Hamas kalıcı ateşkes olmadan müzakerelere başlamayı kabul etti

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği baskınlardan kaynaklanan yıkımdan (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği baskınlardan kaynaklanan yıkımdan (AFP)
TT

Hamas kalıcı ateşkes olmadan müzakerelere başlamayı kabul etti

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği baskınlardan kaynaklanan yıkımdan (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği baskınlardan kaynaklanan yıkımdan (AFP)

Bir Hamas yetkilisi dün (Pazar) yaptığı açıklamada, Hamas’ın "kalıcı bir ateşkes olmaksızın" rehine müzakerelerine başlamayı kabul ettiğini söyledi.

Yetkilinin açıklaması, ABD, Katar ve Mısır'ın İsrail ile Hamas'ı dokuz aydır devam eden savaşı sona erdirmek üzere görüşmeler yapmaya ve Hamas'ın elindeki rehineler ile İsrail'deki Filistinli tutukluların serbest bırakılması için bir anlaşmaya varmaya teşvik etmek amacıyla yeniden arabuluculuk çabalarına giriştiği bir dönemde geldi.

Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, rehine müzakerelerine başlayabilmek için "(Hamas'ın) daha önce İsrail'in tam ve kalıcı bir ateşkesi kabul etmesini şart koştuğunu" hatırlattı.

Yetkili, "Arabulucuların tutuklu müzakereleri devam ettiği sürece ateşkesin de devam edeceğine dair söz vermesi nedeniyle bu adım atlandı. (Hamas) kalıcı ateşkes olmadan müzakerelerin başlayacağını kabul ederek, kalıcı ateşkes koşulundan geri adım attı" ifadelerini kullandı.

Yetkililer, İsrail'in daha önce Hamas'ın kalıcı ateşkes taleplerine şiddetle karşı çıktığını belirtti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 2007'den bu yana Gazze Şeridi'ni kontrol eden Hamas ortadan kaldırılana kadar savaşa devam edeceklerini vurguladı.

ABD Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs'ta İsrail tarafından önerildiğini söylediği, ilk aşamada altı haftalık bir ateşkes ve Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında rehinelerin serbest bırakılmasını öngören bir plan sundu.

Mossad Başkanı Barnea, Katarlı arabulucularla ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin bir plan üzerinde yaptığı görüşmelerin ardından önceki gün Doha'dan ayrıldı.

Netanyahu'nun ofisinden bir sözcü, İbrani devletinin Gazze'de ateşkes müzakerelerini yeniden canlandırmak için "önümüzdeki hafta" Doha'ya döneceğini söyledi ve "iki taraf arasında fikir ayrılıkları" olduğuna işaret etti.

Müzakereler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, CIA Direktörü William Burns'ün önümüzdeki Çarşamba günü Doha'ya geleceğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre Hamas lideri ajansa yaptığı açıklamada, Mısır ve Türkiye'nin "bir anlaşmaya varmak için" çaba sarf ettiğini söyledi.

"Hamas, İsrail'in geçmişte yaptığı gibi müzakere sürecini kesintiye uğratmaması halinde, müzakerelerin iki ila üç hafta sürmesini bekliyor. Top İsrail'in sahasında, eğer bir anlaşmaya varmak istiyorlarsa bunu gerçekleştirmek çok mümkün" ifadelerini kullandı.

"Hamas arabuluculara, anlaşmanın ilk aşamasında günde 400 tıra varan miktarlarda yardım girmesini ve İsrail ordusunun Philadelphia ekseninden ve Refah sınır kapısından çekilmesini istediğini bildirdi."

AFP'nin İsrail'in resmi rakamlarına dayanarak elde ettiği veriye göre savaş 7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'in güneyine düzenlediği ve çoğu sivil 1.195 kişinin ölümüne yol açan eşi benzeri görülmemiş bir saldırının ardından patlak verdi.

İsrail ordusuna göre, saldırı sırasında kaçırılan 251 kişiden 116'sı halen Gazze'de rehin tutuluyor ve bunlardan 42'si hayatını kaybetti.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.