Hamas yetkilisi: Gazze sorunu çözülmeden Ortadoğu'daki çatışmalar sona ermez

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (Reuters)
TT

Hamas yetkilisi: Gazze sorunu çözülmeden Ortadoğu'daki çatışmalar sona ermez

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (Reuters)

Hamas'ın üst düzey yetkilisi Basim Naim dün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki köklü kriz çözülmeden Ortadoğu'da hızla büyüyen ve Lübnan'a ve ötesine yayılan çatışmaların sona ermesinin mümkün olmadığını söyledi.

Gazze savaşı ikinci yılına girerken, İsrail güçlerinin İran destekli Hizbullah militanlarıyla sahada çatıştığı Güney Lübnan'da çatışmalar alevlendi ve söz konusu çatışmaların Tahran'la kapsamlı bir savaşa dönüşeceği korkusu arttı.

Çatışmaları durdurmaya yönelik diplomatik çabalar durdu. Şimdi gözler İsrail'e iki hafta önce ikinci kez füze saldırısı düzenleyen İran'a yönelik olası bir İsrail saldırısına çevrildi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre Naim şunları söyledi: “Mesele çok karmaşık ve her iki cephede de iç içe geçmiş durumda. Gazze Şeridi'ndeki asıl çatışma çözülmeden bir ateşkes anlaşmasına varmak ya da bu çatışmaya kalıcı bir çözüm bulmak kolay değil.”

Naim'in sözleri, Yemen'deki İran destekli Husileri de içine alan ve bu hafta İsrail'e bir füze savunma bataryası gönderen ABD'yi de tehdit eden bir savaşı durdurmanın ne kadar zor olduğunun altını çiziyor.

Gazze savaşı, Hamas savaşçılarının 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine düzenlediği ve İsrail istatistiklerine göre bin 200 kişinin ölümüne ve 250'den fazla kişinin de esir alınmasına neden olan saldırıyla başladı. Gazze'deki yetkililer, İsrail'in buna karşılık olarak başlattığı askerî harekâtın 42 binden fazla insanın ölümüne yol açtığını, Gazze Şeridi'nin büyük bölümünü tahrip ettiğini ve nüfusun büyük bölümünü göçe zorladığını söylüyor. İsrail, Hamas'ı Gazze Şeridi'nde askeri ve idari bir güç olarak ortadan kaldırma sözü verdi.

Ateşkes olsa bile sükûnet yok

Hizbullah son zamanlarda Lübnan'da olası bir ateşkesten bahsetmeye başladı, ancak Naim bunun Ortadoğu'daki diğer cephelere yayılan çatışmayı çözmeyeceğini ifade etti. Naim, “Lübnan'da ateşkese varsalar bile bölge sakinleşmeyecek. Çünkü ister Lübnan ister Filistin'le ilgili olsun tüm meseleleri çözmeyi tartışmıyorlar” dedi.

Katar ve Mısır'ın aracılık ettiği ateşkes ve İsrailli esirlerin iadesi çabaları sonuçsuz kalırken, İsrail ve Hamas görüşmelerin tıkanmasından birbirlerini sorumlu tutuyor.

Naim, arabulucuların çatışmanın Gazze sınırlarının ötesine yayılmasından dolayı ‘hayal kırıklığına uğradıklarını’ söyledi ve görüşmelerin başarısız olmasından İsrail'i sorumlu tuttu.

Naim, “İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından belirlenen yeni şartlarla müzakerelere başlayamayız” ifadesini kullandı.

Hamas'ın askeri kabiliyetlerini ve Gazze Şeridi'ni yönetme yetkisini ortadan kaldırmaya söz veren İsrail’in, iki hafta önce Gazze Şeridi'nin kuzey kesiminde gerçekleştirdiği büyük saldırının ardından Gazze Şeridi'ndeki askerî harekâtında görünürde bir son yok.

Naim, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyine yönelik son saldırısını diğer saldırılardan farklı olarak ‘boğucu ve şiddetli bir kuşatma’ olarak tanımladı.

Naim, “Bu saldırı önceki operasyonlardan daha acımasız ve saldırgan; doğrudan sivillerin yaşadığı evleri hedef aldı” dedi.

Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı vahim insani koşullar konusunda uluslararası kaygılar artarken İsrail, askeri operasyonları sırasında son birkaç gün içinde onlarca Hamas militanını öldürdüğünü açıkladı. ABD İsrail'e daha fazla yardımın girmesini sağlaması çağrısında bulundu.

Ancak Naim, ABD'nin çağrılarının İsrail'e verdiği açık destekle tutarsız olduğunu belirtti.

Naim sözlerini noktalarken, “Amerikalıların daha fazla yardım ve insani yardım çağrısı yaptıkları bir dönemde, İsrail'e milyarlarca dolar göndermeleri, askeri teçhizat sevkiyatı yapmaları ve uluslararası iradeyi engellemek için Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde her seferinde veto kullanmaları nasıl anlaşılabilir?” diye sordu.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.