İranlı milislerin Deyrizor'daki yedi köy bölgesine girişi yasaklandı

Rus güçleri ABD'nin Suriye'nin doğusundaki tırmanışını sınırlamaya çalışıyor

Rus subaylar yardım dağıtmak için Deyrizor sakinleriyle birlikte (X)
Rus subaylar yardım dağıtmak için Deyrizor sakinleriyle birlikte (X)
TT

İranlı milislerin Deyrizor'daki yedi köy bölgesine girişi yasaklandı

Rus subaylar yardım dağıtmak için Deyrizor sakinleriyle birlikte (X)
Rus subaylar yardım dağıtmak için Deyrizor sakinleriyle birlikte (X)

Suriye'deki Rus güçleri, durumun Suriye'nin Filistin ve Lübnan'daki çatışmalara müdahil olmasına doğru kaymaması için çaba sarf ediyor. Kısa bir süre önce bölgeyi gezen Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu'ya göre ‘Ortadoğu'daki durum çok zor ve gergin. Bu noktada Suriye'nin bölgesel ortama yeniden entegrasyonunu sürdürmek önemli.’

Rusya'nın attığı adımlar arasında, Rus güçlerinin ‘yedi köy’ olarak adlandırılan bölgeyi Fırat'ın batısına bağlayan askeri köprü üzerinde bir kontrol noktası kurması, rejim ve Rus güçleri dışında İranlı milislerin ya da diğer askeri oluşumların köylere girmesini engellemesi de yer alıyor.

İran 2022 yılında, Fırat'ın batısında kontrol ettiği bölgelerle Fırat'ın doğusunda kontrol ettiği yedi köyü birbirine bağlayan bir köprü kurdu. Köprü, nehrin her iki yakasındaki milislerinin bölgeleri arasında silah sevkiyatı ve askeri teçhizat geçişini kolaylaştırmak için el-Huseyniye (Fırat'ın doğusu) ve el-Huveyka (Fırat'ın batısı) bölgelerini birbirine bağlıyor.

zascdvf
Irak Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) üyeleri, Irak-Suriye sınırındaki el-Kaim'de ABD tarafından düzenlenen hava saldırısının enkazını kaldırıyor. (Arşiv - AP)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) kaynaklarına göre bu eylem, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon ile İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı İranlı milisler arasında bölgedeki hedeflerin tekrar tekrar vurulmasının ardından geldi.

Deyrizor kırsalındaki yedi köy şunlar: es-Salihiye, Hatla, Hişam, Marat, Tabiye, Mazlum ve el-Huseyniye. Bunların hepsi rejimin kontrolü altında ve İranlı milislerle bağlantılı yerel unsurlar içeriyor.

Köprü, şehri yedi köye bağlayan önemli bir stratejik nokta. Rusya'nın bu hamlesi, bölgedeki askeri gerilimi azaltmak amacıyla sadece Rus güçlerinin ve rejim güçlerinin girip çıkmasına izin verilen bu köyler üzerinde askeri kontrol sağlamayı amaçlıyor.

İran yanlısı yerel milislerin iki üyesi çarşamba günü, 31 Ekim'de Deyrizor Askeri Havaalanı yakınlarındaki mevzileri hedef alan ABD öncülüğündeki bir hava saldırısında aldıkları yaralar nedeniyle öldü. Söz konusu milisler İranlı milislerle bağlantılı olan Hasan el-Gadban milislerine mensuptu.

wrgth
Suriye'nin doğusunda bulunan Deyrizor'da İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Fatımiyyun üyeleri (arşiv)

Son birkaç gündür ABD güçleri, İran destekli militanların bölge yakınlarındaki ABD üslerini hedef aldığı bahanesiyle Fırat'ın batısındaki yedi köy bölgesini ağır toplarla bombalıyor.

Yerel medya kaynaklarına göre Rusya, Suriye'de faaliyet gösteren Rus güçlerinin bir temsilcisi ile Deyrizor'daki DMO temsilcisi arasında 18 Ekim'de Devlet Güvenlik binasında yapılan bir toplantı sırasında DMO'dan Deyrizor Askeri Havaalanı yakınlarındaki İran'a bağlı milislerin karargahlarını ve Deyrizor kentindeki diğer bazı yerleri boşaltmasını istedi.

Rus medya çevreleri Şoygu'nun son haftalarda attığı adımların bölgedeki durumun Rusya'nın bölgedeki çıkarlarına ciddi zarar verebilecek büyük bir çatışmaya dönüşmesini önlemeye odaklandığını belirtiyor.

cdvfgbhy
Ulusal Savunma Güçleri milisleri Deyrizor kırsalındaki el-Meyadin'de bulunan karargahlarından birini boşalttı. (sosyal medya)

Suriye rejiminin kısa süre önce bölgenin kontrolünü ele geçirmesi ve kendisini savaşa sürüklemeye çalışan İsrail ile savaşa girmemek için güçlerine İranlı milislerin faaliyetlerini kısıtlama ve Suriye'deki ABD üslerini hedef almalarını önleme talimatı vermesi dikkat çekicidir. Suriye'deki Rus güçleri, sadece askeri olarak değil, aynı zamanda bölgedeki sivillerin gönlünü kazanmak için sağlık ve gıda yardımı dağıtarak Suriye'nin doğusunda, özellikle de Deyrizor vilayetinde varlıklarını giderek daha fazla tesis etmeye çalışıyor.

16 Eylül'de Şam'ı ziyaret eden Şoygu, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile bir araya gelerek ‘uluslararası ve bölgesel güvenlikle ilgili bir dizi konuyu’, Suriye ile Rusya arasındaki ikili ilişkileri ve bunları güçlendirme olanaklarını ele aldı.

zxsdf
Rus subaylar yardım dağıtmak için Deyrizor sakinleriyle birlikte (X)

Son günlerde medya çevreleri, Moskova'nın Suriye'yi bölgede devam eden savaşın dışında tutmak için büyük siyasi çabalar sarf ettiğini, arabuluculuğu devreye sokmak ve Suriye rejimine İran'ın yanında çatışmaya girme konusunda açık işaretler göstermemesi için baskı yapmak üzere bazı Arap ülkeleriyle temaslarda bulunduğunu bildiriyor.

Çatışmalar ve güvenlik kaosu

Deyrizor vilayeti ve kırsalı, İran ve milislerinin Lübnan'daki savaş ve İsrail'in Hizbullah ile İran unsurlarını hedef almasıyla meşgul olması nedeniyle daha da kötüleşen güvenlik kaosuna tanık oluyor.

SOHR, Deyrizor kırsalının doğusunda rejim güçleri ve İranlı milislerin kontrolündeki bölgelerde yer alan El Bukemal kentindeki bir pazarda el-Hasun ve el-Muşahide aşiretleri mensupları arasında şiddetli bir tartışma çıktığını ve tartışmanın çatışmaya dönüştüğünü bildirdi. Anlaşmazlık, DMO'ya bağlı 47’nci Alay'ın kontrol noktasında yaşanan ve el-Hasun aşiretinin ileri gelenlerinden birinin kontrol noktasından geçerken milisler tarafından aranmayı reddetmesi üzerine tartaklanması, milislerden birini darp etmesi ve ardından evine kaçması olayından kaynaklanıyor.

İki taraf arasındaki gerilim, milislerin şahsın peşine düşmesi, evini kurşun yağmuruna tutması ve arabasını yakmasıyla şiddetlendi. Şahsın bazı akrabaları daha sonra el-Muşahide aşireti mensuplarının evlerine saldırdı ve evlerden birini ateşe verdi.

Çatışmalarda serseri bir kurşunun isabet ettiği bir öğretmen de dahil olmak üzere üç el-Muşahide aşireti mensubu yaralandı. Ardından aşiret lideri el-Hac Ebu İsa da dahil olmak üzere 47’nci Alay mensupları geniş bir alana dağıldı. Şu ana kadar can kayıplarına ilişkin teyit edilmiş bir bilgi bulunmazken, gelişmelerin nasıl sonuçlanabileceği beklentisiyle yerel halk arasında endişe hâkim.

2 Ekim'de Deyrizor kırsalının doğusunda bulunan el-Meyadin kentine bağlı Sabikhan beldesinde rejim güçleri ve müttefik milislerin kontrolündeki bölgelerde iki aile arasında makineli tüfeklerin de kullanıldığı aşiret çatışmaları yaşandı. Söz konusu çatışmada 4 kişi çeşitli yerlerinden yaralanarak tedavi için hastaneye kaldırıldı.



Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Lübnan ve İsrail doğrudan müzakerelere yaklaştı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Lübnan ve İsrail dün ateşkes sağlamak amacıyla ilk tur doğrudan müzakerelerini gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı, ancak düzenlemeler henüz kesinleşmedi. Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, bir toplantı yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını ancak tarih ve yerin henüz belirlenmediğini, Kıbrıs ve Fransa'nın görüşmelere ev sahipliği yapmayı teklif ettiğini söyledi. Kaynaklar ayrıca, Lübnan müzakere heyetinde Şii temsilci bulunmadığı göz önüne alındığında, Meclis Başkanı Nrbih Berri'nin toplantıya Şii bir temsilci göndermeyi kabul edip etmeyeceğinin de belirsiz olduğunu ifade etti.

Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, müzakereler ve Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın girişimiyle ilgili olumlu bir yanıtın iki temel koşulun yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirtti: "Birincisi, ateşkes, ikincisi yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü" diyerek daha fazla ayrıntıya girmenin "erken" olduğunu belirterek kaçındı.

Bu arada, BM Genel Sekreteri António Guterres dün Beyrut'ta yaptığı açıklamada, Hizbullah ile İsrail arasındaki Lübnan savaşını sona erdirmek için "diplomatik kanalların" mevcut olduğunu söylerken, aynı zamanda uluslararası toplumu Lübnan devletini destekleme çabalarını ikiye katlamaya çağırdı.


Irak'taki "İslami Direniş" ülke ve bölgede 27 operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu

Bağdat'ta bir sokakta iki Irak Polisi (Reuters- Arşiv)
Bağdat'ta bir sokakta iki Irak Polisi (Reuters- Arşiv)
TT

Irak'taki "İslami Direniş" ülke ve bölgede 27 operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu

Bağdat'ta bir sokakta iki Irak Polisi (Reuters- Arşiv)
Bağdat'ta bir sokakta iki Irak Polisi (Reuters- Arşiv)

Irak İslam Direnişi dün yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde 27 insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırısı gerçekleştirdiğini bildirdi.

Direniş güçleri yaptıkları açıklamada, Irak ve bölgedeki düşman üslerini hedef alan onlarca ve füzeyle operasyonlar gerçekleştirdiklerini duyurdu.


İran rejiminin çöküşü Mısır'da dizginsiz İsrail korkularını tetikliyor

Mısır'ın Süveyş Kanalı'ndan geçen bir gemi, 25 Kasım 2025
Mısır'ın Süveyş Kanalı'ndan geçen bir gemi, 25 Kasım 2025
TT

İran rejiminin çöküşü Mısır'da dizginsiz İsrail korkularını tetikliyor

Mısır'ın Süveyş Kanalı'ndan geçen bir gemi, 25 Kasım 2025
Mısır'ın Süveyş Kanalı'ndan geçen bir gemi, 25 Kasım 2025

Amr İmam

Mısır, şu ana kadar ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşa askeri olarak sürüklenmekten kaçındı. Bununla birlikte, bölgedeki en kalabalık Arap ülkesi, savaşın başlangıcından beri sanki doğrudan dahilmiş gibi savaşın seyrini takip etti. Kahire'nin bu teyakkuz hali içinde olmasının geçerli nedenleri var; karmaşık bir güvenlik endişeleri ağı, stratejik hesaplar ve ekonomik kaygılar.

Savaşın ekonomik etkisi anında hissedildi ve belki de acı verici olacak. Mısır'ın günlük yaklaşık 6,2 milyar metreküp doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 15 ila 20'sini oluşturan İsrail doğalgaz tedarikinin askıya alınmasından, yüz milyonlarca dolarlık yabancı varlığın ülkeden çıkışına kadar, Mısır, bu çatışmanın doğrudan bir sonucu olarak önümüzdeki günlerde sert ekonomik gerçeklerle karşı karşıya kalacağını öngörüyor.

Mısır ordusuna ait tanklar, kuşatma altındaki Filistin topraklarında Hamas ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ortasında, Sina Yarımadası'nın kuzeyinde Gazze Şeridi sınırındaki el-Ariş'te konuşlandırıldı, 4 Temmuz 2024 (AFP)Mısır ordusuna ait tanklar, kuşatma altındaki Filistin topraklarında Hamas ve İsrail arasında devam eden çatışmaların ortasında, Sina Yarımadası'nın kuzeyinde Gazze Şeridi sınırındaki el-Ariş'te konuşlandırıldı, 4 Temmuz 2024 (AFP)

Bu gelişmeler Mısır para birimi üzerinde baskı oluşturuyor, emtia fiyatlarını keskin bir şekilde yükseltiyor ve uzun süredir halkın dayanılmaz yaşam maliyetiyle boğuştuğu bir ülkede siyasi veya güvenlik sonuçları riskini artırıyor. Ancak, savaşla ilgili stratejik ve güvenlik endişeleri ne kadar yıkıcı olursa olsun, bu acil ekonomik etkilerden daha önemli olmaya devam ediyor.

Güvercinler arasında bir kedi

Lübnan Hizbullahı, kuzey İsrail'e füze, insansız hava aracı ve roket saldırıları düzenleyerek savaşa fiilen dahil oldu ve İran destekli bir vekilin tekrar savaşa girmesi konusunda yeni bir emsal oluşturdu. Diğer İran destekli vekillerin, özellikle Yemen'deki Husi grubunun da dahil olması, bu İran destekli milis grubunun Babül Mendeb Boğazı'nı kapatmaya veya Kızıldeniz'deki uluslararası gemi trafiğine yönelik saldırılarına yeniden başlamaya karar vermesi durumunda, Mısır'ın güvenlik ortamını daha da kompleks hale getirebilir.

Böyle bir gelişme, Mısır'ın hayati ekonomik damarı ve en önemli uluslararası ticaret yollarından biri olan Süveyş Kanalı'nı işlevsiz hale getirebilir. Burada, ekonomik çıkarlar siyasi, güvenlik ve jeopolitik hususlarla kesin bir şekilde kesişiyor. Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan en kısa rota olan ve normal şartlar altında yıllık küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12 ila 15'inin geçtiği bir deniz koridoru olan Süveyş Kanalı, Mısır'ın uluslararası sahnedeki stratejik ağırlığının önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Ne var ki son yıllarda, Yemen'deki karışıklık nedeniyle Süveyş Kanal’ı ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldı. Halen Sudan’ın güney Kızıldeniz kıyılarına da sıçrama potansiyeli taşıyan ülkedeki savaşı, bu tehditleri daha da büyüttü.

Buna ek olarak, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin bağımsızlığının yaygın olarak tanınması ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişim sağlama çabaları da söz konusu. Bu iki sorun bir araya gelirse, İsrail de dahil olmak üzere düşman güçlerin Kızıldeniz'in güney girişine yaklaştığının habercisi olacak ve Mısır'ın ekonomik ve askeri olarak boğulması olasılığını artıracaktır.

Babül Mendeb Boğazı'nın kapanması ve Kızıldeniz'de Husi saldırılarının yeniden başlaması, Kahire için işleri daha da karmaşık hale getirecek ve kuşatma altında olduğu hissini yoğunlaştıracaktır

Mısır'ın, Somaliland'ın olası ayrılığı ve Kahire'nin Afrika Boynuzu'ndaki tarihi rakibi Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişme hırsları karşısında Somali'ye tam destek vermesinin açıklaması bu olabilir. Babül-Mendeb Boğazı'nın kapanması ve Kızıldeniz'de Husi saldırılarının yeniden başlaması, Kahire için işleri daha da karmaşık hale getirecek ve kuşatma altında olduğu hissini yoğunlaştıracaktır.

Kesişme noktası

Mısır, 1979'da İran'da İslam Devrimi'nin patlak vermesinden bu yana İran ile şiddetli bir düşmanlık içinde olmuştur. Bu kopma, ideolojik farklılıklar, farklı politikalar, bölgesel çıkarlar ve bölgedeki çatışan ittifak ağları üzerine kuruldu. Çoğu Arap başkenti gibi Kahire de İran'ın devrim ilkelerini ihraç etme girişimlerini doğrudan bir tehdit olarak gördü. Ardından Tahran'ın istikrarsızlaştırıcı bölgesel politikaları, Şii milis gruplar kurarak ve destekleyerek Arap devletleri üzerinde kontrol kurma arzusu, Tahran ile Kahire arasındaki uçurumu on yıllar boyunca daha da genişletti.

​​​​​​​Mısır Süveyş Kanalı İdaresi'nden elde edilen ve 3 Haziran 2022 tarihli bu fotoğraf, bir römorkörün Süveyş Kanalı boyunca Energean Şirketi’ne ait yüzer üretim, depolama ve boşaltma (FPSO) gemisini çekişini gösteriyor (AFP)Mısır Süveyş Kanalı İdaresi'nden elde edilen ve 3 Haziran 2022 tarihli bu fotoğraf, bir römorkörün Süveyş Kanalı boyunca Energean Şirketi’ne ait yüzer üretim, depolama ve boşaltma (FPSO) gemisini çekişini gösteriyor (AFP)

Bununla birlikte, İran, Mısır'ın gözünde, başka bir düşmanla meşgul olan uzak tehdit olarak kaldı, o düşman da İsrail. Mısır ve İsrail, İran'daki İslam Devrimi'nin patlak vermesinden sadece bir ay sonra bir barış antlaşması imzalamıştı. O zamandan beri Kahire ve Tel Aviv, soğuk da olsa bir barış içinde yaşamayı sürdürdü ve Mısırlılar bu barışın geçici bir ateşkesten başka bir şey olmadığı kanaatindeler.

Yıllar içindeki gelişmeler de bu kanaati doğruladı. Birbirini takip eden İsrailli liderlerin sözde “Büyük İsrail” vizyonuna olan bağlılığı, “barış antlaşmasını” daha ziyade geçici bir askıya alma anlaşmasına benzetiyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ağustos 2025'te bu vizyona bağlılığını yineledi ve bu açıklama Mısırlıları şaşırtmadı.

Dahası, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail'in komşu ülkelerdeki topraklarda “Tevrat’a dayalı hakkı” olduğu konusundaki son açıklamalarına bazı İsrailli muhalif figürlerin verdiği yanıtlar, bu bağlılığın Netanyahu ve mevcut İsrail hükümetinde kilit pozisyonlarda bulunan yerleşim destekçileriyle sınırlı olmadığını teyit etti.

Geçtiğimiz on yıllar boyunca, Mısır'ın bakış açısına göre, İsrail'in İran'ı bir tehdit olarak görmesi, Tel Aviv'in herhangi bir hata yapması durumunda İsrail ile çatışma anını erteleyen bir faktördü. Nitekim Tel Aviv, son iki yılda Gazze Şeridi'ni boşaltmak ve sakinlerini başka yerlere yerleştirmek için her yolu deneyerek, bu hatayı birkaç kez neredeyse yapacaktı. İsrail’in bu planlarına yaklaşık 2 milyon Gazzeliyi Mısır sınırına doğru itmek ve onları Mısır’ın Gazze ve İsrail ile sınır toprağı Sina'ya transfer etmek de dahildi.

Mısır açısından, İran'ın tamamen yenilgiye uğratılması ve çökmesi veya orada İsrail yanlısı bir rejimin kurulması tek bir anlama geliyor: İran'ın İsrail ile olan çatışma denkleminin dışında kalması, bölgesel güç dengesinin bozulması ve belki de bölgenin haritasının kalıcı olarak değişmesi

Bölgede yeni bir zorba

Mısır açısından, İran'ın tamamen yenilgiye uğraması ve çökmesi veya orada İsrail yanlısı bir rejimin kurulması tek bir anlama geliyor: İran'ın, İsrail ile olan çatışma denkleminin dışında kalması, bölgesel güç dengesinin bozulması ve belki de bölgenin haritasının kalıcı olarak değişmesi.

Bu, İsrail'e sınırsız güç kazandıracak ve onu, benzeri görülmemiş bir parçalanma yaşayan, ulusal ordularının tükendiği bir bölgede yeni bir zorbaya dönüştürecektir. Ancak o zaman bu yeni zorba, geride kalan ağırlık sahibi ülkeleri de etkisiz hale getirme arayışına girecektir. Belki de bu yüzden Mısır, savaşın patlak vermesini önlemek için savaştan önceki haftalar ve aylar boyunca elinden gelen her şeyi yaptı. Hem Haziran 2025’teki savaştan önce hem de mevcut savaştan önce bunu yaptı. Ancak bu, Kahire'nin hesaplarının kısa görüşlü veya sadece kendi çıkarlarıyla sınırlı olduğu anlamına gelmiyor. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre bu hesaplar aynı zamanda Mısır'ın çevresinde sükuneti koruma arzusuyla da bağlantılı. Mevcut savaşın patlak vermesinden önce, Mısırlı yetkililer, Amerikan-İsrail saldırılarının İran üzerindeki etkilerinin “İslam Cumhuriyeti” ile sınırlı kalmayacağının, özellikle de Tahran'ın savaş ateşini yaymak ve herkesi etkilemesini sağlamak için elinden gelen her şeyi yapacağının farkında olarak, savaşın tüm bölgeye yayılacak tehlikelere kapı açacağı konusunda defalarca uyarıda bulundular.

Geçmiş yılların deneyimi Kahire'ye Tahran'ın yalnız veya sessizce acı çekmek istemediğini öğretti. Nitekim aynı yıllar içinde İran, kendisine uygulanan yaptırım sistemi altında uluslararası topluma baskı yapmak amacıyla, bölgedeki vekillerini kullanarak Mısır da dahil olmak üzere diğer ülkelere zarar verdi.

Son iki yıldır Kahire, Tahran'ı bu baskının bir kısmını hafifletmeye ikna etmeye çalışarak bir kapsama politikası izliyor. Bu kapsamda attığı adımlardan biri de Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarını durdurmasını talep etmek oldu; bu saldırılar küresel nakliye rotalarının Süveyş Kanalı'nı dışlamasına ve Mısır'ın milyarlarca dolar gelir kaybı yaşamasına neden olmuştu. Ancak İran, bu taleplere sürekli olarak Husilerin operasyonel özerkliğe sahip olduğu ve üzerinde hiçbir etkisi olmadığı yanıtını veriyordu.

Şimdi, mevcut çatışmada İran'ın yenilgisi, Husiler gibi bölgesel vekil güçleri destekleyen yaşam hattını koparabilir. Ayrıca, yeni ve belki de daha saldırgan güçlerin ortaya çıkmasına ve kalan rakiplerini ortadan kaldırarak hegemonyasını kurmaya çalışmasına olanak tanıyan bir güç boşluğu yaratabilir.

*Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.