Sinvar'ın ölümünden kısa süre sonra ailesine bir mektup ulaştı

Hareketleriyle ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Hamas'ın eski Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı Gazze Şeridi'ndeki bir tünelde gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (X)
İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Hamas'ın eski Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı Gazze Şeridi'ndeki bir tünelde gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (X)
TT

Sinvar'ın ölümünden kısa süre sonra ailesine bir mektup ulaştı

İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Hamas'ın eski Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı Gazze Şeridi'ndeki bir tünelde gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (X)
İsrail ordusu tarafından yayınlanan ve Hamas'ın eski Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı Gazze Şeridi'ndeki bir tünelde gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (X)

Şarku’l Avsat’ın Hamas içinden ve Hamas'a yakın birçok kaynaktan edindiği güvenilir bilgiler, İsrail’in Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar’ı geçtiğimiz ay Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrinin Tel Sultan Mahallesi’nde İsrail ordusu tarafından düzenlenen rutin bir askeri operasyon sırasında ‘tesadüfen’ öldürüldüğü çatışmadan önce, en az beş kez onu yakalamaya çok yaklaştığını gösterdi.

Kaynaklar, Sinvar’ın ve Gazze Şeridi'nde bir yıldan fazla süren savaş sırasında ona eşlik edenlerin hareketliliğine dair detayları paylaştılar. Sinvar'ın kardeşinin ailesine, kendisine eşlik eden yeğeni İbrahim Muhammed Sinvar'ın öldürülmesinin ayrıntıları ve gömüleceği yerle ilgili bir mektup gönderdiği, ancak mektubun Yahya Sinvar'ın öldürülmesinden iki gün sonra aileye ulaştığı ortaya çıktı.

Han Yunus operasyonu

İsrail ordusunun bu yılın ocak ayında Han Yunus'ta gerçekleştirdiği askeri operasyon sırasında Sinvar'ın tünellerden birinde saklandığı tahmin ediliyordu.

Han Yunus'taki bazı tünellere giren İsrail askerleri, tünellere yerleştirilmiş kameralardan Sinvar'ın 7 Ekim 2023 tarihindeki saldırıya birkaç saat kala ailesiyle birlikte bu tünellerden birinde dolaştığını ve elinde bazı eşyaları taşıdığını gösteren kayıtlar buldular.

Ancak İsrail, Han Yunus’taki tünellerin üstünde olduğu gibi içinde de Sinvar'a ulaşmayı başaramadı. Şarku’l Avsat’a konuşan güvenilir kaynaklara göre Sinvar, askeri operasyon yerin altında ve üstünde genişledikçe devam eden takip nedeniyle eşi ve çocukları için kendisinden uzakta güvenli bir yer bulmak zorunda kaldı.

Yahya Sinvar (Reuters)Yahya Sinvar (Reuters)

Kaynaklar, Sinvar'ın eşi ve çocuklarının iyi olduğunu ve kendisinden en az ayda bir ya da bir buçuk ayda bir mektup aldıklarını belirttiler.

Han Yunus'taki askeri operasyon yoğunlaştıkça, Sinvar’ın burada kalmakta ısrar ettiğini söyleyen kaynaklar, “Savaşın başından beri zaman zaman güvenli evlerde ya da tünellerde buluştuğu kardeşi Muhammed'den ve Kassam'ın Han Yunus Tugayı Komutanı Rafi Salame’den birkaç kez ayrı düştü. Selame, geçtiğimiz temmuz ayında kendisini ve (İzzettin el-Kassam Tugayları Komutanı) Muhammed ed-Dayf’ı hedef alan bir saldırıda öldürüldü” diye anlattılar.

Kaynaklar, bu dört ismin her zaman birlikte olmadığını, zaman zaman bir araya geldiklerini, birlikte saatler ya da günler geçirdikten sonra sahadaki duruma göre ayrıldıklarını aktardılar.

Kaynaklar, İsrail güçlerinin Sinvar'ın Han Yunus'taki G Blok'ta içinde bulunduğu evin onlarca metre uzağında, yanında saklanmasına yardım eden tek bir kişiyle, korumasıyla yalnız olduğu anlara ilişkin çok az kişinin bildiği sırlardan birini açıklığa kavuşturdular.

Kaynaklara göre Sinvar silahlıydı ve İsrail askerlerinin, bulunduğu eve olası bir saldırısına ve eve yaklaşmaları halinde onlarla çatışmaya hazırdı. Ancak Hamas savaşçılarının işgalci İsrail askerleriyle sokak çatışmalarına girmek için aralardaki duvarları yıkarak bir evden diğerine geçmesi, evin içindeki Sinvar'ı ifşa etti.

Sinvar'ın hemen evden çıkarıldığını, Hamas savaşçılarının komşu evlerde açtığı gediklerden geçirildiğini, ardından diğer evden kardeşi Muhammed ve Barafa Salame ile buluştuğu üçüncü bir yere taşındığını belirten kaynaklar, Sinvar’ın daha sonra bulunduğu yerden yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki güvenli bir eve nakledildiğini söylediler. Kaynaklara göre Sinvar, diğer evden üçüncü bir yere nakledilmeden önce kardeşi Muhammed ve Barafa Salame ile buluştu. Ancak İsrail ordusunun askeri operasyonu Nasır Tıp Kompleksi'nin onlarca metre yakınlarına kadar genişleyince üçü birbirinden ayrıldı.

İsrail güçleri tarafından yayınlanan bir videodan alınan ve Yahya Sinvar'ın öldürülmeden birkaç dakika önce bir koltukta yaralı halde otururken görüldüğü kare (İsrail ordusu - AP)İsrail güçleri tarafından yayınlanan bir videodan alınan ve Yahya Sinvar'ın öldürülmeden birkaç dakika önce bir koltukta yaralı halde otururken görüldüğü kare (İsrail ordusu - AP)

Sinvar'ın geçtiğimiz şubat ayında kardeşinin, Salame’nin ve Hamas savaşçılarının baskısıyla Han Yunus'tan Refah'a gitmeye zorlandığını aktaran kaynaklar, o sırada İsrail güçlerinin Han Yunus'un kontrolünü neredeyse tamamen ele geçirmiş olduklarını ve fiili bir kuşatma uyguladıklarını, ancak Sinvar’ın yer altında tünellerde hem de yerin üstünde hareket ederek güvenli bir şekilde Refah'a geçtiğini belirttiler.

Yeğeni yanından hiç ayrılmadı

Kaynaklar, savaş boyunca Yahya Sinvar'ın yanından hiç ayrılmayan kişinin, İzzettin el-Kassam Tugayları’nın üst düzey komutanlarından biri olan kardeşi Muhammed'in oğlu İbrahim Muhammed Sinvar olduğunu aktardılar. Kaynaklara göre Yahya ve Muhammed, en büyük oğullarına aynı ismi vermişlerdi.

Kaynaklar, İbrahim Muhammed Sinvar'ın geçtiğimiz ağustos ayında Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrinde amcasına eşlik ederken işgalci İsrail askerlerinin hareketliliğine ilişkin bilgi toplamak amacıyla tünellerden birinden çıktığı sırada İsrail tarafından düzenlenen bir baskında öldürüldüğünü açıkladılar.

Sinvar'ın kardeşinin ailesine İbrahim'in öldürülmesinin ayrıntılarını açıklayan bir mektup gönderdiğini belirten kaynaklar, ailenin bu mektubu Sinvar’ın ölümünden iki gün sonra alabildiğini, yani mektubun ulaşmasının iki aydan fazla sürdüğünü söylediler.

Kardeşi Muhammed Sinvar'ın ailesine en büyük oğullarının ölüm haberinin Yahya Sinvar’ın ölümünden iki gün sonra ulaşması, Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı’nın İsrail'in peşine düşmesi ve arkasında İsrail'i kolayca kendisine ulaştırabilecek bir boşluk bırakmamak için sıkı önlemler almasından ötürü ne denli zorlu ve karmaşık güvenlik koşulları altında olduğunu gösterdi. Bu aynı zamanda onun ‘tesadüfen’ öldürüldüğü görüntüyü de açıklıyor.

Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar ve eski Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin 2017 tarihli fotoğrafı (Reuters)Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar ve eski Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'nin 2017 tarihli fotoğrafı (Reuters)

Sinvar'ın Refah'ta olması ve rehinelerin öldürülmesi

Yahya Sinvar'ın birkaç ay boyunca Refah'ta kaldığını ve çeşitli bölgelere seyahat ettiğini ortaya koyan kaynaklara göre Sinvar, geçtiğimiz mayıs ayı sonlarından bu yana batı bölgelerinde, bazen yerin altında tünellerde bazen de yerin üstünde evlerde kaldı.

Kaynaklar, Sinvar’ın kardeşi Muhammed'in yanı sıra Muhammed ed-Dayf ve Rafi Salame’den ayrı kaldığı süre boyunca onlarla zaman zaman yazılı mesajlaştığını, ancak bunu periyodik olarak ve özel güvenlik yöntemleri kullanarak yaptığını söylediler. Kaynaklar, aynı durumun Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki ya da dışındaki liderleriyle ve özellikle de ateşkes ve esir takası konularında önerilen herhangi bir anlaşmayla ilgili olarak arabulucularla kurduğu iletişim için de geçerli olduğunu vurguladılar.

Kaynaklar, Sinvar'ın Refah'taki bazı tünellerde bulunduğunu, İsrailli altı esirin öldürüldüğü tünelin de bunlardan biri olduğunu ve geçtiğimiz eylül ayı sonlarında İsrail askerlerinin kendisine yaklaşmalarının ardından onları öldürme kararı almış olabileceğini söylediler.

Son üç gün boyunca hiç yemek yemediler

Sinvar ve arkadaşlarının ölmeden önce, özellikle son üç gün boyunca hiç yemek yemediklerini ve ellerinde çok az miktarda yiyecek kaldığını aktaran kaynaklar, İsrail güçleriyle çatışmaya hazırlandıklarını ve bundan dolayı hasar görmüş birkaç komşu binaya konuşlanıp, bu binaların aralarında hareket ettiklerini kaydettiler.

Sinvar'ın ölümünden bir gün sonra öldürülen Kassam Tugayları'nın Tel El Sultan Taburu komutanı Mahmud Hamdan’ın olaydan önceki son on beş gün boyunca onu bölgeden çıkarmak ve güvenli bir bölgeye ulaştırmak için bazı girişimleri olduğunu söyleyen kaynaklar, ancak bölgedeki askeri operasyonların yoğunluğu nedeniyle bu girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını aktardılar.

İşgalci İsrail güçlerinin, 3 kez yer üstünde ve 2 kez yer altında olmak üzere en az 5 kez Sinvar'ın bulunduğu yere yaklaştıklarını belirten kaynaklar, Sinvar’ın her seferinde çatışmalara katılmakta ısrar etmesine rağmen farklı koşullardan dolayı başka bölgelere nakledildiğini ve çatışmalardan uzaklaştırılmadan önce de bunu birkaç kez yaptığını ifade ettiler.

Hamaslı kaynaklara, Sinvar’ın öldürüldüğü yerin Philadelphia (Salahaddin) Ekseni’nden yüzlerce metre uzakta olması nedeniyle, son ana kadar Refah'ta bulunmasının eksendeki durumu takip etmeyi istemesiyle ilgili olup olmadığı sorulduğunda, kaynaklar bunu reddetti. Ancak Hamas’a yakın kaynaklar, bunun aslında Sinvar’ın İsrail'in Philadelphia Ekseni’nden kademeli olarak çekilmesini kabul etme olasılığını ve bunun bir yandan esir takası anlaşması süreci, diğer yandan da sahadaki gerçeklik üzerindeki etkisini değerlendirdiği bir planın parçası olabileceğini belirttiler.

Hamas ve Muhammed ed-Dayf’in akıbeti

Öte yandan Hamas, cumartesi günü bir basın açıklaması yayınlayarak İzzettin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf'ın akıbetiyle ilgili haberleri yalanladı. Şarku’l Avsat cumartesi günü, Hamas’ın Dayf'ın İsrail tarafından temmuz ayında Han Yunus'a düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğüne dair yeni işaretlerin olduğunu haberleştirmişti. Haberde, Hamas yetkililerinin, Dayf'ın hayatta olduğunu tekrarlamaya devam ettiği, buna karşın İsrailli üst düzey yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda Dayf’ı öldürdüklerini vurguladıkları belirtiliyordu.

Gazze'deki güvenilir kaynaklar Şarku'l Avsat'a, İsrail'in Gazze Şeridi'nde bir yıl süren savaş boyunca Hamas Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar'ı ortadan kaldırmak için düzenlediği ve geçen ay Refah'taki Tel es-Sultan mahallesinde rutin bir askeri operasyon sırasında ‘tesadüfen’ ölümüyle sonuçlanan operasyonların ayrıntılarını açıkladı.

Hamas içinden ve Hamas'a yakın birçok kaynak Sinvar'ın ailesine, kendisine eşlik eden yeğeni İbrahim Muhammed Sinvar'ın öldürülmesinin ayrıntıları ve gömüleceği yerle ilgili bir mesaj gönderdiğini, ancak mesajın Yahya Sinvar'ın öldürülmesinden iki gün sonra ulaştığını söyledi.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı’nın ve ona eşlik edenlerin Gazze Şeridi'nde bir yılı aşkın süredir devam eden savaş sırasındaki hareketlerinin ayrıntılı bir resmini çizerek İsrail'in Sinvar'ı en az beş kez yakalamaya çok yaklaştığını belirttiler.



DMO'dan mesaj bekleyen Iraklı gruplar arasında taktiksel sükunet hakim

Iraklı silahlı grupların destekçileri Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'ndeki ABD büyükelçiliğine doğru ilerlemeye çalışırken, protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale edildi (Reuters)
Iraklı silahlı grupların destekçileri Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'ndeki ABD büyükelçiliğine doğru ilerlemeye çalışırken, protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale edildi (Reuters)
TT

DMO'dan mesaj bekleyen Iraklı gruplar arasında taktiksel sükunet hakim

Iraklı silahlı grupların destekçileri Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'ndeki ABD büyükelçiliğine doğru ilerlemeye çalışırken, protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale edildi (Reuters)
Iraklı silahlı grupların destekçileri Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'ndeki ABD büyükelçiliğine doğru ilerlemeye çalışırken, protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale edildi (Reuters)

Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplar, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in destekçileri ile Iraklı ve ABD yanlısı çıkar grupları arasında geçen hararetli bir gecenin ardından, ‘taktiksel sükunete’ benzer bir durum uyguladılar. Herkes şoku atlatıp biraz sakinleşti, iletişimin yeniden kurulmasını bekledi ve tümü mevcut veya ulaşılması kolay olmayabilecek ‘hedefleri’ içeren olası bir savaş planı hazırladı.

Irak'taki İran destekçileri, merkezi operasyonel liderlikten yoksun izole adalar haline gelirken bu durum, ‘Erbil'den Semavah'a kadar Irak semalarını insansız hava araçlarıyla dolduran’ kontrolsüz bir saldırı dalgasına yol açtı.

Öfkeli gruplar dün sabah, Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'ndeki kuşatmasını gevşetti. Bağdat'taki pek çok kişi, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) toparlanmaya çalıştığını ve yakında Iraklı gruplarla normal iletişim kanallarını yeniden açacağını bildiren haberlerin ardından, şu anda yaşananların ‘şok sonrası taktiksel sükunet’ olduğunu söylüyor.


Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Lübnan ordusu güneydeki mevzilerini boşaltıyor... İsrail sınır ötesi operasyon düzenliyor

İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in kuzey sınırına yakın Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan ordusu bugün, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki konuşlanmasını güçlendirdiğini açıklamasının ardından bazı ileri mevzilerini tahliye etti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), ordunun işgal altındaki Filistin ile sınır hattındaki bazı ileri mevzilerini başka noktalara taşıdığını duyurdu.

Reuters’a konuşan görgü tanıkları, Lübnan ordusunun sınır hattında en az yedi ileri operasyon mevzisinden çekildiğini aktardı.

Öte yandan bir Lübnanlı yetkili Reuters’a, İsrail güçlerinin Lübnan sınırının bazı kesimlerinde ilerleme girişiminde bulunduğunu söyledi.

Kuzey kasabalarının ‘ön cephe savunması’

Diğer yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun kuzeydeki kasabaları korumak amacıyla ‘ileri savunma’ olarak nitelendirdiği bir operasyon başlattığını duyurdu. Bu adımın, saha koşullarına dayalı bir değerlendirme sonucunda alındığını belirtti.

X platformunda yayımlanan açıklamasında, 91. Tümen’in şu anda Güney Lübnan’da stratejik noktalara konuşlandığını ve bu hareketin sınır hattındaki savunma sistemini güçlendirme çerçevesinde yürütüldüğünü, eş zamanlı olarak da ‘Aslanın Kükremesi’ operasyonlarının devam ettiğini söyledi.

Adraee, İsrail ordusunun kuzeydeki yerleşimlerin güvenliğini sağlamak için ek bir güvenlik katmanı oluşturduğunu, bu amaçla Hizbullah’a ait altyapılara yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini ve olası tehditleri bertaraf ederek İsrail topraklarına sızma girişimlerini engellemeyi hedeflediğini ifade etti.

‘İlerleme ve kontrol’ talimatları

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine düzenlediği saldırıların ardından askerlerine Lübnan’daki yeni mevzileri ‘kontrol altına almak’ için talimat verdiğini açıkladı.

Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile kendisinin, İsrail ordusunun Lübnan’daki stratejik yeni mevzilere ilerleyerek sınır bölgelerine yönelik saldırıları engellemesini onayladığını söyledi.

Katz, Hizbullah’ın çatışmaya İran talimatıyla girdiğini ve bunun tüm sonuçlarından sorumlu olduğunu belirtti. Katz, İsrail ordusunun vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı.

İsrail ordusu Rıza Hazai’nin ölümünü duyurdu

Adraee, İsrail Deniz Kuvvetleri’nin dün Askeri İstihbarat Teşkilatı talimatıyla Beyrut’a bir saldırı düzenlediğini duyurdu. Operasyon sonucunda, Hizbullah’ın ‘askeri kapasite geliştirme sorumlusu’ olduğu öne sürülen Rıza Hazai öldürüldü.

Açıklamada Hazai, Hizbullah’ın kapasite inşasında merkezi bir isim olarak tanımlandı. Hazai’nin, özellikle askeri ihtiyaçları Tahran’ın sağladığı kaynaklarla uyumlu hale getirme sorumluluğunu üstlendiği belirtildi.

Açıklamada, Hazai’nin geniş çaplı silah temini operasyonlarını denetlediği, İran menşeli silah ve ekipmanların Lübnan’a getirilmesini sağladığı ve askeri kapasiteyi artırmaya yönelik planları uyguladığı; ayrıca Kuzey Okları Operasyonu sonrasında zarar gören altyapıyı yeniden inşa ettiği vurgulandı.

Hazai’nin, İran’dan Lübnan’a silah sevkiyat yollarını sağlamlaştırmak ve ülkede silah üretim planlarını takip etmekte de rol oynadığı ifade edildi.

İsrail ordusu Dahiye bölgesini bombalamaya devam ediyor

İsrail ordusu bu sabah Güney Beyrut’un Haret Hreik bölgesini hava saldırılarıyla hedef alarak önceki tehditlerini gerçekleştirdi. Saldırılardan biri, Hizbullah’a ait Nur Radyosu binasını vurdu.

Adraee, X platformu üzerinden Güney Beyrut’taki tüm sakinlere uyarı mesajı gönderdi. Uyarıda, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki haritalarda işaretli iki bina ve çevresindeki yapılar için tahliye çağrısı yapıldı. Adraee, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız. Ordumuz yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek. Kendi güvenliğiniz ve ailenizin güvenliği için bu binaları ve çevresindekileri hemen boşaltın ve en az 300 metre uzak durun” ifadelerini kullandı.

Arapça yayımlanan resmî açıklamada, yaklaşık 50 köyün isimlerinin yer aldığı bir liste ile “Acil uyarı: Söz konusu köylerde yaşayanlar, güvenliğiniz için evlerinizi derhal boşaltın” denildi.

dfrgt
Bu sabah erken saatlerde Beyrut’un güney banliyölerini hedef alan İsrail hava saldırısında hasar gören binalarda yangın çıktı. (AFP)

Ayrıca, Haret Hreik ve Ghobeiry bölgelerindeki sakinlere yönelik ayrı bir uyarıda, “Siz Hizbullah’a ait tesis ve hedeflerin yakınındasınız; İsrail ordusu yakın zamanda bu hedeflere operasyon düzenleyecek” ifadesi yer aldı.

Hizbullah, İsrail askeri üslerini hedef alıyor

Hizbullah, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşılık olarak üç askeri üssü hedef aldığını duyurdu.

Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, bu sabah saat 06:30’ta, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan Miron Hava Kontrol ve Operasyon Merkezi’ne insansız hava araçlarından (İHA) oluşan bir filo ile saldırı düzenlendiği belirtildi.

Saldırının, üs içindeki bir radar ve komuta binasında hasara yol açtığı ifade edildi.

Hizbullah, operasyonun Güney Beyrut dahil olmak üzere onlarca Lübnan şehri ve kasabasına yönelik İsrail saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Öncesinde Hizbullah, Lübnan’dan Kuzey Golan’a iki İHA göndermiş ve Kuzey İsrail’e doğru 15 füze fırlatmıştı. Bugün yapılan saldırının, kuzey İsrail’de radar ve komuta merkezlerini hedef aldığı belirtildi.

Hizbullah açıklamasında, “İşgalci devletteki bir askeri üsse karşı direnişin cevabı savunma eylemidir ve meşru bir haktır. İlgililer ve yetkililer, Lübnan’da yaşanan her şeyin doğrudan sebebi olan bu saldırıları durdurmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan İsrail ordusu, gece saat 01:15 civarında, Güney Beyrut’ta daha önce hedef alacağını duyurduğu bölgeyi bombalayarak yoğun duman bulutlarının yükselmesine yol açtı.


Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan'ın el Ubeyd şehrine düzenlenen İHA saldırısı sonucu elektrik kesintisi yaşandı

Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)
Kuzey Kordofan'daki el Ubeyd'de bir İHA saldırısında bir çocuk ve bir kadın yaralandı (Arşiv-Reuters)

Elektrik şirketinden bir yetkilinin açıklamasına göre Hızlı Destek Kuvvetlerine (HDK) ait bir insansız hava aracı (İHA), bu sabah erken saatlerde Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti el Ubeyd'deki ana elektrik santralini bombalayarak şehirde elektrik kesintisine neden oldu.

Yetkili, AFP'ye yaptığı açıklamada, HDK’ne ait bir İHA’nın istasyona saldırarak yangına neden olduğunu söyledi. Hasarın boyutunun hala değerlendirildiğini ifade etti.

HDK ve Sudan ordusu, yaklaşık üç yıldır kanlı bir çatışma içinde bulunuyor; bu çatışma, ülkenin etki alanlarına bölünmesine, altyapının tahrip edilmesine, yaygın kıtlığa ve on binlerce insanın ölümüne yol açtı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre el Ubeyd'deki Karima mahallesinde yaşayan Avad Ali şunları söyledi: "Saat 02:00'de bir patlama sesi duydum ve elektrik santrali yönünden alevler yükseldiğini gördüm. Saat 09:00'ı geçti, elektrik hala verilemedi."

HDK, ordunun kontrolünde olan el Ubeyd'e yeniden kuşatma uygulamaya çalışıyor. Bu arada, HDK'nin komşu Darfur bölgesinin kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından Güney Sudan'ın Kordofan bölgesi en şiddetli cephe hattı haline geldi.

Kordofan, Darfur bölgesi, başkent Hartum ve ordu kontrolündeki doğu Sudan şehirleri arasında hayati bir geçiş noktasıdır; ancak bu şehirlerden bazılarında son zamanlarda HDK ile ittifak kurmuş yerel güçlerin ilerlemeleri gözlemlenmektedir.