Abbas-Dahlan yakınlaşması Fetih Hareketi’nin birleşmesinin mi yoksa savaş sonrası Gazze için yapılan düzenlemelerin mi bir işareti?

Abbas'ın Gazze ziyareti öncesi El Fetih’ten ihraç edilenlerin geri dönüşü tartışması: “Her vaka ayrı ayrı incelenecek”

Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
TT

Abbas-Dahlan yakınlaşması Fetih Hareketi’nin birleşmesinin mi yoksa savaş sonrası Gazze için yapılan düzenlemelerin mi bir işareti?

Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)

Fetih Hareketi’nden (El Fetih) çok sayıda Filistinli kaynak, Independent Arabia'ya yaptıkları açıklamalarda, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın El Fetih’ten ihraç edilenleri geri alma konusunda ‘ciddi niyetleri’ olduğunu ve bu konuda ihraç edilen isimlerden biri olan Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan ile temaslarına devam ettiğini söyledi.

Bu gelişme, Fetih Hareketi Merkez Komitesi'nin Dahlan'ı ‘birtakım suçlara karıştığı ve mali yolsuzluk yaptığı’ gerekçesiyle ihraç edilmesinden ve ardından üst ve alt kadrolardan yüzlerce üyesinin uzaklaştırılmasının üzerinden 13 yıl geçtikten sonra yaşandı.

El Fetih’ten kimliğinin gizli tutulmasını isteyen üst düzey bir üye, Fetih Hareketi Merkez Komitesi’nin ihraç edilenlerin büyük bir çoğunluğundan geri dönüş talepleri aldığını açıkladı.

Her bir vaka ayrı ayrı incelenecek

Kimliği gizlenen kaynak, Fetih Hareketi’nin her bir vakayı ayrı ayrı inceleyeceğini ve bu meseleyi tek seferde ele almayacağını vurguladı. El Fetih’ten ihraç edilenlerin geri dönüşü için koşulların ‘henüz olgunlaşmadığını’ açıklayan kaynak, “El Fetih yönetimi yakında hızlı, olumlu sonuçlar ve pratik önlemler almayı umuyor” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yakınlığıyla bilinen FKÖ Yürütme Komitesi Sekreteri Hüseyin eş-Şeyh ile Demokratik Reform Akımı’nın önde gelen isimleri Samir Meşheravi ve Cafer Hadib arasında görüşmeler yapıldığı bilgisine ulaştı.

Görüşmelerin üç ay önce gerçekleştiğini açıklayan kaynaklara göre görüşmeler, özellikle ziyaret etmek istediği Gazze Şeridi'nde Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı’nın gücüne ihtiyaç duyması nedeniyle Abbas'ın talimatıyla gerçekleşti.

Kaynaklar, görüşmelerin Batı Şeria, Abu Dabi, Kahire ve diğer Arap ve Avrupa ülkelerinin başkentlerinde yapıldığını belirttiler.

Kaynaklara göre 13 yıldır kesintiye uğramayan bu toplantılar, Filistin Devlet Başkanı'nın talimatıyla kısa bir süre önce gerçekleşirken El Fetih'i kendi iç tüzüğüne göre yeniden bir araya gelmek amacıyla yapılan bu görüşmelerden şimdiye kadar herhangi bir sonuç çıkmadı.

Kaynaklar, Filistin Devlet Başkanı'nın Fetih Hareketi’ni birleştirmeye açık olmasının nedenleriyle ilgili olarak ise bunun Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı’nın özellikle Gazze Şeridi ile Batı Şeria ve Lübnan'daki Filistin mülteci kamplarında sahip olduğu gücün ve nüfuzunun farkına varmasından kaynaklandığını kaydettiler.

Uçurumun kapatılması

Dahlan'a yakın bu kaynaklar, Dahlan'dan Nasır el-Kudva'ya kadar tüm önde gelen isimleri ve diğer orta düzey kadrolara kadar Fetih Hareketi’nden ihraç edilenlerin geri dönmeleri gerektiğini vurguladılar.

Dahlan, Fetih Hareketi Merkez Komitesi tarafından 2011 yılında ihraç edilmesine ilişkin alınan kararın geçersiz olduğunu savunuyor.

Fetih Hareketi Merkez Komitesi, Dahlan hakkında ‘maddi ihlallerde bulunduğu, Fetih Hareketi’nin sabitelerini ve Filistinlilerin yüksek çıkarlarını ihlal ettiği ve masum vatandaşlara yönelik suikastlara karıştığı’ gerekçesiyle ihraç kararı almıştı.

Fetih Hareketi’nin önde gelen isimlerinden biri, El Fetih yönetimi ile Dahlan'ın temsilcileri arasında görüşmeler yapıldığına dair haberleri ‘abartılı’ bulurken El Fetih’in ‘ihraç kararının iptali taleplerini toplu olarak değil, tek tek inceleyeceğini vurguladı.

Fetih Hareketi’nin önde gelen isimlerinden bir diğeri, hem Abbas'ın hem de Dahlan'ın aralarındaki anlaşmazlığı giderme ve El Fetih’i yeniden birleştirme konusunda ciddi olduklarını, bu kez durumun ‘El Fetih içindeki ihtilafları sona erdirmek için gerçek bir iradenin ortaya koyulamadığı önceki dönemlerden farklı olduğunu’ vurguladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen kaynak, “Bu kez hareketi birleştirme konusunda tam ve sağlam bir irade ortaya koyuldu. Mevcut koşullar, özellikle de Devlet Başkanı Abbas'ın Gazze Şeridi'ni ziyaret etme kararını açıklamasının ardından, hareket içindeki anlaşmazlıklara son verilmesini gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Kaynağa göre Abbas, tüm anlaşmazlıklara ve yanlış anlamalara rağmen Fetih Hareketi’ni tüm kapasitesiyle harekete geçirmek ve tüm yetkinliklerini kendi etrafında toplamakla ilgileniyor.

El Fetih’in birleştirilmesi

Dahlan'ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı, Abbas'tan El Fetih’i birleştirecek adımlar atmasını istedi. Bu adımların başında da ‘keyfi’ ihraç kararlarının iptal edilmesi, Dahlan'a bağlı binlerce çalışanın maaşlarının kesilmesi ve Filistin Yönetimi'ni Gazze'de yeniden tesis etmek üzere geniş yetkilere sahip bir hükümet kurulması geliyor.

Bir araştırma ve anket merkezi direktörü olan Cihad Harb, Gazze Şeridi'nin yeniden ayağa kalkması için El Fetih'in birleşmesi gerektiğini söyledi. Harb, Filistin Yönetimi'nin Gazze'yi yeniden yönetmesinin, Gazze Şeridi'nde önemli bir güce sahip olan ve mevcut savaş sırasında güçlenen Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı ile iş birliği yapmasını gerektirdiğini vurguladı.

Abbas ve Dahlan arasındaki anlaşmazlığın sona ermesinin 'bölgesel dengenin sağlanmasına' katkıda bulunacağını belirten Harb, Dahlan'ın El Fetih’in üç yıl önceki parlamento seçimlerinin hazırlıkları sırasında görevden alınan hareketin önde gelen isimlerinden Nasır el-Kudva ve İsrail hapishanelerinde tutulan Mervan Bergusi ile iş birliği yaptığını da sözlerine ekledi. Ancak Harb, ihraç edilenlerin geri dönüşünün ve El Fetih içindeki anlaşmazlıkların sona erdirilmesinin önünde siyasi, hukuki ve adli engeller olduğunu ifade etti.



Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
TT

Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Hizbullah’a "Lübnanlılığını kanıtlaması" çağrısında bulunarak, "(Hizbullah), güneydeki savaşı sona erdirmek için harcanan çabalara yanıt vermezse, kendi kararının sorumluluğunu üstlenmiş olacak ve tercihinin Lübnan değil, İran olduğunu kanıtlayacaktır" dedi.

Bu açıklamalar, Beyrut yönetiminin İsrail ile yürüttüğü müzakere sürecini, Washington ile Tahran arasındaki gerilimden ayırmaya çalıştığı kritik bir dönemde yapıldı. Lübnan, ABD gözetiminde, İsrail ordusunun çekilmesini sağlamak ve ardından Lübnan ordusunun bu bölgelere konuşlanmasına imkân tanımak amacıyla "pilot bölgeler" üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanı Avn, bu stratejik konuyu dün Ordu Komutanı General Rudolf Heykel ile görüştü.

Roma Zirvesi kritik dönemeç

14-15 Temmuz tarihlerinde Roma'da gerçekleştirilecek olan 6. tur müzakereler, "Çerçeve Anlaşması"nın hayata geçirilmesindeki ilk somut uygulama adımı olarak görülüyor. Anlaşma uyarınca, Lübnan ordusunun belirlenen iki pilot bölgeye konuşlanması süreci de dahil olmak üzere, uygulama aşamasını denetleyecek komitelerin oluşturulması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Avn, gelinen noktayı "Artık İran'daki durumdan ve İslamabad Anlaşması'ndan (Tahran-Washington hattındaki süreçten) ayrı bir rotadayız" ifadeleriyle değerlendirdi. Ancak Avn, bölgeyi çevreleyen hassas koşullara dikkat çekerek, yaşanabilecek herhangi bir çatışmanın Lübnan'ın iç dengeleri üzerinde olumsuz etki yaratabileceğine dair endişelerini de dile getirdi.


Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
TT

Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)

Irak Yargı Konseyi dün, yolsuzluk davalarında sanıkların hesap vermesini sağlarken kamu kaynaklarının da geri kazanılmasına imkân tanıyacak hukuki mekanizmaları hükümetle birlikte değerlendirdiğini açıkladı. Konsey, Genel Af Yasası'nda yapılan değişiklik kapsamında, kamuya ait paraları gönüllü olarak iade eden kişiler hakkında cezaların hafifletilmesi ihtimalinin de ele alındığını bildirdi.

Konsey basın açıklamasında, söz konusu yaklaşımın anayasal esaslara dayandığını belirterek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçların hiçbir şekilde af kapsamına alınmayacağını vurguladı.

Yargı Konseyi, adaletin sağlanması ile kamu malının korunmasını uzlaştırmayı hedefleyen bir "yol haritası" üzerinde çalışıldığını ifade etti. Açıklamada, kamuya ait alacakların tahsil sürecini tamamlamaya yönelik uygulamalarla birlikte yargı süreçlerinin de devam edeceği, böylece hem hesap verebilirliğin sağlanacağı hem de kamu yararının korunacağı kaydedildi.

Buna karşılık, bir yargı uzmanı Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Yolsuzluk suçları ya da herhangi bir başka suç için uzlaşmaya imkân tanıyan bir yasal düzenleme bulunmuyor" dedi. Uzman, Genel Af Yasası'nın, zimmet ve kamu malını zarara uğratma suçlarından hüküm giyenlere ilişkin belirli süreler ve yasal koşullar çerçevesinde uygulanacak hükümler içerdiğini ifade etti.


İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği iki hava saldırısında bir kişi öldü, bir kişi de ağır yaralandı

Lübnan Sivil Savunma güçlerinden biri, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman'da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir aracı inceliyor (AFP)
Lübnan Sivil Savunma güçlerinden biri, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman'da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir aracı inceliyor (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği iki hava saldırısında bir kişi öldü, bir kişi de ağır yaralandı

Lübnan Sivil Savunma güçlerinden biri, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman'da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir aracı inceliyor (AFP)
Lübnan Sivil Savunma güçlerinden biri, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman'da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir aracı inceliyor (AFP)

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre dün Lübnan'ın güneyine yönelik gerçekleştirilen iki ayrı İsrail insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi de ağır yaralandı.

NNA, Nebatiye şehrinden bir gencin, Kafr Rumman kasabası yakınlarında motosikleti ile giderken düzenlenen İHA saldırısı sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Aynı bölgede, içerisinde bir kişinin bulunduğu araca yönelik düzenlenen ikinci saldırıda ise araçtaki kişinin ağır yaralandığı ve tedavi altına alınmak üzere hastaneye kaldırıldığı ifade edildi.

İsrail Ordusu: Hedefler etkisiz hale getirildi

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde iki kişiyi hedef aldığını doğruladı. Yapılan açıklamada, Ali Tahir Tepesi'ndeki yer altı tesisinin girişinde faaliyet gösteren bir Hizbullah mensubunun hava saldırısıyla etkisiz hale getirildiği, ayrıca İsrail askerlerine yönelik tehdit oluşturduğu gerekçesiyle araçla seyir halindeki bir başka şüphelinin de "etkisiz hale getirildiği" kaydedildi.

Diplomatik süreç ve Roma Zirvesi belirsizliği

Lübnan ve İsrail arasında 26 Haziran’da Washington'da imzalanan çerçeve anlaşması, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ve İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyinden kademeli olarak çekilmesini öngörüyor. Anlaşma uyarınca Lübnan ordusunun, belirlenen iki "pilot bölgede" göreve başlaması planlanıyor.

Diplomatik kaynaklara göre, önümüzdeki hafta Roma'da yapılması planlanan yeni müzakere turuna katılım konusunda Lübnan'ın şartı, İsrail’in belirlenen iki pilot bölgeden çekilmesini sağlamak. Ancak Lübnan hükümeti, Washington'un ev sahipliğinde gerçekleşen beş turun ardından 15-16 Temmuz'da Roma'da düzenlenmesi planlanan görüşmelere katılıp katılmayacağını henüz resmi olarak teyit etmedi.

Çekilme takvimi ve Hizbullah'ın tutumu

Anlaşmada İsrail'in çekilmesine dair net bir takvim yer almıyor. İsrailli yetkililer, Hizbullah silahsızlandırılmadan, sınır hattının 10 kilometre derinliğindeki bir "güvenlik bölgesinden" çekilmeyeceklerini vurguluyor. Uzmanlar ise Lübnan devletinin bu silahsızlandırma sürecini tek başına yürütme kapasitesi konusunda şüphelerini dile getiriyor.

Öte yandan, silahlarını teslim etmeyi reddeden ve İsrail ile doğrudan müzakereleri tanımayan Hizbullah'ın, İsrail ile olan çatışmaları durdurmak için ana destekçisi İran üzerinden bir çözüm arayışında olduğu belirtiliyor.