Hamas üyeleri tehlikeye karşı birbirlerini gizli sembollerle uyarıyor

Hamas, Gazze'nin güneyinde savaş taktiklerini değiştirmek zorunda kalırken Hamas üyeleri bazen bir kaçış yolu oluşturmak için evde bir delik açıyor

Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
TT

Hamas üyeleri tehlikeye karşı birbirlerini gizli sembollerle uyarıyor

Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)

İzzettin Ebu Ayşe

Tel Aviv 1 Aralık 2023 tarihinde askeri harekatını Gazze Şeridi'nin güneyine kaydırdığında Hamas Hareketi, kendisini ortadan kaldırmayı amaçlayan İsrail ordusuyla yüzleşmek için geleneksel savaş stratejisinden farklı yeni savaş taktiklerine yönelmek zorunda kaldı.

Gerilla savaşı yaklaşımını benimseyen Hamas, Gazze Şeridi'ne giren İsrail kara kuvvetleriyle çatışmaya girmekten ya da doğrudan çatışmaya girmekten büyük ölçüde kaçındı. Savaş stilini değiştirerek pusu kurmaya ve İsrail askerlerini vurmak için el yapımı bombalar kullanmaya başladı.

Savaş taktikleri

İsrail, 2023 aralığında önce Gazze'nin kuzeyinde savaşıyordu. Bu dönemde Hamas, temelde kara saldırılarını yavaşlatmaya çalışarak üyelerine geri çekilme, güneye yönelme ya da bir savunma hattı kurma şansı vermeye çalıştı. Kuzeyde bir ‘askeri işgal’ stratejisi izledi. Ancak çatışmalar Gazze Şeridi'nin güneyine taşındığında önemli ölçüde zarar görmüş halde olan Hamas, stratejisini değiştirmeye karar verdi.

sdtrgbtr
Hamas üyeleri, sivil kıyafetlerle sessizce kapı kapı dolaşıyor (AFP)

Hamas, güneyde Askeri Sözcüsü Ebu Ubeyde aracılığıyla uzun bir yıpratma savaşına hazırlandığını ve üyelerinin kentsel alanlarda gerilla savaşı olarak özetlenen bu stratejiye başladığını duyurdu. Bu açıklamayla birlikte Hamas savaş stilini değiştirmiş oldu.

Pusu savaşı

Askeri uzman Tümgeneral Raid Safi, Hamas’ın gerilla savaşında üyelerini İsrail ordusuyla doğrudan büyük çatışmalara girmekten uzak tutarak saflarındaki kayıp sayısını sınırladığını, ancak bu stratejide, üyelerinin birbirlerini pusuya düşürme riski olduğunu söyledi.

scdvfrb
Gerilla savaşı yaklaşımını benimseyen Hamas, Gazze Şeridi'ne giren İsrail kara kuvvetleriyle çatışmaya girmekten ya da doğrudan çatışmaya girmekten büyük ölçüde kaçındı (AFP)

Tümgeneral Safi, sözlerinin şöyle sürdürdü:

“Gerilla savaşında Hamas'ın savaş takımları ayrı ayrı faaliyet gösteriyor. Hamas güçleriyle sahadaki savaşçılar arasında açık ve kesintisiz bir koordinasyon bulunmuyor. Gerilla savaşı pusuya dayalı olduğundan Hamas üyelerinin birbirlerini de bu pusulara düşürmesi mümkün.”

Savaşta hatalar yapılabilir, ancak Hamas üyeleri bu boşluğu fark etmiş ve ele almış gibi görünüyor. Tehlikeden kaçınmak ve birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için daha önce belirlemiş oldukları işaretleri kullanıyorlar.

Çete stratejisi

Gazze Şeridi'nde sahadaki tüm çatışmaları yakından takip eden Tümgeneral Safi'ye göre Hamas gerilla stratejisinde pusu kurmaya ve İsrail hedeflerini vurmak için el yapımı bombalar kullanmaya yöneldi. Tanksavar bombalar ve yangın çıkarıcı el yapımı patlayıcılar kullanırken sivil kıyafetler giyerek kendini gizliyor. Hamas üyeleri evler arasında güven içinde sakince yürüyor. Sıradan evlerden patlayıcıları alıp girişlere, odaların arasına ve bölgenin her noktalarına yerleştiriyorlar. Daha sonra kurdukları pusudan uzaklaşıp uzak bir köşede oturarak İsrail askerlerini izliyor, olayı cep telefonu kameralarına kaydetmeye hazır olarak bekliyor ve askerler pusuya girer girmez bombayı patlatıyorlar.

zxscdvf
Hamas üyeleri evlerin duvarlarına yazılar yazıyor ya da diğer üyelerin anlayabileceği garip sloganlar ve semboller çiziyor (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Tümgeneral Safi, Hamas üyeleri arasındaki yeterli koordinasyonun olmayışıyla ilgili ise şunları söyledi:

“Hamas üyeleri yıpratma savaşı stratejisi izlediklerinden aralarında doğrudan bir koordinasyon olması zor. Bu da pusuyu kuran ve patlayıcıları eve yerleştiren ekibin diğer üyelerle koordinasyon kurmadan bağımsız hareket etmiş olabileceği anlamına geliyor.”

xsvdfbgrnt
Pusu kuran ve evlerden birine patlayıcı yerleştiren ekip, diğer üyelerle koordinasyon kurmadan tek taraflı hareket etmiş olabilir (AFP)

Tümgeneral Safi, Hamas üyelerinin diğer üyelere önceden hazırlanmış bir pusu ve yerleştirilmiş ve patlamaya hazır patlayıcılar olduğunu haberdar vermek için kendi aralarında kararlaştırdıkları özel bir sembol kullandıklarını söyledi.

Tümgeneral Safi, şöyle devam etti:

“Hamas tarafından paylaşılan videoları izlerken gördüğüm kadarıyla Hamas üyeleri, bubi tuzakları ve patlayıcıların yerleştirildiği evlerin dışında pencereden sarkan kırmızı bir bez parçası bırakıyor. Bu da burada bir tehlike olduğu ve binalardan uzak durulması gerektiği anlamına geliyor.”

Gizli semboller

Kırmızı bez Tümgeneral Safi'nin Hamas tarafından videolarında fark ettiği gizli işaretlerden biri. Tümgeneral Safi, Hamas üyelerinin diğer üyelere tuzaklanmış patlayıcı, tünel girişi ya da silah zulası olduğunu göstermek için arkalarında açık işaretler bıraktığını belirtti.

Askeri uzman, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu işaretler, tuzakların olduğuna dikkat çekmek için kırmızı bez asılmasından, silah ve mühimmatın varlığına işaret etmek için siyah bir bezin asılmasına kadar çeşitlilik gösterirken bazen de bazen Hamas üyeleri bir kaçış yolu oluşturmak için evde bir delik açıyor.”

xacdvfebrt
Hamas Hareketi, saldırılardan sonra hızla geri çekilme, saklanma, yeniden toparlanma ve yeniden ortaya çıkma becerisi gösterdi (AFP)

Hamas görevlileri ayrıca evlerin duvarlarına yazılar yazıyor ya da savaşçıların anlayabileceği garip sloganlar ve semboller çiziyor. Safi, bu bilmecelerin Hamas militanları tarafından kolayca çözülebildiğini, çünkü bu konuda eğitim aldıklarını ve bu stratejiyi anlama konusunda yüksek düzeyde yeterliliğe sahip olduklarını söylüyor.

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Ali Baraka, hareket üyelerinin İzzettin el-Kassam Tugayları tarafından benimsenen askeri bilim ve savaş stratejileri çerçevesinde birbirlerini tehlikelere karşı uyarmak için kullandıkları birçok hile ve sembol olduğunu resmen kabul ediyor.

Öte yandan İsrail'deki askeri yetkililer, Hamas üyelerinin yeni taktikler benimsediğini gözlemledi. İsrail Ordusu Basın Sözcüsü Peter Lerner, Hamas Hareketi’nin saldırılardan sonra hızla geri çekilme, saklanma, yeniden toparlanma ve ordunun Hamas üyelerinden arındırıldığını düşündüğü bölgelerde yeniden ortaya çıkma becerisi gösterdiğini belirtti.

Hamas’ın savaş yöntemlerini değiştirdiğini söyleyen Lerner, “Güçlerimiz hareketin taktiklerindeki değişime adapte oluyor ve tüm savaşçılarını ortadan kaldıramayacağımızı ya da tüm tünellerini yok edemeyeceğimizi biliyor” diye konuştu.



Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.