İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında işbirlikçiler nasıl rol oynuyor?

İsrail, sıradan Filistinlileri, silahlı grup üyelerini ve suikast hedeflerinin çevresindeki insanları iş birlikçi yapabiliyor

TT

İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında işbirlikçiler nasıl rol oynuyor?

İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında işbirlikçiler nasıl rol oynuyor?

Hamas Hareketi’nin askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Deyf'e yönelik Gazze Şeridi’nde düzenlenen suikast girişimi, otuz yılı aşkın bir süredir devam eden ve sonucu henüz netleşmeyen karmaşık bir insan avının ardından gerçekleşti. Bu süreçte şimdiye kadar Filistinli silahlı örgütlerin liderlerinin yanı sıra farklı milletlerden isimler hedef alındı.

İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, Filistin devriminin üsleri yurtdışındayken on yıllar boyunca çeşitli ülkelerin başkentlerinde çok sayıda Filistinli lidere suikast düzenlemeyi başardı. İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet (Şabak) ise Filistin topraklarında Filistin Yönetimi'nin kurulmasından bu yana İsrail'in üstünlük sağladığı bir savaşta Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde daha fazla Filistinli lidere suikastlar düzenlemeyi başardı.

xtryn
Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya es-Sinvar (Reuters)

İsrail'in dokuz aydır yürüttüğü savaşta Gazze Şeridi'ndeki Hamas liderlerine ve komutanlarına ulaşmadaki başarısı halen tartışılıyor. Bazı çevreler dokuz aylık savaşın ardından Hamas'ın üst düzey isimlerine ulaşılamamasının başarısızlık olduğunu söylüyor. Zira İsrail'in ne Deyf’i öldürmeyi başardığı ne de Hamas Hareketi’nin Gazze'deki lideri Yahya es-Sinvar ya da kardeşi Muhammed es-Sinvar’a ulaştığı doğrulandı. Öte yandan eğer doğruysa Deyf'in yanı sıra yardımcısı Mervan İsa ve Kassam Tugayları komutanlarının öldürülmesinin İsrail için büyük bir başarı sayılabileceğini düşünenler de var.

İsrail, birkaç gün önce 30 yılı aşkın bir süredir peşinde bir hayalet olan Deyf’i öldürmeyi amaçlayan büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Bu operasyon sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus yakınlarında nerede olduğuna dair İsrailliler tarafından büyük değeri nedeniyle ‘altın’ olarak nitelendirilen bilgiler aktı. Operasyonda yardımcısı Mervan İsa'nın yanı sıra Kassam Tugayları’nın Han Yunus Tugayı Komutanı Rafi Selame (ed-Deyf'i hedef alan aynı saldırıda), Merkez Tugay Komutanı Eymen Nevfel, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, füze birimi komutanı Eymen Siyam ve Hamas’ın Gazze'deki siyasi büro üyeleri Zekeriya Ebu Muammer, Cevad Ebu Şemala ve diğerleri öldürüldü.

as
Hamas liderlerinden Mervan İsa (Sosyal medya siteler)

İsrail’in, bazıları gerçekten öldürülmüş, bazıları ise hayatta kalmış ya da yaralanmış olan çok sayıda Hamas lideri ve saha komutanının yerini tespit etmeyi başardığına şüphe yok.

Peki İsrail, Gazze'deki silahlı grupların liderlerine nasıl ulaşıyor?

İsrail’in güvenlik ve istihbarat servisleri Hamas ve diğer silahlı grupların liderlerine ulaşmak için çeşitli kaynaklara sahip. Bu kaynaklardan biri de hedeflerin belirlenmesi ve izlenmesinin yanında saldırıların nerede ve ne zaman yapılacağını belirlemeye büyük ölçüde yardımcı olan insan faktörüdür. İsrail onlarca yıldır sahada ajanlar kullanıyor. Bu ajanların İsrail’e ‘aranan kişilerin izini sürmeye ve suikastlarını kolaylaştırmaya yardımcı olan büyük hizmetler verdiğini’ söyleyen bazı kaynaklara göre İsrail onlardan ‘adeta bir ordu’ kurdu.

Filistin Yönetimi ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi'ndeki Filistinli örgütler tarafından son yıllarda yürütülen kapsamlı soruşturmalar, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki her suikastta bir şekilde Filistinli ajanların yer aldığı ve hatta bazılarının suikastların gerçekleştirilmesine bizzat katıldığını ortaya koydu.

Şarku’l Avsat’a konuşan Gazze Şeridi'nde sahadaki kaynaklar, insan faktörünün herhangi bir istihbarat teşkilatının casusluk sürecindeki en önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi. Gazze'deki direniş ve hükümet güvenlik birimlerinin yıllar içinde İsrail güvenlik birimleriyle bağlantılı yüzlerce kişiyi ele geçirdiğini ve bu kişilerin kendilerini istihdam eden taraflara çeşitli değerlerde bilgi sağladığını belirten kaynaklar, İsrail’in bazen Filistinli örgütler içinde ve hedef kişinin çevresinde hem örgütsel hem de ailevi olarak ya da sosyal ilişkileri (akrabalar ve komşular gibi) aracılığıyla bile insanları kendisi adına çalışması için ajan yapmayı başardığını ekledi.

fvbg
Gazze Şeridi sınırındaki İsrail askerleri, 16 Temmuz 2024 (Reuters)

Kaynaklar, bu ajanların Filistinli örgütlerin ikinci ve üçüncü dereceden liderlerinin, üyelerinin, saha komutanlarının, silah ve füze üretim tesislerinin ve hatta tünellerin yerlerinin tespit edilmesine katkıda bulunduktan sonra İsrail ile olan ilişkileri nedeniyle ifşa edildiklerini de belirttiler.

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı detaylara göre 2021 yılında idam edilen Gazze Şeridi’nin Gazze şehrinden A.Ş. adlı bir Filistinli, Hamas'a yakın küçük bir grubun askeri kanatlarından birinin önde gelen üyelerinden biriydi. Sadece aktif olduğu grup içinde değil, diğer grupların askeri kanatları içinde de tanınan biriydi ve bu grupların liderleriyle geniş kapsamlı ilişkileri vardı. A.Ş. silah ve füze üretimiyle ve bu alanda çalışan kişilere nasıl ulaşılabileceğiyle ilgili önemli sağladığını itiraf etti. Bu itirafın, baskı altında yapılıp yapılmadığı ise belirsizliğini koruyor. Aynı kaynaklara göre yine Gazze şehrinde ikamet eden ve roket üretimi alanında aktif çalışmalarda bulunan S.D. adlı bir başka Filistinlinin özel aracının anahtarına gizlenmiş küçük bir kamera olduğu anlaşıldı. S.D. bu kamerayla üretim faaliyetlerinde kullanılan önemli bir yeri belgeledi. Bu yer daha sonra İsrail tarafından bombalandı.

xcdvf
Muhammed ed-Deyf’in arşiv fotoğrafı

İsrail istihbaratı bir silahlı örgüt üyesini İsrail adına çalışmaya ikna etti. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki farklı bölgelerde girdiği tünellerin taranmasına yardımcı olan casusluk için kullanılan çipler taşıdığı tespit edilen bu kişi yakalandı, ancak Gazze Şeridi'nden kaçmayı başardı. Tünel çalışmalarında yer alan bir başka işçi de İsrail'in tünellerin yerini tespit etmesine yardımcı oldu. Yapılan soruşturmalarda bu kişinin internet üzerinden bilgi aktardığı ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat’a 2015 yılında Gazze'nin Şeyh Rıdvan Mahallesi’ndeki bir binada Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Deyf'e yönelik suikast girişimine kısmen yardım ettiği tespit edilen bir kızın tutuklandığına dair ilginç bir bilgi aktardılar. Suikast girişiminde Deyf’in eşi ve iki çocuğu ölmüş, ancak kendisi hayatta kalmıştı. Kaynaklar, İsrailli istihbarat görevlilerinin kıza Deyf’in görünüşü hakkında yaklaşık bilgiler ilettiğini, kızdan Deyf’in eşinin kaldığı daireye gitmesini ve içeride erkek olup olmadığına bakmasını istediklerini, kızın da onlara içeride eşi ve çocukları dışında birinin daha sesini duyduğuna dair bir işaret verdiğini ve ardından İsrail’in orayı bombaladığını anlattılar.

frbtg
Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde İsrail bombardımanlarının neden olduğu yıkım, 11 Temmuz 2024 (AFP)

Bu olaydan önce, Filistinli örgütlerden birinde örgüt liderlerinin öldürülmesine katkıda bulunduğu ortaya çıkan üst düzey bir yetkili, örgütün üyeleri tarafından öldürdü.

Gazze'ye yönelik mevcut savaşta ‘casuslar ve ajanlar savaşının’ belki de en son ifşası, İsrailli rehineleri koruyan bir kişinin Şin-Bet adına çalışmaya başladıktan sonra rehinelerin yerlerine dair bilgi sızdırmasıydı. Gazze'deki aynı güvenlik kaynaklarına göre bu kişi, Gazze Şeridi'nden kaçmayı başardığından ne yaptığıyla ilgili detaylar henüz bilinmiyor.

Ancak verdiği bilgilerin, İsrail Özel Kuvvetleri’nin (Gazze'nin merkezi) Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki dört İsrailli rehineye ulaşıp onları kurtarmasına yardımcı olduğu ve şüphelinin İsrail güvenlik servisiyle iş birliği içinde İsrailli rehine Noa Argamani'nin nasıl korunduğuna dair ayrıntıları bildiği anlaşılıyor.

sdfe b
Kudüs'te Hamas tarafından alıkonulan İsrailli rehinelerin resimlerinin asılı olduğu bir duvar, 26 Şubat 2024 (AP)

İsrail, savaşın başlarında Hamas liderlerinin ya da İsrailli rehinelerin nerede olduğuna dair verilecek her türlü bilgi karşılığında büyük miktarlarda para ödülü vereceğini açıkladı.

Ancak bazı Filistinlileri bunu yapmaya iten tek neden kesinlikle para değildi.

İsrail kendi adına çalışacak ajanlar bulmak için cinsel zorlama da dahil olmak üzere çeşitli yöntemlere başvuruyordu. Öyle ki bu yöntemler birçok vakada başarılı oldu. Zira bu kişiler haklarında bir skandalın patlak vermesi korkusuyla iş birliği yapmak zorunda kaldı. İsrail ayrıca Filistinlilerin içinde bulundukları ekonomik durumu kullanmaya çalışarak iş birliği karşılığında para ödüyor ya da küçük projeleri finanse ediyor. Ayrıca bazılarının çalışma, ticaret, seyahat izni ve hatta tıbbi tedavi alma ihtiyacı gibi içinde bulundukları belirli sosyal koşulları istismar ediyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, daha önce yapılan soruşturmalarda Erez Sınır Kapısı’ndan Batı Şeria ya da İsrail'e seyahat eden en az 30 kişinin ajan olduğunun ve bu kişilerden geçiş izni verilmesi karşılığında Hamas hakkında bilgi toplamalarının istendiğinin ortaya çıktığını söyledi.

İsrail, bilgi toplamak için sadece insan faktöründen değil, aynı zamanda yapay zeka ve çeşitli teknolojik araçlardan da yararlanıyor.

Gazze'deki Filistinli güvenlik kaynaklarına göre Gazze Şeridi semalarında durmaksızın faaliyet gösteren casus uçaklar, yapay zekaya kaynaklı teknolojisiyle bir kilometrekarelik bir coğrafi alan içinde örgüt liderlerinin yüzlerini ve seslerini tespit edebiliyor. Görünüşe göre geçtiğimiz yıl mayıs ayında suikasta uğrayan İslami Cihad Hareketi lideri İyad el-Hasani'nin başına bu geldi. Hasani, ‘güvenli’ olarak tanımlanan bir hattan telefon görüşmesi yapmıştı. Daha sonra derinlemesine yapılan araştırmalarla İsrail'in ses izini tespit etmeyi başardığı ve onu hemen öldürdüğü ortaya çıktı.

İsrail, Gazze'ye karşı yürüttüğü ve büyük tartışmalara yol açan savaşta yapay zekâ kullandığını doğruladı.

dfvrbg
Gazze'nin Şucaiyye Mahallesi’nde kullanılamaz hale getirilen bir İsrail aracı, 10 Temmuz 2024 (AFP)

İsrail’in Gazze'deki cep telefonlarının yanı sıra kablosuz iletişim cihazlarını da takip ettiği biliniyor. İsrail, birçok örgüt üyesini bu cihazları kullanırken bombaladı. Bu durum Hamas'ı son yıllarda kendi karasal iletişim ağını kurmaya itti.

İsrail tünellerin tespit edilmesi ve yok edilmesinde de teknolojik araçlara başvuruyor.

Hamas'ın geçmişte onlara karşı başlattığı pek çok kampanyaya rağmen mevcut savaşta İsrail işbirlikçileri var olmaya devam ediyor. Bu kişilerden bazıları Hamas tarafından infaz edildi, bazıları da tövbe etti.

Hamaslı kaynaklar, her zaman bilgi sızdırıldığını kabul ediyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, şunları söyledi:

“Bu İsrail için bir başarı değil. Biz bunun (sızmanın) her an mümkün olabileceği kuralıyla hareket ediyoruz ve önlemler alıyoruz. Karmaşık bir güvenlik yaklaşımımız var. Kimsenin (herhangi bir lider) ister yer altında ister yer üstünde uzun süre kaldığı tek bir yer yok. Güvenlik ihlalleri olabilir. Sadece Filistinli grupların içinde ya da dışında değil. Çok sayıda kabiliyete sahip bir güvenlik ve istihbarat sisteminden bahsediyoruz. Nihayetinde direnişe katılan her lider ve direnişçi olası kaderi bilir ya da sonunda bununla yüzleşir. Bir örgütün kaderi, hiç kimseye bağlı değildir. Direniş dersini almıştır ve çalışmaları belirli ilkelere göre yönetebilecek hiyerarşik bir örgütsel yapı piramidine sahiptir.”



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.