Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia Koridoru krizi için ‘uzlaşı’ arayışı

Uzmanlara göre Kahire, Gazze’de ateşkese ulaşılması için Tel Aviv'in kademeli olarak geri çekilmesini kabul edebilir

Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
TT

Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia Koridoru krizi için ‘uzlaşı’ arayışı

Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
Philadelphia Koridoru (Times of Israel)

Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia (Salahaddin) Koridoru krizi, Kahire'nin İsrail askerlerinin sınır şeridindeki varlığını reddetmesi ve Tel Aviv'in Hamas'a silah kaçakçılığı yapılmasını önleme gerekçesiyle askerlerin kalmasında ısrar etmesi arasında halen uzlaşıya varılamaması nedeniyle Gazze Şeridi'nde bir ateşkes anlaşmasına ulaşılmasının önündeki en büyük engel haline geldi.

ABD, ‘uzlaşı’ için bir öneride bulunarak krize müdahale etti. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bunu ‘bir atılımın işareti’ olarak değerlendirdiler. Uzmanlara göre Kahire, Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılması için İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndan kademeli olarak çekilmesini, bunun esir takası anlaşmasının sonraki aşamalarında tam bir çekilmeye yol açması koşuluyla kabul edebilir.

İsrail ordusunun 1967-2005 yılları arasında Gazze Şeridi'ni işgali sırasında oluşturduğu, yer yer 100 metre genişliğindeki 14 kilometrelik Gazze Şeridi ile Mısır sınırı boyunca uzanan bir sınır şeridi olan Philadelphia Koridoru, Kahire ve Tel Aviv arasında 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşması uyarınca tampon bölge olarak kabul ediliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçtiğimiz yılın sonlarında yaptığı ve Kahire'nin ‘iki ülke arasındaki ilişkileri tehdit eden kırmızı çizgi’ olarak gördüğü ‘sınır şeridini kontrol etme’ arzusunu ima eden açıklamalarının ardından bu yana Mısır ve İsrail arasındaki Philadelphia Koridoru krizi devam ediyor. Mısır Devlet Enformasyon Servisi Başkanı Ziya Raşvan tarafından daha önce yapılan resmi açıklamaya göre Kahire, İsrail askerlerinin Philadelphia Koridoru’nda konuşlu olmasını ‘iki ülke arasındaki ilişkileri tehdit eden bir kırmızı çizgi’ olarak değerlendiriyor.

sxcdvfe
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Mısır sınırı yakınlarında bulunan Refah şehrinde Philadelphia Koridoru boyunca oynayan Filistinli çocuklar (AP)

Mısır ve İsrail arasındaki gerginlik mayıs ayında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasında bulunan Refah Sınır Kapısı’nın kontrolünü ele geçirmesiyle tırmanmıştı. Mısır, İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndaki askeri varlığını reddettiğini defalarca kez yinelerken, İsrail, askerlerini burada kalmasında ısrar ediyor.

Büyük bir ikilem

ABD Başkanı Joe Biden, krizi çözmek amacıyla Netanyahu'dan İsrail askerlerini Mısır ve Gazze arasındaki sınır bölgesinden çekmesini istedi. ABD merkezli haber sitesi Axios, cuma günü kimliği açıklanmayan üç İsrailli yetkilinin Netanyahu'nun Biden'ın talebini kısmen kabul ettiğini söylediklerini aktardı.

Mısır Düşünce ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Muhammed İbrahim ed-Duveyri, Philadelphia Koridoru krizinin Gazze Şeridi’nde ateşkes için yapılan müzakerelerdeki temel ikilem ve anlaşmazlık noktalarından biri olduğunu vurguladı. Krizin çözümünün ‘ateşkes anlaşmasına varılmasının anahtarı’ olarak tanımlayan Duveyri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Biden’ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile son dönemde yoğunlaşan temaslarının ‘bu ikilemi çözmeyi amaçladığını’ söyledi.

sx dvfebrnt
İsrail'in Mısır-Refah sınırı yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 6 Mayıs 2024 (AP)

Reuters'ın Beyaz Saray'a dayandırdığı habere göre Biden, Gazze'de bir türlü sağlanamayan ateşkes için cuma akşamı Katar ve Mısır liderleriyle telefonda görüştü. Bu görüşmeler, Kahire'de başlayan Gazze’de ateşkes için yeni müzakere turuyla aynı zamana denk geldi. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Sisi ve Başkan Biden, Gazze’de ateşkes için anlaşmaya varılması amacıyla ilgili tarafların mevcut engelleri aşmasının ve esneklik göstermesinin önemini vurguladı.

Orta yolun bulunması

Philadelphia Koridoru krizinin çözümü için sadece ABD öneride bulunmadı. İsrail basını, cumartesi günü Yediot Aharonot gazetesi tarafından yayınlanan “Tel Aviv, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki sınırda, Gazze ile İsrail kontrolündeki topraklar arasındakine benzer bir yeraltı duvarı örülmesini öngören bir güvenlik önerisi sundu’ şeklindeki haber de dahil olmak üzere çeşitli çözümleri dolaşıma soktu. Yediot Aharonot gazetesi, bu öneriyle ilgili tartışmaların İsrail ordusunun geçtiğimiz mayıs ayında Philadelphia Koridoru’nu kontrol altına almasından önce başladığına dikkati çekti. Gazete, “Ancak bu çözümün hayata geçirilmesi uzun zaman alabilir. Zira finansman engelini söylemeye bile gerek yok” diye yazdı.

Müzakereleri yakından takip eden Mısırlı bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail basınında dolaşan kule ya da yeraltı duvarı inşası önerilerinin doğru olmadığını vurguladı. Ancak genel bir yumuşama olduğunu söyleyen kaynak, Kahire’nin, İsrailli ve ABD’li taraflarca sunulan bazı önerilere açık olduğunu ifade etti. İsrail ordusunun konuşlanacağı yerleri belirleyen haritalarla ilgili teknik müzakerelerin yapıldığını açıklayan kaynak, Tel Aviv'in Philadelphia Koridoru ve Refah Sınır Kapısı’ndan çekilmeyi prensipte kabul ettiğini de sözlerine ekledi.

Mısırlı kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

ABD, Mısır'la İsrail güçlerinin Philadelphia Koridoru’ndan kademeli olarak çekilmesini ve bu konuda garantiler verilmesini ve taahhütlerde bulunulmasını konuşuyor. Bu önerilerden bazıları Kahire tarafından kabul edildi. Pazar günü Kahire'de başlayacak ateşkes müzakerelerinde bu önerilerin üzerine bir şeyler inşa edilebilir.

Müzakerelerin iki aşamalı olduğunu belirten kaynak, bunlardan ilkinin Philadelphia Koridoru’ndaki, ikincisinin ise Refah Sınır Kapısı’ndaki güvenlik düzenlemeleriyle ilgili olduğunu kaydetti.

zx dfbg
İsrail'in bölgenin boşaltılması talimatı sonra Bureyc’ten kaçmaya çalışan Filistinli bir aile (Reuters)

İsrail heyeti, ateşkesin ilk aşamasında İsrail askerlerinin Gazze Şeridi’nde ve Philadelphia Koridoru’nda konuşlanması için önerilen yerleri gösteren haritaları Mısır'a teslim ettikten sonra cuma günü Kahire'den ayrıldı. Kahire'nin bu haritaları Mısır'daki toplantıları sırasında Hamas heyetine sunması bekleniyor.

Ateşkesin sağlanması

Mısır Düşünce ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Duveyri ise Mısır'ın gerek Philadelphia Koridoru’nda gerek Refah Sınır Kapısı’nda olsun, İsrail'in hukuksuz askeri varlığının devam etmesini kesinlikle reddettiğini söyledi. İsrail ya da ABD’nin ateşkes anlaşmasını sonuçlandırmak istemesi halinde Mısır'ın en önemli koşullarından birinin bu olduğunu belirten Duveyri, bunun Mısır’ın taviz kabul etmeyen ve Hamas'ın tutumu ya da görüşüyle bağlantılı olmayan açık ve net duruşu olduğunun altını çizdi.

Duveyri, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Nihai hedef olan ateşkes, İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndan belirli bir zamanda tamamen çekilmesine yol açması koşuluyla, bu alanda pratik önerilerin tartışılmasına imkan verebilir.

Arap Kalkınma ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı ve strateji uzmanı Samir Ragıb, Biden'ın İsrail'in iki kilometre derinliğe kadar çekilmesini önerdiğini, ancak İsrail'in sadece bir kilometre çekilmeyi kabul ettiğini söyledi. Mısır'ın nihai çözümün bir parçası olarak ara aşamada kademeli bir geri çekilmeyi kabul edebileceğini, ancak hiçbir koşulda İsrail’in sınırda kalıcı varlığını kabul etmeyeceğini belirten Ragıb, Kahire'nin Philadelphia Koridoru’na kule inşa edilmesine karşı çıktığını, Gazze’deki savaştan önce bile sensör yerleştirilmesine itiraz ettiğini ve İsrail'in sınırı güvence altına alma ya da kendi toprakları üzerindeki egemenliğini ihlal etme suçlamalarını reddettiğini belirtti.

zascdv
Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail'in krizi çözmeye yönelik önerileri arasında Mısır-Filistin sınırına sensörler ve kameralar yerleştirilmesi ya da sınıra gözetleme kuleleri dikilmesi de yer alıyor. Gazete, Mısır’ın Philadelphia Koridoru’nda herhangi bir sayıda gözlem kulesinin İsrail'e askeri kontrol sağlayacağı gerekçesiyle her iki öneriyi de reddettiğini vurguladı.

İhtiyatlı iyimserlik

İsrail, zaman zaman Gazze Şeridi sınırından silah kaçakçılığı yapıldığını iddia ediyor. Mısır, Philadelphia Koridoru’ndaki varlığını haklı göstermek için bu iddiaları defalarca reddetti. Duveyri, Kahire’nin bu bölgedeki tüm tünellerin kapatılmasına yol açan entegre önlemler aldığını, bunun da olası kaçakçılık operasyonlarının durdurulduğu anlamına geldiğini söyledi.

Mısır, İsrail'in sınırdaki tünellerin kaçakçılık için kullanıldığı yönündeki iddialarını defalarca kez yalanladı. Mısır Devlet Enformasyon Servisi (SIS) Başkanı geçtiğimiz ocak ayında yaptığı bir basın açıklamasında Mısır'ın Sina Yarımadası’nda yürüttüğü terörle mücadele çabaları çerçevesinde Gazze Şeridi ile arasındaki 14 kilometrelik sınır duvarını yerin 6 metre üstünde ve 6 metre altında beton bir duvarla güçlendirerek Sina Yarımadası ve Refah arasında üç bariyer oluşturduğunu ve böylece yerin üstünde ya da altında herhangi bir kaçakçılık faaliyetini imkansız hale getirdiğini söyledi.

Öte yandan Mısırlı kaynak, Kahire’nin bazı önerileri ve görüşleri kabul ettiğini, Hamas'a detaylar hakkında bilgi verildiğini, İsrail'in çekileceği yerlerin tam bir haritasının sunulduğunu ve önümüzdeki dönemde bu konuların gözden geçirilmesi için çalışmalara başlanacağını belirtti.

İsrail basınında, Kahire ve Tel Aviv'in barış anlaşmasını ya da güvenlik protokolünü değiştirmek istediklerine dair yer alan haberleri yalanlayan Mısırlı kaynak, bu iddiaların doğru olmadığını ve şu anda İsrail ordusunun konuşlanacağı yerlerin ayrıntılı haritaları ile Netzarim ve Philadelphia koridorlarından, Refah Sınır Kapısı’ndan ve Mısır'a sınırındaki stratejik temas noktalarından çekilmeyle ilgili güvenlik düzenlemeleri üzerinde çalışıldığını açıkladı. Kaynak, “Mısır ve İsrail için işler yolunda gibi görünürken, Gazze'de nihai bir ateşkes anlaşmasına varılması konusunda iyimserlik ihtiyatlı bir şekilde devam ediyor” diye ekledi.



Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
TT

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)

Bağdat’taki Şii parti liderleriyle yakın ilişkilerine ve aday Başbakan Ali Faleh Kazım ez-Zeydi’nin finansal yatırımlarına rağmen, bu durum onun siyasetle doğrudan ilgilenmeyen geniş halk kesimleri tarafından tanınmasını sağlamadı.

Güvenilir kaynaklar, ez-Zeydi’nin iktidar içindeki ve dışındaki siyasi ve finansal figürlerle çok sayıda ortaklığa sahip olduğunu aktarıyor. Onu yakından tanıyan çevreler, kendisini “son on yılda finansal olarak zenginler kulübüne giren genç isim” olarak tanımlıyor ve sosyal yardımlar yaptığını belirtiyor.

1986 doğumlu, Bağdatlı ve hukuk fakültesi mezunu olan ez-Zeydi’nin kamuoyunda görünmeyi tercih etmediği biliniyor. Buna rağmen, 2010–2014 yılları arasında seçim yarışlarına katılan Sünni Karbuli kardeşlerden Cemal ve Muhammed Karbuli’den “Dicle” televizyon satın aldı.  

Eğer ez-Zeydi hükümeti kurmayı başarırsa, 2004’ten bu yana göreve gelen en genç başbakan olacak.

“Siyasal Çerçeve Koalisyonu” (el-İtar et-Tensiki), uzun süren kriz ve yaklaşık beş aylık müzakerelerin ardından ez-Zeydi’yi başbakan adayı olarak sunarak birçok Iraklıyı şaşırttı. Çünkü ismi daha önce olası adaylar arasında yer almıyordu.

Mali faaliyetler

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Ali ez-Zeydi, Irak Borsası’nda işlem gören ve 2016’da kurulan “Güney İslami Bankası (BJAB)” adlı yatırım ve finans kuruluşunun sahibi ve yönetim kurulu başkanıydı. Banka, 2024 Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kara para aklama suçlamalarıyla yaptırım listesine alınmasının ardından, yönetimden çekildi ve görevi kardeşlerinden birine devretti. Bu süreçte Irak Merkez Bankası da bankanın dolar erişimini kısıtladı.

sdhyt
Irak’ta hükümetin kurulmasıyla sonuçlanan ve Ali ez-Zeydi’nin başbakan olarak seçildiği toplantıdan bir kare (Siyasal Çerçeve Koalisyonu)

Ez-Zeydi ayrıca “Al-Owais Grubu”nun sahibidir. Şirket, internet sitesine göre gıda, tarım ve hayvancılık, inşaat, baskı, güvenlik, elektronik ve petrol dahil 15 farklı şirkete sahiptir. Ancak şirket sahibi veya kuruluş yılı belirtilmemektedir.

Tapu kayıtlarına göre şirket 2007’de kurulmuş, daha sonra yeniden yapılandırılarak 99 milyar Irak dinarı (yaklaşık 75 milyon dolar) sermayeli özel anonim şirkete dönüştürülmüştür. Ayrıca 2018’de 2 milyar dinar sermayeli bir petrol hizmetleri şirketi kurulmuştur.

Irak Borsası verilerine göre “Güney İslami Bankası”, 2016’da 250 milyar dinar (yaklaşık 191 milyon dolar) sermaye ile kurulmuş; bu durum, bankanın sermayesinin bir gıda sepetinin maliyetinden bile düşük olduğu yönünde eleştiriler doğurmuştur.

Şirketin toplam yatırımlarının 500 milyon dolara ulaştığı, ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın gıda sepeti tedarik sözleşmeleri ile Savunma Bakanlığı’na günlük 300 bin askere gıda temini anlaşmalarını yürüttüğü belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl “Şaab Üniversitesi” adında özel bir üniversite de açılmıştır.

Ez-Zeydi’ye yakın kaynaklar, onun eğitim ve medya alanlarında da yatırımları bulunduğunu; bunlar arasında Şaab Üniversitesi, “İştar Tıp Enstitüsü” ve Dicle televizyon kanalının yer aldığını aktarıyor.

Bazı kaynaklara göre Ticaret Bakanlığı, Saddam Hüseyin döneminden kalan ve “petrol karşılığı gıda” anlaşması kapsamında yürütülen gıda sepeti programı için Al-Owais şirketiyle sözleşme yapmıştır. Vatandaşlar ise gıda kalitesinin düşük olmasından ve teslimat gecikmelerinden sıkça şikâyet etmektedir.

Son yıllarda programın kapsamının daraltıldığı ve yaklaşık 18 milyon kişiye indirildiği, bunun gerekçesi olarak ise yüksek gelirli kesimlerin sistemden çıkarılması gösterilmektedir.

Şirketler grubu

Diğer bilgilere göre, Ali ez-Zeydi’nin adına kayıtlı 15 şirket bulunmaktadır. Bu şirketlerin başlangıç sermayeleri toplamda 282 milyar dinar Irak dinarını aşmaktadır. Şirketler; inşaat, gayrimenkul, turizm, petrol ve enerji, gıda sanayisi, cam üretimi, tarım ve hayvancılık, yükseköğretim, sağlık hizmetleri ve finans gibi geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.

xsdvgrt
Ali ez-Zeydi’nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhurbaşkanlık Ofisi)

En dikkat çeken şirketlerden biri, Irak ordusunun gıda tedarikini sağlayan ve gıda kartı ürünlerini ithal eden “Al-Owais” şirketidir. Ayrıca “Şaab Üniversitesi” de bu grubun önemli projeleri arasında yer almaktadır.

Ez-Zeydi’nin şirketi, Irak ordusuna 41 çeşit kuru ve taze gıda sağlayan anlaşmalar kapsamında yaklaşık 300 bin askerin beslenmesinden sorumludur.

Diğer önemli proje ise “gıda sepeti” programıdır. Bu kapsamda Al-Owais şirketi ile Irak Devlet Gıda Ticaret Şirketi arasında yapılan anlaşma ile 40 milyon kişiye yönelik 7 temel gıda maddesinin tedariki gerçekleştirilmektedir.


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altındaki Darfur bölgesinin orta kesimlerinde yer alan Zalinci şehrinde Hamidiye İç Göç Kampı'na dün insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 15 kişi yaralandı. Bu bilgi bölgede faaliyet gösteren Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi tarafından aktarılırken bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ile çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını söyledi.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil bir kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken siviller ile insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesaba çekmek amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması ile bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan en son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

dfvrfb
SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için askeri komuta talimatlarını beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kordofan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.

sdvbrt
SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

 


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)

Sudan Darfur’daki “Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Genel Koordinasyonu”nun aktardığına göre, “Hızlı Destek Kuvvetleri”nin kontrolü altında olan bölgede, Orta Darfur’un Zalinci kentinde bulunan El-Hamidiyye yerinden edilmişler kampına yönelik dün gerçekleşen insansız hava aracı (İHA) saldırısında 15 kişi yaralandı. Bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek, saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ve çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını belirtti.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken, sivillerle insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesap sormak amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğu vurgunladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması, bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek, mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için talimat beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kurdufan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.