Deyrizor saldırıları... İran'dan Ortadoğu'daki ABD güçlerine mesajlar

SDG, rejim güçleri ve Ulusal Savunma Güçleri milisleri tarafından açılan ateşe karşılık verdi.

SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
TT

Deyrizor saldırıları... İran'dan Ortadoğu'daki ABD güçlerine mesajlar

SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayeti kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçleri tarafından açılan ateşe karşılık verdi. İki taraf arasında yenilenen çatışmaların ardından onlarca ölü ve yaralıya neden olan kanlı bir gün yaşandı.

Suriye Demokratik Konseyi saldırıdan Suriye rejimini sorumlu tutarak, rejimin kaosu yaymak ve çatışmayı körüklemek için sivilleri öldürdüğünü ve terörize ettiğini belirtti. Analistler ise Deyrizor kırsalındaki son saldırıyı, İsrail'in temmuz sonunda başkent Tahran'da Hamas lideri İsmail Heniyye'ye düzenlediği suikasta karşılık vermek üzere İran'ın ABD güçleri üzerinde baskı kurma tehdidinin bir parçası olarak değerlendirdi.

SDG'ye bağlı Deyrizor Askeri Konseyi komutanlarından Nuri el-Halil Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, rejim güçleri ve Ulusal Savunma Güçleri milislerinin çarşambayı perşembeye bağlayan gece yarısından sonra Ebrihe, es-Sabha ve ed-Dahla beldelerini topçu ve ağır silahlarla hedef aldığını söyledi. El-Halil, “Rejimin elindeki el-Meyadin, Elbukemal ve el-Aşara beldelerindeki mevzilerden hedef aldılar. Güçlerimiz hazır bekledi ve İranlı milisler ile Şam güçlerinin saldırılarını püskürttü” ifadelerini kullandı.

nhy
Granic kasabasında şiddetli silahlı çatışmalara sahne olan bir dönel kavşak (yerel kaynaklar)

SDG, Uluslararası Koalisyon uçaklarının alçak uçuşları eşliğinde silahlı saldırılara sahne olan bölgelere daha fazla takviye sevk etti. Son iki gün içinde eş-Şehil, et-Tayyane, Dernec, Ebu Hardub, Ebu Hamam, el-Latve, Granic ve el-Basira bölge ve beldelerinde çatışmalar yenilendi. Deyrizor’un doğu kırsalındaki bu kentsel bölgeler SDG'nin askeri kontrolü altında bulunuyor. Fırat Nehri ise bir tarafta SDG ve Uluslararası Koalisyon ile diğer tarafta Şam güçleri ve İran'a bağlı yerel gruplar arasındaki bölgeleri ayırıyor.

xscdvfg
SDG, Deyrizor kırsalında Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin saldırılarını püskürtmek için harekete geçti. (Şarku’l Avsat)

Komutan el-Halil, Ulusal Savunma Güçleri milisleri ve rejim güçlerinin Ziban kasabasını ya da diğer bölgeleri kontrol altına aldığı ve buralarda konuşlandığı iddialarını yalanladı. Çatışmaların çok sayıda masum sivilin ölümü ve diğerlerinin ağır yaralanmasıyla sonuçlandığını hatırlatan el-Halil, saldırganların ‘sivil kayıplara yol açan bombardımanlarında roketatar ve havan topları kullandığını ve Şam'ın stratejik önemi nedeniyle Deyrizor'da güvenliği istikrarsızlaştırmaya çalıştığını’ kaydetti.

SDG'nin siyasi kanadı Suriye Demokratik Konseyi çarşamba günü resmi internet sitesinde yayınladığı açıklamada, Deyrizor'un doğu kırsalındaki etki alanlarına yönelik saldırıları kınadı. Açıklamada, “Bu suç teşkil eden ve acımasız saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz. Şam yönetimini bu eylemlerden tamamen sorumlu tutuyor ve onları buradaki güvenlik durumunun gelişimi konusunda uyarıyoruz” denildi.

xscdver
Suriye Demokratik Konseyi Başkanı Mahmud el-Muslat (Şarku'l Avsat)

Suriye Demokratik Konseyi Başkanı Mahmud el-Muslat, saldırının Şam ve müttefiklerinin bölgede fitne çıkarma, güvenlik ve istikrarı bozma çabalarının bir parçası olduğunu söyledi. Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, tüm coğrafyada Suriye-Suriye diyaloğu için bir zemin oluşturmak üzere yıllardır çalıştıklarını belirten el-Muslat, “Öte yandan bu barbarca saldırı, rejim ve milislerinin barış ya da diyalog istemediğinin, bu milislerin güvenlik ve istikrarı bozmak için yıkıcı bir ajandayla çalışan yabancı güçlerle bağlantılı olduğunun bir kanıtıdır” dedi.

Arenaların birliği

Gözlemciler, Irak-Suriye sınırına komşu olan Deyrizor vilayetinin doğu bölgesinin, her iki ülkede İranlı milislerin konuşlandığı bölgeleri Güney Lübnan'a bağlayan bir kara koridoru görevi görmesi nedeniyle önemli olduğunu söylüyor. Deyrizorlu uzman Abdunnasır el-Ayed, son saldırının esas olarak 900 kadar ABD askerinin konuşlandığı el-Omar petrol ve Koniko gaz sahalarındaki Uluslararası Koalisyon üslerini hedef aldığını ifade etti.

ascdv
Son iki günde en çok saldırıya uğrayan bölgelerden biri olan Deyrizor kırsalındaki Ziban kasabasının girişi (yerel medya kaynakları)

El-Ayed Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte bu saldırının ‘İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve Irak Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) subayları, özellikle de Seyyid eş-Şuheda grubu tarafından hazırlanıp yürütülen bir İran stratejisinin parçası olduğunu ve İran'ın Irak ve Yemen'de başlattığı saldırılara benzer şekilde ABD üzerindeki baskı girişimlerinin bir parçası olduğunu’ söyledi.

El-Ayed'e göre son Deyrizor saldırıları, şu anda İran'ın arenaların birliği kapsamı dışında görünen Suriye'de gerçekleştiği için benzersizdi. Öyle ki operasyon, DMO ile yakın bağları olan İbrahim el-Hifil liderliğindeki aşiret savaşçıları aracılığıyla yerel bir cephe tarafından yürütüldü.

El-Ayed’e göre saldırı, ‘iki ABD üssüne ulaşamayarak ve onlara karadan saldırarak, gelecekte benzer girişimlerin tekrarlanacağı beklentisiyle’ ana hedeflerine ulaşamadı.

zscdv
Deyrizor'un doğu kırsalındaki Hecin kasabası (Şarku’l Avsat)

Aşiretlerin çoğunlukta olduğu ve Suriye'nin petrol yataklarının çoğunu barındıran Deyrizor vilayeti askerî açıdan yerel ve uluslararası taraflar arasında bölünmüş durumda. Kürt ve Arap gruplardan oluşan SDG Fırat Nehri'nin doğu yakasını kontrol ederken, rejim güçleri ve İranlı milisler batı yakasını kontrol ediyor. ABD öncülüğündeki uluslararası DEAŞ'la mücadele koalisyonu da bölgede bulunuyor ve DEAŞ hücreleri hem rejim güçlerini hem de SDG'yi hedef alan eylemlerini sürdürüyor.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nde araştırmacı olarak görev yapan Bera Sabri, saldırının İran'ın büyük etkiye sahip olduğu Deyrizor'da Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerden düzenlendiğini düşünüyor. Şarku’l Avsat'a konuşan Sabri, “Saldırı öncelikle bölgesel çatışma ve İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşıyla ilgili. Suriye rejiminin lehine bir karaktere bürünen saldırı, daha çok İran'ın lehine” ifadelerini kullandı.

zxscdvf
SDG ve Uluslararası Koalisyon'un Haseke kırsalında DEAŞ'a karşı ortak eğitimi (arşiv - AFP)

Sabri, operasyonun bölgesel gerginliklerin ve İran'ın İsrail'e karşı beklenen saldırısıyla ilgili gerilimlerin arka planında gerçekleştiğini söyledi. Sabri sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırı yakındaki ABD üslerini değil SDG'yi hedef aldığı için bu atmosferin açık bir istismarıdır. Dolayısıyla İran'ın o dönemdeki pozisyonunun zayıflığını arttıran bir operasyondur. Washington, İran'la bağlantılı silahlı bir oluşumun SDG'nin kontrolündeki bölgelere saldırmasına ve kontrol etmesine izin vermeyecektir. Ayrıca Şam bölgelerinden gelecek her türlü saldırıyı püskürtecektir. Çünkü buradaki İran etkisinin tehlikesinin farkındadır.”



Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.


Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Ürdün Bağımsız Seçim Komisyonu Komiserler Kurulu dün yaptığı açıklamada, yasaklı Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisine, adını "dini, mezhepsel veya etnik çağrışımlardan arındırılmış" bir isimle değiştirmesi gerektiği konusunda bildirimde bulunduğunu duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Komisyon, 2022 tarihli 7 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33. maddesi hükümlerine dayanarak, İslami Hareket Cephesi partisine ihlalleri bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde düzeltmesi gerektiğini bildirdi.  

Açıklamaya göre, “Parti, ihlaller konusunda daha önce 17 Şubat tarihli Sicil Memurundan bir mektupla bilgilendirilmişti.”

Açıklamada ayrıca, ihlalin partinin tüzüğü ve adıyla ilgili olduğu, bunların Siyasi Partiler Kanununa aykırı olduğu belirtildi. Kanunda, “bir partinin dini, mezhepsel, etnik veya sınıfsal temellere veya cinsiyet veya köken ayrımcılığına dayalı olarak kurulamayacağı” hükmü yer almaktadır.

Konsey, “partinin adının tüzüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve siyasi kimliğini ifade ettiğini, bu nedenle dini, mezhepsel, etnik veya ayrımcı çağrışımlardan arındırılmış olması gerektiğini” belirtti.

Ayrıca, partinin Yüksek Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi'nin oluşumuyla ilgili diğer ihlallere de işaret eden yetkili, bu kurulların, Genel Kurul tarafından seçilmediğini, bunun da iyi yönetişim ilkelerini ihlal ettiğini ve bağımsızlıklarını zayıflattığını belirtti.

Nisan 2015'te faaliyetleri yasaklanan Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi Partisi, ülkenin en önde gelen siyasi ve muhalefet partisi olarak kabul ediliyor.

16 Temmuz 2020'de Ürdün yargı makamları, daha önce faaliyetlerine müsamaha göstermiş olmasına rağmen, yasal statüsünü düzeltmemesi nedeniyle Müslüman Kardeşler'i feshetme kararı aldı.

Müslüman Kardeşler'in feshedilmesinin ardından, İslami Hareket Cephesi partisi lisanslı bir siyasi parti olarak yasal statüsünü korudu ve adayları Eylül 2024'teki son parlamento seçimlerine katılarak Temsilciler Meclisi'ndeki 138 sandalyeden 31'ini kazandı.


Hizbullah: Amerika İran'a karşı "sınırlı" bir saldırı başlatırsa müdahale etmeyeceğiz... Hamaney kırmızı çizgimizdir

Hizbullah destekçileri, 26 Ocak'ta Beyrut'un güney banliyölerinde İran'la dayanışmalarını göstermek için düzenlenen mitingde, (AFP)
Hizbullah destekçileri, 26 Ocak'ta Beyrut'un güney banliyölerinde İran'la dayanışmalarını göstermek için düzenlenen mitingde, (AFP)
TT

Hizbullah: Amerika İran'a karşı "sınırlı" bir saldırı başlatırsa müdahale etmeyeceğiz... Hamaney kırmızı çizgimizdir

Hizbullah destekçileri, 26 Ocak'ta Beyrut'un güney banliyölerinde İran'la dayanışmalarını göstermek için düzenlenen mitingde, (AFP)
Hizbullah destekçileri, 26 Ocak'ta Beyrut'un güney banliyölerinde İran'la dayanışmalarını göstermek için düzenlenen mitingde, (AFP)

Bir Hizbullah'tan yetkilisi bugün AFP'ye verdiği demeçte, ABD'nin İran'a karşı "sınırlı" saldırılar düzenlemesi halinde partinin askeri müdahalede bulunmayacağını belirtirken, "kırmızı çizginin" Yüksek Lider Ali Hamaney'in hedef alınması olacağı konusunda uyardı.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, "Eğer Amerika'nın İran'a yönelik saldırıları sınırlı kalırsa, Hizbullah'ın tutumu askeri müdahalede bulunmamaktır. Ancak amaçları İran rejimini devirmek veya Yüksek Lideri hedef almaksa, o zaman parti müdahale edecektir" ifadelerini kullandı.