Moskova'nın Suriye'deki ‘taktiksel’ geri çekilişi ve değişen öncelikleri

Golan'daki Rus mevzilerinin aniden boşaltılmasına ilişkin veriler

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
TT

Moskova'nın Suriye'deki ‘taktiksel’ geri çekilişi ve değişen öncelikleri

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in fotoğrafının olduğu bir reklam panosu, Şam, Mart 2022. (Reuters)

Son günlerde Rus ordusunun işgal altındaki Suriye toprağı Golan'la temas hattı yakınlarındaki gözlem noktalarından art arda çekilmesi, Lübnan'da şiddetlenen ve hızla Suriye coğrafyasına yayılan çatışma bağlamında Rusya'nın konumlanışına ve İsrail ile ABD'nin ‘bölgesel durumun yeniden düzenlenmesi ve İran'ın bölgedeki etkisinin azaltılması’ olarak adlandırdığı beklenen gelişmeler açısından Rusya'nın bir sonraki aşamadaki önceliklerine ilişkin soru işaretleri yarattı.

Son günlerde Rus askeri güçlerinin İsrailli kaynakların stratejik olarak tanımladığı mevzileri aniden boşalttığına dair haberler geldi.

Kaynaklar, bunlardan en önemlisinin kuzey Dera kırsalındaki Tel el-Hara'daki bir gözlem noktası olduğunu bildirirken, Kuneytra kırsalındaki Tel eş-Şaar ve Tel Mashara'dan da benzer çekilmeler olduğuna dair ek veriler ortaya çıktı. Rus güçleri geri çekilmeden önce ekipmanlarını topladı ve Rus bayrağını bölgelerden kaldırdı.

İlginçtir ki Rus askeri kurumu bu bilgilerle ilgili yorum yapmaktan kaçındı ve özellikle İsrail güçlerinin bu bölgeleri çevreleyen alanlarda artan faaliyetleri ışığında birçok spekülasyona yol açan bu geri çekilmelerin nedenlerine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.

xcd
İsrail askerleri geçtiğimiz mayıs ayında Lübnan ve Suriye sınırındaki Golan Tepeleri'nde eğitim tatbikatı sırasında (EPA)

Rusya'nın bu hamlesinin, İsrail güçlerinin birkaç gün önce Kuneytra vilayeti ile işgal altındaki Suriye toprağı Golan arasındaki sınır şeridi yakınlarında gerçekleştirdiği askeri hareketliliğin ardından geldiği biliniyor. Söz konusu askeri hareketlilik kapsamında çok sayıda İsrail tankı ve askeri aracı işgal altındaki Golan Tepeleri'nde konuşlanmıştı.

Son aylarda İsrail, Suriye topraklarındaki hedef almaların artmasına ve İsrail tarafından İranlı milislerin elit güçlerinin Suriye'nin güneyine geldiğine dair bilgilerin yayılmasına paralel olarak Suriye Golan'ında koridorlar açtı ve ateşkes hattı boyunca birkaç kez mayın patlattı.

zdsvfd
Rus güçleri bir süre önce işgal altındaki Golan Tepeleri sınırında yeni bir gözlem noktası kurdu. (Suriye İnsan Hakları Gözlemevi)

Moskova daha önce Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimi azaltmak için temas hatlarına yakın 17 askeri gözlem noktası ve devriye konuşlandırmıştı.

Bu da art arda gelen geri çekilmelerin bölgeyi gerilim dalgasına açık bıraktığı anlamına geliyor.

xcd
Suriye'nin işgal altındaki Golan bölgesinde bir Rus askeri (Arşiv - AFP)

Bu, Moskova'nın bir çatışmaya girmek ya da güçlerini fırtınanın ortasında tutmak istemediğinin ve devam eden kötüye gidişi durdurabilecek gibi görünmediğinin bir işaretidir.

Rusya'nın geri çekilmesini açıklamak için iki hipotez ortaya atıldı: Birincisi, Moskova'nın İsrail tarafından bölgede yaklaşan aktif askeri operasyonlar konusunda uyarıldığı ve İsrail güçlerinin Hizbullah ve İran destekli diğer milislerin mevzilerini takip etmeye ve zayıflatmaya kararlı olduğu.

İkinci hipotez ise Şarku’l Avsat'ın görüştüğü Rus diplomatlardan geldi. Bir diplomatın sözlerine göre ‘Rusya'nın İsrail tarafından gelen uyarılara ya da diktelere tabi olmadığı ve bu geri çekilmelerin İsrail'e Suriye topraklarındaki operasyonlarının kapsamını genişletmesi için yeşil ışık yakmak anlamına gelmediği; aksine İran ve ona bağlı silahlı gruplara İsrail'e karşı askeri operasyonlarda bulunmaları için daha geniş alanlar vermeyi amaçlıyor olabileceği’ şeklinde bilgiden ziyade spekülasyon içeriyordu.

Her iki durumda da Moskova güçlerini olası gelişmelerden uzak tutmayı tercih etmiş gibi görünüyor. Bazı tahminler Rus güçlerinin durumun daha da kızıştığı bölgelerde konuşlandırdıkları gözlem noktalarını ve mevzileri tahliye etmeye devam edeceğini gösteriyor.

Ancak Rus gözlemcilerin deyimiyle bu ‘taktiksel geri çekilmeler’, Rusya'nın daha geniş kapsamlı adımlar atacağı anlamına gelmiyor. Şarku’l Avsat'a konuşan bir Rus analiste göre, Suriye'deki Rus askeri varlığı, Batı ile şiddetlenen çatışmanın arka planında önemini arttırdı.

Ancak bu analiz, özellikle İsrail'in Suriye coğrafyasındaki operasyonlarının kapsamını genişletmeye yönelik potansiyel planları açısından gelecekteki gelişmelerin doğasıyla bağlantılı görünüyor. Kremlin'in dün (Perşembe) Suriye'deki durumun daha da kötüye gitmesine karşı yaptığı uyarılar bunu açıkça ortaya koydu.

Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov, “İsrail'in Suriye'deki düşmanca eylemlerinin coğrafyasının olası genişlemesi, Ortadoğu için feci sonuçlar doğuracaktır” dedi.

Ancak Peskov, gazetecilerin, gelişmelerin İsrail'in İran ve Hizbullah güçlerini takip etmek üzere Suriye içinde bir kara harekâtına yol açması halinde Rusya'nın olası tepkisine ilişkin sorularını yanıtlamaktan kaçındı. Peskov sadece, ‘sonraki gelişmeler hakkında spekülasyon yapmanın şu anda uygun olmadığı’ şeklinde muğlak bir göndermede bulundu.

Ateşli mesajlar

Aynı zamanda Moskova'nın İsrail'in Suriye'deki askeri hamlelerini eleştirirken kullandığı retoriğin yeni bir seviyeye ulaştığı görüldü. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Suriye'deki son saldırıları ‘sivilleri hedef alan ve uluslararası yasaları ağır bir şekilde ihlal eden saldırganlık’ olarak tanımlayan öfkeli tonu, Moskova'nın daha önce kullanmadığı güçlü bir kınama içeriyordu.

zxs
Hmeymim Hava Üssü yakınlarındaki bir Hizbullah deposunda meydana gelen patlamadan (sosyal medya siteleri)

Ancak gerilim sadece açıklamaların tonuyla sınırlı kalmadı; son zamanlarda İsrail ve Rusya'nın doğrudan ateşli mesajlar verdiği görüldü. Rus ordusunun 2015 sonbaharında Suriye'de konuşlanmaya başlamasından bu yana ilk kez Hmeymim Hava Üssü’ne ait tesislerin bombalanması bunun bir örneğiydi.

Moskova'nın bu gelişme hakkında hiçbir yorum yapmaması ve askeri sözcünün Suriye'deki durumla ilgili periyodik bilgilendirmelerde bulunurken bu konuya değinmekten kaçınması dikkat çekicidir. Ancak İsrail kaynaklarına göre bombalamanın Hizbullah için savaş ekipmanı ve mühimmat içerdiğine inanılan bir depoyu hedef aldığı ortaya çıktı. Moskova mesajı anladı ve olayla ilgili yorum yapmadı. Sadece benzer bir ateşli mesajı, ‘teröristleri’ hedef aldığını söyleyerek, Suriye'nin doğusunda bulunan et-Tanf Üssü yakınlarındaki yerleri bombaladığında tamamen farklı bir hedefe gönderdi.

nyjukıl
Suriye'nin Lazkiye kentinin güneydoğusundaki Hmeymim Hava Üssü’nde bir Rus savaş uçağı, Ekim 2015. (Sputnik)

Ukrayna'da savaşın başlamasından birkaç ay sonra, 2022 yazında Suriye'deki güçlerini azaltmaya başlayan Moskova'nın Suriye'de Hizbullah'a ve İran destekli bazı milislere geniş imkânlar sağladığı biliniyor. Rus güçleri, İran tarafından kontrol edilen Suriye havaalanlarının bombalanmasının ardından bu gruba silah ve teçhizat transferini kolaylaştırdı.

Moskova ayrıca, Hizbullah güçlerinin ve işbirlikçi milislerin Golan'dan Suriye'nin derinliklerine doğru 80 kilometre uzakta kalmasını öngören önceki anlaşmanın ihlal edilmesine rağmen, Hizbullah birliklerinin Suriye'nin güneyinde yeniden konuşlanmasına göz yumdu.

Veriler Rusya'nın binlerce asker ve subayını Suriye’den geri çekerek Ukrayna'ya kaydırdığını gösteriyor. Rus askeri çevreleri bu hamleyi “Rus kuvvetlerinin, özellikle de kara kuvvetlerinin, terörle mücadele ve Suriye hükümetinin mevzileri üzerindeki kontrolünü güçlendirme ana görevi başarıldıktan sonra Suriye'de artık özel bir görevi kalmadı” şeklinde gerekçelendirdi.

Ancak bir askeri yorumcuya göre kuvvetlerin azaltılması Moskova'nın Suriye'deki önceliklerinin azalması anlamına gelmiyor; zira ‘hava kuvvetlerinin stratejik varlığı ve uzun menzilli yetenekleri Suriye coğrafyasından daha geniş görevlere sahip ve Rusya'nın Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki varlığıyla ilgili.’

Değişen öncelikler

Bu değerlendirme elbette Gazze'de başlayan, Lübnan'a sıçrayan ve şimdi Suriye'yi ciddi şekilde tehdit eden gelişmelerden önceydi. Burada Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yaklaşık iki ay önce Suriyeli mevkidaşı Beşşar Esed'i Moskova'da kabul ettiği ve ‘bölgenin çok tehlikeli gelişmelere sahne olmak üzere olduğu ve Suriye'nin bu gelişmelerden izole edilmeyeceği’ uyarısında bulunduğu konuşmasına dönmemiz gerekiyor.

cvfbo8l
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed arasında Kremlin'de gerçekleşen görüşmeden (AFP)

Putin'in uyarısı, Rusya'nın bölgedeki beklentilere ve Gazze Şeridi'ndeki savaşın genişlemesinin sadece bir zaman meselesi olduğuna dair ilk işaretiydi. Bu koşullar altında Moskova'nın yeni durumla başa çıkmak için planlarını formüle edip etmediği henüz net değil. Bazı önde gelen Rus uzmanlar daha önce Rusya'nın Suriye'ye yönelik her düzeyde kapsamlı bir stratejisinin olmamasını eleştirmişti. Bu, Moskova'nın nihai bir siyasi çözüme yönelik uzak vizyonu, Türkiye'ye yönelik tutumu ve kuzeydeki ve İdlib bölgesindeki hamleleri, ABD'nin varlığı ve son olarak Gazze çevresindeki durum kötüleşmeden ve savaş Lübnan ve Suriye'ye sıçramadan önce bile Suriye'de giderek artan İsrail etkinliği için geçerli.

Uzmanlar Moskova'nın Suriye'de stratejik bir askeri varlık sürdürmenin öneminden hareket ettiğini, ancak bunun Moskova için çok maliyetli olmayacağını belirtiyor.

x cvfdbg
Rusya Savunma Bakanlığı'nın bir videosundan alınan görüntüde, Suriye'nin Tartus kenti açıklarında Akdeniz'de yapılan stratejik komuta ve personel tatbikatı sırasında Rus fırkateyni Admiral Grigorovich ve bir Kamov Ka-27 helikopteri havalanırken görülüyor. (AP)

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanı'nın geçen yılın sonunda ülkesinin Suriye'deki güçlerinin varlığının ‘geçici olduğunu ve Rusya için faydalı olduğu sürece devam edeceğini’ söylediğini hatırlamakta fayda var.

Söz konusu açıklamada “Rus askeri güçleri, bize çok yakın olan dünyanın bu hayati bölgesinde Rusya'nın çıkarlarını sağlamak için oradalar” diyen Putin, Moskova'nın ‘bu askeri birlikleri Suriye'den çekmeyi henüz planlamadığını’ vurgulamıştı.

İlginç bir şekilde Putin, Suriye'deki Rus mevzilerini ‘üs’ değil ‘nokta’ olarak nitelendirdi ve Moskova'nın orada ‘uzun vadeli yapılar’ inşa etmediğini belirtti. Putin, ülkesinin gerekirse tüm askeri personelini ‘yeterince hızlı bir şekilde’, herhangi bir maddi kayıp olmadan geri çekebileceğini de sözlerine ekledi.

cdsvfg
Golan Tepeleri'nde Hizbullah tarafından bombalanan bir İsrail mevzisi, 26 Haziran. (AP)

Uzmanlar Putin'in konuşmasının, durumun daha da kötüleşmesi ve Rus güçlerinin Suriye'deki varlıklarının stratejik avantajını kaybetmesi halinde Rusya'nın atacağı adımların seviyesini doğru bir şekilde tanımladığına inanıyor.

Ancak bazı uzmanlara göre bu durum, Moskova'nın genelde bölgede, özelde ise Suriye ve Irak'ta ABD çıkarlarına karşı çeşitli güçleri destekleme anlamında Washington için durumu zorlaştırma politikasını sürdürmesini engellemiyor. Bu durum İsrail'in Suriye ve çevresindeki hareketlerinin bir sonraki aşamasına da yansıyabilir. Analistlere göre bu politika, Moskova gelişen sahnenin mekanizmalarına dayanarak bölgedeki hareketleri için yeni planlar geliştirene kadar devam edecek.



İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için Amerika'nın desteği

İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
TT

İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için Amerika'nın desteği

İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, Hizbullah'ın "düşman olduğunu, Lübnan hükümeti veya halkının düşman olmadığını" iddia ederek, İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için görünüşte bir kılıf sağladı.

Şarku’l Avsat'ın İsrail'in Lübnan devletine ait sivil tesisleri ve altyapıyı hedef alması ve Trump yönetiminin İsrail güçlerinin Lübnan topraklarına derinlemesine nüfuz etmesine "yeşil ışık" yaktığı yönündeki haberlere ilişkin sorularına yanıt olarak ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Başkan Trump'ın bu hafta şunları söylediğini aktardı: "Lübnan halkını seviyoruz ve çok çalışıyoruz. Hizbullah'tan kurtulmalıyız." Sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in, Hizbullah ve topraklarını tehdit eden diğer İran destekli terörist güçlere karşı kendini savunma hakkını tamamen destekliyor" diyerek, "İsrail'in düşmanı Hizbullah'tır, Lübnan hükümeti veya halkı değil" diye vurguladı. Sözcü ayrıca, "Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan hükümetinin Hizbullah'ı silahsızlandırma ve İran'ın Lübnan'daki tüm vekalet faaliyetlerine son verme niyetini destekliyor" diyerek, bunu "bölgesel barışa doğru atılmış önemli bir adım" olarak değerlendirdi.

Bu açıklamalar, Lübnan'ın güneyde ve muhtemelen Bekaa Vadisi'nde de büyük ölçekli bir İsrail işgalinin eşiğinde olduğunu gösteriyor.

İsiminin açıklanmasını itemeyen sözcü, "özel diplomatik görüşmeler" olarak nitelendirdiği konu hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'nın "Lübnan ile diplomatik çabalarımızı aktif olarak yönettiğini" belirtti.

ABD'li yetkili, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın İsrail ile doğrudan müzakereler yapılması yönündeki önerileri hakkında yorum yapmadı; ancak Trump yönetimi, 1948'den beri süregelen düşmanlık durumunu sona erdirecek bir barış anlaşmasını destekliyor.

Lübnan'dan bir müzakere heyetinin kurulması olasılığına ilişkin haberler arasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaş sırasında Lübnan dosyasını yönetmekle eski bakan Ron Dermer'i görevlendirdi.

Amerikan ve İsrail medyasında son zamanlarda yer alan haberlere göre Başkan Trump, İsrail'e Lübnan'daki faaliyetlerini genişletmesi için "izin vermiş" veya "yeşil ışık yakmış" olabilir; bu genişleme, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgenin kontrolünü ve Hizbullah'ın askeri altyapısının tasfiye edilmesini de içerebilir.

Axios haber sitesi, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail başbakanının hükümetinin "Gazze'de yaptıklarımızı" tekrarlayacağını, buna Hizbullah'ın silah depolamak ve saldırı düzenlemek için kullandığı binaların yıkılmasının da dahil olduğunu söylediğini aktardı.

İsrail ordusu, İran'la savaşın başlamasından bu yana Lübnan sınırına üç zırhlı tümen ve bir piyade tümeni konuşlandırdı ve son iki haftadır bazı kara birlikleri sınırlı operasyonlar düzenledi.

Beyaz Saray yetkilisi, "Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'tan gelen tehditlere karşı kendini savunma hakkını tanımaktadır" dedi ve ekledi: "Askeri operasyonlarıyla ilgili yorum için sizi İsrail hükümetine yönlendiriyorum."

ABD yetkilileri, İsrail'in Refik Hariri Uluslararası Havalimanı ve ona giden yolları hedef almayacağına dair anlaşmaya vardığını söyledi.

Axios ise bir ABD yetkilisinin şu sözlerini aktardı: "İsrailliler, Hizbullah'ın bombardımanını durdurmak için gerekeni yapmalıdır."


İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
TT

İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, ABD ile başlayan saldırının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen İran'a 7 bin 600, Hizbullah ile savaşın 2 Mart'ta başlamasından bu yana ise Lübnan'a bin 100 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu dün yaptığı açıklamada, "İran genelinde operasyonlar yürüttüğünü ve yaklaşık 7 bin 600 hava saldırısı gerçekleştirdiğini, bunların 2 binden fazlasının İran rejimine ait karargah ve hedeflere, yaklaşık 4 bin 700'ünün ise İran füze programına yönelik olduğunu" belirtti.

Ordu ayrıca, Lübnan'da da " bin 100'den fazla hava saldırısı" gerçekleştirdi; bunların yaklaşık 190'ı Hizbullah'ın seçkin birliği Radvan Gücü'nü hedef alırken, 200'den fazla hava saldırısı da füze rampaları veya fırlatma rampalarına yönelikti.

Norveç Mülteci Konseyi, İsrail'in Hizbullah ile savaşın devam etmesi nedeniyle sakinlerden tahliye talebinde bulunduğu alanı perşembe günü genişletmesinin ardından, tahliye bildirimlerinin artık Lübnan topraklarının yüzde 14'ünü kapsadığını belirtti.

Ortadoğu'daki savaş, ABD-İsrail ortak saldırılarının ilk gününde İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine misilleme olarak Hizbullah'ın İsrail'e roket fırlatmasının ardından 2 Mart'ta Lübnan'a sıçradı. O zamandan beri İsrail, Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları, güneyine yönelik askeri müdahaleler ve halk için tekrarlanan tahliye uyarılarıyla karşılık verdi.

Konsey dün yaptığı açıklamada, "İsrail'in tahliye emirleri şu anda yaklaşık bin 470 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor; bu da Lübnan'ın alanının yüzde 14'üne tekabül ediyor ve güneyi, Beyrut'un güney banliyölerini ve ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'nin bazı kısımlarını kapsıyor" ifadelerini kullandı.

Lübnan yetkilileri, savaşın başlamasından bu yana ülke içinde 800 binden fazla yerinden edilmiş kişiyi kayıt altına aldı; bunlardan yaklaşık 130 bini resmi sığınaklara yerleşti.


Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail ile Hizbullah arasında devam eden savaşın ortasında, İsrail'in güney Lübnan'daki bir sağlık merkezine düzenlediği hava saldırısında 12 sağlık personelinin öldüğünü duyurdu.

Bakanlık yaptığı açıklamada, "Burc Kalaviye'deki temel sağlık merkezini hedef alan İsrail düşman saldırısında şehit düşen sağlık çalışanları" için başsağlığı dileklerini iletti.

Bakanlık yaptığı açıklamada, “Merkezde doktor, sağlık görevlisi ve hemşire 12 görevli öldürüldü ve bir sağlık çalışanı yaralandı. Bu henüz ön verilerdir, kayıp kişileri arama çalışmaları devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Bakanlık, bu saldırının, Al-Savana'da sağlık görevlilerine yönelik saldırının ardından sadece birkaç saat içinde gerçekleşen ikinci saldırı olduğunu ve bu saldırıda iki sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini ifade etti.