Gazze Şeridi'nin kuzeyinde “generallerin planı” mı uygulanıyor?

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki kara harekatının kapsamını genişletirken kuşatma altındaki yaklaşık 200 bin kişinin suya, gıdaya ve yakıta ulaşmasını engelliyor

Dün Gazze Şeridi'nin kuzeyinden kaçmaya çalışan Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze Şeridi'nin kuzeyinden kaçmaya çalışan Filistinliler (Reuters)
TT

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde “generallerin planı” mı uygulanıyor?

Dün Gazze Şeridi'nin kuzeyinden kaçmaya çalışan Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze Şeridi'nin kuzeyinden kaçmaya çalışan Filistinliler (Reuters)

İsrail dün, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yürüttüğü kara harekatının kapsamını aniden genişletti. Sekiz gün önce kara saldırıları başlattığı Cibaliye Mülteci Kampı yakınlarındaki birçok bölgenin hava bombardımanları, topçu saldırıları ve insansız hava araçlarından (İHA) açılan ateşin ortasında tahliye edilmesini emretti. Tüm bunlar daha fazla can kaybına ve yıkıma neden olurken, hedef alınan bölgede mahsur kalan yaklaşık 200 bin kişinin su, gıda ve yakıtının kesildiği bildirildi.

İsrail ordusu, Cibaliye el-Beled, Cibaliye en-Nezile ve Şeyh Rıdvan mahallelerinin (Ebu Iskender bölgesi) bazı kısımlarında yaşayanlardan buraları derhal boşaltmalarını istedi. Yaklaşık 120 binden fazla Filistinlinin yanı sıra aylardır bu mahallelere yığılmış olan binlerce yerinden edilmiş Filistinliye ev sahipliği yapan bu mahalleler korku ve endişe içinde derhal boşaltılırken tahliye, kaosa neden oldu.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şeyh Rıdvan Mahallesi sakinlerinden Mustafa Halva (49), “Durum çok ürkütücü. Dünya Lübnan'da olanlarla meşgulken, Gazze Şeridi'nin kuzeyini işgal etmeye karar verdikleri çok açık. Gazze Şeridi'nin kuzeyinin boş kalması için bizi Gazze Şeridi'nin güneyine taşınmaya zorlamak istiyorlar” dedi.

İsrail'in kuzeydeki bu hamleleri, Beyt Lahiye'nin kuzeyinde ve batı bölgelerinde bölge sakinleri tarafından gözlemlenen diğer habersiz hareketlerle aynı zamanda gerçekleşti. Bu hamleler arasında başta el-Kerame, istihbarat karargâhı çevresi ve el-Magusi bölgeleri olmak üzere Gazze Şehri'nin kuzey bölgelerini hedef alan bombardımanlar yer aldı.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki durum, İsrail'in Cibaliye Mülteci Kampı’nda devam eden askeri operasyonu önemli ölçüde genişlettiğini gösteriyor. Sıkılaştırılmış bir kuşatma ile kamp sakinlerinin çoğunun yardım, yakıt, içme suyu ve bazı gıda maddelerine ulaşmaları engellendi.

Görsel kaldırıldı.İsrail'in cuma gecesi Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısında öldürülen yakınları için ağlaya Filistinli bir genç (AFP)

Bölge sakinleri, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşananların, özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kısa süre önce uygulanabilirliğinin araştırılması talimatı vermediği ve son günlerde İsrail basının geniş yankı uyandıran ‘generallerin planı’ adlı planının sessizce uygulanmaya konulmuş olmasından endişe ediyor.

Gazze Şehri'nde yaşayan Mervat Mansur (53) “Bizi güneye doğru itmek istedikleri açık. Bizi tamamen kuşatıyorlar, operasyonu genişletiyorlar, binaları yıkıyorlar, sığınakları hedef alıyorlar ve (kuzeyden) ayrılmamız için üzerimize broşürler atıyorlar” diye konuştu.

Başta eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Emekli General Giora Eiland olmak üzere İsrail ordusunun eski generalleri tarafından hazırlanan ve Netanyahu ile ordunun komuta kademesine sunulan ‘generaller planı’, Hamas’ın Gazze'nin kuzeyinden tamamen silinmesini, bölgenin tamamen boşaltılmasını, kapalı bir askeri bölgeye dönüştürülmesini, insani yardımların bölgeye girişinin engellenmesini ve geride kalanların ‘terörist’ olarak kabul edilerek tasfiye edilmesini öngörüyor.

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth'a konuşan askeri bir kaynak, operasyonun amacının Hamas'ın Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yeniden toparlanmasını engellemek olduğunu söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki İçişleri Bakanlığı, İsrail'in planı uygulamasını engellemek amacıyla kuzeyde yaşayanlara işgal güçlerinin tehditlerine ve açıklamalarına kulak asmamaları, evlerinde, yerleşim bölgelerinde ve sığınaklarında kalmaları ve buraları boşaltmamaları çağrısında bulundu.

Helva ve Mansur'un yanı sıra Şarku’l Avsat’ın görüştüğü diğer Gazzeliler de İsrail’in uyarılarına rağmen bölgelerini terk etmeyeceklerini vurguladılar.

Gazze sakinlerinden Vail en-Neccar (31) ise şunları söyledi:

“Ben burada Cibaliye’de kalıyorum. Biz öldük, her şeyimizi kaybettik. Kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Her şeyi deniyorlar. Suyu ve yiyeceği kestiler, şimdi de bombalıyorlar. Ama ben burada ölmeye hazırım, güneyde değil.”

Dünya Gıda Programı (WFP) Gazze Şeridi'nin kuzeyine giden gıda yardımı hatlarının kesildiğini doğruladı. WFP, Gazze Şeridi'nde kıtlık riskinin ‘hala olduğunu’ belirtti.

Görsel kaldırıldı.Gazze Şeridi'nin kuzeyinden dün ayrılan bölge sakinlerinden bazıları (AFP)

WPF tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada “1 Ekim’den beri Gazze'nin kuzeyine hiçbir gıda yardımı ulaşmadı” denildi. Yaşananların yansımalarının binlerce Filistinli ailenin gıda güvenliği açısından felaket olduğu vurgulanan açıklamada, devam eden bombardıman ve tahliye emirleri nedeniyle Gazze'nin kuzeyindeki gıda dağıtım noktalarının kapanmak zorunda kaldığı, faaliyet gösteren tek fırının vurulmasının ardından yandığı vurgulandı.

Gazze Şeridi'ndeki Filistin Sivil Savunma Müdürlüğü, Cibaliye Mülteci Kampı ve çevresindeki bazı bölgelerde yaşayanların yedi gündür suya ve gıdaya ulaşamadığını açıkladı.

Açıklamada, Cibaliye Mülteci Kampı ve çevresindeki 200 bin vatandaşın, İsrail’in düzenlediği bombardımanlar ve uyguladığı boğucu ablukadan kaynaklı açlık ve susuzluk nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya oldukları belirtildi.

İsrail'in saldırıları hayatın her alanını etkiliyor. İsrail ordusu son günlerde Cibaliye ve Beyt Lahya'da faaliyet gösteren Kemal Advan, el-Avde ve Endonezya hastanelerindeki hastaların ve sağlık personelinin tahliye edilmesini istedi, ancak doktorlar tüm saldırılara rağmen hastaneleri boşaltmayı reddetti.

İşgalci İsrail ordusu dün sabah Cibaliye Mülteci Kampı ve çevresindeki bazı bölgelerden yaralıları kabul eden Kemal Advan Hastanesi'ne yakıt taşıyan bir kamyonun girişine izin verdi. Şifa Hastanesi Ambulans ve Acil servis Müdürü Faris Afane’ye göre yaralılar büyük zorluklarla ve ateş altında tahliye ediliyordu.

Afane, Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki evinden WhatsApp aracılığıyla gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail ordusuna ait askeri araçların hareketliliği ve İHA’lar tarafından rastgele ateş açılması nedeniyle ulaşamadıkları vakalar olduğunu belirtti.

Gazze şehri de dahil olmak üzere Gazze’nin kuzeyinde yaşayanlar her gün, Cibaliye Mülteci Kampı ile et-Tevam ve es-Saftavi bölgelerindeki evlerin havaya uçurulmasından kaynaklandığı tespit edilen deprem benzeri sarsıntılara neden olan büyük patlama sesleri duyuyorlar.

Cibaliye Mülteci Kampı içindeki bazı barınaklarda yaşayan ve doğrudan veya dolaylı olarak hedef alınan kamp sakinleri, kamp içinde neler olup bittiğini ayrıntılı olarak bilmiyorlar. Gazeteciler de kara harekatının başlamasından bu yana birçok kez hedef alındıkları için kampın içinde neler olup bittiğine dair net bir bilgiye sahip değiller.

Gazze şehri ve Gazze’nin kuzeyi, 370 binden fazla Filistinliye ev sahipliği yapıyor ve bu bölgelerde tam bir karmaşa hâkim.

Hamas, işgalci İsrail’in, Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki katliamlarının, bölge sakinlerinin topraklarında kalma kararlılığı ve yerlerinden edilmelerine yönelik tüm girişimleri reddetmeleri nedeniyle cezalandırmayı amaçladığını belirtti. Fetih Hareketi (El Fetih) Merkez Komitesi ise Gazze Şeridi'nin kuzeyinin İsrail tarafından yok edilmekte olduğunu belirterek, kendilerine yönelik ‘soykırımın’ hız kazanması karşısında bölge sakinlerini kurtarmak için acil müdahale çağrısında bulundu.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.