Heniyye ve Sinvar, İsrail'in Hamas liderlerine Gazze'den ‘güvenli çıkış’ teklifini reddetti

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, teklifin, sayısı Tel Aviv tarafından belirlenen bir esir değişimi anlaşmasını da içerdiğini vurguladı.

Yahya Sinvar (sağda) ve İsmail Heniyye (solda) 26 Haziran 2019 tarihinde Gazze Şeridi'nde (AP)
Yahya Sinvar (sağda) ve İsmail Heniyye (solda) 26 Haziran 2019 tarihinde Gazze Şeridi'nde (AP)
TT

Heniyye ve Sinvar, İsrail'in Hamas liderlerine Gazze'den ‘güvenli çıkış’ teklifini reddetti

Yahya Sinvar (sağda) ve İsmail Heniyye (solda) 26 Haziran 2019 tarihinde Gazze Şeridi'nde (AP)
Yahya Sinvar (sağda) ve İsmail Heniyye (solda) 26 Haziran 2019 tarihinde Gazze Şeridi'nde (AP)

Hamas liderlerinin Gazze Şeridi'nden çıkarılması, Tel Aviv'i esir değişimi görüşmelerinde bunu bir pazarlık kozu olarak kullanmaya ve Gazze Şeridi'ndeki güvenlik gerçekliğini hareketin liderliğinin varlığından uzaklaştırmaya iten bir İsrail endişesiydi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Hamas kaynakları, ‘geçtiğimiz aylarda hareket liderliğinin aracılar vasıtasıyla İsrail işgal hükümeti tarafından iletilen birçok teklif aldığını, bunlardan en az üçünün üst düzey siyasi ve askeri liderlerin yanı sıra ikinci ve üçüncü dereceden liderlerin de ayrılması olduğunu’ belirterek, buna güvenli bir çıkış olacağına, yani ‘hayatlarını koruyacaklarına ve zarar görmeyeceklerine’ dair taahhütlerin eşlik ettiğini söyledi.

juk
Gazze Şeridi'nde Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'ndan savaşçılar (Arşiv)

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynaklar, önceki tekliflerin ‘İsrail'in belirleyeceği sayıda bir esir takası, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden aşamalı olarak çekilmesi ve ardından savaş sonrası dosyasının Filistin, Arap ve uluslararası uzlaşıyla ele alınmasını içeren bir anlaşma karşılığında’ yapıldığını belirtti.

Oybirliğiyle reddedildi

Kaynaklar, ‘tüm tekliflerin sadece merhum lider Yahya Sinvar tarafından değil, hareketin tüm liderliği tarafından reddedildiğine ve bu tekliflerden bazılarının geçen temmuz ayında Tahran'da suikasta uğramadan önce hareketin liderliğinde İsmail Heniyye'nin bulunduğu sırada yapıldığına ve onun da böyle bir seçeneği reddettiğine’ dikkat çekti.

Wall Street Journal pazar günü yayınladığı bir haberde, Arap arabulucuların Sinvar'a, Mısır'ın Hamas adına esirlerin serbest bırakılmasını müzakere etmesine izin vermesi karşılığında Gazze Şeridi'nden ayrılmayı teklif ettiklerini, ancak Sinvar'ın bunu reddettiğini duyurdu. Gazeteye göre Sinvar, ateşlediği çatışmanın İran ve Lübnan'daki müttefiki Hizbullah'ı da içine çekeceği ve bunun da İsrail'e karşı bölgesel bir savaşa yol açabileceği umuduna sarıldı ki, bu olasılık halen mevcut.

Amerikan gazetesi Sinvar'ın savaşın başlamasından kısa bir süre sonra arabuluculara gönderdiği ve daha önce yayınlanmamış bir mesajda şöyle dediğini aktardı: “Kuşatma altında değilim, Filistin topraklarındayım.”

Batı Şeria saplantısı

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas kaynaklarına göre, ‘hareket, liderlerinin sınır dışı edilmesini ya da çıkışını kabul etme ya da işgal hükümetinin hedeflerine ulaşmasına izin verme ilkesini reddederken, özellikle de İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacak mahkumların sayısını belirleme, hatta kendi belirlediği şekilde aşamalı olarak geri çekilme konusunda, birçok kez bundan geri adım atan İsrail oldu.’

Kaynaklara göre Sinvar, arabuluculara İsrail'in önerilerinin çoğunu reddettiğini ifade ettiği birkaç mektup göndermişti ve her seferinde sadece Hamas'ın değil tüm grupların kabul ettiği koşullara bağlı kalmıştı. Kaynaklar, “Bu mektuplar arasında Gazze Şeridi'nden sürgün ya da çıkış fikrinin açık bir şekilde reddedilmesi ve Gazze Şeridi'nden çıkış yerine topraklarında şehit olma fikrinin benimsenmesi de vardı” ifadesini kullandı.

dfrgth
İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Hamas'ın eski Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı Gazze Şeridi'ndeki bir tünelde gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (X)

Kaynaklar, “Sinvar'ın Aksa Tufanı Operasyonu'nun gerçekleştiği 7 Ekim 2023’ten önce seyahat etme fırsatı vardı, ancak liderliği devralmak için Gazze Şeridi'nde kalmak istedi” dedi.

Kaynaklar, ‘Sinvar'ın tünellerde bulunmasının doğal olduğunu, ancak işgalin hareketin liderliğinin zayıflığını göstermek için birçok kez propaganda yapmasının aksine, yer üstünde çok zaman geçirdiğini’ düşünüyor.

Ancak kaynaklar, Hamas ve liderlerinin anlaşma müzakerelerindeki düşüncelerine hâkim olan bir saplantıyı ortaya çıkardı. Zira tekliflerin reddedilmesi, ‘İsrail'in amacının esirleri almak, ardından savaşı sürdürmek ve Gazze Şeridi'ni Batı Şeria'nın bir kopyası haline getirmek olduğu’ inancına dayanıyordu.

Sadece iki ciddi anlaşma

Kaynaklar, bir yılı aşkın süredir devam eden savaş boyunca İsrail'in sadece iki kez ciddiyet gösterdiğine dikkat çekti. Bunlardan ilki, geçtiğimiz kasım ayında gerçekleşen ve yüzlerce Filistinli mahkûm karşılığında aralarında yaşlı, kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca İsrailli esirin serbest bırakıldığı anlaşmaydı.

zcsdfvg
Hamas ve İslami Cihad üyeleri geçtiğimiz kasım ayında İsrail ile yapılan esir değişimi çerçevesinde esirleri teslim etti. (DPA)

Kaynaklara göre ikinci kez anlaşmaya çok yaklaşılmıştı. Hamas liderliğinin 2 Temmuz'da ABD Başkanı Joe Biden'ın önerisine verdiği ve küçük değişikliklerle onaylanan yanıt, işgal hükümetinin Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son anda geri adım atarak anlaşmayı iptal etmesinden önce onaylanmıştı.

Kaynaklar, “Bu teklif, İsrail'in Gazze Şeridi'nin tamamından kısa aşamada çekilmesini ve binlerce Filistinli mahkûmun serbest bırakılmasını garanti ediyordu. İsraillilerin serbest bırakılması belirli ve açık bir mekanizmaya göre yapılacak ve Filistinlilerin savaştan sonraki günü belirlemesine olanak tanıyacaktı. Ayrıca yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin güneyinden kuzeyine geri dönüşünü içerecek, hareket özgürlüğünü ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını garanti altına alacaktı” ifadelerini kullandılar.

xcsvdf
İsrail hava saldırılarının ardından 17 Ekim'de Gazze'deki el-Megazi Mülteci Kampı’nda bir evin enkazı üzerinde duran Filistinliler (EPA)

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, ‘hareketin ilk aşamada serbest bırakılması için İsrailli askerler hariç 30 canlı ve ölü mahkûmun ismini açıkça sunmasına rağmen, bu müzakereleri engelleyenin Netanyahu olduğunu ve o dönemde aşırılık yanlısı bakanlarının baskısıyla geri adım attığını’ belirtti.

Kaynaklara göre Netanyahu geri adım atarak yerinden edilmiş kişileri geri vermeyi ve Philadelphia ve Netzarim koridorlarından çekilmeyi reddetti ve tüm müzakereleri engelledi.

Hamas, İsrail'in bazı koşullarda geri adım atmasının ardından yaptığı açıklamada, büyük bir esneklik önerdiğini söylemişti.

‘Katar belgesi’

Yedioth Aharonoth gazetesi pazar günü, Hamas'ın cevabından ve İsrail'in itirazından sadece bir gün sonra 3 Temmuz'da hazırlayıp sunulan ve iki tarafın pozisyonlarında neredeyse tamamen yakınlaştığını gösteren ‘Katar belgesi’ olarak adlandırdığı belgeyi yayınladı.

İsrail'in anlaşmanın ikinci aşamasından önce serbest bırakılmayacak 100 Filistinli mahkûmu veto etme hakkı istediği, ancak Hamas'ın veto maddesinin kaldırılmasını talep ettiği ve iki tarafın en az 50 mahkûmun Gazze Şeridi'ne veya yurtdışına gitmek koşuluyla serbest bırakılması konusunda anlaştığı bildirildi.

Gazete ayrıca, İsrail'deki üst düzey güvenlik yetkililerinin Sinvar'ın itirazlarının çoğunu geri çektiğini ve sonunda metinlere onay verdiğini, bir anlaşmaya varılması konusunda hoşgörü gösterdiğini, bu noktada Netanyahu'nun yeni koşullar dayattığını söylediğini aktardı. Yetkililer Sinvar'ın bu davranışını, “Hamas liderliğinin İsrail'in askeri baskısı nedeniyle zayıflamasının bir sonucu olarak algıladı. Bu nedenle Netanyahu daha fazla baskı uygulamaya karar verdi ve Hamas zayıf bir pozisyondan müzakere etmediğini kanıtlamak için koşullarını yeniden sıkılaştırarak yanıt verdi. Böylece bir anlaşmaya varma çabaları başarısız oldu” şeklinde açıkladı.

scdfgt
Hamas tarafından tutulan İsrailli esirlerin aileleri, 7 Ekim'in yıldönümünde serbest bırakılmaları talebiyle gösteri yaptı. (Reuters)

Dün İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’a konuşan kaynaklar, ‘Sinvar'ın öldürülmesinden sonra Katar'ın her zamankinden daha önemli hale geldiğini, esir takası anlaşması lehine etkileme kabiliyetinin önemli ölçüde arttığını ve Halil el-Hayye ve Halid Meşal gibi hareketin önemli liderlerinin Doha'da bulunmasıyla Hamas üzerindeki baskı araçlarının arttığını’ tahmin ediyor. Öte yandan Haaretz'e konuşan İsrailli kaynaklar, Hamas'ın Sinvar'ın öldürülmesinden sonra şartlarını değiştireceğinden şüphe duyduklarını, hareketin Gazze'deki lideri Halil el-Hayye'nin de yaptığı konuşmada da bunu teyit ettiğini kaydetti.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.