Hasan Nasrallah'ın damadı İsrail'in Şam'a düzenlediği saldırıda öldürüldü

Şam'ın Mezzeh semtinde hedef alınan binanın yakınlarında toplanan insanlar (AFP)
Şam'ın Mezzeh semtinde hedef alınan binanın yakınlarında toplanan insanlar (AFP)
TT

Hasan Nasrallah'ın damadı İsrail'in Şam'a düzenlediği saldırıda öldürüldü

Şam'ın Mezzeh semtinde hedef alınan binanın yakınlarında toplanan insanlar (AFP)
Şam'ın Mezzeh semtinde hedef alınan binanın yakınlarında toplanan insanlar (AFP)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün geç saatlerde, Hasan Nasrallah'ın damadı Hasan Cafer Kassir’in İsrail'in Şam'ın Mezzeh semtindeki bir eve düzenlediği saldırıda bir başka Lübnanlı ile birlikte öldürüldüğünü bildirdi.

SOHR’un aktardığına göre İsrail iki gün önce Hasan Cafer Kassir’in Suriye'den Lübnan'a Hizbullah'a silah taşınmasından sorumlu olan kardeşini öldürmüştü.

İsrail, Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) askeri komutanlarının sıkça kullandığı üç katlı bir binanın birinci katını hedef aldı.

Saldırıda aralarında Suriye vatandaşı olmayan iki kişinin de bulunduğu üç kişi hayatını kaybetti. Hedef alındığı sırada binada bulunan ve kimlikleri bilinmeyen en az 4 kişi de yaralandı.

Şam’ın Mezzeh semti Suriye’nin güvenlik ve askeri karargâhlarının yanı sıra büyükelçiliklere ve Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarına da ev sahipliği yapıyor.

Hedef alınan bina, salı günü sabaha karşı iki yolcu minibüsüne düzenlenen ve altı kişinin ölümüne yol açan saldırının gerçekleştiği yerden yaklaşık yarım kilometre uzaklıkta bulunuyor. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığına göre ölenler, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu üç sivil ve biri Hizbullah'tan olmak üzere İran destekli milis gruplara üye üç kişiydi.

İsrail, Suriye'de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana ülkede yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve bu saldırılarda Suriye rejimine ait mevzilerin yanı sıra İran ve Hizbullah’a ait hedefleri vurdu.

İsrail, son günlerde Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırılarından kaçmak için geçtiğimiz hafta on binlerce kişinin geçtiği Suriye ve Lübnan arasındaki sınır kapılarına yakın noktaları hedef almaya odaklandı.

İsrail Suriye’ye düzenlediği saldırıları nadiren üstlense de İran'ın Suriye'de bir askeri varlığa sahip olma girişimlerine karşı olduğunu her fırsatta yineliyor.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.