İsrail ordusundan Haşim Safiyuddin'in öldüğüne dair resmi açıklama

Komuta merkezinde Hizbullah’ın 25'ten fazla istihbarat görevlisi bulunuyordu

Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin (AFP)
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin (AFP)
TT

İsrail ordusundan Haşim Safiyuddin'in öldüğüne dair resmi açıklama

Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin (AFP)
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee yaptığı açıklamada, Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Haşim Safiyuddin'in öldüğünü duyurdu.

İsrail ordusu Haşim Safiyuddin'in yaklaşık üç hafta önce Beyrut'un güneyindeki Dahiye Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda 25 kişiyle birlikte öldürüldüğünü doğruladı.

Ordu Sözcüsü Adraee, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) tarafından sağlanan istihbarat üzerine Beyrut'un güney banliyösünde sivillerin yaşadığı bölgenin merkezinde yer alan Hizbullah'ın istihbarat biriminin yeraltı karargahına saldırdı. Karargâhta, Hizbullah'ın istihbarat biriminin hava istihbaratı toplama sorumlusu Saib Ayyaş ve Hizbullah’ın Suriye’deki istihbarat birimi sorumlusu Mahmud Muhammed Şahin'in de olduğu 25'ten fazla istihbarat görevlisi bulunuyordu”

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Haşim Safiyuddin'in öldürüldüğü açıklamasının ardından şunları söyledi:

“Nasrallah'a, halefine ve Hizbullah liderlerinin çoğuna ulaştık. İsrail vatandaşlarının güvenliğini tehdit eden herkese nasıl ulaşacağımızı bileceğiz.”

Adraee, Haşim Safiyuddin'in ‘terör örgütü’ için karar ve politika oluşturmaktan sorumlu olan Hizbullah'ın en yüksek askeri ve siyasi platformu Şura Konseyi'nin bir üyesi olduğunu belirtti.

Safiyuddin’in öldüğüne dair açıklama öncesinde yapılan ve resmi kaynaklara dayanmayan haberlerde, kendisi ve arkadaşlarıyla irtibatın kesildiği belirtiliyordu.

Daha önce Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı bir güvenlik kaynağı, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın potansiyel halefi Haşim Safiyuddin'in Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen bir saldırıda öldürüldüğüne dair ‘istihbari bir kanaat’ olduğunu doğrulamış, ancak Hizbullah’ın cesede ulaşana kadar Safiyuddin'in öldüğünü duyurmaktan kaçındığını belirtmişti.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın halefi olarak görülen Safiyuddin’in İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırılarda öldüğüne dair haberlerin yapılmasından beri ölümü ilk kez teyit edildi.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, 27 Eylül'de İsrail ordusunun Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısında öldürülmüştü. Safiyuddin'in ismi, Hizbullah’ı destekleyen İran ile yakın ilişkileri olması ve akrabalık bağlarının olduğu Nasrallah'a kişisel ve partisel yakınlığı nedeniyle Nasrallah'ın yerine aday olarak gösteriliyordu.

İran'ın Kum kentinde dini eğitimini tamamlayan Safiyuddin'in oğlu, 2020 yılında Bağdat'ta bir ABD saldırısında öldürülen eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin kızı Zeynep Süleymani ile evli. Kardeşi Abdullah ise Hizbullah'ın İran'daki ofisinden sorumlu. ABD’nin ‘yabancı terörist’ listesindeki diğer birçok Hizbullah lideri gibi Haşim Safiyuddin’e de 2017 yılından bu yana ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırımlar uygulanıyor.

Safiyuddin, 1982 yılında Hizbullah'ın kurucuları arasında yer aldı ve 1994 yılından beri Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı olarak görev yapıyor. Uzmanlar, Nasrallah'ın Hizbullah’ın siyasi ve askeri yönleriyle ilgilendiğini, Safiyuddin'in ise daha çok Hizbullah’ın kurumlarına ve mali işlerine odaklandığını belirttiler.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.