Lübnan ordusunun çekilmesinin ardından İsrail sınırı geçti

TT

Lübnan ordusunun çekilmesinin ardından İsrail sınırı geçti

İsrail askerleri, Lübnan'a kara harekatı düzenleneceği haberleri üzerine İsrail'in kuzeyinde tankların ve zırhlı personel taşıyıcılarının yanında 30 Eylül 2024 (AP)
İsrail askerleri, Lübnan'a kara harekatı düzenleneceği haberleri üzerine İsrail'in kuzeyinde tankların ve zırhlı personel taşıyıcılarının yanında 30 Eylül 2024 (AP)

Lübnan-İsrail sınırında geniş çaplı çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez bir Lübnan askeri öldürülürken, Tel Aviv'in Washington'u kuvvetlerinin Lübnan içinde yakın bir kara operasyonuna hazırlandığı konusunda bilgilendirdiği bildirildi.

Associated Press'e konuşan ABD'li yetkililer İsrail'in şu anda Lübnan'da sınırlı sınır ötesi kara operasyonları yürüttüğünü söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller Pazartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ABD'yi “sınırlı” olarak nitelendirdiği ve sınıra yakın Hizbullah altyapısını hedef alan operasyonlar konusunda bilgilendirdiğini söyledi. İsrail'in daha geniş kapsamlı bir operasyon konusunda nihai bir karar verip vermediği daha netleştirmedi.

İsrail ordusu Lübnan sınırına yakın Metulla, Maskaf Amir ve Kfar Giladi çevresindeki bölgeleri kapalı askeri bölge ilan ederek bu bölgelere girişi yasakladı. İsrail ordusu kararın durum değerlendirmesinin ardından alındığını söyledi.

Reuters haber ajansı yerel sakinlere dayanarak Lübnan ordusunun İsrail ile güney sınırındaki bazı mevzilerden çekildiğini bildirdi.

Ajansa konuşan Lübnanlı bir güvenlik kaynağı, askerlerin İsrail'le olan güney sınırının en az beş kilometre kuzeyine çekildiğini söylerken AFP, İsrail'in olası bir saldırı tehdidi üzerine Lübnan ordusunun Lübnan'ın güneyinde sınıra yakın bir yerde yeniden mevzilendiğini bildirdi.

İsrail'in suikast savaşını sürdürdüğü ve Pazartesi günü şafak vakti ilk kez Beyrut'un merkezini hedef aldığı saldırıda Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin üç üyesi öldürülürken, Lübnan'ın güneyindeki bir Filistin kampına düzenlenen hava saldırısında üst düzey bir Hamas komutanı hayatını kaybetti.

dfvgbh
İsrail araçları Pazartesi günü Lübnan sınırı yakınında toplandı (EPA)

İsrail, Lübnan ile Suriye arasında bulunan ve Lübnan'dan kaçan insanlarla dolup taşan Jdeidet Yabous sınır kapısı civarındaki bir binayı da vurdu.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları son saatlerde özellikle güneyde, Bekaa Vadisi'nde ve Beyrut'un güney banliyölerinde yoğunlaşarak devam ettirirken yüzlerce insan hala enkaz altında mahsur durumda.

Kara işgali tehdidi

Tüm bunlar olurken İsrail medyası, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın Pazartesi günü Lübnan'da Hizbullah'a karşı olası bir kara harekâtını ima ettiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada Galant'ın Lübnan-İsrail sınırında konuşlu zırhlı birlikteki askerleri ziyareti sırasında şu ifadeleri kullandı: “Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ı ortadan kaldırmak önemli bir adım ama bu son adım değil. Kuzey İsrail sakinlerinin geri dönüşünü sağlamak için tüm imkanlarımızı kullanacağız. Elimizdeki tüm imkânları kullanacağız ve eğer karşı taraftaki hiç kimse bu imkânların ne anlama geldiğini anlamıyorsa, biz tüm imkânları kastediyoruz ve siz de bu çabanın bir parçasısınız.”

Lübnan tarafında askeri hareketlilikte bir değişiklik olmazken, Pazartesi günü İsrail'in olası bir kara harekatına ilişkin çelişkili haberler medyada yer aldı. İsrail komandolarının Lübnan'ın Mavi Hat'a yakın bölgelerinde operasyonlara başladığı bildirilirken, ABD'li bir yetkili İsrail'in Lübnan'a kara operasyonu planladığını ABD'ye bildirdiğini açıkladı.

ABD medyası, adının açıklanmasını istemeyen bu yetkilinin, Başkan Joe Biden yönetiminin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hükümeti tarafından kara harekâtının “sınırlı olacağı” konusunda bilgilendirildiğin aktardı.

Ancak İsrailli yetkililerin geçtiğimiz hafta ABD'li muhataplarına söylediği gibi, askeri operasyon Hizbullah'ın lider kadrosuna ve saha yetkililerine suikast düzenlemenin ötesine geçecek.

Ancak ABD'li yetkili, ABD'nin İsrail'in 2006 yılında Lübnan'da gerçekleştirdiği 34 günlük operasyona benzer bir niyet taşıdığına “inanmadığını”, daha ziyade “bunun önemli ölçüde küçültülmüş bir versiyonu” olduğunu söyledi.

dsfvrgt
İsrail bombardımanda babasının kaybeden yaralanan Lübnanlı çocuk, hastanede tedavi görüyor (Reuters)

Bununla birlikte ABD'li kaynak, Biden yönetimi yetkililerinin sınırlı bir saldırı olarak başlayabilecek bu harekatın uzun vadede daha büyük bir operasyona dönüşmesinden endişe duydukları konusunda uyardı.

Bu endişelerin, sınırlı bir kara harekatının İsrail sınırı yakınlarındaki Hizbullah altyapısını hedef alacağını ve İsrail sınırındaki topluluklara yönelik tehdidi ortadan kaldırmak için sınır boyunca militan altyapısını temizlemeye odaklanacağını iddia eden İsrail tarafıyla görüşüldüğünü söyledi.

ABD, İsrail'in olası bir kara saldırısına yönelik hazırlıkların bir parçası olarak İsrail özel kuvvetlerinin son günlerde Lübnan topraklarında küçük çaplı baskınlar düzenlediği konusunda bilgilendirildi. İsrail güçlerinin saldırıdan sonra geri çekilmesi bekleniyor.

New York Times'ın altı İsrailli subay ve yetkili ile bir Batılı yetkiliye dayandırdığı haberine göre baskınlar, sınıra yakın Hizbullah mevzileri hakkında istihbarat toplamanın yanı sıra hava ya da kara saldırısına hazırlık amacıyla Hizbullah'ın tünellerini ve askeri altyapısını tespit etmeye odaklandı.

sadfrg
İsrail saldırısında Beyrut'un Kola mahallesinde Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin  mensuplarının cesetlerini taşıyan ambulanslar (Reuters)

Yetkililerden üçü baskınların, İsrail özel kuvvetlerinin keşif için Lübnan sınırını kısa süreliğine geçtiği, ancak komutanların daha büyük bir manevraya hazırlandığı son günlerde yoğunluğu artan benzer gizli görevlerin ardından geldiğini söyledi.

Jerusalem Post gazetesi İsrail'in Lübnan'ı işgal etmesinin “birkaç gün meselesi” olduğunu yazdı.

Lübnanlı asker ve Hamas lideri Lübnan'da öldürüldü

Pazartesi günü Lübnan ordusu, İsrail'in güney Lübnan'daki bir kontrol noktasından geçerken bir motosikleti hedef alan insansız hava aracı saldırısında bir askerin öldüğünü ve bunun İsrail'in çeşitli bölgelere yönelik yoğun saldırılara başlamasından bu yana öldürülen ilk asker olduğunu duyurdu.

Ordu, “X” platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:  İsrail sınırındaki Wazzani bölgesinde “İsrail'e ait bir insansız hava aracının kontrol noktasından geçerken bir motosikleti hedef alması sonucu bir asker şehit oldu.”

Ulusal Haber Ajansı (NNA) üç İHA saldırısı düzenlendiğini, ilkinde Hiyam kavşağında bir motosikletin hedef alındığını ve iki Suriyelinin öldüğünü, ikincisinde Vazzani'de bir karakolun hedef alındığını ve bir askerin şarapnel parçalarıyla yaralandığını, askerin tedavi için hastaneye kaldırıldığını, üçüncüsünde ise iki meyve bahçesinin eteklerinde bir motosikletin hedef alındığını ve iki Suriyelinin yaralandığını bildirdi.

Daha önce Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC), İsrail'in Beyrut'un Kola bölgesindeki bir apartman dairesini hedef alan ve geçen yıl 8 Ekim'den bu yana Lübnan başkentinin kalbini hedef alan ilk hava saldırısında bazı üyelerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) yaptığı açıklamada, İsrail saldırısında öldürülen üç liderinin FHKC Siyasi Büro Üyesi ve Askeri Güvenlik Dairesi yetkilisi Muhammed Abdulal (Ebu Gazi), FHKC Genel Merkez Komitesi üyesi ve Lübnan’daki askeri komutanı İmad Avde (Ebu Ziyad) ile FHKC yöneticilerinden Abdurrahman Abdulal olduğunu belirtti.

Televizyon kanalları tarafından gösterilen video görüntülerinde, başkenti Beyrut havaalanına bağlayan yolun yakınında bulunan ve çoğunluğu Sünni olan Kola mahallesindeki bir binaya yapılan saldırının neden olduğu kısmen yıkılmış bir daire görülüyor.

FHKC, İsrail ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak tanımlanan solcu bir Filistin örgütüdür ve Lübnan Hizbullah'ını Gazze'ye “destek amacıyla” İsrail'in kuzeyindeki askeri operasyonlarında desteklemiştir.

Filistinli Hamas hareketi ise Lübnan'daki komutanının ülkenin güneyinde düzenlenen bir hava saldırısında öldüğünü duyurdu. Hamas yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Lübnan'daki İslami Direniş Hareketi - Hamas'ın lideri ve hareketin yurtdışındaki liderliğinin bir üyesi olan şehit lider Feth Şerif Ebu el-Emin'in yasını tutuyoruz (...) Lübnan'ın güneyindeki Tyre yakınlarındaki el-Buss kampındaki evini hedef alan “terörist ve kriminal bir suikast operasyonunda öldürüldü. Feth Şerif Ebu el-Emin'in saldırıda eşi, oğlu ve kızıyla birlikte öldürüldü."

Ulusal Haber Ajansı (NNA) Filistin kampının ilk kez hedef alındığını kaydetti.

Bu hedef alma Hamas'ın siyasi büro başkan yardımcısı Salih el-Aruri'nin 2 Ocak'ta Beyrut'un güney banliyösünde İsrail'e atfedilen bir saldırıda öldürülmesinin ardından gerçekleşti.

sdwefe
İsrail'in Pazartesi günü Lübnan'ın güneyindeki İbl al-Saqi köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (AFP)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre Pazartesi günü şafak vakti de Lübnan'la Cdeidet Yabus sınır kapısı yakınlarındaki bir binayı hedef alan bombardımanda beşi Suriyeli olmayan yedi İran yanlısı savaşçı yaralandı.

Suriye ile Lübnan arasındaki en büyük geçiş noktası olan Cdeidet Yabus sınır kapısı, İsrail'in Lübnan'a yönelik ağır hava saldırılarından kaçan binlerce Suriyeli ve Lübnanlı mültecinin akın etmesi nedeniyle günlerdir büyük bir yoğunluk yaşıyor.

Bekaa Vadisi ve Güney Lübnan'da devam eden bombardıman

Pazartesi günü Beyrut'un güney banliyölerinde temkinli bir sükûnet hâkim olurken, İsrail'in Lübnan'ın Bekaa ve güneyine yönelik bombardımanı devam etti. Sağlık Bakanlığı Sayda'nın doğusundaki Ayn el-Dalb bölgesinde İsrail bombardımanının hedef aldığı binadaki ölü sayısının 45'e, yaralı sayısının ise 70'e yükseldiğini duyurdu.

Sağlık Bakanlığı, İsrail uçaklarının Bekaa'nın batısındaki Sahmar kasabasındaki merkezlerini hedef alması sonucu “İslami Sağlık Otoritesi ‘ne bağlı ’Sivil Savunma'nın altı üyesinin öldüğünü, Sidon bölgesindeki Benaful Meydanı civarına düzenlenen saldırıda ise üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bekaa'daki Hermel bölgesi, İsrail bombardımanı sonucunda iki yeni katliama tanık oldu; gece yarısı El-Şalman ve Hoş El-Seyyid Ali'deki evlere atılan iki füze 10 kişinin ölümüne ve bir aileden 20 kişinin yaralanmasına neden oldu.

İsrail savaş uçakları Hasbayya bölgesindeki Kafr Shuba ve Kafr Hamam kasabalarına iki, güneydeki Shaqra ve Bra'shit'e de iki saldırı düzenledi.

Hizbullah füzeleri

Hizbullah peş peşe yaptığı açıklamalarda İsrail'in El Naoura üssünü “Fadi 2” füzeleriyle vurduğunu, Safed şehrini, Gesher Hazif yerleşim birimini ve Capri yerleşim birimini “roket salvosuyla” vurduğunu duyurdu.

İsrail ordusu ise ülkenin kuzeyindeki ekonomik sulara giren bir insansız hava aracının durdurulduğunu duyurdu. Ordu, kuzeydeki Karish gaz sahasını hedef aldığını söylediği insansız hava aracının bir videosunu yayınladı.



İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli hayatını kaybetti

Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
TT

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli hayatını kaybetti

Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)

Sağlık yetkilileri, İsrail’in bugün (Cumartesi) şafak vaktinden bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Bu rakam, çatışmaların durdurulmasını hedefleyen Ekim ayında varılan anlaşmadan bu yana kaydedilen en yüksek günlük can kaybı olarak dikkat çekti.

Nasser ve Şifa hastanelerindeki yetkililer, saldırıların Gazze’nin kuzeyi ve güneyini hedef aldığını; bunlar arasında Gazze kentinde bir daire ile Han Yunus’ta bir çadırın da bulunduğunu aktardı. Hayatını kaybedenler arasında iki kadın ve iki farklı aileden altı çocuk yer aldı.

Associated Press (AP) haberine göre Şifa Hastanesi, Gazze kentini hedef alan saldırıda bir anne, üç çocuğu ve bir akrabasının öldüğünü açıklarken; Nasser Hastanesi ise bir çadır kampına düzenlenen saldırının yangına yol açtığını, bunun sonucunda bir baba, üç çocuğu ve üç torunu olmak üzere yedi kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Görsel kaldırıldı.
Gazze kentinde İsrail saldırısının vurduğu alanı inceleyen bir Filistinli. (Reuters)

11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana, İsrail ordusunun anlaşmayı 1300’den fazla kez ihlal etmesi sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti.

Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve yirmi maddeden oluşan planının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik hazırlıkların sürdüğü bir dönemde yaşandı. Plan, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından ay başında açıklanmış; Gazze’de teknokratlardan oluşan bir Filistin hükümetinin kurulmasını da öngörmüştü.


İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
TT

İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş ihtimalleri tartışılırken, ABD ile İran arasında daha geniş çaplı bir çatışma olasılığı gündeme geliyor. Bu durum, bölgede dengeleri ve öncelikleri yeniden şekillendirebilecek bir tablo ortaya koyarken, İsrail’in hamleleri endişeleri artırıyor.

Gazze anlaşmasının tehdit altına girebileceği ihtimaline dikkat çeken uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Tahran’a yönelik herhangi bir saldırının İsrail’i bilinçli şekilde sürece dahil edeceğini, bunun da anlaşmanın ikinci aşamasının uygulanmasını karmaşıklaştırmayı, İsrail’in eylemlerini örtbas etmeyi ve hatta anlaşmayı sabote etmeyi amaçlayabileceğini vurguladı. Uzmanlar, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin dün yaptığı ve olası sonuçlara karşı uyarılarda bulunduğu açık ve net açıklamalarına da dikkat çekti.

Bu kaygılar, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağını artırması ve Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehditleriyle aynı döneme denk geliyor. Trump, bu tehditlere rağmen Tahran yönetimiyle diyaloğa kapıyı tamamen kapatmadığını ifade ediyor.

13 Haziran 2025’te İsrail, ABD’nin desteğiyle İran’a yönelik 12 gün süren bir saldırı başlattı. Saldırılarda askeri ve nükleer tesislerin yanı sıra sivil altyapılar hedef alındı, bazı komutanlar ve bilim insanları öldürüldü. Buna karşılık İran, İsrail’e ait askeri ve istihbarat merkezlerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) vurdu.

22 Haziran’da ise ABD, İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenlediğini ve bu tesisleri devre dışı bıraktığını duyurdu. Tahran buna, Katar’daki ABD’ye ait el-Udeyd Hava Üssü’nü bombalayarak karşılık verdi. Ardından Washington, 24 Haziran’da Tel Aviv ile Tahran arasında ateşkes ilan edildiğini açıkladı.

Mısır'ın uyarıları

Sisi dün Kahire’nin doğusundaki Polis Akademisi öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmada, “İran krizi tırmanıyor ve bunun bölge üzerinde etkileri olabilir… İran kriziyle ilgili gerilimi düşürmek için her ne şekilde olursa olsun diyaloğa ulaşmak amacıyla sessiz ama yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Krizin silahlı bir çatışmaya dönüşmesi halinde bölgemiz açısından son derece ciddi sonuçlar ve ekonomik yansımalar doğurabileceğinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamaları, İsrail basınında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran konulu bir güvenlik toplantısı yaptığına dair haberlerin ertesi gününe denk geldi. Açıklamalar, İsrail Yayın Kurumu’nun dün ‘bir Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaştığını’ duyurmasıyla da eş zamanlı gerçekleşti.

rgty
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

İsrail medyası, Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaşmasının önceden planlandığını ve bunun İsrail ile ABD orduları arasındaki iş birliği kapsamında gerçekleştiğini savundu.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan ise İsrail’in her türlü savaştan fayda sağladığını belirterek, Tel Aviv yönetiminin böyle bir çatışmayı Gazze Şeridi’ndeki yıkıcı planlarını genişletmek ve bunları örtbas etmek için kullanabileceğini, bunun da durumu daha karmaşık hale getireceğini ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Nizar Nazzal da göstergelerin İran’a yönelik bir askeri operasyon ihtimaline işaret ettiğini, bu süreçte İsrail’in kışkırtma ve askeri yığınak yoluyla açık bir rol oynadığını ve Netanyahu’nun bu yönde bir isteği bulunduğunu söyledi. Nazzal, Mısır’ın bölgeye yönelik ciddi endişeler taşıdığına dikkat çekerek, olası gelişmelerden Gazze anlaşmasının hızlı şekilde zarar göreceğini vurguladı.

Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda Refah Sınır Kapısı’nın önümüzdeki pazar günü (yarın), yalnızca sınırlı sayıda kişinin geçişine izin verecek şekilde iki yönlü olarak açılacağı” bildirildi. Açıklamada ayrıca, İsrail ordusunun kontrolü altındaki bölgede yer alan bir güvenlik noktasında ek denetim yapılacağı kaydedildi.

Diğer yandan Sisi, dün yaptığı konuşmada İran’a yönelik bir saldırının sonuçlarına karşı uyarıda bulunarak, Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu ve bunun ‘son derece önemli’ olduğunu söyledi.

Nazzal’a göre Netanyahu, İran’a yönelik olası bir saldırıyı, anlaşmanın ikinci aşamasının başlangıcını bozmak ya da süreci aksatmak için kullanabilir. Nazzal, saldırının önümüzdeki günler ya da haftalar içinde gerçekleşmesi ihtimali karşısında Netanyahu’nun süreci parçalara bölerek uygulamayı uzatabileceğini, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını geciktirmeye yönelik manevralar ve şartlar öne sürerek faydasını azaltmaya çalıştığını ve bu yolla Gazze Şeridi’nden çekilme gibi taahhütlerden uzaklaşabileceğini dile getirdi.

Gazze anlaşması bir nebze sekteye uğradı

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, siyasi ve güvenlik çevrelerinin, Netanyahu’nun şu aşamada kapsamlı bir savaşa girmeyi hedeflemediğini, ancak Trump yönetimiyle dolaylı bir eşgüdüm içinde İran liderliğinin seçeneklerini daraltmaya çalıştığını vurguladığını yazdı. Haberde, İsrail’in tüm senaryolara hazır olduğu izlenimini pekiştirmeye özen gösterdiği ve kararın her an alınabileceği mesajını verdiği aktarıldı.

Bu çerçevede Reha Ahmed Hasan, Tahran’da binlerce protestocunun öldürülmesinden duyulan endişeden söz eden ABD-İsrail söylemini sert şekilde eleştirerek, buna karşılık İsrail’in 75 bin Filistinliyi öldürmesine ve açlıktan etkilenen sivillere yardım ulaştırmak için Refah Sınır Kapısı’nın açılmamasına kayıtsız kalındığını dile getirdi. Hasan, Gazze anlaşmasının ABD Başkanı Donald Trump’ın güvenilirliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, anlaşmaya yönelik herhangi bir tehdidin en büyük zararını Trump’a vereceğini ifade etti.

Nazzal ise Gazze anlaşmasının arabulucularının, İsrail’in olası bir saldırıdan fayda sağlamasını engellemek için harekete geçtiğini belirterek, saldırının durdurulmasının ya da etkilerinin hızla sınırlandırılmasının, İsrail’i anlaşmayı uygulamaya zorlamak açısından hayati önemde olduğunu söyledi. Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı kendisi açısından kazançlı gördüğüne dikkat çeken Nazzal, savaşın başlaması halinde bunun İsrail’i de içine alacağını ve Gazze anlaşmasının görece sekteye uğrayacağını kaydetti.


SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
TT

SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)

Şam ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından dün yapılan, Suriye'nin doğusundaki askeri, güvenlik ve idari kurum ve güçlerin Suriye devletine "sıralı entegrasyon süreci" başlatılmasına yönelik "kapsamlı" bir anlaşmanın duyurulması, bölgesel ve uluslararası alanda geniş bir onay gördü.

Yeni anlaşma, "Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugaydan oluşan bir tümenin kurulmasının yanı sıra, Halep Valiliği'ne bağlı bir tümen içinde Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın kurulmasını" da içeriyor.

Anlaşma ayrıca, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke ve Kamışlı merkezlerinde "askeri güçlerin temas noktalarından çekilmesini ve İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin girmesini" de içeriyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu kapsamlı anlaşmanın Suriye'nin barış, güvenlik ve istikrar yolunda ilerlemesine katkıda bulunacağı umudu dile getirilirken, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmayı Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve istikrar yolculuğunda bir "kilometre taşı" olarak değerlendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ülkesinin "istikrar, adalet ve yeniden yapılanma yolunda Suriye'yi ve Suriye halkını desteklemeye devam edeceğini" teyit etti.