Libya'nın doğusundaki yetkililer güneye doğru genişliyor

Murzuk'ta uzlaşma anlaşması imzalandı ve projelerin başlatıldığı duyuruldu.

Usame Hammad uzlaşma anlaşmasını imzalarken (LUO Genel Komutanlığı)
Usame Hammad uzlaşma anlaşmasını imzalarken (LUO Genel Komutanlığı)
TT

Libya'nın doğusundaki yetkililer güneye doğru genişliyor

Usame Hammad uzlaşma anlaşmasını imzalarken (LUO Genel Komutanlığı)
Usame Hammad uzlaşma anlaşmasını imzalarken (LUO Genel Komutanlığı)

Libya'nın doğusundaki yetkililer, ülkenin batısındaki mevkidaşlarının aleyhine, güneydeki unutulmuş şehirlere doğru nüfuzlarını genişletti. Bu durum Murzuk kentinde kanlı bir çatışmanın sonrasında meydana geldi. Halk ile Tebu kabileleri arasında bir uzlaşma anlaşması imzalandı ve projeler başlatıldı.

Sebha Uluslararası Havaalanı’na, ülkenin doğusundan askeri ve sivil liderleri taşıyan uçaklar iniş yaptı. Çok sayıda yetkili Sebha'daki buluşma için bölgeye geldi. Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih ve parlamento tarafından görevlendirilen hükümetin Başbakanı Usame Hammad liderliğindeki yetkililer, yıllarca süren marjinalleştirmenin ardından güneyin kalkınma haritasına girdiğini duyurdu.

Görsel kaldırıldı.Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter ve Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih, en-Nazuri ve Hammad ile birlikte (LUO Genel Komutanlığı)

Libya'nın doğusundaki yetkililerin güneye doğru ilerlemesi ve burada projeler başlatması, gözlemciler tarafından ülkenin güneybatı sınır şeridi üzerindeki kontrollerini güçlendirdiği ve başkent Trablus'taki muhataplarını daha da kuşatabileceği şeklinde değerlendiriliyor.

Hükümetin perşembe günü ‘Ötekileştirmeden yeniden inşaya’ sloganıyla başlattığı konferans çerçevesinde imzalanan uzlaşma anlaşmasının ardından Hammad, ‘Libya'nın Murzuk ulusunun bileşenleri arasında kardeşlik ve vatanseverlik ruhunun vücut bulmasıyla Libya’nın yakın tarihinde elde edilenlerden büyük gurur duyduğunu’ ifade etti.

Görsel kaldırıldı.Kalkınma ve Yeniden İnşa Fonu Başkanı Belkasım Hafter ve Libya İstikrar Hükümeti (LİH) Başbakan Yardımcısı Salim ez-Zadime (LUO Genel Komutanlığı)

Hammad X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Sebha kentinde halk ile Tebu kabileleri arasında varılan kapsamlı uzlaşma anlaşmasının başarıya ulaşmasıyla birlikte, kente normal yaşamın geri dönmesini, savaş hayaletinin kentten uzaklaştırılmasını ve bugün kentte yaşayanlar arasında barış içinde bir arada yaşamın başlamasını kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

Hammad ayrıca, ‘son yıllarda savaş, çatışma ve yerinden edilme belasına maruz kalan yerinden edilmiş vatandaşların şehre geri dönüşünün sağlanmasından’ bahsetti.

Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre Murzuk sakinleri, 2019 yılında zorla yerlerinden edildi. 90 kişinin ölümüne, 200'den fazla kişinin yaralanmasına, çok sayıda evin yıkılmasına ve çiftliklerin ateşe verilmesine neden olan ölümcül aşiret çatışmalarının ardından Murzuk sakinleri yerlerinden ayrılmak zorunda kaldı.

Görsel kaldırıldı.Libya'nın güneyinde düzenlenen yeniden inşa konferansı kutlamalarından (LUO Genel Komutanlığı)

Anlaşma, her iki tarafın da düşmanlıklara son verme ve anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözmek için diyaloğu temel alma taahhüdünü içeriyor. Ayrıca çatışmanın durdurulması için net koşulların belirlenmesi, uyum için garantiler, ateşkesin uygulanmasını takip edecek mekanizmalar, neden olunan zarar ve kayıpların muhasebesinin yapılması, etkilenenlerin tazmin edilmesi ve yıllar süren çatışmanın ardından şehirde barış ve istikrarın sağlanması için tazminat ödenmesini de içeriyor.

Ağustos 2021'de Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), evlerinden edilen Murzuk vatandaşlarına tazminat ödenmesini emretti. Ancak Murzuklular o dönemde ‘zararlarını telafi edecek herhangi bir maddi tazminat almadıklarını’ söyleyerek şikâyette bulundular.

Başkent yetkilileri Trablus'ta yerleşik kalmaya devam ederken, Libya'nın doğusundaki muadilleri kalıcı olarak güneye doğru genişleme arayışındalar.

Görsel kaldırıldı.Uzlaşma anlaşmasının imzalanması sırasında güneyden gelen liderler (LUO Genel Komutanlığı)

Yeniden inşa toplantısı, geçtiğimiz şubat ayında gerçekleşti. Hammad hükümeti istikrarı arttırmak amacıyla güney bölgesindeki güvenlik servislerini ve müdürlüklerini içeren ortak bir güvenlik gücü kurduktan sonra bu toplantı yapıldı.

Aynı bağlamda, Murzuk için uzlaşma ateşkesi imzalanmasına katılan Hafter, yeniden inşa konferansının güneyi ihya etmek için pratik adımlar atmayı amaçladığını söyledi. Hafter, şehirlerinin Arap silahlı kuvvetlerinin çabaları doğrultusunda şu anda bir güvenlik ve istikrar dönemi yaşadığını, bunun da kapsamlı bir kalkınma sağlamanın, hizmet ve altyapı seviyesini iyileştirmenin yolunu açtığını belirtti.

Hafter, Salih ve Hammad'ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Abdurrezzak en-Nazuri ve Libya İstikrar Hükümeti (LİH) Başbakan Yardımcısı Salim ez-Zadime, perşembe akşamı Sebha'da düzenlenen toplantıya katıldı. Güneydeki organizasyona ise bakanlar ve bakanlık müsteşarları, güney belediyelerinin başkanları, bir grup askeri ve güvenlik lideri ile güneyin çok sayıda kültürel, sosyal ve siyasi bileşeni katıldı.

Güneyli liderlerden oluşan kalabalığın önünde konuşan Salih, “Bugün buraya güney halkına yeteneklerini ve yeterliliklerini, bölgelerini geliştirme isteklerini gösterme ve çeşitli alanları kapsayan bir reforma katılma fırsatı sağlayacak gerçek bir kalkınma ve yeniden yapılanma başlatmak için geldik” ifadelerini kullandı.

Salih milisleri ima ederek merakını şöyle dile getirdi: “Silahlı gruplar sokakları işgal ediyor, devlet işlerini ele geçiriyor, devletin karargahlarını kontrol ediyor, çalışanları terörize ediyor ve onlara şantaj yapıyor. Kanun dışı hapishaneler varken, siyasi geçiş nasıl sorunsuz ve kademeli olabilir?”

Salih suikastları ve bunları siyasi nedenlerle gerçekleştirme girişimlerini kınadı. Salih, farklılıkların niteliği ve çatışmaların yoğunluğu ne olursa olsun bir arada durma çağrısında bulundu. “Bu koşullar altında bir anlayışa varmak ve buluşmaktan başka seçeneğimiz yok” ifadesini kullanan Salih, “Dağılmamızdan yalnızca paramızı yağmalayan ve devletimizi yok eden düşmanlar fayda sağlayacaktır” dedi.

Görsel kaldırıldı.Birinci Destek Bölüğü Komutanı el-Far lakaplı Muhammed Bahrun (sosyal medya)

Başsavcılık, perşembe akşamı Deniz Harp Okulu Komutanı el-Bidca lakaplı Binbaşı Abdurrahman Milad'ın öldürülmesiyle ilgili olarak, Birinci Destek Bölüğü Komutanı el-Far lakaplı Muhammed Bahrun'un gönüllü olarak soruşturma prosedürlerine uyduğunu ve ifadesinin alındığını duyurdu.

El-Far, Libya'nın batısındaki ez-Zaviye şehrinin önde gelen milis liderlerinden biri. Savcılık daha önce çarşamba günü yaptığı açıklamada, 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verdiğini duyurmuştu. Soruşturma sonucunda bu kişilerin el-Bidca cinayetine karıştıkları kanıtlanmış ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri bu tedbiri uygulamaya yönlendirilmişti.

Başsavcılık perşembe akşamı, Adli Kontrol İşleri Birimi’nin, gönüllü olarak teslim olan Birinci Destek Bölüğü Komutanı’nı kabul ettiğini, ifadesini aldığını ve soruşturma makamına sunduğunu bildirdi.

Bugünlerde ez-Zaviye adeta bir volkanın üzerinde yaşıyor. El-Bidca'nın öldürülmesinin ardından mensubu olduğu kabile, Trablus'taki yetkililer eğer taleplerine yanıt vermezse, aşiretlerinin gerilimi artıracağı uyarısında bulundu.

Ez-Zaviye'daki gazeteler dün (Cuma) el-Bidca'ya sadık sakinlerin İspanyol üçgeni yolunu kapattıklarını yazdı. Yolu kapatan vatandaşlar, başkanlığı el-Far'a verilen Güvenlik Tehdidiyle Mücadele Ajansı’nın feshedilmesini talep etti. Çünkü vatandaşlara göre el-Bidca suikastının arkasında el-Far bulunuyor.



Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Yemen Başkanlık Konseyi’nden bir kaynak, Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin son açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, Bahsani’nin Konsey liderliğince alınan egemen nitelikteki kararlara karşı çıkmasına tepki gösterdi. Kaynak, bu kararların başında, Riyad Anlaşması ve Yetki Devri Bildirgesi’nde öngörüldüğü üzere, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında birleştirilmesinin geldiğini vurguladı.

Resmî açıklamada, söz konusu ifadelerin Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerinin yemin ettikleri kolektif sorumluluk ilkesinden açık bir sapma anlamına geldiği, geçiş dönemini düzenleyen referanslarla ve Konseyin askeri ve güvenlik dosyalarını yönetme konusundaki anayasal yetkileriyle çeliştiği kaydedildi. Açıklamada, bu yetkilerin devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, münhasır yetkilerine yönelik müdahalelerin önlenmesi ve mevcut meydan okumalar karşısında devlet otoritesinin pekiştirilmesi açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak ayrıca, Suudi Arabistan’ın güney diyaloğuna yönelik himaye çabalarının sorgulanmasının ve bu diyaloğun uzlaşıyla belirlenen himaye çerçevesi dışına taşınması çağrılarının olumsuz mesajlar içerdiğini belirtti. Bu tutumun ne tansiyonun düşürülmesine katkı sunduğu ne de Başkanlık Konseyi’nin defalarca vurguladığı üzere ulusal, kapsayıcı bir çerçeve içinde adil ve kapsamlı biçimde ele alınması gereken Güney meselesinin çıkarlarına hizmet ettiği bildirildi.

zxsdefrt
Aden şehrindeki Merkez Bankası genel merkezinin dışında devriye gezen Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker (EPA)

Kaynak, bu tutumların önceki bir bağlamdan bağımsız olmadığını da vurguladı. Kaynak, el-Bahsani’nin daha önce de birden fazla kez Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde isyan ve tek taraflı adımlara yönelik destekleyici ya da müsamahakâr tutumlar sergilediğini ifade etti. Ayrıca el-Bahsani’nin, devletten ve ulusal kurumlarından yana tavır alan bazı ofis çalışanlarını görevden aldığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın Başkanlık Konseyi üyeliğine yüklenen egemen nitelikteki görevler ve anayasal sorumluluklarla bağdaşmadığını kaydetti.

Kararlı davranmak

Kaynak, Başkanlık Konseyi’nin bu uygulamalarla ulusal sorumluluğun gerektirdiği şekilde, anayasa ve geçiş dönemini düzenleyen referanslar çerçevesinde hareket edeceğini vurguladı. Açıklamada, egemen karar alma birliğinin korunması, ulusal mutabakata zarar verebilecek ya da güvenlik ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları zayıflatabilecek her türlü adımın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.

Kaynak ayrıca, mevcut aşamanın dar hesaplardan uzak, ülkenin karşı karşıya bulunduğu varoluşsal zorluklarla uyumlu, sorumlu bir siyasi dil ve tutum gerektirdiğini kaydederek, yalnızca devletin ve kapsayıcı ulusal projesinin karşıtlarına hizmet eden muğlak mesajlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Yemen Başkanlık Konseyi daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin topraklarından ayrılarak Riyad’a gitmesine izin verilmesini talep etmişti. Açıklamada, el-Bahsani’nin Konsey liderliğiyle birlikte çalışması ve Suudi Arabistan’ın himayesinde Yemen’deki durumu ele almaya yönelik çabalara katılması gerektiği, bunun da mevcut belirsizlik ve kafa karışıklıklarının giderilmesine katkı sağlayacağı ifade edilmişti.

Başkanlık Konseyi, sorumlu bir kaynak aracılığıyla, Başkanlık Konseyi üyeliğinin bireysel hesaplara ya da devlet çerçevesi dışındaki değerlendirmelere tabi tutulamayacak, üst düzey bir anayasal sorumluluk olduğunun altını çizdi. Açıklamada, ulusal mücadelenin, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için en yüksek düzeyde birlik ve uyum gerektirdiği vurgulandı.


Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)

Sudan ordusu ile HDK arasında devam eden savaşta, Sennar eyaletinin Senga kentinde ve Mavi Nil eyaletinin Yabus beldesinde hem askerlerden hem de sivillerden onlara ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, iki gün boyunca insansız hava araçlarının (İHA) da dahil olduğu çatışmalar yaşandı.

Görgü tanıkları, HDK'ya ait İHA’ların pazartesi sabahı Senga'yı bombaladığını ve ordunun 17. Piyade Tümeni karargahını hedef aldığını söyledi.

Görgü tanıklarının ifadesine göre 17. Piyade Tümeni karargahında yapılan bir toplantı sırasında gerçekleşen saldırıda askeri personelden ve sivillerden çok sayıda kişi öldürdü. Sennar Eyaleti Sağlık Bakanı İbrahim el-İvad, Ultra Sudan platformunda yayınlanan açıklamalarında 17 kişinin öldüğünü ve 13 kişinin yaralandığını söyledi, ancak ölen ve yaralananların kimler olduğuna değinmedi.

Sennar Hükümeti Sözcüsü Adem Abdullah, olayın önemini küçümseyerek, bir İHA’nın şehri hedef aldığını ve saha savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, sayımı devam eden sivillerin kayıplarının ise saha savunma sistemlerinin İHA’ya verdiği tepki sonucu meydana geldiğini söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'a bağlı Mavi Nil Halk Hareketi, HDK'nın yaydığı ‘kötü niyetli söylentilere kanılmaması’ çağrısında bulunan bir açıklama yayınladı, ancak tam olarak ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Sudan ordusu henüz bir açıklama yapmazken ordu yanlısı platformlar, HDK'nın insansız hava araçlarının şehirdeki ordu kışlalarını ve sivilleri hedef aldığını bildirdi. Tanıklar ise 17. Piyade Tümeni'nin toplantı yeri yakınlarındaki bir okulun İHA’larla vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, saldırının Sennar, El Cezire, Beyaz Nil ve Mavi Nil merkez eyaletlerinin valilerinin tümen karargahında yaptıkları toplantı sırasında gerçekleştiğini söylediler, ancak bu bilgi henüz doğrulanamadı.

xcdfgth
Pazar günü Hartum'daki bir mezarlıkta savaş kurbanlarının bulunduğu çantaları inceleyen Sudanlılar (AP)

Beyaz Nil Valisi, aralarında protokol müdürü ve bir korumasının da olduğu bazı yardımcılarının öldüğünü açıkladı.

Orduya yakınlığıyla bilinen gazeteci Mazmul Ebu el-Kasım, Facebook'ta, stratejik bir İHA saldırısının Sennar eyaletindeki Senga kentinde bulunan 17. Piyade Tümeni karargahını dört füzeyle hedef aldığını söyledi.

HDK komutanlarından Paşa Tabik, Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşımda 17. Tümen karargahında yaşananları ‘geçici bir olay” olarak nitelendirdi. Tabik, saldırıya ilişkin daha fazla bilgi vermedi.

Tabik, Sennar'da yaşananların, ‘Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ordu komutanları ve onların arkasındaki İslamcı hareket ve savaşın devam etmesi gerektiğini savunanlara yönelik doğrudan bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Çeşitli savaş bölgelerinde benzer operasyonların devam edeceğini söyleyen Tabik, “Gelecekte yaşananlar daha şiddetli, daha acı ve daha ıstırap verici olacak” dedi.

Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan açıklamada, Senga ve Yabus'taki olaylara değinilmeden ordu güçlerinin son 72 saat içinde Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerindeki savaş alanlarında HDK’ya ait 107 askeri aracı ve bazı yakıt ve mühimmat depolarını imha ettiği, onlarca HDK üyesini öldürdüğü ve yaraladığı belirtildi.

Abdulaziz el-Hılu liderliğindeki HDK’nın müttefiki olan silahlı grup Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ise yaptığı açıklamada, ordunun bir savaş uçağının pazar günü Mavi Nil eyaletindeki Yabus beldesini bombaladığını, bu saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 93 sivilin öldüğünü ve 32 kişinin yaralandığını bildirdi.

Sudan ordusu olayla ilgili yorum yapmasa da orduya bağlı platformlar, Sudan'ın Etiyopya sınırına yakın Yabus beldesindeki HDK mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini, onlarca askeri aracın imha edildiğini ve HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Bu platformlara göre Sudan ordusu, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana HDK’nın Etiyopya sınırındaki mevzilerini ilk kez hedef aldı.

Bununla birlikte İslamcı çizgideki Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, dün Güney Kordofan eyaletinin Habila bölgesindeki Kartala beldesinde bir HDK konvoyunun bombalanması sonucu beş kişinin öldüğü ve bazı kişilerin de yaralandığı ifade edildi.

Dilling ve Kadugli şehirlerindeki kuşatmayı kırmak amacıyla geçici olarak kontrolünü ele geçirdikten sonra geçtiğimiz hafta Habila şehrinin kontrolünü kaybeden ordu güçleri Kartala beldesinden çekilmişti.