Safadi ve Borrell, ‘İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını durdurma’ çabalarını görüştü

Madrid'deki Moncloa Sarayı'nda İsrail-Filistin ihtilafına iki devletli çözüm konulu bir toplantı öncesinde çekilmiş grup fotoğrafı. (AFP)
Madrid'deki Moncloa Sarayı'nda İsrail-Filistin ihtilafına iki devletli çözüm konulu bir toplantı öncesinde çekilmiş grup fotoğrafı. (AFP)
TT

Safadi ve Borrell, ‘İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını durdurma’ çabalarını görüştü

Madrid'deki Moncloa Sarayı'nda İsrail-Filistin ihtilafına iki devletli çözüm konulu bir toplantı öncesinde çekilmiş grup fotoğrafı. (AFP)
Madrid'deki Moncloa Sarayı'nda İsrail-Filistin ihtilafına iki devletli çözüm konulu bir toplantı öncesinde çekilmiş grup fotoğrafı. (AFP)

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bugün (Cuma) Madrid'de bölgedeki son gelişmeleri, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığını, Batı Şeria'daki tehlikeli gerilimi durdurma çabalarını ve Ürdün ile AB arasındaki ikili ilişkileri geliştirme yollarını ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığı habere göre bu görüşme, İspanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen ve Safadi ile Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak için uluslararası eylemden sorumlu Arap Birliği-İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bakanlar Komitesi üyelerinin bir dizi Avrupalı bakan ve yetkiliyle birlikte katılacağı ‘iki devletli çözümün uygulanması’ konulu toplantı öncesinde gerçekleşti.

Safadi ve Borrell, Batı Şeria'da gerilimi azaltma çabaları, Gazze Şeridi'nde acil ve tam bir ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması ve Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerine yeterli ve sürdürülebilir insani erişimin sağlanması konularında koordinasyon, istişare ve iş birliğinin sürdürülmesini vurguladı.

Ürdün Dışişleri Bakanı, İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı eylemlerini sürdürmesi, Kudüs'teki Müslümanların ve Hıristiyanların kutsal mekanlarının kutsallığını ihlal etmesi ve buradaki yasal ve tarihi statüye saygı göstermemesi halinde bölgede patlamaya hazır bir durumun ortaya çıkacağı uyarısında bulundu.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, İsrail ve Hizbullah'ın birbirini ihlal etmekle suçladığı ateşkesin ortasında, Lübnan'ın güneyinde dün bir askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu açıklamasında, bir subay ve dört askerin yaralandığı olayda 19 yaşındaki bir çavuşun öldüğünü belirtti.

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından Hizbullah, İsrail'in baskınlarına, bombalamalarına ve binaların yıkımına karşılık olarak güney Lübnan'daki İsrail güçlerini hedef alan operasyonlar düzenleyeceğini veya kuzey İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatacağını defalarca duyurdu.


Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor
TT

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak’ta, başbakan adayının belirlenmesi için tanınan 15 günlük sürenin dolmasıyla birlikte bugün hükümet düzeyinde anayasal bir boşluk sürecine girildi. “Koordinasyon Çerçevesi” olarak bilinen siyasi ittifakın, cumartesi akşamı yaptığı toplantıda tek bir isim üzerinde uzlaşamaması, sürecin tıkanmasına yol açtı. Bu durum, geçen yılın sonlarında yapılan parlamento seçimlerinin üzerinden beş aydan fazla, Nizar Amedi’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin üzerinden ise yaklaşık yarım ay geçmesine rağmen hükümetin kurulamamasına neden oldu.

“Koordinasyon Çerçevesi”, siyasi ve seçim ağırlıkları farklılık gösteren 12 Şii liderden oluşuyor. Bu durum, mevcut Başbakan Muhammed Şiya al-Sudani’nin yerine geçecek yeni ismin belirlenmesini zorlaştırıyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre başbakanlık için 40’tan fazla adayın bulunuyor ama buna rağmen uzlaşı sağlanamaması dikkat çekiyor.

Gözlemciler, ülkenin anayasal boşluğa girmesinin Şii “Koordinasyon Çerçevesi” için ciddi bir siyasi baskı oluşturduğunu belirtirken, bazı ittifak üyeleri ise bu durumu, söz konusu boşluk için herhangi bir cezai yaptırım bulunmadığı gerekçesiyle savunmaya çalışıyor.


Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
TT

Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, çeşitli davalardan hüküm giymiş 602 mahkum hakkında af kararı aldı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Sina Yarımadası'nın kurtuluş yıl dönümü kutlamaları vesilesiyle ve Cumhurbaşkanı Sisi'nin af koşullarını karşılayan bazı mahkûmlar hakkında aldığı af kararı doğrultusunda Toplumsal Koruma Dairesi (eski adı Cezaevleri Dairesi), af hakkını kazanan mahkumları belirlemek amacıyla ülke genelindeki cezaevlerinde tutuklu dosyalarını incelemek üzere komisyonlar kurdu" ifadelerine yer verildi.

Bakanlığın açıklaması şöyle devam etti:

“Komisyon çalışmaları, 602 tutukluya af kapsamında tahliye kararının uygulanabilir olduğu sonucuyla tamamlandı.”

Mısır, her yıl 25 Nisan'da Sina Yarımadası’nın kurtuluşunu kutluyor. Bu tarih, 1982 yılında İsrail'den geri alınan Sina Yarımadası'nda Mısır bayrağının göndere çekildiği ve barış antlaşması gereği son İsrail askerinin de bölgeden çekildiği tarih.

vfgthyj
Mısır'da cumhurbaşkanlığı affı kapsamında tahliye edilen mahkumlar (Mısır İçişleri Bakanlığı)

İçişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, tutukluların tahliyesinin Bakanlığın modernite anlayışıyla ceza politikasını uygulamaya, Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri sakinlerine çeşitli bakım hizmetleri sunmaya ve topluma yeniden kazandırılmaya hazır hale getirilen mahkûmların serbest bırakılması yöntemlerini etkin biçimde uygulamaya verdiği önemin bir yansıması olduğu vurgulandı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce yapılan bir açıklamada, tüm Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri'nin, ceza sisteminde uluslararası insan hakları standartlarının en üst düzeyine uygun olarak gerçekleştirilen gelişme ve modernleşme süreci çerçevesinde tahliye olan hükümlülere eksiksiz yaşam ve sağlık imkânları sunduğunu ve bu merkezlerin yargı denetimine tabi olduğunu teyit edilmişti.