastik atıkları toplamak için canla başla çalışan birkaç bin temizlik görevlisinin çalışmalarına ek olarak Merkez, bu yılki operasyonel planının bir parçası olarak çevre yönetmelikleri ve standartlarına uygunluklarını sağlamak için sağlık, belediye, sanayi, tarım ve akaryakıt istasyonları ile hacılar tarafından kullanılan yollardaki saha ve tesislere denetim turları düzenledi. Bu ziyaretler sırasında, Hac sezonu çalışmaları başlamadan önce çevre koşullarının kalitesini sağlamak için uygunsuz olduğu tespit edilen tesisler ilgili makamlara bildirildi. İkinci aşamada merkez, Mekke bölgesi ve kutsal mekânlar çevresindeki saha ziyaretlerini yoğunlaştırarak su, toprak ve hava örneklerini izledi. Bu yılki izleme planına, kutsal mekânlardaki kamplarda çevre ihlallerinin izlenmesi ve çevresel acil durumlara müdahale edilmesi de dâhil edildi.

Böylece Merkezin müfettiş ve çevre uzmanlarından oluşan ekibi, bu yılki Hac sezonu boyunca sürekli çevresel izleme yaparak ve çevre standartları ile gürültü kirliliği ihlallerini anında tespit ederek hacıların konforunu sağlamak için gece gündüz çalıştı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.