Katar Hamas ve İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarını “geçici olarak” askıya aldı

Hamas Hareketi’nin Doha'daki siyasi ofisinin kapatıldığına dair haberler “gerçeği yansıtmıyor”

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
TT

Katar Hamas ve İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarını “geçici olarak” askıya aldı

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)

ABD’nin Hamas Hareketi’nin başkent Doha'daki siyasi ofisini kapatması için Katar’a baskı yaptığına dair haberlerin ardından Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari dün, ülkesinin Hamas ile İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarını ‘geçici olarak’ askıya aldığını açıkladı.

Ensari, yaptığı açıklamada Filistinli Hamas Hareketi’nin Doha'daki siyasi ofisinin kapatıldığına ve ülkesinin Gazze’de ateşkes arabuluculuğundan çekildiğine dair haberlerin ‘gerçeği yansıtmadığını’ söyledi.

Katar Haber Ajansı QNA’nın aktardığına göre Ensari, Hamas’ın Doha’da siyasi ofisi olmasındaki temel amacın ilgili taraflar arasında bir iletişim kanalı olarak hizmet etmek olduğunu ve bu kanalın daha önce birçok kez ateşkese varılmasını sağladığını vurguladı. Ensari’ye göre söz konusu iletişim kanalı, geçtiğimiz yıl kasım ayında aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu esir ve rehinelerin takas edilmesini sağlayan ateşkese de katkıda bulundu.

Ensari, açıklamasında şunları söyledi:

“Katar on gün önce, yapılan son müzakerelerde, bir anlaşma sağlanmaması halinde Hamas ve İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarını geçici olarak askıya alacağını taraflara bildirmişti. Katar, savaşı ve Gazze Şeridi'ndeki ağır insani koşullar nedeniyle sivillerin çektiği acıların hafifletilmesi için gereken ciddiyet gösterildiğinde ortaklarıyla birlikte arabuluculuk çabalarına yeniden başlayacaktır.”

Katar’ın arabuluculuğun bir şantaj aracı olarak kullanılmasına asla izin vermeyeceğini vurgulayan Ensari, “Varılan ilk ateşkes anlaşmasının çökmesinden ve aralarında kadınların ve çocukların da olduğu esir takasının yapılmasından bu yana, özellikle arabuluculuk yoluyla üzerinde mutabık kalınan taahhütlerden vazgeçilmesi ve dar siyasi amaçlara hizmet etmek üzere savaşın sürdürülmesini meşrulaştırmak için müzakerelerin kullanılması gibi manipülasyonlara tanık olduk” ifadelerini kullandı.

Ülkesinin, haklarını elde edene ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurana kadar Filistin halkını desteklemekte kararlı olduğunu vurguladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan diplomatik bir kaynak, Katar'ın Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasındaki başlıca arabulucu rolünden çekildiğini ve Hamas Hareketi’ne Doha'daki siyasi ofisinin ‘artık amacına hizmet etmediğini’ söylediğini öne sürdü.

Kimliğinin gizli tutulması şartıyla konuşan kaynak, “Katar, İsrail’e ve Hamas Hareketi’ne, iyi niyetle bir anlaşmayı müzakere etmeyi reddettikleri sürece arabuluculuk yapmaya devam edemeyeceğini bildirdi. Sonuç olarak Hamas'ın siyasi ofisi artık amacına hizmet etmiyor” ifadelerini kullandı. Ancak kaynak, Hamas’ın Doha’daki siyasi ofisinin kapatılıp kapatılmadığı konusuna açıklık getirmedi.



İnsani krizler karşısında Sudan'ı desteklemeye yönelik uluslararası çabaların artırılması

Uluslararası yardımların bir parçası (Şarku’l Avsat)
Uluslararası yardımların bir parçası (Şarku’l Avsat)
TT

İnsani krizler karşısında Sudan'ı desteklemeye yönelik uluslararası çabaların artırılması

Uluslararası yardımların bir parçası (Şarku’l Avsat)
Uluslararası yardımların bir parçası (Şarku’l Avsat)

Sudan'da devam eden insani kriz ve ülke içinde ve komşu ülkelerde nüfusun artan temel ihtiyaçları ışığında, 2023 yılında çatışmaların patlak vermesinden bu yana devam eden zor durumunda Sudan halkına destek sağlamaya yönelik uluslararası çabaların önemi artıyor.

Raporlar, Sudan'ın, özellikle ülke içinde ve dışında savaştan etkilenen insanların ve mültecilerin sayısının artmasıyla birlikte gıda, sağlık, barınma ve eğitim dahil olmak üzere acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

İnsani yardım kuruluşları

Geçtiğimiz yıl boyunca insani yardım kuruluşları Sudan genelinde 15,6 milyondan fazla insana 1,8 milyar dolarlık destekle ulaştı. Sağlanan yardımlar arasında 13 milyondan fazla insan için gıda ve geçim desteğinin yanı sıra su, sanitasyon, hijyen, sağlık, beslenme ve barınma yardımı da yer aldı.

Komşu ülkelerde faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları bir milyondan fazla kişiye gıda, yarım milyon kişiye tıbbi destek ve 800 binden fazla kişiye koruma hizmetleri sağlayarak hayat kurtarıcı yardımlarda bulundu.

Kötüleşen koşullar

Bu bağlamda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), insani krizin başlangıcından bu yana Sudan'a destek sağlıyor. Suudi Arabistan, Nisan 2023'te krizin patlak vermesinden önce daha sürdürülebilir müdahaleler uygulamaya yönelen Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSrelief) çabalarının bir parçası olarak, birçok coğrafi alana ve insani sektöre dağıtılan 132 milyon dolarlık insani yardım da dâhil olmak üzere Sudan'a 3 milyar dolardan fazla destek sağladı.

KSrelief, çatışma nedeniyle kötüleşen insani durumun bu kazanımları heba ettiğini, bunun da KSrelief’i acil yardım sağlamak için geri dönmeye zorladığını ve Nisan 2023'ten bu yana Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer insani yardım kuruluşlarıyla iş birliği içinde 73 milyon dolardan fazla maliyetle 70'ten fazla insani yardım projesi uyguladığı Sudan'daki ihtiyaç alanlarındaki çabalarını iki katına çıkardığını açıkladı.

Kalkınma projeleri

BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan son istatistikler, BAE'nin 2014-2025 yılları arasında 3,5 milyar dolar değerinde insani yardım ve kalkınma yardımı sağladığını ortaya koyarken, 2023'te çatışmanın patlak vermesinden bu yana 600,4 milyon dolar tahsis edildi. Bu yardımlardan iki milyondan fazla kişi doğrudan faydalandı.

defd
Sudan'a yönelik Suudi yardımı hava yoluyla ulaştırıldı. (Şarku’l Avsat)

Bu çabaların bir parçası olarak BAE, Şubat 2025'te Addis Ababa'da düzenlenen Sudan için Üst Düzey İnsani Yardım Konferansı'nda 200 milyon dolar taahhüt etti. BAE ayrıca 162 uçak ve bir deniz sevkiyatı aracılığıyla, 6 bin 388 tonu Sudan içinde ve 280 tonu tıbbi yardım olmak üzere 12,6 bin ton gıda, sağlık ve yardım malzemesi dahil olmak üzere yardımların ulaştırılmasına katkıda bulundu.

Sudanlı mültecileri desteklemek üzere Çad'a 6 bin ton ve Uganda'ya 200 ton gönderildi. Ayrıca bir sağlık merkezine destek sağlandı, 3 su kuyusu açıldı ve 10 sağlık tesisi inşa edildi. BAE ayrıca, Güney Sudan'daki mültecilere 300 ton yardım sağladı.

Sağlık sektörü

Sağlık sektöründe BAE, Çad'da 90 bin 889'dan fazla hastaya tıbbi hizmet sağlayan iki sahra hastanesi kurdu ve Güney Sudan'ın Bahr el-Gazal eyaletinde bir hastane açtı. Ayrıca 14 Sudan eyaletinde 127 sağlık tesisi desteklendi.

İstatistikler, BAE'nin Sudan'da faaliyet gösteren BM kurum ve kuruluşlarına 70 milyon dolar, komşu ülkelerdeki Sudanlı mültecilere de 30 milyon dolar sağladığını gösterdi. Buna Dünya Gıda Programı (WFP) için sağlanan 25 milyon dolar da dahil.

csdvfgt
BAE yardımı, Sudan'da mağdur olanlara yardım etmek için çeşitli kalemler içeriyor. (WAM)

Söz konusu mali katkılar şöyle: WFP’ye 25 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) 20 milyon dolar, Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) 8 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'na (UNICEF) 7 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) yaklaşık 5 milyon dolar ve Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) yaklaşık 5 milyon dolar.

Ek destek

BAE ayrıca, krizden etkilenen Sudanlı mülteci kadınlar için WHO’ya 3 milyon dolar, UNHCR'ye 3 milyon dolar, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'na (UNFPA) 2 milyon dolar, Kadın Barış ve İnsani Yardım Fonu'na 2 milyon dolar ve Çad'daki Toplumsal Cinsiyete Dayalı Müdahale Programı'na 250 bin dolar olmak üzere 10,25 milyon dolar değerinde ek destek sağladı.

Eğitime destek bağlamında BAE, UNICEF ile Çad'daki Sudanlı mültecilerin eğitimine 4 milyon dolar destek sağlamak üzere bir anlaşma imzaladı.

Bu çabalar, Sudan'ın hem ülke içinde hem de mülteci kamplarında milyonlarca insanın yaşam koşullarının kötüleştiği bir ortamda, insani krizi hafifletmek için daha koordineli bir uluslararası desteğe ihtiyacı olduğunu vurguluyor.