İsrail sağı ve muhalefet Güney Lübnan'daki savaşın genişletilmesi konusunda anlaştı

İran, İsrail’e yanıt vererek Hizbullah’ın pozisyonunu destekledi.

Lübnan'ın güneyindeki Merkaba kasabasını hedef alan hava saldırısının ardından yolun açılmasına çalışan bir sivil savunma mensubunun sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı
Lübnan'ın güneyindeki Merkaba kasabasını hedef alan hava saldırısının ardından yolun açılmasına çalışan bir sivil savunma mensubunun sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı
TT

İsrail sağı ve muhalefet Güney Lübnan'daki savaşın genişletilmesi konusunda anlaştı

Lübnan'ın güneyindeki Merkaba kasabasını hedef alan hava saldırısının ardından yolun açılmasına çalışan bir sivil savunma mensubunun sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı
Lübnan'ın güneyindeki Merkaba kasabasını hedef alan hava saldırısının ardından yolun açılmasına çalışan bir sivil savunma mensubunun sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı

İsrail'de sağcılar ve muhalefet, hükümeti Güney Lübnan'daki savaşı genişletmeye zorluyor. Her iki taraf da yeni bir tehdit dalgası üzerine anlaşmış görünüyor. Diğer taraftan Hizbullah, İsrail'in Lübnan'ın derinliklerine yönelik herhangi bir saldırısına karşılık verme tehdidinde bulunuyor. Bu tehditler savrulurken, Lübnan'ın güney sınırında askeri operasyonlar ve sürekli top atışları devam ediyor.

Hükümetten ayrılan İsrail muhalefet lideri bakan Benny Gantz,“Kuzey sınırımızdaki durum böyle devam ederse Lübnan bedelini ödeyecek. Hizbullah, Lübnanlı mı yoksa İranlı mı olduğuna karar vermeli. Kuzey sınırımızda bir çözümün olmaması, Hizbullah terörizminin bedelini Lübnan devletinin ödeyeceği anlamına geliyor” tehdidinde bulundu.

Muhalefetin bu çıkışına paralel olarak İsrail sağı da aynı tutumu benimsedi. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bu bölgeyi topraklarımızda tutmak yerine savaş açmalı ve Güney Lübnan'da bir tampon bölge kurmalıyız. Hizbullah ile yapılan anlaşma, üzerine yazılı olan kâğıda bile değmez. Eğer savaş kararını erteler ve Hizbullah’ın güçlenmesine müsaade edersek, ağır bir bedel öderiz ve binlerce kayıp veririz.” 

ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkeler geçtiğimiz haftalarda savaşın genişlemesini önlemek ve İsrail'in savaşı genişletmek için öne sürdüğü bahaneleri ortadan kaldırmak için uğraştı. Bu çabalar Beyrut ve Tel Aviv'e giden elçiler aracılığıyla sürdürüldü. Hizbullah'ı sınır bölgesinden Lübnan toprakları içine doğru 10 kilometre derinliğe kadar çekilmeye ikna edemeyen bu girişimler, Hizbullah’ın Gazze'deki savaşı sona erdirmekle ilişkilendirdiği çatışmalarını durdurmaya da yetmedi. Washington yönetimi bu bağlamda İsrail'in herhangi bir planını durduramayacağı uyarısında bulundu.

İsrail'in tehditlerine karşılık Hizbullah da tehditle karşılık verdi. Şarku'l Avsat'ın ulaştığı bilgiye göre Milletvekili Hüseyin Hac Hasan, İsrail'e hitaben yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Eğer siz, düşmanlarımız, aptalca bir adım atmayı düşünür ya da aptalca bir adım atarsanız, karşınızda çaresizliğinizi artıracak, caydırıcılık sorununuzu derinleştirecek ve krizlerinizi artıracak şiddetli bir güçten başka bir şey bulamayacaksınız. Direnişin yaşadıklarının bir kısmını siz de yaşadınız.”

Hizbullah’ın parlamentodaki ayağı Direnişe Sadakat Bloğu üyesi Ali Feyyaz ise “Düşman tarafından açıklanan tüm pozisyonlar, hiçbir şekilde inkâr edilemeyecek olan açık gerçeği, yani düşmanın daha fazla karışıklığa, tükenişe ve yenilgiye doğru gittiğini örtbas etmekte başarısız oldu. Lübnan'daki direniş, kendisine yönelik bu saldırı devam ettiği sürece, Gazze'yi desteklemek için operasyonlarına devam edecektir. Düşmanın tüm bu tehditleri ve gözdağı karşısında, ne kadar büyük fedakârlık yapılması gerekirse gereksin bu çatışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Hizbullah’ın tutumu, İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bakıri’nin pazar günü sarfettiği şu sözlerle aynı doğrultuda: “Lübnan'daki direniş, Siyonist varlığın tehditlerine karşı koymaya tamamen hazır. Lübnan'daki direnişin benzersiz gücü, saldırganların herhangi bir saldırısını onlar için maliyetli hale getirecek.”

Sahadaki durum

Yapılan tehditlere sürekli bir bombardıman da eşlik etti. İsrail savaş uçakları, Ayta eş-Şaab kasabasına bir hava saldırısı düzenledi. Saldırıda kasabanın batı mahallesindeki bir ev hedef alındı. İsrail ordusu ise “Uçaklarımız Lübnan'ın güneyindeki Buleyde'de Hizbullah'a ait bir askeri binayı bombaladı” açıklamasını yaptı. Merkaba ve Kafr Kila'yı hedef alan bir başka bombalamanın yanı sıra İsrail savaş uçakları, şafak vakti Sur Bölgesi'ndeki el-Biyada kasabasında bir eve  saldırı düzenledi.

Hizbullah, pazar günü Golan Tepeleri’ne doğru harekât başlattıktan sonra Metula'ya roket fırlattı ve Ramot Naftali'de İsrail askerlerinin bulunduğu bir binayı hedef aldığını duyurdu. İsrail ordusu, pazar günü Lübnan sınırında işgal ettikleri Golan Tepeleri'ndeki mevzilerini hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısı sonrasında 18 askerin yaralandığını ve bunlardan birinin durumunun kritik olduğunu bildirdi. Ordudan yapılan açıklamada, saldırının pazar günü erken saatlerde gerçekleştiği ve o günden bu yana savaş uçakları ve topçu birlikleriyle Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerinin bombalandığı belirtildi.

UNIFIL

Tehditler ve askeri operasyonlar devam ederken, Güney Lübnan'da faaliyet gösteren Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), ‘UNIFIL'in yerel topluluklara elinden geldiğince destek olması gerektiğini, buna çok ihtiyaçlarının olduğunu ve bunun kapsamlı bir yaklaşım gerektirdiğini’ ifade etti. UNIFIL, Güney Lübnan'daki çatışmalardan etkilenen topluluklara yönelik güvenlik ve destek çalışmalarını görüşmek üzere hem uluslararası düzeyde hem de ulusal kurum ve kuruluşlarla bir toplantı düzenlediğini duyurdu.

UNIFIL tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “UNIFIL, projeler, hızlı müdahaleler ve barışı koruma birliklerine katkıda bulunan ülkelerden gelen bağışlar da dâhil olmak üzere imkân ve kapasiteleri dâhilinde yerel topluluklara destek sağlamaya devam ediyor. Bu sırada artan ihtiyaçlar, krizlere müdahale eden tüm aktörlerin tutarlı bir yaklaşım sergilemesini gerekli kılıyor.”



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.