İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırılarda biri çocuk 4 kişi öldü

Beyrut Uluslararası Havaalanı yakınlarına düzenlenen hava saldırısının ardından Middle East Airlines pisti değiştirildi

Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen hava saldırıları sonrası bölgeden dumanlar yükseliyor (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen hava saldırıları sonrası bölgeden dumanlar yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırılarda biri çocuk 4 kişi öldü

Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen hava saldırıları sonrası bölgeden dumanlar yükseliyor (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen hava saldırıları sonrası bölgeden dumanlar yükseliyor (Reuters)

Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerinin eteklerinde bulunan ülkenin en büyük devlet hastanesinin yakınlarına düzenlediği hava saldırısında biri çocuk dört kişinin öldüğü bildirildi. İsrail, akşam saatlerinde bölgeyi hedef alan hava saldırıları düzenledi. Bu saldırı da onlardan biriydi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Düşman İsrail Hariri Hastanesi çevresine hava saldırısı düzenledi. İlk belirlemelere göre aralarında bir çocuğun da bulunduğu dört kişi şehit oldu, 24 kişi yaralandı. Hastane ağır hasar gördü” ifadeleri yer aldı.

Şarku'l Avsat'ın Lübnan resmi haber ajansı NNA’dan aktardığına göre, Beyrut'un güney banliyölerindeki farklı mahallelere en az 13 hava saldırısı düzenlendi. NNA, İsrail’in bombardıman öncesi bölgedeki binaların boşaltılmasına ilişkin yeni talimatlar gönderdiğini belirtti.

NNA, İsrail savaş uçaklarının şimdiye kadar Beyrut'un güney banliyölerine 13 saldırı gerçekleştirdiğini, güney banliyölerinde ise el-Evzai Mahallesi’ne hava saldırısı düzenlendiğini kaydetti. El-Evzai Mahallesi, Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimin başlamasından bu yana ilk kez hedef alındı.

Ayrıca düşmanca bir saldırının güney banliyölerindeki Alame İstasyonu yakınlarındaki Haret Hireyk bölgesini hedef aldığını aktaran NNA, daha sonra Haret Hireyk’a yeni bir hava saldırısı daha düzenlendiğini bildirdi.

Öte yandan Lübnan Emel Hareketi çevreleri, hareketin Cenne bölgesindeki ofisinin ya da şubelerinden birinin hedef alındığı yönündeki haberleri yalanladı.

NNA’nın haberine göre hava saldırılarından birinde Lübnan'ın en büyük devlet hastanesi olan güney banliyöleri yakınlarındaki Cenne bölgesinde yer alan Refik Hariri Üniversite Hastanesi’nin çevresi hedef alındı.

Hizbullah'a bağlı sivil savunma grubu olan İslami Sağlık Kurumu’ndan bir yetkili adının açıklanmaması koşuluyla yaptığı açıklamada, el-Evzai bölgesine düzenlenen hava saldırısının ardından ‘kurtarma faaliyetlerinin devam ettiğini’ söyledi. Yetkili, saldırının tahliye alarmının verildiği saate yakın bir zamanda gerçekleştiğini ve insanların kaçması için zaman olmadığını belirtti.

İnsanlar arasında panik yaşandığını ve bölgenin yoğun nüfuslu olduğunu, insanların sokaklara döküldüğünü belirten yetkili, kurtarma faaliyetlerinin sürdüğünü söyledi. Yetkili, daha sonra dört kişinin öldüğünü, çok sayıda yaralı olduğunu ve halen enkaz altında kalanları kurtarma çalışmalarına devam edildiğini bildirdi.

Beyrut'un güney banliyölerindeki çoğu mahalle boşaltılmış olsa da daha önce hiç hedef alınmadığı için el-Evzai Mahallesi’nde halen yoğun bir nüfus bulunuyordu.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan bir güvenlik kaynağı, İsrail'in, güney banliyöleri yakınlarındaki Beyrut Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırının ardından Middle East Airlines pistinin değiştirildiğini söyledi.

Kimliğinin gizli tutulması şartıyla konuşan kaynak, Middle East Airlines'ın iniş pistinin, ana pistin el-Evzai Mahallesi’ni hedef alan saldırının yapıldığı yere yakınlığı nedeniyle değiştirildiğini belirtti.

Öte yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundan yaptığı açıklamada, Beyrut Uluslararası Havaalanı çevresi de dahil olmak üzere tahliye edilmesi gereken yerleri gösteren bir uyarı mesajı yayınladı. Mesajda “Savunma Kuvvetlerinin kısa bir süre zarfında harekete geçeceği belirtildi ve Hizbullah’a ait tesislerin ve çıkarların civarındasınız” denildi.



Gazze 2005’ten bu yana ilk kez sandık başına gidiyor

Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
TT

Gazze 2005’ten bu yana ilk kez sandık başına gidiyor

Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)
Salı günü Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta iki Filistinli kadın yerel seçimlerdeki oy kullanma talimatlarını okurken (AFP)

Filistin Merkezi Seçim Komisyonu, 2005 yılından bu yana Gazze Şeridi'nde düzenlenecek ilk yerel seçimler için yoğun hazırlıklar yürütüyor. Önümüzdeki cumartesi günü Batı Şeria ile eş zamanlı olarak başlayacak seçimler için Filistin Yönetimi, İsrail savaşının ardından Gazze'nin en az hasar gören bölgesi olarak belirlenen Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah şehrini seçimlerin yapılacağı tek bölge olarak seçti.

Gazze'de yerel seçimler son olarak 2005 yılında düzenlenmişti. O seçimlerde Hamas oyların çoğunluğunu kazanmıştı. O tarihten 2023 yılına kadar Hamas, yerel komite ve belediyelerin üyelerini bizzat atayıp onaylıyordu.

Seçimlerde şehrin aşiret ve koalisyonlarını temsil eden 4 liste yarışıyor. Hamas bu seçimlerde ne bir aday gösterdi ne de yarışanlardan herhangi birini desteklediğini açıkladı.

Gazze Yüksek Seçim Komisyonu'nun bölge direktörü Cemil el-Halidi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, seçim sürecinin tamamının Filistin sivil polisi tarafından -ki bu fiilen Hamas hükümetine bağlı polis gücü oluyor- güvence altına alındığını söyledi.

Merkezi Seçim Komisyonu, nüfus kayıtlarına göre Deyr el-Belah'ta oy kullanma hakkına sahip olanların sayısının yaklaşık 70 bin 449’a ulaştığını ve bu seçmenlerin 12 sandık merkezinde oylarını kullanacaklarını açıkladı.


Kota mücadelesi Irak hükümetinin müzakerelerini aksatıyor

Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
TT

Kota mücadelesi Irak hükümetinin müzakerelerini aksatıyor

Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak Temsilciler Meclisi’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)

Irak’taki Şii Koordinasyon Çerçevesi içinde, yeni başbakanın belirlenmesi sürecinde siyasi tıkanıklık yaşanıyor. Tıkanıklığın, koalisyon içindeki iki temel anlaşmazlık ekseninden kaynaklandığı belirtiliyor: ‘başbakan adayının seçilme yöntemi ve bakanlıkların taraflar arasında dağılımı’.

Kaynaklara göre, son günlerde birkaç kez ertelenen koalisyon liderleri toplantısında iki farklı yaklaşımı birleştirecek ‘orta yol’ arayışı öne çıkıyor. İlk yaklaşım, koalisyonu oluşturan blokların ‘seçim ağırlığına’ göre hareket edilmesini öngörürken, ikinci yaklaşım tüm tarafların kabul edebileceği bir adayın ‘siyasi uzlaşı’ ile belirlenmesini savunuyor.

Öte yandan, Koordinasyon Çerçevesi önceki iki toplantıda aday ismi üzerinde uzlaşma sağlayamadı. İki ana aday arasında oyların eşit dağılması, koalisyon içindeki bölünmeyi derinleştirirken, nihai karar kritik öneme sahip yeni bir toplantıya bırakıldı. Anlaşmazlıkların sürmesi halinde ise sürecin yeniden ertelenebileceği değerlendiriliyor.

Süre dolmadan

Bu bağlamda Iraklı bir siyasi kaynak, anayasal sürenin dolmasına kısa süre kala başbakanlık dosyasının önümüzdeki saatlerde sonuçlandırılabileceğini belirtti.

Kaynak yaptığı açıklamada, “Dosyanın bir şekilde sonuçlanmasını bekliyorum. Çünkü önümüzdeki cumartesi günü süre kesin olarak sona eriyor. Ayrıca gecikmenin devam etmesi, kendi tabanlarını bile olumsuz etkilemeye başladı” ifadelerini kullandı.

Kaynak, “Eğer ittifak içinde seçim ağırlığı kriteri benimsenirse, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin adayı İhsan el-Avadi daha avantajlı konumda olacak. Ancak karar Koordinasyon Çerçevesi liderleriyle sınırlı kalırsa, rekabet 12 oy üzerinden sürecek. Bu durumda denge Basim el-Bedri lehine kayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, anlaşmazlığın yalnızca başbakanın belirlenme yöntemiyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda bakanlıkların ve kilit görevlerin dağılımına ilişkin iç dengeleri de kapsadığı belirtiliyor. Bu durumun, bazı tarafların herhangi bir adaya verecekleri desteği, gelecekteki hükümette alacakları payla ilişkilendirmesine yol açtığı ve müzakere sürecini daha da karmaşık hale getirdiği ifade ediliyor.

Bu çerçevede, Koordinasyon Çerçevesi içinde öne çıkan iki aday arasında yakın düzeyde destek oluştuğu, bunun da oy dengelerinde fiili bir eşitliğe yol açtığı aktarılıyor. Uzlaşı sağlanamaması ya da çoğunlukla karar alınamaması halinde ise ‘uzlaşı adayı’ seçeneğinin yeniden gündeme gelebileceği belirtiliyor.

En büyük blok denklemi

Son seçimlerin ardından kurulan Koordinasyon Çerçevesi, eski başbakanlar Nuri el-Maliki ve Haydar el-İbadi liderliğindeki koalisyonların yanı sıra, mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin başını çektiği ve geçici hükümeti yöneten ittifakı da kapsıyor. Cumhurbaşkanının yeni bir başbakan görevlendirmesi için belirlenen anayasal sürenin dolmasına yaklaşılırken, siyasi baskıların arttığı ifade ediliyor.

Yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amidi’nin seçilmesi, hükümet kurma sürecinin önünü açarken, 26 Nisan’da sona erecek anayasal süre, siyasi aktörleri tıkanıklığın yeniden yaşanmaması için kritik bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

SDVD
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat’ta düzenlenen bir toplantıda Nuri el-Maliki ile Kays el-Hazali’nin arasında oturuyor. (Arşiv – AFP)

Bu arada gözlemciler, Koordinasyon Çerçevesi içindeki anlaşmazlıkların daha derin bir ayrışmayı yansıttığını belirtiyor. Bir kesim, başbakanın belirlenmesinde parlamentodaki ‘en büyük blok’ ilkesinin esas alınmasını savunurken, diğer kesim tüm tarafları kapsayan bir siyasi uzlaşıyla tek aday üzerinde anlaşılmasını ve bakanlık dengelerinin yeniden düzenlenmesini destekliyor.

Sürecin karmaşıklığını koruduğu ortamda, geç de olsa bir anlaşmaya varılması, sürecin ertelenmesi ya da ‘uzlaşı adayı’ seçeneğine yönelinmesi gibi tüm senaryolar masada. Mevcut tablo, Şii siyasi blok içindeki uzlaşıların kırılganlığını ve seçim hesapları ile hükümet kurma gereklilikleri arasındaki açığın büyüdüğünü ortaya koyuyor.


Batı Şeria'da genç bir Filistinli yerleşimciler tarafından öldürüldü

Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
TT

Batı Şeria'da genç bir Filistinli yerleşimciler tarafından öldürüldü

Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)
Filistinli genç Aws Hamdi al-Naasan'ın akrabaları, Batı Şeria'daki Ramallah'ın doğusunda düzenlenen cenaze töreninde (EPA)

Filistin Sağlık Bakanlığı, dün Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu bir gencin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu, son iki gün içinde kaydedilen üçüncü can kaybı oldu.

Bakanlık, 25 yaşındaki Avde Atıf Avavde’nin, Batı Şeria’nın orta kesiminde Ramallah’ın doğusunda yer alan Deyr Dibvan beldesinde yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Filistin Kızılayı daha önce yaptığı açıklamada, Deyr Dibvan’da yerleşimcilerin düzenlediği saldırı sırasında sırtından gerçek mermiyle vurulan bir kişinin hastaneye kaldırıldığını duyurmuştu.

İsrail ordusu ise AFP’nin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, olayla ilgili haberleri incelediğini belirtti.

Filistin Yönetimi’ne bağlı hükümetin medya ofisi, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda İsrail güçlerinin Deyr Dibvan’dan bazı kişileri gözaltına aldığını bildirdi ve onlarca erkeğin yol boyunca tek sıra halinde yürütüldüğünü gösteren görüntüler yayımladı.

Filistin Yönetimi ayrıca, salı günü Batı Şeria’nın orta kesimindeki El-Mugayyir beldesinde İsrailli yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu 14 yaşındaki Aws Hamdi en-Nassan ile 32 yaşındaki Cihad Marzuk Ebu Naim’in hayatını kaybettiğini açıkladı.

Söz konusu ölümler, 28 Şubat’ta başlayan Ortadoğu savaşı sonrasında Batı Şeria genelinde artan yerleşimci şiddetinin son örnekleri olarak değerlendiriliyor.

İsrail ordusu, el-Mugayyir’de yaşanan olayla ilgili olarak salı günü soruşturma başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, İsrailli sivilleri taşıyan bir araca taş atıldığı ihbarı üzerine bölgeye intikal edildiği, araçta bulunan bir yedek askerin inerek “şüphelilere” ateş açtığı belirtildi. Ayrıca güvenlik güçlerinin “çatışmaları dağıtmak için müdahalede bulunduğu” ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinden elde edilen verilere göre, Gazze savaşının başlamasından bu yana Batı Şeria’da İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından en az bin 65 Filistinli öldürüldü.

Resmî İsrail verilerine göre ise aynı dönemde Filistinlilerin gerçekleştirdiği saldırılarda ya da İsrail askeri operasyonları sırasında en az 46 İsrailli (asker ve sivil) hayatını kaybetti.