Cezayir çölünde 38 göçmen susuzluktan öldü

Çoğu Suriyeli ve Sahel ülkeleri vatandaşları... Libya makamları tarafından sınır dışı edildi

Cezayir sınırında Nijer'den gelen düzensiz göçmenler (kayıp kişilere yardım eden aktivistlerin anlatımları)
Cezayir sınırında Nijer'den gelen düzensiz göçmenler (kayıp kişilere yardım eden aktivistlerin anlatımları)
TT

Cezayir çölünde 38 göçmen susuzluktan öldü

Cezayir sınırında Nijer'den gelen düzensiz göçmenler (kayıp kişilere yardım eden aktivistlerin anlatımları)
Cezayir sınırında Nijer'den gelen düzensiz göçmenler (kayıp kişilere yardım eden aktivistlerin anlatımları)

Çöldeki kayıp insanları arama çalışmalarında aktif olan Cezayirli bir kuruluş dün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, "son birkaç gün içinde" Sahra Çölü'nün ortasında 12 Suriyeli, 21 Sahra altı uyruklu ve beş Cezayirli olmak üzere 38 kişinin cesedinin bulunduğunu ve bu kişilerin gizli bir göç yolculuğu sırasında susuzluk nedeniyle öldüklerinin doğrulandığını duyurdu.

Najda Arama Kurtarma Derneği sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, kayıp Suriyelilerin Libya sınırı yakınlarında bir araçta ölü olarak bulunduğunu, Afrikalı kurbanların Mali-Cezayir sınırı yakınlarında, beş Cezayirlinin cesedinin ise aynı bölgede bulunduğunu belirtti.

Kayıp Suriyelilerin cesetleri bulundu (Cezayir Kayıp Kişilere Yardım Derneği)Kayıp Suriyelilerin cesetleri bulundu (Cezayir Kayıp Kişilere Yardım Derneği)

Suriye’nin Cezayir'deki büyükelçiliği tarafından olayı yerinde takip etmek üzere görevlendirilen Bassem Faruk adlı bir Suriye vatandaşı, Libya sınırı yakınlarındaki çölde 12 Suriyeli göçmen ve iki Cezayirlinin cesedinin bulunduğunu doğruladı. "Kurbanlar 2 Temmuz'da Cezayir'e giden bir araçla Libya'dan ayrıldılar ve geçen cumartesi günü çölde kaybolduktan sonra bulundular" diyen Faruk, Suriyelilerin Libya'da mı ikamet ettikleri yoksa başka bir yerden mi oraya geldikleri konusunda daha fazla ayrıntı ya da bilgi vermedi.

Libya makamlarını "Suriyeliler dâhil tüm yasadışı göçmenleri sınır dışı etmekle" suçlayan Faruk 'a göre cesetler şu anda Cezayir'in 1,300 kilometre güneydoğusunda bulunan Burc Ömer İdris hastanesinde bulunuyor. Faruk ayrıca Libya makamlarını "Suriyeliler de dahil olmak üzere tüm yasadışı göçmenleri sınır dışı etmekle" suçladı ve "diğer Suriyelilerin de aynı şekilde Libya'dan Cezayir'e sınır dışı edileceği" uyarısında bulundu. Faruk, "Diğer Suriyeliler de aynı şekilde Libya'dan Cezayir'e sınır dışı edilecek ve korkarım ki başka trajedilere hazırlanmak zorunda kalacağız" dedi.

AFP muhabirlerinin Libya medyasında yer alan haberlerine göre, 2023'ün sonunda Libya yetkilileri, ülkede yasadışı olarak ikamet eden yaklaşık 1000 Mısırlı ve Nijeryalı göçmeni sınır dışı etmişti. Belgelenmemiş videolarda, doğu Libya yetkilileri tarafından sınır dışı edilen ve askeri koruma altında Mısır sınırına doğru yürümeye zorlanan çok sayıda Mısırlıyı görülüyordu.

 Kayıp kişilerin cesetlerinin bulunduğu alan (Google haritası) Kayıp kişilerin cesetlerinin bulunduğu alan (Google haritası)

Cezayir Çölde Kayıp Kişileri Kurtarma Derneği, Facebook'ta kurbanların kimliklerini yayınladı ve aralarında 10 yaşında olduğunu belirtiği "Mohammed Munther" ve 16 yaşında olan Assaf Firas adlı bir başka çocuktan bahsetti. Bir STK olan dernek, cesetlerin güneydeki Illizi vilayetindeki Burc Omar Idris belediyesinden yaklaşık 70 kilometre uzakta bulunduğunu belirterek, "Libya'dan Cezayir çölünün doğusundaki şehirlere transit yolculuklarda kişilerden kiralanan araçlardaki yolcuların çölde kaybolduktan sonra susuzluktan öldüklerini" öne sürdü.

Cezayir derneği benzer başka trajedilerle ilgili de bilgi yayınladı. Derneğe göre 9 Temmuz'da Cezayir çölünün ortasında bir arabada bulunan 16 kişi hayatını kaybetti.

Cezayir derneği ikinci bir yayınında, aralarında bir kadının da bulunduğu Afrika uyruklu sekiz göçmenin daha öldüğünü bildirdi.

Nijer'e yakın (Cezayir'in 1.200 km güneyinde) Tamanrasset'teki turizm aktivistleri Şarku'l-Avsat ile yaptıkları telefon görüşmesinde şunları söyledi: "Kıyı vatandaşlarının gerçek ölüm nedenlerini şu anda bilmek zordur. Mali'den mi yoksa Nijer'den mi geliyorlar?” Onlar da uçsuz bucaksız çölde mi kayboldular? İhraç mı edildiler?

Aktivistlere göre pek çok soru hâlâ cevapsız.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.