Gazze Şeridi'ndeki eski esirler, serbest bırakılmalarından bir yıl sonra, diğerlerinin de geri dönmesi için çağrıda bulunuyor

Tel Aviv'de Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteride bir kadın, ağzını kapatıp ellerini iple bağladı. (Reuters)
Tel Aviv'de Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteride bir kadın, ağzını kapatıp ellerini iple bağladı. (Reuters)
TT

Gazze Şeridi'ndeki eski esirler, serbest bırakılmalarından bir yıl sonra, diğerlerinin de geri dönmesi için çağrıda bulunuyor

Tel Aviv'de Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteride bir kadın, ağzını kapatıp ellerini iple bağladı. (Reuters)
Tel Aviv'de Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteride bir kadın, ağzını kapatıp ellerini iple bağladı. (Reuters)

Gazze Şeridi'ndeki eski esirler, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes sırasında serbest bırakılmalarından bir yıl sonra dün (Pazar) yaptıkları açıklamada, halen tutulmakta olanların bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundular.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Gabriela Limberg Tel Aviv'de düzenlediği basın toplantısında “Şimdi harekete geçmeliyiz, daha fazla zamanımız yok. 53 gün boyunca tek bir şey beni ayakta tuttu; biz yaşama değer veren ve kimseyi geride bırakmayan Yahudi halkıyız” ifadelerini kullandı.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te başlattığı eşi benzeri görülmemiş saldırı sırasında 251 kişi kaçırılarak Gazze Şeridi'ne götürüldü. İsrail ordusu bunlardan 97'sinin halen Gazze Şeridi'nde olduğunu, 34'ünün ise öldüğünü açıkladı.

Kasım 2023'te bir hafta süren ve savaşın başlangıcından bu yana yapılan tek ateşkes, İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında 100'den fazla esirin serbest bırakılmasına izin verdi. O tarihten bu yana İsrail ordusunun düzenlediği operasyonlarda yedi esir daha sağ olarak kurtarıldı.

Limberg, “Bir yıl önce 104 esirle birlikte sağ olarak geri döndüm ki bu sayı herhangi bir kurtarma operasyonunun geri getirebileceğinden çok daha fazla. Hepsini geri getirebilecek bir anlaşma olmalı” dedi.

csdvfgthy
Tel Aviv'de Gazze Şeridi'ndeki esirlerin iadesini talep eden bir gösteri sırasında yere yatan protestocular (AFP)

Limberg sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben hayatta kaldım ve ailemin yanına döndüm. Aynı şeyi tüm esirler için talep ediyorum ve liderlerden de hepsini geri getirmek için aynı şeyi yapmalarını istiyorum.”

Altı yaşındaki kızı Emilia ile birlikte kaçırılan ve 49 gün sonra serbest bırakılan Danielle Aloni ise esirler için ‘her geçen gün büyüyen tehlikeden’ söz etti.

Aloni, “Her erkek ve kadın geceleri kaderlerini düşünmek zorunda. Acımasız tacizlere maruz kaldıklarından eminiz (...) Fiziksel ve psikolojik olarak yaralanıyorlar, kimlikleri ve onurları her gün ihlal ediliyor” şeklinde konuştu.

Kocası halen esir tutulan Raz Ben Ami ise “Onları bir an önce geri getirmenin zamanı geldi. Çünkü tünellerde kışı kimin atlatacağını kimse bilmiyor” dedi. Kocası Ohad'a hitaben şunları söyledi: “Tatlım, güçlü ol, halen orada olduğun için üzgünüm.”

Rehine Aileleri Forumu tarafından yapılan açıklamada, “Bugün, ilk ve tek esir serbest bırakma anlaşmasının uygulanmasının üzerinden bir yıl geçti (...) O ilk takastan bu yana yeni bir anlaşmaya varılmadı” denildi.

Basın toplantısını düzenleyen forum, halen Gazze Şeridi'nde tutulanların ailelerinin çoğunu bir araya getiriyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.