Ürdün sınır kapısı yakınlarında çıkan çatışmada 3 İsrailli öldü

Amman, Kral Hüseyin Köprüsü'nü kapattı ve olayla ilgili soruşturma başlattı.

TT

Ürdün sınır kapısı yakınlarında çıkan çatışmada 3 İsrailli öldü

Ürdün sınır kapısı yakınlarında çıkan çatışmada 3 İsrailli öldü

İsrail ordusu bugün (Pazar) yaptığı açıklamada, Ürdün sınırı yakınlarında düzenlenen silahlı saldırıda üç İsrailli sivilin öldüğünü duyurdu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırganın bir kamyonla Ürdün tarafından Kral Hüseyin Köprüsü'ne (Allenby Köprüsü) yaklaştığı, araçtan indiği ve ateş açtığı belirtildi.

Orduya göre öldürülen üç sivil ‘güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu’, polis ya da ordu mensubu değillerdi. Açıklamada, ‘kamyonun bubi tuzaklı olmadığını doğrulamak için’ asker görevlendirildiği ifade edildi.

Bugün erken saatlerde yapılan açıklamada, Ürdün ile Kral Hüseyin Köprüsü yakınlarında (Kerame Sınır Kapısı) bir silahlı saldırı ihbarı alındığı ve İsrail acil yardım servisinin ağır yaralanan iki kişiyi tedavi ettiği bildirildi.

dfv
Kral Hüseyin Köprüsü yakınlarındaki çatışma bölgesini inceleyen İsrail güvenlik güçleri mensupları (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kabine toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, “Bugün zor bir gün. Bir terörist Allenby Köprüsü'nde üç vatandaşımızı soğukkanlılıkla öldürdü. İran şer ekseninin başını çektiği cani bir ideoloji tarafından kuşatılmış durumdayız” ifadelerini kullandı.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'nın bildirdiğine göre sağlık görevlileri İsrail ordusu sağlık gücüyle iş birliği içinde Allenby Köprüsü yakınlarındaki silahlı saldırıda yaralanan 50'li yaşlardaki üç kişinin öldüğünü tespit etti.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, Ürdün sınırındaki Allenby Köprüsü yakınlarında bir kişinin İsrail güçlerine ateş açtığını ve etkisiz hale getirilmeden önce iki kişiyi yaraladığını bildirdi.

dcfvfdb
İsrail polisi, Ürdün ile Kral Hüseyin Köprüsü yakınlarında İsraillilerin vurulduğu olay yerinde (AFP)

Ürdün İçişleri Bakanlığı, resmi makamların Kral Hüseyin Köprüsü’nün diğer tarafında meydana gelen silahlı olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı.

Reuters'a konuşan Ürdünlü bir yetkili, yetkililerin üç İsraillinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı olayını soruştururken, Kral Hüseyin Köprüsü’nü kapattığını söyledi.

İsrailli yetkililer, Allenby Köprüsü yakınlarında meydana gelen saldırının ardından Ürdün ile kara geçişlerinin kapatıldığını duyurdu.

Saldırı, Filistinli yolcuların Ürdün'e ulaşmak ve daha sonra yurt dışına seyahat etmek için kullandıkları Allenby Köprüsü yakınlarında meydana geldi.

Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail güçleri ya da yerleşimciler 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria'da en az 660 Filistinliyi öldürdü.

İsrailli yetkililere göre aynı dönemde bölgedeki Filistin saldırılarında aralarında güvenlik personelinin de bulunduğu en az 23 İsrailli öldürüldü.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.