Savaşın başlangıcından bu yana en ağır bombardıman... Hizbullah Hayfa'ya 100'den fazla füze fırlattı

İsrail Demir Kubbe'si Lübnan'dan Hayfa'ya atılan füzeleri önlüyor. (Reuters)
İsrail Demir Kubbe'si Lübnan'dan Hayfa'ya atılan füzeleri önlüyor. (Reuters)
TT

Savaşın başlangıcından bu yana en ağır bombardıman... Hizbullah Hayfa'ya 100'den fazla füze fırlattı

İsrail Demir Kubbe'si Lübnan'dan Hayfa'ya atılan füzeleri önlüyor. (Reuters)
İsrail Demir Kubbe'si Lübnan'dan Hayfa'ya atılan füzeleri önlüyor. (Reuters)

İsrail medyası bugün (Salı) Lübnan'dan İsrail'in kuzeyindeki Hayfa’ya 100'den fazla füze atıldığını ve savaşın başından bu yana kıyı kentine yönelik en ağır bombardımanın gerçekleştirildiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın 0404 adlı internet sitesinden aktardığına göre Demir Kubbe onlarca roketi engelledi, ancak bölgeye düşen roketler de oldu. Bölgede çok sayıda patlama sesi duyuldu ve kurtarma ekipleri ihbarların alındığı yerlere yöneldi.

İsrail Kanal 14 televizyonu ise Hayfa’ya yönelik ağır bombardıman sonucunda şu ana kadar herhangi bir can kaybının bildirilmediğini aktardı.

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, Lübnan'dan Hayfa Körfezi'ne atılan füzeler nedeniyle bir kadının yaralandığını duyurdu. Acil yardım servisi tarafından yapılan açıklamada, 70 yaşında bir kadına şarapnel parçası isabet ettiği ve hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Ayrıca acil yardım ekiplerinin birçok bölgede incelemelerde bulunduğu ve panik yaşayan çok sayıda yaralıya tıbbi yardım sağladığı kaydedildi.

Hizbullah

Hizbullah, örgütün İsrail ile cephe açmasından bir yıl sonra ve İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki kara operasyonlarını ilave kuvvetlerle genişlettiğini açıkladığı sırada, İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kenti ve çevresine füze attığını duyurdu. Hizbullah yaptığı açıklamada, savaşçılarının bugün ‘Hayfa şehrini ve Krayot'u büyük bir füze saldırısıyla vurduğunu’ belirterek, bunun ‘İsrail'in şehirlere, köylere ve sivillere yönelik barbarca saygısızlığına bir yanıt’ olduğunu ifade etti.



DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
TT

DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)

Suriye'nin Deyrizor, Rakka ve Haseke arasında kalan alan el-Cezire bölgesi, DEAŞ terör örgütünün yeteneklerini test ettiği başlıca saha hâline geldi. Bu durum, örgütün önceliklerini yeniden belirlemesi ve Suriye hükümeti ve ülkedeki çeşitli kesimler ile coğrafya kazanımı konusunda yürüttüğü açıklanmamış yarış bağlamında değerlendiriliyor.

ABD’nin son geri çekilmesinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye devletine entegrasyonuna yönelik mutabakatlara varılmasının ardından örgüt, yıllarca özerk yönetim ya da uluslararası nüfuz altında kalan bölgelere Şam otoritesinin yeniden dönmesiyle doğabilecek ‘çelişkilerden’ medet umuyor. Örgüt; merkezi politikalara ilişkin aşiret kaygılarını istismar ederken kamplarda kendi safları için üye devşirme faaliyetleri yürütüyor.

Örgütün bugün ‘uyuyan hücre’ evresine girmesinin nedeni daralma dönemlerini yeniden konuşlanmak ve faaliyetlere yeniden başlamaya zemin hazırlamak amacıyla her türlü açıktan yararlanmaya alışmış olmasından kaynaklanıyor.

Bu yüzden yetkililer ne kadar çaba harcarsa harcasın DEAŞ’ın Şam'ı -en azından asgari düzeyde- ‘rahatsız etme’ yeteneğini halen sürdürdüğü görülüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)

Lübnan Sivil Savunması'nın açıklamasına göre, Lübnanlı gazeteci Amal Halil, dün İsrail'in güney Lübnan'daki sınıra yakın el-Tayri kasabasındaki bir evi hedef alan hava saldırısında öldürüldü.

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arama kurtarma ekipleri, saatlerce süren arama çalışmalarının ardından, Tayri kasabasındaki bir eve düzenlenen düşman baskını sonucu şehit düşen gazeteci Amal Halil'in cesedini bulmayı başardı" denildi.

Gazeteci Halil'in çalıştığı Lübnan gazetesi Al-Akhbar, ölümünün ardından şu açıklamayı yaptı: "Güney Lübnan'da Al-Akhbar muhabiri olan meslektaşımız Amal Halil, düşman ordusuna ait uçaklar tarafından takip edildikten ve önce arabasına, ardından sığındığı eve düzenlenen bir dizi hava saldırısının hedefi olduktan sonra şehit oldu. Bu, Lübnan'daki basın ve gazetecileri açıkça hedef alan bir eylemdir."


Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
TT

Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)

Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinde faaliyet gösteren Kızılay yetkilileri, dün yaptıkları açıklamada, Libya Ulusal Ordusu’na bağlı sahil güvenlik güçlerinin denizde zor şartlarla karşı karşıya kalan en az 404 göçmeni kurtardığını bildirdi.

Yetkililer, göçmenlerin farklı uyruklardan olduğunu ve 10 ayrı teknede bulunduklarını belirtti. Tobru, Libya’nın doğusunda Mısır sınırına yakın bir sahil kentidir.

Kızılay tarafından Facebook üzerinden paylaşılan görüntülerde, gönüllülerin kurtarılan göçmenlere ilk yardım sağladığı, yiyecek ve battaniye dağıttığı görüldü.

Libya, özellikle Sahra Altı Afrika’dan gelen göçmenler için önemli bir geçiş güzergâhı olmaya devam ediyor. Göçmenler, çatışma ve yoksulluktan kaçmak amacıyla çöl ve deniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken büyük riskler alıyor.

Öte yandan, pazartesi günü Tobruk açıklarında bir teknenin alabora olması sonucu 10 göçmenin hayatını kaybettiği doğrulandı. Üç Libyalı kaynak ve Uluslararası Göç Örgütü’ne göre 31 kişi ise hâlâ kayıp. Cumartesi günü dalgaların kıyıya sürüklediği altı cesedin bulunduğu bildirildi.