İsrail, yeni tahliye uyarılarının ardından Beyrut'un güneyindeki bölgelere saldırdı

Bombalamanın ardından Beyrut'un güney banliyölerinden yükselen duman bulutları (AP)
Bombalamanın ardından Beyrut'un güney banliyölerinden yükselen duman bulutları (AP)
TT

İsrail, yeni tahliye uyarılarının ardından Beyrut'un güneyindeki bölgelere saldırdı

Bombalamanın ardından Beyrut'un güney banliyölerinden yükselen duman bulutları (AP)
Bombalamanın ardından Beyrut'un güney banliyölerinden yükselen duman bulutları (AP)

İsrail ordusunun Hizbullah'ın kalesi konumundaki dört mahallenin sakinlerini belirli binaları boşaltmaları konusunda uyarmasından yaklaşık bir saat sonra, bugün düzenlediği iki hava saldırısı Beyrut'un güneyindeki bölgeleri vurdu.

İsrail ordu sözcüsü Avichai Adrai, Beyrut'un güneyindeki dört mahallenin sakinlerinden, biri Beyrut Uluslararası Havaalanı yakınında bulunan binalarını boşaltmalarını istedi. Daha sonra güçlü patlamaların duyulduğu güney Beyrut'un üzerinde duman bulutları yükseldi.



ABD, Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’ye temkinli destek verdi

Görevden ayrılan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (Hükümet medyası)
Görevden ayrılan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (Hükümet medyası)
TT

ABD, Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’ye temkinli destek verdi

Görevden ayrılan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (Hükümet medyası)
Görevden ayrılan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (Hükümet medyası)

ABD, Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi’ye temkinli destek verdi. Bu destek, yeni kabinenin oluşturulması sürecinde silahlı grupların etkisi ve bu gruplarla bağlantılı isimlere yönelik Amerikan yaptırımları gibi zorlukların arttığı bir dönemde geldi.

ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği bugün yaptığı açıklamada, Zeydi’nin ‘tüm Iraklıların beklentilerini karşılayabilecek bir hükümet kurma’ çabalarını desteklediğini belirtti. Açıklamada ayrıca, ülke egemenliğinin korunması, güvenliğin güçlendirilmesi, terörle mücadele ve istikrarlı bir ekonomi inşası gibi hedeflere verilen desteğin altı çizildi.

Bu tutum, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Zeydi’yi aday göstermesinin ardından geldi. Süreç, Muhammed Şiya es-Sudani ve Nuri el-Maliki’nin çekilmesiyle şekillendi ve 2025 sonlarında yapılan seçimlerden bu yana yaklaşık beş aydır süren siyasi krizin sona ermesini sağladı.

Grupların etkisi

Siyasi kaynaklara göre Zeydi, hükümeti kurma görevini, kabine oluşumunda bağımsızlığa ilişkin bazı şartlar ileri sürdükten sonra kabul etti. Bu şartlar arasında, silahlı grupların bakanlar kurulundaki etkisinin sınırlandırılması ve hükümet üyelerini doğrudan müdahale olmaksızın seçebilme yetkisi yer alıyor.

fdv fdsvdf
Ali ez-Zeydi’nin yeni Irak hükümetini kurma görevini üstlendiği an (Irak Cumhurbaşkanlığı)

Zeydi’nin ofisinden bu koşullara ilişkin kamuoyuna açık resmi bir doğrulama yapılmazken, Koordinasyon Çerçevesi, başbakana kabinesini belirlemesi için alan tanındığını açıkladı ve liyakat ile dürüstlük kriterlerinin esas alınacağını vurguladı.

Silahlı grupların rolü, özellikle bazı liderlerinin Amerikan yaptırımlarıyla bağlantılı olması nedeniyle, Irak siyasetinde hassas bir başlık olmayı sürdürüyor.

Yaptırımların bağlamı

ABD Hazine Bakanlığı, ABD çıkarlarını ve Irak’taki istikrarı tehdit eden faaliyetler suçlaması kapsamında bazı silahlı grup liderleri hakkında bilgi sağlayanlara mali ödül verileceğini duyurdu. Bu isimler arasında, Ketaib Hizbullah lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, Ketaib Seyyid eş-Şuheda lideri Ebu Ala el-Velai ve Ensarullah el-Evfiya lideri Haydar el-Garavi yer alıyor.

Analistler, bu güvenlik bağlamının, Zeydi’nin görevini daha da karmaşık hale getirdiğini belirtiyor. Zeydi’nin, iç siyasi aktörlerin talepleri ile uluslararası toplumun beklentileri arasında denge kurmaya çalıştığı ifade ediliyor.

Siyaset bilimi profesörü Yasin el-Bekri, ABD’nin tutumunun ‘süreci izleme kaydıyla itiraz etmeme’ anlamına geldiğini belirterek, Washington’un özellikle silahların devlet kontrolünde toplanması ve güvenlik kararlarının tek elde olması gibi konulara odaklandığını söyledi.

Talib Muhammed Kerim ise ABD desteğinin ‘artan bir pragmatizmi yansıttığını’ ifade ederek, kabul kriterinin artık hükümetin kimliğinden ziyade performansına bağlı olduğunu dile getirdi.

Kerim, bu desteğin ‘bölgesel denge ve güvenlik iş birliği alanlarında performansın test edilmesine dayalı koşullu bir kabul’ olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, uzun süren siyasi tıkanıklığın ardından Zeydi’yi hükümeti kurmakla resmen görevlendirmişti. Gözlemcilere göre, Zeydi’nin başarısı; silahlı gruplar da dahil olmak üzere siyasi güçlerin etkisi ile özellikle ABD kaynaklı uluslararası baskılar arasında hassas bir denge kurabilmesine bağlı olacak. Irak’ın devam eden güvenlik ve ekonomik zorlukları da bu süreci belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Hükümet kurma görüşmeleri başlarken, silahlı grupların kabinede yer alıp almayacağı ve Amerikan yaptırımlarının etkileri, yeni hükümetin yapısını ve dış ilişkilerinin niteliğini belirleyecek başlıca dosyalar olarak öne çıkıyor.


Lübnan: Avn'ın müzakere pozisyonlarına geniş destek

Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan: Avn'ın müzakere pozisyonlarına geniş destek

Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile müzakerelere ilişkin tutumu ve Hizbullah’ı dış çıkarlar uğruna Lübnan’ı savaşa sürüklemekle suçlayan açıklamalarının ardından içeriden geniş bir destek gördü.

Milletvekili Melhem Riachi, Lübnan Güçleri Partisi lideri Semir Caca’nın desteğini aktararak, cumhurbaşkanlığının yaklaşımıyla tam uyum içinde olduklarını belirtti ve “Sayın Cumhurbaşkanı’nın attığı adımlara ve yürüttüğü çalışmalara tam destek veriyoruz” dedi.

Kataib Partisi ise Avn’ın tutumunun, Lübnanlıların Hizbullah’ın hâkimiyetine karşı duruşunu yansıttığını ifade etti. Parti, ateşkesin sağlanması, İsrail’in çekilmesi ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için Arap ve uluslararası destekli müzakere sürecinin önemine dikkat çekti.

Bu gelişmeler, İsrail’in Hizbullah’ın yeni insansız hava araçlarından (İHA) duyduğu endişenin arttığı bir dönemde yaşandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, füze ve İHA tehditlerine karşı uyarıda bulunarak, bu tehditlerle askeri ve teknolojik yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla mücadele edilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri operasyonları sürerken, İsrail ordusu dün akşam Kantara bölgesinde “Hizbullah’a ait” olduğunu öne sürdüğü bir tünele yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Patlamanın, bölgede şiddetli sarsıntılara yol açtığı bildirildi.


Şarku’l Avsat, Gazze ile ilgili yeni önerinin ayrıntılarına ulaştı: Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin 15 madde

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, Gazze ile ilgili yeni önerinin ayrıntılarına ulaştı: Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin 15 madde

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat, Gazze Barış Kurulu temsilcileri tarafından hazırlanan öneriye ilişkin ayrıntılara ulaştı. Söz konusu temsilciler arasında Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucuların yanı sıra ABD de yer alıyor. Öneri, özellikle Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına odaklanıyor.

‘Yol haritası’ başlığını taşıyan belge, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’nde kapsamlı barış planının uygulanmasını tamamlamayı amaçlıyor. Belgede, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesine yönelik 15 madde yer alıyor.

Hamas’tan üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu önerinin İsrail’e de iletildiğini belirtti. Kaynak, tüm tarafların teklif hakkındaki yanıtlarının ele alınacağı toplantıların bugün Kahire’de başlayabileceğini ifade etti.

Kaynak, Hamas’ın konuya ilişkin iç istişareler yürüttüğünü söyledi, ancak sunacakları nihai tutuma dair ayrıntı vermekten kaçındı.

Diğer kaynaklar, Mladenov’un dün Mısır’a geçmeden önce İsrail’i ziyaret ederek sunulan belgeye ilişkin İsrail’in tutumu hakkında görüşmeler yapacağını bildirmişti.

Belgede, ‘Uygulamanın Doğrulanması’ adı verilen bir komitenin kurulması öngörülüyor. Söz konusu komitenin, Mladenov tarafından oluşturulacağı; garantör ülkeler, uluslararası istikrar gücü ve Barış Kurulu temsilcilerinden oluşacağı belirtiliyor. Komitenin, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamakla görevli olacağı ve güçlendirilmiş bir izleme mekanizmasıyla destekleneceği ifade ediliyor.

sdfvfr
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov (Reuters)

Belgenin ilk maddesinde ise tüm tarafların Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararını ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan kapsamlı planı eksiksiz uygulamasının önemi vurgulanıyor. Bu iki unsurun, uluslararası düzeyde mutabık kalınmış bir çerçeve oluşturduğu ve sürecin yürütülmesinde rehber alınacağı kaydediliyor. Ayrıca bunun; sivil yaşamın yeniden tesisi, Filistin yönetiminin güçlendirilmesi, yeniden imar, güvenlik ve ekonomik toparlanmanın sağlanması ile kendi kaderini tayin hakkı ve Filistin devletine giden güvenilir bir sürecin oluşturulmasına zemin hazırlayacağı ifade ediliyor.

Belge, Hamas ve diğer Filistinli gruplar tarafından kısa süre önce dile getirilen taleplerin karşılanmasını öngörüyor. Buna göre İsrail’in, anlaşmanın ilk aşamasından kalan tüm yükümlülükleri eksiksiz ve gecikmeksizin yerine getirmesi şart koşuluyor. Bu sürecin, ikinci aşamaya geçilmeden önce Uygulamanın Doğrulanması Komitesi tarafından denetleneceği belirtiliyor.

Belgeye göre, ikinci aşamanın herhangi bir maddesine geçiş, bir önceki aşamaya ilişkin tüm yükümlülüklerin tamamlanmasına bağlı olacak. Bu süreç, komitenin gözetim ve denetimi altında yürütülecek.

Belge ayrıca, Barış Kurulu’na Gazze Şeridi’nin yönetimi, yeniden inşası ve kalkınmasının denetlenmesi için yetki verilmesini öngörüyor. Bu yetkinin, reformdan geçirilmiş bir Filistin yönetiminin sorumlulukları devralmasına kadar geçerli olacağı ve Filistin devletinin kendi kaderini tayin sürecine giden güvenilir bir yolun oluşturulmasına zemin hazırlayacağı ifade ediliyor.

Belgede, Barış Kurulu’nun ayrıca, uluslararası istikrar gücünün kurulması ve planın hedeflerinin hayata geçirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapma yetkisine sahip olacağı kaydediliyor.

Belge, Hamas veya diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi’nin yönetiminde doğrudan ya da dolaylı herhangi bir rol üstlenmeyeceğini açıkça vurguluyor. Buna karşılık, sivil bakanlıklarda görev yapan mevcut çalışanların (Hamas kadroları) yasal ve adil biçimde ele alınacağı, tüm haklarına saygı gösterileceği belirtiliyor.

Belge, Gazze Şeridi’nin ‘tek otorite, tek yasa ve tek silah’ ilkesi doğrultusunda yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu kapsamda, silah bulundurmanın yalnızca Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından yetkilendirilen kişilerle sınırlı olacağı, tüm silahlı grupların ise askeri faaliyetlerini durduracağı ifade ediliyor.

Ayrıca, yeni eğitilmiş polis unsurlarının mevcut polis teşkilatına entegre edileceği ve tamamının güvenlik taramasından geçirileceği belirtiliyor. Gerekli kriterleri karşılamayanlara silahsız alternatif görevler veya tazminat paketleri sunulacağı, polis envanterindeki tüm silahların ise komitenin Gazze’ye girişinin ardından onun kontrolüne devredileceği kaydediliyor.

fdv
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (DPA)

Belgede, silahların sınırlandırılması konusunun kademeli ve aşamalı bir süreçle ele alınacağı belirtiliyor. Bu sürecin, üzerinde mutabık kalınan uygulama takvimine uygun şekilde yürütüleceği; Barış Kurulu ile Uygulamanın Doğrulanması Komitesi tarafından izlenip destekleneceği ifade ediliyor.

Belgede, söz konusu sürecin Filistin liderliğinde yürütüleceği ve silahların Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne devredileceği kaydediliyor. Tüm silahlı grupların altyapının kayıt altına alınması ve silahların toplanması sürecine katılacağı, ancak silahların İsrail’e teslim edilmesinin şart koşulmadığı vurgulanıyor. Sürecin, ilgili komite tarafından denetleneceği ve izleneceği belirtiliyor.

Belgeye göre, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi; silahların kaydı, ruhsatlandırılması, iptali ve ruhsatsız silahların toplanması konusunda tek yetkili merci olacak. Bu düzenlemelerin ağırlıklı olarak bireysel silahları kapsadığı ifade ediliyor.

Ayrıca, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kademeli bir süreç içinde geri satın alma programları, yeniden entegrasyon ve sosyal destek mekanizmalarını devreye alacağı; Filistinli grupların da bu süreçte komiteyle iş birliği yapmasının beklendiği belirtiliyor.

Belgede, silahlı unsurların kişisel silahlarını teslim etmesinin, milis güçlere ait silahların teslimiyle eş zamanlı gerçekleşeceği kaydediliyor. Bunun, uygun güvenlik koşullarının sağlanması ve polisin bireysel güvenliği teminat altına alabilecek kapasiteye ulaşmasıyla mümkün olacağı vurgulanıyor.

Belgeye göre, iç çatışma ve şiddeti önlemek amacıyla bir ‘toplumsal barış anlaşması’ imzalanacak. Bu kapsamda güç gösterileri, askeri geçit törenleri ve silahlı gösteriler yasaklanacak, ayrıca her türlü misilleme eyleminin önüne geçilecek.

Uluslararası istikrar gücünün rolüne ilişkin olarak belge, bu gücün İsrail kontrolündeki bölgeler ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kontrolündeki alanlar arasında konuşlandırılacağını belirtiyor. Söz konusu gücün polislik faaliyetlerinde bulunmayacağı, ancak silahların sınırlandırılması sürecine, insani operasyonlara destek verebileceği ve bu faaliyetlerin korunmasını sağlayabileceği ifade ediliyor.

Belgede ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi sınırlarına doğru aşamalı olarak çekilmesinin öngörüldüğü, bunun ise üzerinde mutabakata varılacak ve uygulanabilir bir takvime bağlanacağı kaydediliyor. Bu çekilmenin, silahların sınırlandırılması sürecinde kaydedilen ve doğrulanan ilerlemeye bağlı olacağı vurgulanıyor.

Belgeye göre, silahların sınırlandırıldığı bölgelerde meydana gelebilecek güvenlik ihlalleri Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından ele alınacak.

Ayrıca belge, Gazze Şeridi’nin yeniden imarının, bu sürecin uygulandığı ve fiilen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin yönetimi altında bulunan bölgelere inşaat malzemelerinin girişine izin verilmesiyle gerçekleştirileceğini öngörüyor.